9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/5080 E. , 2023/5616 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; Sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen hükmü 29.12.2022 tarihli temyiz dilekçesiyle temyiz ettiği ve dilekçesinde temyiz gerekçesi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ... katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2018 Tarihli ve 2016/485 Esas, 2018/117 Karar sayılı Kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (c) bendi ile aynı Kanun'un 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 24 yıl hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 23.01.2019 Tarihli ve 2018/1759 Esas, 2019/90 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında aralarında evlenme yasağı bulunan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının katılan mağdure vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 26.01.2021 tarihli ve 2020/530 Esas, 2021/460 Karar sayılı kararı ile mağdurenin aşamalardaki samimi anlatımları, tanık ...’ün duruşma beyanı, doktor raporları ve savunma nazara alındığında, suç tarihinden önce yaşanan ailevi geçimsizlikten dolayı kızı olan on altı yaşındaki mağdureyle birlikte işyerinde kalmaya başlayan sanığın, olay gecesi kaldıkları yerin kapısını kilitlemesinin ardından yatağa uzanan mağdureye sarılıp kıyafetlerini çıkardıktan sonra zorla cinsel ilişkiye girdiği tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, müsnet suçtan mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek evlenme yasağı bulunan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hüküm kurulması, nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 14.04.2021 Tarihli ve 2021/158 Esas, 2021/451 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca önceki kararda direnilmesine ve sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile aralarında evlenme yasağı bulunan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5.Ankara Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesinin, 14.04.2021 Tarihli ve 2021/158 Esas, 2021/451 Karar sayılı kararının katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 23.11.2021 tarihli ve 2021/22905 Esas, 2021/9235 Karar sayılı kararı ile bozma kararı usul ve kanuna uygun görülerek direnme ilamında belirtilen gerekçeler yerinde görülmediğinden reddiyle direnme kararıyla ilgili hüküm kurulmak üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.
6.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.05.2022 tarihli ve 2022/9-12 Esas, 2022/377 Karar sayılı kararı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 14.04.2021 tarihli ve 2021/158 Esas, 2021/451 Karar sayılı kararında, direnme kararına konu hükmün mağdureye yönelik eylemin cebir kullanılmak suretiyle gerçekleştiğinden sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması ve sanık hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına, dava dosyasının gereği için kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
7.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/1280 Esas, 2022/1764 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (c) bendi ile aynı Kanun'un 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 24 yıl hapis cezası ve hak yoksunluklarına cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İstemi
Özetle, DNA raporlarının lehine olduğuna, mağdure iddialarının çelişkili soyut ve mesnetsiz olduğuna, mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığına, olayın intikal şeklinin suçu işlemediğini gösterdiğine, tanık anlatımlarının lehine olduğuna, atılı suçu işlemediğine ve kararın bozularak hakkında beraat hükmü verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanığa üst sınırdan ceza verilmesi gerekirken alt sınıra yakın şekilde ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve hükmün gerekçe içermediğine ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Temyiz dilekçesinin gerekçesiz olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
Bölge Adliye Mahkemesinin, "Olaydan 3-4 gün önce uyuşturucu ve alkol alışkanlığı olan sanığın eşi ... ile tartışıp kavga ettikleri, ...'ün şikayeti üzerine sanık hakkında evden uzaklaştırma tedbir kararı verildiği, sanığın yanına kızı mağdureyi de alarak akşam saatlerinde evden ayrıldıkları, önce bir akrabalarında yemek yedikten sonra kalacak yerleri olmadığı için, Ulus'ta bir işhanında bulunan sanığın ve babasının çalıştırdıkları köfteci dükkanına gittikleri anlaşılmıştır. İşhanının üst katında bulunan köfteci dükkanının fiziksel şartlarının kalmaya uygun olmadığı ancak, mağdure ve sanığın orada kaldıkları, mağdurenin gündüzleri Ulus'ta bulunan ... pastanesinde çalıştığı, akşamları da babasıyla buluşarak vakit geçirdikleri, 3-4 gün bu şekilde kaldıktan sonra olay akşamı her ikisinin gene bir parkta buluştukları, parkta sanığın alkol aldığı, mağdurenin de onun teklifiyle bira içtiği, saat 23:00 sıralarında geceyi geçirmek üzere işhanındaki dükkana gittikleri, önce mağdurenin yatmak için yere uzandığı, sanığın sonradan mağdurenin yanına uzandığı, arkasından beline sarılıp kendine doğru çektiği, mağdurenin üzerine çıktığı, zorla tişörtünü ve pantolonunu çıkardıktan sonra rızası dışında zorla vajinal yoldan organ soktuğu anlaşılmış, mağdurenin olaydan hemen sonra koşarak dükkandan çıktığı, yakındaki taksi durağına gittiği, sanığında giyinerek hemen peşinden gittiği, mağdurenin bindiği taksiyle oturduğu Keçiören semtindeki evlerinin yakınında bulunan parka gece saatlerinde gittiği, sabaha kadar da parkta beklediği anlaşılmıştır. Sabah saatlerinde mağdurenin parkta bulunan arkadaşlarının yanına gittiği, onlarla bir süre zaman geçirdiği, bu şekilde evine gitmeden devam eden 3-4 gün içerisinde bir gece arkadaşı ...'nin evine gittiği, diğer zamanlarda parkta kaldığı, bu süre zarfında babasının yanından ayrıldığını öğrenen ancak kızına ulaşamayan annesinin onun parkta olduğunu öğrenmesinden sonra gidip kızını aldığı, eve geldiklerinde mağdurenin annesine babasının ona içki içirip zorla tecavüz ettiğini anlatması üzerine karakola giderek şikayetçi oldukları anlaşılmış, olayın oluş biçimi Dairemizce bu şekilde kabul edilmiştir. Her ne kadar sanık hakkındaki tüm suçlamaları reddetmiş, mağdure ile rızası dışı ya da rızasıyla cinsel ilişkiye girmediğini, evinden ayrıldıktan sonrada onunla kalmadığını savunmuş ise de; mağdurenin şikayetinden hemen sonra 04.09.2018 tarihli, 24.08.2016 tarihinde yapılan muayene sonucunda Ankara ATK şube müdürlüğünce düzenlenen doktor raporunda, mağdurenin bakire olmadığı, vajinada hymende ekimoz bulunduğu, bu ekimozun 1-7 günlük süre içerisinde gerçekleştiği ifade edilen vajinal ilişkiyle meydana gelmiş olduğu, her iki memede tespit edilen morlukların 1-7 günlük cinsel istismar iddiasıyla uyumlu olduklarının mütalaa edilmesi, mağdure ile babası olan sanık arasında bu şekilde bir iftira atmasını gerektirecek herhangi bir husumetin bulunmadığı, hatta annesi ile tartışan mağdurenin kalmak için babası olan sanığın evine gittiği, onun evden ayrılmasından sonra dahi onunla kalmaya devam etmiş olması, sanığın evden ayrıldıktan sonraki süreçte Ulus'ta bir otelde kaldığını iddia etmesine rağmen, istinaf aşamasında dairemizce yazılan müzekkere cevaplarından sanığın suç tarihinde, bu tarihten önce ve sonraki günlerde ... otelde kalmadığının anlaşılması, daha sonra ifadesini kızgınlıkla verdiğini ve kabul etmediğini beyan eden tanık ... ...'ın İlk Derece Mahkemesinde alınan ifadesinde, olaylar ortaya çıktıktan sonra eşi olan sanığın kendisine Ulus'ta dükkana gittiklerinde kızına tecavüz ettiğini anlattığı yönündeki beyanı, sanığın kız kardeşi, mağdurunda halası olan Merve Dursun'un ilk derece mahkemesinde, olayların ortaya çıkmasından sonra mağdurenin facebook üzerinden hafif morarma ile yeşil arası bir iz olan ten görüntüsünün fotoğrafını atarak babasının kendisine cinsel istismarda bulunduğunu söylediği yönündeki beyanı ve tüm dosya kapsamı karşısında sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiştir." şeklindeki gerekçelerle hüküm kurduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafiinin yüze karşı verilen 28.12.2022 tarihli karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 29.12.2022 tarihli, olaya özgü temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık ...
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Yargıtay Ceza Genel Kurulu bozması sonrası duruşmalı yapılan inceleme neticesinde kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/1280 Esas, 2022/1764 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ...
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/1280 Esas, 2022/1764 Karar sayılı kararında sanık ... katılan Bakanlık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.