10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/4175 E. , 2023/7447 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 13.03.1977 tarihinden itibaren Almanya'da sigortalılığının başladığını, Kuruma yapmış olduğu borçlanmayla emekli olduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak maaşının Kurumun eksik bilgilendirmesinden dolayı oldukça düşük bir miktar olduğunu, davacının 7227 gün karşılığını Kuruma ödediğini, maaşının düşük olduğundan bahisle yeniden hesaplanmasına yönelik yaptığı başvurunun reddedildiğini ileri sürerek, davacının yaşlılık aylığının yasal mevzuat çerçevesinde yeniden hesaplanarak, eksik ödenmiş aylıkların hak ediliş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesinin tespitine, aylıklarda eksiklik tespit edilmediği taktirde fazladan ödenen 3600 gün borçlanmanın davacıya iadesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum işlemlerinde mevzuata aykırı bir yön bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dosya kapsamı, toplanan deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının açmış olduğu dava ile borçlanmasının yurt dışında çalışmaya başladığı 13.03.1977 tarihinden ileriye doğru gidilerek belirlenmesini talep ettiği, dosya kapsamına göre, davacının 11.05.2013-29.05.2013 tarihleri arasında 19 gün, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında hizmetinin bulunduğu, Almanya sigorta mercinin 02.05.2013 tarihli yurt dışı hizmet cetveline göre davacının 01.05.1977 tarihinden itibaren Alman Rant sigortasına tabi olarak çalışmaya başladığı, zorunlu çalışma sigortalarının 13.04.2013 tarihinde sona erdiği, 25.04.2013 tarihinde yurda giriş yaptığı, 04.06.2013 tarihli borçlanma talep dilekçesi ile yurt dışı çalışma ve boşta geçen ev kadınlığı sürelerinin tamamını 3201 sayılı Kanun'a göre borçlandırılmasını talep ettiği, davalı kurum tarafından 20.12.2013 tarihli yazı ekinde gönderilen borçlanma tahakkuk cetveli ile 14.03.1978-25.04.2013 tarihleri arası 12.642 gün karşılığı 131.962,25 TL borç çıkarıldığının davacıya bildirildiği, davacının ise 7208 gün karşılığı olarak 75.250,00 TL borçlanma bedelini yasal süresi içerisinde ödediği, davacının 28.01.2014 tarihli dilekçesi ile yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu, davacıya 19 gün Türkiye hizmet süresi, 7208 gün borçlanma süresi olmak üzere toplam 7227 gün üzerinden 01.02.2014 tarihinden geçerli ek ödeme hariç 781,43 TL yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının yaşlılık aylığının düşük olduğu gerekçesiyle yeniden incelenmesini dilekçe ile talep ettiği, davalı kurumun güncelleme formu ile 19.11.2016 tarihindeki yaşlılık aylığı miktarının 1.175,03 TL olarak belirlendiği, 01.02.2014-19.11.2016 tarihi aralığı için 327,84 TL fark aylık ödendiği, davacının 15.01.2018 tarihli dilekçesi ile bağlanan aylığın düşük olduğunu belirterek yeniden inceleme talep ettiği, kurumun 18.01.2018 tarihli cevabi yazısı ile hesaplamada herhangi bir hata bulunmadığını davacıya bildirdiği, davacının 10.01.2019 tarihli dilekçesiyle maaşının yeniden hesaplanmasını talep ettiği, Sıhhıye SGM'nin 17.01.2019 tarihli yazısı ile aylık hesabında herhangi bir hata olmadığını davacıya bildirdiği, her ne kadar davacı tarafından yaşlılık aylığı miktarının düşük olduğu gerekçesiyle yeniden hesaplanarak eksik ödenen aylıkların kendisine ödenmesi talebiyle iş bu dava açılmış ise de, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda gerekli hesaplamalar yapıldıktan sonra davacının 3201 sayılı Kanun'a göre borçlandığı, 7208 günlük sürenin 01.05.1977 yurt dışı sigortalılık başlangıç tarihinden itibaren ileriye doğru gidilerek mal edilmesinin mümkün olmadığı tespitinin yapıldığı ve bu tespitin somut uyuşmazlığı çözmeye elverişli olduğu kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının güncel maaşının 1.400 TL civarında olduğunu, borçlanma süresinin farklı tarihlere mal edilmesi halinde maaşında küçümsenemeyecek bir fark oluşacağını, bu nedenle yurt dışı borçlanma süresinin ileriye doğru mal edilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
mahkeme kararının vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile yurt dışı borçlanmasının 13.03.1977 tarihinden itibaren mal edilmesi ve emekli aylığının bağlandığı tarihten itibaren yeniden hesaplanarak düşük bağlanan emekli aylığının yükseltilmesine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.