Esas No
E. 2023/5793
Karar No
K. 2023/6973
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/5793 E.  ,  2023/6973 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1669 E., 2022/1640 K.
HÜKÜM/KARAR: Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/518 E., 2022/549 K.

Taraflar arasındaki sigorta başlangıcı ve hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesi tarafından 27.07.2022 tarihli ek karar ile istinaf dilekçesinin süresinde olmadığından istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait olan Paşaoğlu Soğutma unvanlı işyerinde 1992 yılından itibaren çalıştığını, ancak davalı tarafça sigorta kaydının yapılmadığını ileri sürerek, davacının sigorta başlangıç tarihinin 1992 yılı Haziran ayı olduğunun ve eksik olarak bildirilen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiş, aşamalardaki beyanında; davacıyı kendi işyerinde staj yapması nedeniyle tanıdığını, 1992 yılında staja başlayarak 2 yıl staj yaptığını, okulların açık olduğu dönemde stajyer, yaz tatillerinde 3 ay ise işçi olarak çalıştığını, 2 senenin sonunda yanından ayrıldığını, bu çalışmalar yönünden SGK'ya herhangi bir bildirimde bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; çalışma olgusunun yazılı belgelerle ispat edilmesi gerektiğini, kurum kayıtlarının tetkikinde, davacının ilk işe giriş tarihinin 10.06.1995 olduğu ve bu tarihten önce herhangi bir sigortalı çalışması bulunmadığının görüldüğünü, davacının talep ettiği 05.10.1992 tarihli sigortalı işe giriş bildirgesi incelendiğinde bu girişin 3308 sayılı Kanun gereği mesleki ve teknik eğitime tabi öğrenciler için yapılan sigorta girişi olduğu, uzun vade prim yatırılamayacağı, kısa vade prim yatırıldığı görülmekle, öğrenci sigortası olduğundan dolayı 1995 tarihli kurum kayıtlarında görülen girişten önceki taleplerin reddinin gerektiğini belirterek, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

Somut olayda Adana SGK'dan gönderilen davacıya ait sicil dosyasında yer alan işe giriş bildirgeleri incelendiğinde; ilk olarak 05.10.1992 tarihinde "Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi" ünvanlı işyerinden, 3308 sayılı kanuna tabi öğrenciler için tanzim edilen işe giriş bildirgesinin düzenlendiği, ayrıca işe giriş bildirgesinin üzerine 3308 sayılı Kanun gereği Mesleki ve Teknik Eğitime tabi öğrenciler için düzenlendiğinin yazıldığı, dosyada davacıya ait olan diğer işe giriş bildirgesinin ise 10.06.1995 tarihli "Burhan-Sabriye Canbolat" ünvanlı işyerinden verildiği, bir diğer işe giriş bildirgesinin ise 02.08.1999 tarihine ait "Panel Elektrik Ltd Şti" ünvanlı işyerine ait olduğu, davacının hizmet tespiti talep ettiği tarihlere ait dosyada başkaca işe giriş bildirgesinin bulunmadığı, davacıya ait hizmet döküm cetveli incelendiğinde; 10099511 işyeri sicil numaralı Burhan Canbolat ünvanlı işyerinden 10.06.1995 tarihinde işe girişinin yapıldığı ve 60 gün üzerinden primlerinin ödendiğinin görüldüğü,

Davalı işverenin, davacının 1992 ve 1993 yıllarında yaz aylarında 3 ay işçi, okulların açık olduğu zamanlarda ise stajyer olarak çalıştığını beyan ettiği, davacının ilgili yıllara ait iddiasının 3 aya ilişkin olduğu, okulların açık olduğu yaz ayları dışındaki aylarda sigortalı olarak çalıştığına dair iddiasının bulunmadığı, taraflar arasında bu hususta uyuşmazlık bulunmasa da işverenin kabulünün hizmet tespit davasının kabulü için yeterli olmadığı, ayrıca hakdüşürücü süre bakımından düzenlenen amir hüküm karşısında işverenin kabulünün dosyaya etkisinin olmayacağı, ilgili maddede hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurulması şartının arandığı, dava tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin fazlasıyla dolduğu, her ne kadar 05.10.1992 tarihli işe giriş bildirgesinin hakdüşürücü sürenin işlemesine engel olacağı düşünülse de, davacının o dönemde 3308 sayılı Kanun'a tabi olarak stajyer öğrenci sıfatıyla çalıştığı, 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II/B bendine göre, “Özel Kanun'da tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları...” uygulanmadığı, sözü edilen öğrencilerin sigortalı sayılmamaları, “tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri” nin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olduğu, bu haliyle hizmet tespiti talebi yönünden 5 yıllık hakdüşürücü sürenin geçtiği, sürenin işlemesine engel herhangi bir belgenin mevcut olmayışı dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Mahkeme, 27.07.2022 tarihli ek kararla, davacı vekilinin 26.07.2022 tarihli istinaf talebinin süre aşımı nedeniyle reddine karar vermiştir.

B. İstinaf Sebepleri:

Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının stajyer çırak çalışma koşullarına göre çalıştırılmadığını, davalının işyerinde hizmet sözleşmesine dayalı olarak çalıştığını, tanıklar dinlenmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf incelemesine konu karar, İş Mahkemesi kararı olup, 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun "yargılama usulü ve kanun yolları" başlıklı 7 nci maddesinde, 6100 sayılı HMK'nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağına dair düzenleme ile anılan kanunun, istinaf yoluna başvuru süresinin iki hafta olduğuna dair 345 inci maddesi karşısında, somut olayda gerekçeli kararın davacı vekiline yukarıda belirtilen düzenlemeler kapsamında 11.07.2022 tarihinde tebliğ edildiğine dair tebliğ evrakı ile istinaf talebinin 26.07.2022 tarihinde yapıldığının belirlenmesi karşısında, iki haftalık istinaf süresinin geçirildiği, aynı kanunun 346/1 inci maddesinde yer alan, istinaf dilekçesinin kanuni süre geçtikten sonra verilirse, kararı veren mahkemenin istinaf dilekçesinin reddine karar vereceğine dair düzenleme gözetildiğinde, mahkemenin istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıcının 1992 yılı Haziran ayı olduğunun ve davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 1992 yılından itibaren çalıştığının tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 108 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7 nci maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10 uncu maddesi.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.