Esas No
E. 2021/361
Karar No
K. 2023/1531
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/361

KARAR NO: 2023/1531

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 04/12/2020

NUMARASI: 2020/464 Esas - 2020/507 Karar

DAVA: Alacak

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:

Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhinde 19/09/2014 tarihinde Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile cari hesap ekstresinden kaynaklı 647.651,33-TL alacak için icra takibi başlatıldığını, sonrasında taraflar arasında davalı alacaklı şirketin yetkilisi tarafından vekili olmaksızın 26/11/2014 tarihinde sulh protokolü ve ibraname imzalandığını, bu protokole göre müvekkil şirketin borçlusu olan icra takibindeki borca istinaden alacaklı şirkete 165.000-USD'nin ödendiğini, davalı şirketin de icra dosyası sebebiyle yargılama gideri, avukatlık ücreti, harç ve sair hiç bir alacağının kalmadığını, bu sebeple müvekkili şirketi gayrikabili rücu olarak ibra ettiğini, ancak davalı şirket avukatının bu protokolden haberdar edilmediğinden bahisle kendi vekalet ücretinin ödenmesine ilişkin olarak hem müvekkiline hem davalı şirkete ihtarname gönderdiğini ve akabinde Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden söz konusu vekalet ücretinin tahsili için müvekkil şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, davalı şirket yetkilisi ... ile müvekkili şirket yetkilisi ... arasında yapılan protokole göre faiz, masraf, harç ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere borcun ödendiğini, davalı şirketin müvekkili şirket ile aralarında yapmış olduğu anlaşmaya rağmen kendi takip dosyalarının vekilliğini yapan avukatlarına vekalet ücretini ödemediğini, kötü niyetli olarak müvekkili şirketi vekalet ücretini ödemeye mecbur bıraktığını, müvekkilinin bu parayı haciz tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını belirterek müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı 36.585,08-TL vekalet ücretinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; 26/11/2014 tarihli protokol ve ibraname isimli sulh sözleşmesinde alacaklı vekili Av. ...'a ait olan avukatlık ücretleriyle ilgili bir hüküm bulunmadığını, sulh sözleşmesinde alacaklı vekili Av...'a ait olan avukatlık ücretlerinden dolayı müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacı şirket hakkında, davalı şirket tarafından Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, devamında davacı şirket ile davalı şirketin temsilcileri arasında, tarafların vekili olmaksızın, 26/11/2014 tarihinde "Protokol ve İbraname" başlıklı anlaşma imzalandığı, davacının anlaşmada belirtilen bedeli davalı tarafa ödediği, icra dosyasının protokol kapsamında kapatıldığı ve tarafların birbirlerini ibra ettikleri, davalı-alacaklı şirketin icra dosyasında görevli vekilinin bilgisi olmadan yapılan protokol sonucunda davalının görevli vekilinin icra dosyası kapsamında vekâlet alacağı doğacağı, dava dışı avukatın vekalet ücreti alacağı için icra takibi başlattığı, anılan avukata işbu icra dosyası kapsamında 16/12/2016 tarihinde davacı tarafından 35.000-TL ödeme yapıldığı, ayrıca dava dışı avukatın vekalet alacağına dair başlattığı Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas dosyasında 1.585,02-TL haricen tahsil icra harcının da davacı tarafından yatırıldığı, Avukatlık Kanunu'nın 165. maddesi uyarınca, iş sahibinin birden fazla olması halinde bu kişilerin avukata karşı müteselsilen sorumlu oldukları, müvekkilin, hasmı ile sulh olması durumunda veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde, her iki tarafın avukatlık ücretinden müteselsilen sorumlu olduklarının düzenlendiği, müteselsil sorumluluk gereğince bütün vekalet ücretini ödemek zorunda kalan müvekkil ya da hasım tarafın, iç ilişkide bu ücretin asıl muhatabı olan diğer borçluya karşı rücu hakkı olduğu, somut olayda da davacı şirketin davalı şirket tarafından icra avukatlık ücreti ile giderler hariç tutulmaksızın ibra edildiği, bu durumda davacı şirketin iç ilişkide diğer sorumlu olan davalı şirkete rücu hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 36.585,02-TL'nin 16/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; protokol ve ibraname isimli sulh sözleşmesinde alacaklı vekili olan ...'a ait olan avukatlık ücretleri ile ilgili bir hüküm bulunmadığını, müvekkilinin sulh sözleşmesinde sadece kendi alacakları bakımından feragat beyanı verdiğini, müvekkilinin feragatinin avukatlık ücretlerinden feragat edildiği sonucunu doğurmayacağını, kanunda tarifeye dayalı olarak yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olduğunun açık bir şekilde düzenlendiğini, müvekkili şirketin avukatının ücreti ile ilgili tasarruf hakkı bulunmadığından sulh sözleşmesinin avukatlık ücretini kapsamayacağını, davacının vekalet ücreti nedeniyle rücu hakkı bulunmadığını, aynı şekilde tahsil harcının da davacının ödemesi gereken bedel olduğunu, müvekkili şirketin eski vekili tarafından davacı aleyhine başlatılan takip ve açılan Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/126 Esas sayılı davasında tarafların sulh olduklarını, 16/12/2016 tarihli sulh ve ödeme protokolü imzalandığını, sulh sözleşmesinin 5. Maddesinde davacının ödediği avukatlık ücreti nedeniyle tarafları ibra ettiğini, böylelikle rücu hakkından vazgeçtiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı şirket hakkında, davalı şirket tarafından Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra takibiyle cari hesaptan kaynaklanan 647.651,33-TL alacağın tahsili talep edilmiş olup takibin davacının itirazı üzerine durduğu, devamında davacı şirket ile davalı şirketin temsilcileri arasında, tarafların vekili hazır bulunmaksızın 26/11/2014 tarihinde "Protokol ve İbraname" başlıklı anlaşma imzalandığı, bahsi geçen protokolle asıl alacak ve ferilerle birlikte dosya borcunun 165.000-USD olduğu hususunda mutabakata vardıkları, davalı alacaklının icra dosyasına konu borçla ilgili fazlaya dair tüm haklarından feragat ile dosya borçlusu olan davacından hiç bir hak ve alacağının kalmadığını belirterek ibra ettiği, davalı alacaklının takipte görev yapan vekilinin ücret alacağı ile ilgili ayrıca bir hüküm bulunmadığı, davalı alacaklının icra dosyasında görev yapan vekili Av. ... tarafından Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından 38.906,05-TL asıl 230,24-TL işlemiş faiz alacağı için icra takibi başlatıldığı, 16/12/2016 tarihinde davacı ile davalının eski vekili AV. ... arasında akdedilen "Sulh ve Ödeme Protokolü"ne göre dava dışı anılan avukata işbu icra dosyası kapsamında 16/12/2016 tarihinde davacı tarafından 35.000-TL ödeme yapıldığı, aynı takip dosyası ile ilgili 1.585,02-TL haricen tahsil icra harcının da davacı tarafından yatırıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Avukatlık Kanunu'nun 165. maddesi uyarınca, iş sahibinin birden fazla olması halinde bu kişiler avukata karşı müteselsilen sorumludurlar. Aynı maddeye göre müvekkilin, hasmı ile sulh olması durumunda veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde, her iki taraf avukatlık ücretinden müteselsilen sorumludurlar. Yargıtay İçtihatı Birleştirme Büyük Genel Kurulu tarafından 05.10.2018 tarihinde 2017/6 esas, 2018/9 karar sayılı ilamla ''...Avukatlık Kanunu'nun 165. maddesinde düzenlenen "ücret dolasıyla müteselsil sorumluluk" hallerinden olan "sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde" karşı tarafın avukatı lehine her iki tarafın müteselsil olarak ödenmesinden sorumlu olacağı avukatlık ücreti kapsamına avukat ile iş sahibi arasında yapılan ücret sözleşmesine göre avukata ödenmesi gereken "akdi vekalet ücretinin" dahil olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde karar verilmiştir.

Buna göre sulh olunan davanın hasmı olan karşı taraf; Avukatlık Kanununun 165. maddesi ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 05/10/2018 tarihli ve 2017/6 E. - 2018/9 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince; sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan, takipsiz bırakılan işlerde sadece yasal vekâlet ücretinin ödenmesi hususunda vekile karşı, vekil eden ile birlikte müteselsilen borçlu sayılacağı kuşkusuzdur. Yine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında da vurgulandığı üzere, avukat tarafından takip edilen dosyada tarafların sulh olmaları halinde; vekil eden ile avukat arasında sözleşme bulunmaması, sözleşmedeki ücretin geçersiz olması halinde gerek vekil eden gerekse hasım, sulh olunan miktar, sulh olunan miktar belli değilse, mahkemece gerçek sulh olunan miktar araştırılarak bulunacak miktar, aksi takdirde dava veya icra takibine konu müddeabihin tamamı üzerinden Avukatlık Kanununun 164/4. maddesine göre belirlenecek ücret nedeni ile müteselsilen sorumlu sayılmaktadır. (Yargıtay 3. HD. 17/01/2022 tarih, 2021/5425 E. 2022/8 K.) Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacı ile davalı arasındaki 26/11/2014 tarihli sulh protokolünde tarafların sulh oldukları miktarın açıkça 165.000-USD olarak yazılı olduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece; davalının Avukatlık Kanunu'nun 165. maddesi ve içtihadı birleştirme kararı gereğince, sulh olunan 165.000-USD üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanacak karşı taraf vekalet ücretinden sorumlu olduğu nazara alınarak karar verilmesi gerekmektedir. 165.000-USD'nin anlaşmaya varıldığı tarihteki kur karşılığının 367.752-TL olduğu, bahsi geçen tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ise dava dışı vekilin 27.265,12-TL karşı yan avukatlık ücretine hak kazandığı anlaşılmaktadır. Davacı ile dava dışı vekil arasında yapılan sulh sözleşmesinin davalıyı bağlamayacağı da dikkate alınarak hesaplanan vekalet ücreti alacağı nedeniyle 1.585,02-TL tahsil harcı da eklendiğinde 28.850,14-TL'nin tahsiline karar verilmesi gerekirken hatalı olarak 36.585,02-TL'ye hükmedilmesi doğru görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından 28.850,14-TL'nin 16/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/464 Esas - 2020/507 Karar sayılı 04/12/2020 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA "Davanın kısmen kabulüne; 28.850,14-TL'nin 16/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" fazla istemin reddine, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 1.970,75-TL nispi karar ve ilam harcından yatırılan 624,79-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.345,96‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 656,19‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 600-TL bilirkişi ücreti ve 189,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 789,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 622-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 600-TL yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 126-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,Davacı lehine taktir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 7.734,94-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davalı tarafından yatırılan 625-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 22-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 18-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 54,50-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 12-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/10/2023

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.362
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog