Esas No
E. 2023/10210
Karar No
K. 2023/8846
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2023/10210 E.  ,  2023/8846 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı iş yerinde 1979 tarihinde halı dokuma işçisi olarak çalışmaya başladığı, 29.08.1986 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığı, çalıştığı zaman süresince iki kez doğum yaptığı, davalı işverence kesintisiz çalışmalarının tamamının Kuruma bildirilmediği, müvekkilin davalı iş yerinde hizmet başlangıcının 1979 yılından 1986 yılına kadar aralıksız çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava tarihi dikkate alındığında 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddini talep ettiği, hizmet tespiti davaları kamu düzenine özgü olup çalışma olgusunun hiçbir kuşkuya yer verilmeyecek şekilde ispatlanması gerektiği, bu kapsamda bordro tanıklarının dinlenilmesine, yoksa davalı işverene komşu iş yerlerinin tespit edilmesi, davacının vergi kaydının bulunup bulunmadığı, hayvancılık ile uğraşıp uğraşmadığının tespiti ile aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmemesini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dinlenen bordro tanıklarından Muhlise Yıkılmaz, ..., ..., Seyhan Turhan, ...(Okay), Gülseren Bozdağ, Semran Turhan(Havuç), ... ve ...'ın beyanlarında özetle, davacının 1979 yılından davacının evlendiği zamana kadar şirketin Çavuşköy'deki atölyesinde halı dokuma ustası olarak aralıksız ve tam gün çalıştığını, haftanın her günü günde yaklaşık 8-10 saat çalışıldığını ve maaşlarını yaptıkları ilmek sayısına göre aldıklarını, evlendiği için işten ayrıldığını beyan etmiştir. Davacının tespitini istediği dönemlerde adına ÇKS kaydının ve vergi mükellefiyetinin olmadığı, davacının nüfus kayıt örneğinde 01/11/1960 doğumlu olduğu, 12/11/1988 tarihinde evlendiği anlaşılmıştır. Beyanları dikkate alınan bordro tanıklarının davacının talep ettiği dönem için kısım kısım çalışmalarının bulunduğundan bordro tanıklarının beyanlarına itibar edilmiş ve davacının 02/01/1979 tarihinden 29/08/1986 tarihine kadar şirketin Çavuşköy'deki atölyesinde halı dokuma ustası olarak aralıksız ve tam gün çalıştığı sonucuna varılmış olmakla," davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde sigortalı olarak 02.01.1979 tarihinde çalışmaya başladığının ve 02.01.1979 tarihinden 29.08.1986 tarihinde kadar kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 01.01.1981- 30.09.1985, 03.03.1986-29.08.1986 tarihleri arasındaki çalışmaları Kuruma bildirildiğinden bu süreler yönünden dava açmakta hukuki yararının olmadığını, bordro tanığı ...'un ifadesinde; işçilerin çalışmalarının aralıklı olduğunu beyan ettiğini ve bunun da davacının kesintisiz çalışma iddiasının yerinde olmadığını gösterdiğini, davacının iddiasını ispat edemediğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davalıya ait 37848 sicil sayılı işyerinden 01.01.1981-30.09.1985 tarihleri arasını, 42311 sicil sayılı işyerinden ise 03.03.1986-29.08.1986 tarihleri arasını kapsar şekilde davacı adına hizmet bildiriminde bulunulması karşısında, dava tarihi itibariyle uyuşmazlık konusu dönem yönünden hak düşürücü sürenin geçirildiğinden söz edilmesinin mümkün bulunmaması; davacının, İlk Derece Mahkemesi tarafından hüküm altına alınan tarihler arasında davalıya ait iş yerinde hizmet akdi ilişkisine dayalı, uzun vadeli sigorta kollarına tabi olacak şekilde ve kesintisiz olarak çalıştığının; dinlenilen bordro tanıkları ile davacı tanıklarının beyanları ve dosyada mevcut diğer deliller ile doğrulanması karşısında Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf gerekçeleri ile kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesine göre "Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır."

3.Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere,uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz eden davalı taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş ve aşağıda kalan paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. 506 sayılı Kanun'un kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle yeniden beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.

3.Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

3.Sigortalı işe giriş bildirgesi veya Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde belirtilen diğer belgelerin Kuruma verilmesi ya da sigorta müfettişi tarafından tespit yapılması hâlinde hak düşürücü sürenin işlememe gerekçesi Kurumun sigortalı çalıştırıldığından haberdar olmasıdır. Halbuki blok çalışmanın bildirim öncesi kısmı için bu gerekçe geçerli değildir. Bu nedenle blok çalışmada bildirim öncesi çalışma dönemi yönünden hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini kabul etmek Kanun'daki açık düzenlemeye uygun olmayacağı gibi hak düşürücü sürenin işlevsiz hâle gelmesi sonucunu doğuracaktır. Kanun'un açık hükmü karşısında sigortalı lehine yorum ilkesinin uygulanması da mümkün olmayıp bu hâlde bildirim öncesi çalışma süresi bakımından sigortalının sigortalı hizmetlerinin sona ermesinden sonra hak düşürücü süre içinde dava açma hakkı devam etmektedir.

4.Somut olayda, davacının, davalı işverene ait iki farklı işyerinden 01.01.1981-30.09.1985 ile 03.03.1986-29.08.1986 arasında bildirimlerinin bulunduğu, davanın ise 20.06.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

5.Mahkemece, davacının hizmet tespitini talep ettiği dönem yönünden, ilk işe giriş bildirgesinin 01.01.1981 yılında verildiği gözetilerek ve yukarıdaki ilkeler ve açıklamalar ışığında, hak düşürücü süre kapsamında kalan söz konusu 02.01.1979-01.01.1981 dönemi yönünden, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken aksi kabul ile hüküm tesisi bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ..., Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla

27.09.2023 tarihinde karar verildi KARŞI OY GEREKÇESİ

1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık hizmet tespit davasında 02.01.1979-29.08.1986 tarihleri arasında blok çalışması olduğunu iddia eden, ancak 01.01.1981 tarihinden sonra çalışması kısmi olarak kuruma bildirilen davacı sigortalının bildirim tarihi 01.01.1981 öncesi hizmetinin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.

2.Somut uyuşmazlıkta davacının çalışması 01.01.1981 tarihinden sonra kuruma bildirilmiştir. Mahkemece bildirim öncesi blok çalışma kabul edilerek hizmetin tespitine karar verilmiş kararın istinaf edilmesi üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

3.Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum tarafından temyiz edilmesi üzerine çoğunluk tarafından dava tarihine ve işyerinde son çalışma tarihine göre blok çalışmada kayıt öncesi öncesinin hak düşürücü süreye uğradığı kabul edilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

4.Çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir (Y. HGK. 01.07.2019 tarih ve 2016/21-1238 E, 2019/834 K). Belirtmek gerekir ki “hak düşürücü süre, bildirimsiz kalan çalışmalar yönünden öngörülmüştür. Belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti hâlinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir. Sigortalının kayda dayanan çalışması bildirilmiş veya kurumca saptanan çalışması var ise bu bildirilen veya saptanan hizmeti ile blok çalışmanın da hak düşürücü süreye uğramadığı kabul edilmelidir.

5.Dairemizin 2021/10293 E., 2022/1056 Karar sayılı karşı oy gerekçelerinde ayrıntılı olarak açıklandığı gibi blok çalışmalarda kuruma bildirilen süre var ise sonraki çalışma için hak düşürücü süreye uğramaz kabulü önceki çalışma içinde kabul edilmeli ve hak düşürücü süre uygulanmamalıdır. Davacının 02.01.1979 tarihi ile sonrası kayda giren 01.01.1981 tarihini takip eden çalışmaları blok çalışmaya dayanmaktadır. Bu blok çalışma içinde kuruma intikal eden süreler olduğuna göre hak düşürücü süre önceleri içinde geçerli olmayacaktır. Blok çalışmanın bölünmezliği söz konusudur. Bu nedenle çoğunluğun hak düşürücü süre yönündeki bozma gerekçesine katılınmamıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog