6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2023/3021 E. , 2023/13709 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu,1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çal Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2015 tarih 2015/149 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında katılana yönelik tehdit ve hakaret suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 125 inci maddenin birinci fıkrası (iki kez) ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2.Çal Asliye Ceza Mahkemesi, 08.02.2016 tarihli ve 2015/238 Esas, 2016/67 Karar sayılı kararı ile; a-) Sanığın tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b-) Sanığın hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c-) Sanığın katılana yönelik telefonda tehdit suçundan beraatine. Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebepleri
1.Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2.Cezaların alt sınırdan tayin edilmesi gerektiğine,
3.Haksız tahrik hükmünün uygulanması talebine,
4.Vesaire,
B. Katılanın Temyiz Sebepleri
1.Sanığın sair tehdit suçundan cezalandırılması gerektiğine,
2.Cezaların üst sınırdan verilmesi gerektiğine,
3.Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ile katılanın kızının boşanmış oldukları ve evlilikten olan ortak çocuk S.C'.nin velayetinin annede olduğu, 2013 yılının Kasım ayında cezaevinde olan sanığın buradan oğlu olan S.C.'yi telefonla arayarak, anneannesi olan katılanla konuşmak istediğini söylediği, telefonu alan katılana "sülalesini sinkaf ettiğim size her türlü kötülüğü yapacağım" dediği, yine 2013 yılının Kasım ayında S.C.'nin cezaevine babası olan sanığı ziyarete gittiğinde oğluna katılana vermesi için sanığın Adli Emanaetin 2014/86 sırasında kayıtlı içerisinde "bunun hesabını soracağım, kızının elini ayaklarını keseceğim, siz ne karaktersiz insanlarsınız" gibi hakaret ve tehdit içerikli ifadelerin bulunduğu mektubu gönderdiği, S.C.'nin de katılanan bahse konu mektubu verdiği anlaşılmıştır.
2.Katılanın aşamalardaki beyanlarının değişmez nitelikte olduğu görülmüştür.
3.Katılanın iddiasını doğrular nitelikteki suça konu tehdit ve hakaret söylemlerine içeren katılanca görevli kolluk personeline teslim edilen mektup dosya içerisinde yer almaktadır.
4.Adli Emanetin 2014/86 sırasında kayıtlı olan mektupta tehdit ve hakaret niteliğindeki sözlerinden başka sanığın ''Huriye Hanım telefonda sana ettiğim ağır küfürlerden dolayı özür dilerim'' şeklinde yazdığı görülmüştür.
5.Sanık savunmasında; katılana mektubu gönderdiğini ikrar etmiştir. Telefon görüşmesinde ise katılana hakaret ettiğini ancak tehdit etmediğini savunmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Verilen Beraat Hükmü Yönünden;
Katılanın beyanları ve sanığın kısmi nitelikteki ikrarı karşısında sanığın telefonda katılana "sülalesini sinkaf ettiğim size her türlü kötülüğü yapacağım" demek suretiyle katılanı tehdit ettiği anlaşılmakla katılanı mektupla tehdit ettiği eylem nedeniyle belirlenen cezadan 43 üncü madde uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Sanık Hakkında Tehdit ve Hakaret Suçlarından Verilen Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden;
a)Sanığın ve katılanın diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren ve 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun'un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilip, tehdit ve hakaret suçlarından uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
b)Uzlaşmanın sağlanamaması halinde;
Hükümlerden sonra 19.08.2020 gün ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 gün ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “… kovuşturma evresine geçilmiş …” ibaresinin aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü …” yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun'un “Tanımlar” kenar başlıklı 2 nci maddesinin (f) bendinde kovuşturmanın “İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi” ifade eder şeklinde tanımlanması karşısında, 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çal Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2016 tarihli ve 2015/238 Esas, 2016/67 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve katılanın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.