10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/2025 E. , 2023/3028 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
...
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 13. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davacının, SGK ...
İl Müdürlüğüne bağlı ... işyeri sicil numaralı ... 'e ait iş yerinde 01.06.1976 tarihinde çalışmaya başladığını, yaşlılık aylığı tahsisi için ... Sosyal Güvenlik Merkezine yaptığı başvuru üzerine; ilk işe giriş tarihinin Kurum kayıtlarında 01.08.1977 olarak göründüğü, bu tarihin ise askerlik görevini ifa ettiği tarihe denk geldiği, sigortalılık başlangıcının 17.01.2003 olduğu belirtilmek sureti ile tahsis talebinin reddedildiğini ancak davacının askerlik görevini 28.06.1976-28.02.1978 tarihleri arasında ifa ettiğini, ...'e ait ... sicil numaralı iş yerinde 01.06.1976 tarihinde işe başladığını, Kurumca veya işverence yapılan hata sonucu işe başlangıç tarihinin 01.08.1977 olarak yazıldığını ileri sürerek; davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.06.1976 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının varsa çalışma olgusunun usulünce ispatlanması gerektiğini, kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olup, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.08.1977 tarihinden önce 01.06.1976 tarihinde işe girdiği ve işe giriş bildirgesindeki imzanın 1976 yılında ilk işe girişinde alındığı hususunun ortaya konulamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının, askere gitmeden önce 01.06.1976 tarihinden itibaren 24 gün ...'e ait iş yerinde çalıştığını, askerlik görevini ifa ederken, sigortalılık bildirimi yapılan ...'e ait iş yerinde işe giriş bildirgesi veya bordro imzalamasının söz konusu olmadığını, davacının askerlik görevini yaptığı dönemde askerlere izin de kullandırılmadığını, işverence aylık dönem bordrosunun süresi içinde Kuruma verilmemesi ve Kurumun da gerekli tespit ve incelemeleri yapmaması nedeniyle davacının mağdur olduğunu, ... 'e ait iş yerinde 01.08.1977 tarihinden önce çalışan işçiler olduğuna yönelik itirazları üzerine anılan iş yerinin kanun kapsamına alınış tarihinin de 03.07.1977 olarak değiştirildiğini, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut davada; davacının, dava dışı ...'e ait ... sicil numaralı işyerinde 01.06.1976 tarihinde çalışmaya başladığını ve anılan tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini iddia etmesi ancak davacının bu tarihte çalışmaya başladığını gösterir işe giriş bildirgesi veya yönetmelikte belirtilen ve hak düşürücü sürenin işlemesine engel teşkil edecek nitelikte herhangi bir kayıt ve belgenin ise bulunmaması, davacının askerlik görevini yerine getirdiği dönem içinde kalan ve davacının da esasen çalıştığını iddia etmediği 01.08.1977 tarihli işe giriş bildirgesinin de hak düşürücü sürenin işlemesine engel teşkil edecek nitelikte bir belge olarak kabulünün de mümkün bulunmaması ve dolayısıyla davanın yasada öngörülen hak düşürücü süre içerisinde açılmadığının anlaşılması karşısında, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.06.1976 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci, maddesi hükümleridir. 506 sayılı Kanun'un 108 inci maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanun'un 79/10 uncu maddesi kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır.
Sigortalılığın tespitinde, yöntemince düzenlenerek yasal hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilen sigortalı işe giriş bildirgesi, ilgilinin işe alındığını gösteren yazılı delil niteliğinde ise de sigortalılığın kabulü açısından tek başına yeterli kabul edilemez ve bu kapsamda çalışma olgusunun da inandırıcı ve yeterli delillerle ispatlanması gerekmektedir. Bu amaçla; sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma veriliş tarihi, bildirgedeki kimlik bilgilerinin, varsa imza ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı, davacıya verilen sigorta sicil numarasının hangi yılın serilerinden olup sonraki dönemde gerçekleşen hizmetlerinde kullanılıp kullanılmadığı saptanmalıdır.
Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece tarafların sunduğu deliller ile yetinilmeyerek, kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmek suretiyle, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
Bu amaçla hizmeti ortaya koyabilecek belgeler, varsa Kurum görevlileri tarafından düzenlenen rapor ve tutanaklar getirtilmeli, yine davalı iş yerinde aynı dönemde bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, gerektiğinde aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve bunların çalıştırdığı kimseler yeniden Kurum ve Kolluk marifetiyle yöntemince belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle iddianın somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde kanıtlanıp kanıtlanmadığı değerlendirilmelidir. (HGK 29.06.2005 gün ve 2005/21-409- 413, 23.12.2009 gün ve 2009/10-581-619, 10.02.2010 gün ve 2010/10-72-72, 21.09.2011 gün ve 2011/10-527– 552)
3.Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin, davacının 01.06.1976 tarihinin sigorta başlangıcı olduğu yönündeki iddiasına ilişkin talebinin hak düşürücüyü süreye uğradığı yönündeki yaklaşımında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesi uyarınca mahkemeler talepten azına da hükmedebileceğinden bu bağlamda 01.08.1977 tarihli işe giriş bildirgesinin varlığı karşısında,davacının 28.06.1976-28.02.1978 tarihleri arasında askerlik yükümlüsü olduğu da gözetilip öncelikle 01.08.1977 tarihli işe giriş bildirgesinin düzenleme tarihi olan 03.08.1977 tarihi itibariyle ve sigorta başlangıç tarihi itibariyle ilgili askeri birliğinde fiilen asker olup olmadığı, değilse hangi suretle birliğinden ayrıldığı hususu ilgili askeri merciler nezdinde araştırılıp ayrıldığı tarih ve süresi belirlenmeli,bu kapsamda dava dışı iş yerinden davacı adına 01.08.1977-24.08.1977 tarihleri arasında yapılan 24 günlük bildirimin, Kurum tarafından önce kabul edilip daha sonra iptal edilme nedeni üzerinde de durulmak suretiyle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...