Esas No
E. 2020/1488
Karar No
K. 2023/924
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/1488

KARAR NO: 2023/924

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 03/12/2019

NUMARASI: 2016/133 Esas - 2019/954 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/09/2023

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili şirketten 02/07/2004 tarihinde ... marka 2004 model ... şase numaralı ... plakalı sıfır km aracı 77.793,295 TL'ye satın aldığını, davalı şirket adına satışı yapılan aracın satış tarihinde tahsil edilen ÖTV oranı (%55) ile Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen oranı (%75) arasındaki ÖTV oran farkının (%19,45) müvekkili şirket tarafından 6111 Sayılı Yasa kapsamında yapılan müracaat ile 7.060,25 TL olarak ilgili Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi Müdürlüğüne ödendiğini, buna karşılık davalının taahhütname hükümlerine riayet etmemesi ve borcunu ödememesi üzerine söz konusu alacak hakkında müvekkili şirket tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden 7.060,25 TL tutarında icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin ödeme emrine itiraz ettiğini, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, davalı şirketin faize ilişkin itirazlarının da yerinde olmadığını, davalı şirketin itirazlarının müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek ve icra takibini sürüncemede bırakmak amacına yönelik ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı fazlaya dair her türlü dava ve takip haklarının saklı kalması kaydıyla davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetli davalının alacağının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, kötü niyetli işbu davayı ikame etmelerine neden olan davalının işbu davanın açılmasındaki kötü niyetinin tespitini, kötü niyetli davalının 5.000,00 TL disiplin para cezası ile mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davada dava konusu olayın Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, öncelikle davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, somut olayda 10 yıllık zaman aşımı süresi dolmuş olduğundan başkaca bir incelemeye gerek kalmaksızın vaki zaman aşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, vergi alacaklarının 5 yıllık zaman aşımı süresine tabii olduğunu, ancak davaya konu vergi cezası ile ilgili taraflarına hiçbir bildirimde bulunulmadığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafın iddialarına dayanak olarak sunduğu taahhütnamenin yasal unsurları taşımadığından geçerli olmadığını ve davanın reddi gerektiğini, ayrıca ÖTV ödemesinin davacı tarafın sorumluluğunda olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı öncelikle dava konusu olayda İstanbul Tüketici Mahkemeleri görevli ve yetkili olduğundan davanın görev yönünden reddini, işbu taleplerinin kabul edilmemesi halinde vaki zaman aşımı sebebiyle davanın reddini, her halükarda huzurdaki davanın reddi ile İstanbul ... İcra Mürdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan takibin iptalini, davacının kötü niyetli olduğundan takip konusu miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, dava, taraflar arasındaki araç satım sözleşmesine konu araca ilişkin ÖTV farkı alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkin olup tarafların her ikisi de tacir olup yanlar arasında ... plaka sayılı 2004 model, ... marka araca ilişkin satım sözleşmesi yapıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Davalıya satılan araç nedeniyle oluşan ÖTV farkının davacı tarafından ödendiği, taraflar arasındaki taahhütname uyarınca oluşacak farkın davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve davalı tarafından da toplam 7.060,25TL ödeme yaptığının anlaşılması karşısında davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 7.060,25 TL asıl alacak için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, hüküm altına alınan asıl alacağın takip tarihinden itibaren %9 oranını geçmemek üzere yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş, davalı savunmaları ve dosya kapsamı nazara alınarak alacağın likit kabul edilemeyeceği ve yargılamayı gerektirdiği ( ki toplam ödene rakam örtüşüyor ise de ödenen bedelin tamamının ÖTV olmadığı gecikme zammını da içerdiği ve ayrıca davalının zaman aşımı savunmaları nazara alınarak) anlaşılmakla borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile davacı arasında 02/07/2004 tarihinde araç satış işlemi yapılmış ve yine aynı tarihte davacıya dava konusu taahhütname verildiğini, bu husus davacı tarafın 19/12/2019 tarihli beyan dilekçesi ile de ikrar edildiğini, davacı 18/09/2015 tarihinde (taahhütname ve sözleşmeden yaklaşık 11 yıl sonra) başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından işbu satış işleminin dayanak gösterdiği ödeme emri gönderilmiş tarafımızca borca itiraz edildiğini, huzurdaki davada görevli mahkemenin Tüketici mahkemeleri olduğunu, zaman aşımı definde bulunulduğunu, ilk derece mahkemesince 10 yıllık genel zaman aşımı süresi bakımından inceleme yapıldığını sehven vergi alacaklarına ilişkin beş yıllık zaman aşımı süresi dikkate alınmadığını, gerekçeli kararda ise vergi borcunun 24/11/2009 yılında doğduğu kabul edilerek 10 yıllık zaman aşımı bakımından inceleme yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda vergi alacağına ilişkin hiçbir inceleme yapılmadığını, nitekim vergi alacaklarına ilişkin beş yıllık zaman aşımı süresi dikkate alındığında 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunun aşikar olduğunu, davaya konu ÖTV ödemesinden davacı tarafın sorumluluğunun olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen 18.06.2019 tarih ve 2017/1064 E., 2019/573 K. sayılı kararın ortadan kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı şirketin ÖTV farkı alacağına dayalı başlattığı takibe davalı şirket tarafından yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekilince yukarıda yazılı sebepler ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı davacı şirketten 02.07.2004 tarihinde, ... marka, 2004 model, ... şase numaralı ... plakalı sıfır km aracı 77.793,295-TL'ye satın aldığı ve davaya konu araca ilişkin davalı şirketten %55.55 oranında ÖTV tahsil edildiği ,tahsil edilen ÖTV oranı (%55) ile Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen oranı (%75) arasındaki ÖTV oran farkının (%19,45)davacı şirket tarafından ödendiği hususu ihtilafsızdır. Taraflara arasında imzalanan taahhütnamede Danıştay 7. Dairesi'nin kararının iptali istemiyle Danıştay Dava Daireleri Kurulu'na yapılanı itiraz sonucu bu kararın iptali halinde, motor silindir hacmi 2000 cm3 geçen araçlar için hesaplanan vergi ile 2003/6257 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla belirtilen oranlarda hesaplanan vergi arasındaki 7.060,25 TL farkın davalı tarafından ödeneceği kararlaştırılmıştır. Danıştay 7. Daire Başkanlığının 07/02/2011 tarih ve E:2010/8736 -K:2011/315 sayılı 21/05/2011 kesinleşme tarihli kararı ile; Tüketici Koruma Derneği tarafından, 14.10.2003 tarihli 25259 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 13.10.2003 tarih 2003/6257 sayılı Bakanlar Kurulu Karar ile, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listede yer alan mallarda uygulanan özel tüketim vergi oranlarında değişiklik yapıldığı, bu kapsamda; Bakanlar Kurulu Kararının Resmi Gazetede yayınlanma tarihi olan 14 Ekim 2003 tarihinden itibaren, 6.6.2002 tarihli 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (ID sayılı listede yer alan ... numaralı mallara ilişkin özel tüketim vergisi oranları; silindir hacmi 1600 cm3'ü geçmeyenler için %30, 1600 cm3'ü geçen fakat 2000 cm3'ü geçmeyenler için %52, 2000 m3'ü geçenler için %75 olarak tespit edilmesine ilişkin ve yürütmenin durdurulması kararı verilen Bakanlar Kurulu kararın iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)’nun 4/1-a. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Eldeki davada uyuşmazlık TTK 4. maddesinde sayılan sözleşmeler arasında bulunmayan TBK da düzenlenen satım sözleşmesinden kaynaklanmasına göre mutlak ticari dava niteliği bulunmamaktadır.Bu durumda dava da ticaret mahkemesinin görevli olup olmadığının belirlenebilmesi bakımından davanın nispi ticari yani uyuşmazlığın her iki tarafın ki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığının da tespiti önem arz edecektir. Davanın tarafları ticari şirket olup tacir olduğundan nispi ticari dava niteliğindeki eldeki davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğundan davalının görev yönünden ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Dava ve takibe konu alacak vergi alacağından kaynaklanmayan ve taraflar arasındaki satım sözleşmesi nedeniyle imzalanan taahhütname uyarınca talep edilen bir alacak olup,

TBK 146.maddesi uyarınca10 yıllık zamanaşımına tabiidir. Taahhütnameye konu alacak Danıştay 7. Daire Başkanlığının 07/02/2011 gün ve 2010/8736 E.-2011/315 K. Sayılı kararının kesinleştiği 21/05/2011 tarihinden itibaren talep edilebilir hale ,muaccel hale geleceğinden,TBK 149. Maddesi uyarınca bu alacak yönünden zamanaşımı bu tarihten itibaren işleyemeye başlayacaktır. Buna göre takip tarihi itibarıyla 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davalının alacağın zamanaşımına uğradığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Taralar arasında ihtilafsız olan araç satım sözleşmesi nedeniyle Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen orana göre ÖTV farkı davacı şirket tarafından ödenmiş olup, taraflar arasında imzalanan taahhütname uyarınca davalı ödenen bu ÖTV farkı 7.060,25 TL ödeyeceğini kabul etmiş olmasına göre davacının davalıdan bu miktar kadar alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 120,57 TL harcın, alınması gerekli olan 482,29 TL harçtan mahsubu ile bakiye 361,72 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.28/09/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.