Esas No
E. 2021/1374
Karar No
K. 2023/1690
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1374 Esas

KARAR NO: 2023/1690 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2017/656 Esas - 2020/434 Karar

TARİHİ: 07/07/2020

KARAR TARİHİ: 02/11/2023

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı müvekkilinin toptan ve parekende alüminyum profil, kompozit panel, panjur, profil aksesuar ve benzeri işlerle ilgili faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davacının davalıya yapılan ürün satışı nedeniyle davalıdan alacağının bulunduğunu, davalının işbu cari borcundan dolayı, davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca itirazı nedeniyle icra takibinin 5.611,44 TL üzerinden durduğunu beyanla davanın kabulüne, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, icra takibine konu 5.611,44 TL üzerinden %20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiş, yargılamaya katılmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 07/07/2020 tarih ve 2017/656 Esas - 2020/434 Karar sayılı kararında; "İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde, takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, cari hesaba dayalı olarak başlatılan 5.611,44-TL'lik ilamsız icra takibine davalı borçlunun süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür. Tarafların tacir olması nedeniyle, davalı tarafın defter ve kayıtları incelenerek rapor tanzim edilmek üzere davalı tarafın adresinin bulunduğu Yalova Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış, talimat mahkemesi tarafından belirlenen günde defter ve kayıtlarını hazır etmesi için davalıya çıkarılan muhtıranın tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı tarafın defter ve kayıtlarını hazır etmemesi nedeniyle yazılan talimat bila ikmal mahkememize iade edilmiştir. Duruşmada oluşturulan ara kararla davacı tarafın defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmasına karar verilmiş, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmiş, bilirkişi tarafından tanzim edilen 06/09/2019 tarihli raporda, davacı tarafın defterlerine göre, davacı tarafın davalıdan 5.611,44-TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. ...

Davacı tarafın dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış olduğu görülmüş, 12/11/2019 tarihli duruşmada davacı vekiline yemin teklif etme hakkı hatırlatılmıştır.

Davacı vekilinin beyanda bulunmak üzere süre talep etmesi üzerine, davacı tarafa yemin teklif edip etmediği hususunda beyanda bulunmak üzere iki hafta kesin süre verilmiş ve verilen kesin süre içinde beyanda bulunmaması halinde yemin delilinden vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiştir.

Davacı taraf vermiş olduğu dilekçede yemin deliline dayanmadıklarını beyan etmiştir.

Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütünlük içerisinde değerlendirildiğinde, yerleşik Yargıtay İçtihatlarında da işaret edildiği üzere, davacı tarafından fatura düzenlenmiş olması, davacının defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı görünmesi, ticari ilişkinin varlığının ve davacının davalıdan alacaklı olduğunun ispatı için yeterli değildir. Alacağın varlığının ispatı için faturaya konu mal ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğinin ispat edilmesi gerekmekte veya davacı tarafından münhasıran davalı tarafın ticari defterlerine delil olarak dayanılmış olması ve davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınmış olması gerekmektedir. Dava konusu somut olayda, fatura konusu malların davalı tarafa teslim edildiğine dair delil sunulmamış olmakla birlikte, delil olarak münhasıran davalı tarafın defterlerine dayanılmamıştır.

Davacı taraf yemin deliline dayanmış ancak kendisine yemin teklif etme hakkı hatırlatıldığında yemin teklif etmediklerini beyan etmiştir.

Davalı taraf ise davaya cevap vermeyerek HMK. m. 128 gereği davacı tarafın ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından tanzim edilen fatura konusu malların davalıya teslim edildiği ve bu kapsamda dava konusu cari hesap nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olduğu hususu ispatlanamadığından, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; huzurdaki davada davacı yanın ticari defterlerinin incelenmesi sonucu bilirkişi tarafından davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun ve davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalı yanın dava dilekçesine cevap vermediği gibi kendisine tebliğ edilen bilirkişi raporuna da itiraz etmediğini, davanın niteliği gereği Mahkeme tarafından re'sen 2. celse ara kararla davalı yana defterlerini ibraz etmesi için süre verildiğini, 5. celsede davalı yana defterlerini sunması için tekrar süre verildiğini, davalı yanın verilen süreye rağmen ticari defterini Mahkemeye ibraz etmediğini, davalı yanın defterlerini Mahkemeye ibraz etmemesi nedeniyle davacı yanın ticari defterinin davacı lehine delil olarak kullanılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yüksek yargı kararlarına göre davacının tarafların ticari defterlerine dayanması ve davalının ticari defterini her şartta kabul edeceğine yönelik davacının kabulünün olmaması halinde davacının ticari defterlerinin yine davacının lehine delil olarak kabul edildiğini, bu yönde; Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2018/2696 E. , 2018/3431 K. Sayılı kararı; Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2016/2310 E. , 2017/2537 K. sayılı kararı; Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2016/3858 E. , 2017/2944 K. Sayılı kararı; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/6647 E. , 2017/7274 K. Sayılı kararı; çeşitli yargı kararlarının mevcut olduğunu; Yargıtay kararlarında görüldüğü üzere tutmakla mükellef olunan ticari defterleri davalının mahkemeye kesin süre içerisinde ibraz etmemesi halinde, davacının muntazam tutulmuş ticari defterlerinin hükme esas alınacağının, ticari defterle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin ve alacak miktarının kanıtlanacağının, davalı yanın ticari defter tutmakla mükellef olması nedeniyle ticari defterin elinde olmadığına yönelik yemin etmesine gerek kalmadığının, HMK uyarınca davacının dava dilekçesinde dayandığı yemin deliline başvurunun hangi halde gerekli olduğunun belirtildiğini, açıklanan nedenlerden ötürü davalı yana HMK madde 219 ve 220 şerh düşülerek ihtaratlı tebligat yapılarak davalı yanın ticari defterlerini Mahkemeye sunması için kesin süre verilmesi gerektiği bildirilmiş olmasına rağmen davalıya ticari defterlerini sunması için Mahkeme tarafından kesin süre verilmediğini, davalıya kesin süre verilerek 6100 sayılı Kanunun 219 ve 220. maddelerinin uygulanması talep edilmesine rağmen Yerel mahkemenin bu talebi dikkate almamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu yönde yüksek yargı kararları olduğunu,( Yargıtay HGK 27.06.2009 tarihli E.2006/19-543 K.2006/587 sayılı kararı; Yargıtay 19. HD 05.11.2012 tarihli E.2012/9592 K.2012/15940 sayılı kararı; Yargıtay 19. HD 2013/8527 E. , 2013/12333 K. Sayılı kararı; Yargıtay 19. HD 26.05.2014 tarihli E./5053 K.2014/9736 sayılı kararı; Yargıtay HGK 2017/823 E. , 2019/553 K. sayılı kararı); Yerel mahkemenin tanıkları dinlememesinin usulsüz olduğunu, davacı ile davalı arasındaki ticari münasebetin itiraza uğramayan bir başka icra takip dosyasıyla, Yalova İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasıyla sabit olduğunu, bu dosyadaki haciz tutanağına davalı şirket yetkilisinin attığı imza ile de ticari münasebetin ispat edildiğini, biran için Yerel Mahkeme görüşü kabul edildiğinde dahi taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi bir başka icra dosyasıyla ispat edildiğinden bahisle teslime yönelik davacı tanıklarının dinlenmesi gerektiğini; Emsal kararlarda ticari defterlerin hangi hal ve koşullarda delil olma durumunun izah edildiğini, emsal sunulan kararlardan anlaşılacağı üzere davacının delil olarak sadece davalının ticari defterlerine dayanmadığı durumda 6100 sayılı Kanun madde 220 gereği işlem yapılacağının belirtildiğini, somut olayda delil olarak sadece davalının ticari defterlerine dayanılmadığını, davacının ticari defterlerine, tanıklara ve vergi kayıtlarına da dayanıldığını, o halde uygulanması gereken hükmün HMK 219 ve 220 olduğunu, bununla birlikte 6100 sayılı Kanunun 222. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tarafların ticari defterine hakimin re'sen de dayanabileceğini, aynı kanunun 219. maddesi ve maddenin başlığı uyarınca ticari defterlerin belge olarak kabul edildiğini, aynı kanunun 220. maddesinin 1. ve 3. fıkrası uyarınca kesin süre verilerek belgenin ibrazının istendiğini, belgenin ibraz edilmemesi halinde diğer tarafın beyanının kabul edildiğini, aksi halde tacirlerin defter tutma zorunluluğunun ve delil olarak ticari defterlere dayanılmasının hukuki açıdan hiçbir mantığı kalmayacağını beyanla Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü, yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, bakiye hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı taleplerine ilişkindir.

Davacı tarafından davalı aleyhine, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ödenmeyen cari hesap alacağı açıklaması ile 5.611,44 TL alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatılmış, davalının süresi içerisinde itirazı üzerine takip durmuş, davacı somut dava ile itirazın iptalini talep etmiş, davalı davaya cevap vermemiş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Somut dosyada, Mahkemece tarafların ticari defterleri ile dosya kapsamı üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve davacının usulüne uygun ticari defterlerinde alacağın kayıtlı olduğu tespit edilmiş ise de, davalı taraf verilen süreye rağmen ticari defterlerini incelemeye sunmamış ve davacı delil olarak münhasıran davalının ticari defterlerindeki kayıtlara dayanmamış olup, karşı tarafın verilen süre içerisinde ticari defterlerini mazeretsiz olarak sunmaması halinde, davacının/davalının defterlerindeki kayıtların esas alınacağına dair düzenleme de istinaf incelemesine konu dosyadaki karar tarihinden sonra yürürlüğe girdiğinden,

HMK'nın 222. maddesi uyarınca tek başına davacının ticari defterlerinin delil olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Davacının sunduğu irsaliyelerde ise davalıya ait imza ve kaşe bulunmamaktadır. Davacı yemin delilini de kullanmamış olup teslim olgusu ve alacağın varlığı ispat edilemediğinden Mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur.

Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45‬ TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/11/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK İcra İflas Hukuku 6100 sayılı Kanun 587 sayılı kararı; Yargıtay 19. HD 05.11.2012 tarihli E.2012/9592 K.2012/15940 sayılı kararı; Yargıtay 19. HD 2013/8527 E. , 2013/12333 K. Sayılı kararı; Yargıtay 19. HD 26.05.2014 tarihli E./5053 K.2014/9736 sayılı kararı; Yargıtay HGK 2017/823 E. , 2019/553 K. sayılı kararı); Yerel mahkemenin tanıkları dinlememesinin usulsüz olduğunu, davacı ile davalı arasındaki ticari münasebetin itiraza uğramayan bir başka icra takip dosyasıyla, Yalova İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasıyla sabit olduğunu, bu dosyadaki haciz tutanağına davalı şirket yetkilisinin attığı imza ile de ticari münasebetin ispat edildiğini, biran için Yerel Mahkeme görüşü kabul edildiğinde dahi taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi bir başka icra dosyasıyla ispat edildiğinden bahisle teslime yönelik davacı tanıklarının dinlenmesi gerektiğini; Emsal kararlarda ticari defterlerin hangi hal ve koşullarda delil olma durumunun izah edildiğini, emsal sunulan kararlardan anlaşılacağı üzere davacının delil olarak sadece davalının ticari defterlerine dayanmadığı durumda 6100 sayılı Kanun madde 220 gereği işlem yapılacağının belirtildiğini, somut olayda delil olarak sadece davalının ticari defterlerine dayanılmadığını, davacının ticari defterlerine, tanıklara ve vergi kayıtlarına da dayanıldığını, o halde uygulanması gereken hükmün HMK 219 ve 220 olduğunu, bununla birlikte 6100 sayılı Kanunu 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 HMK md.222 K6100 md.1 HMK md.219 HMK md.355 K6100 md.220 K587 md.222 K6100 md.222 HMK md.362/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.