10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2022/10412 E. , 2023/9682 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki davcıya 12 nci basamak yerine 13 üncü basamaktan bağlanan yaşlılık aylığı nedeniyle yersiz ödenen aylık farklarına ilişkin yapılan borç tahakkuku işleminin iptali ile 12 nci basamaktan aylık bağlanması gerektiğinin ve kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı dava dilekçesi ile; 01.04.2005 tarihinde emekli olduğunu, davalı kurum tarafından 12. basamaktan aylık bağlanması gerekirken 13. basamaktan aylık bağlandığını ve 3.697,65 TL borç tahakkuk ettirilerek emekli maaşından kesildiğini, bu hususta Kuruma müracaat ettiğini ancak basamak seyrinde ve aylık bağlama basamağında hata olmadığının bildirildiğini, Kurum tarafından yapılan bu hatalı işlemin kendisini maddi ve manevi zarara uğrattığını belirterek maaşından kesilen tutarın iadesi ile aylık emekli maaşının 12. basamaktan hesaplanarak yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu, davacının aylığında eksik hesaplanmış bir miktar olmadığını ve yersiz ödeme nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinin b bendi hükümlerine göre yapılan işlemde hatasının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Davacının 05.06.1987 tarihli Bağ-Kur giriş bildirgesinde diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi sigortalılığını olmadığını beyan ettiğive 1. basamağı seçtiği buna göre 01.02.1987 de 1. basamaktadn tescil edildiği, 01.02.1988 de 2, 10.02.1989 3, 01.02.1990 da 4, 01.02.1991 de 5, 01.02.1992 de 6, 01.02.1994 de 7, 01.06.1999 da 8, 01.06.2000 de 9, 01.06.2011 de 10, 01.06.2002 11, 01.06.2003 de 12. basamağa yükseltildiği, davacının 22.09.2003 tarihinde SSK hizmetlerinin 1885 gün tespit edildiği, tescil basamağının 6 olduğu, ancak 01.02.1994 den itibaren 7. basamak ve sonraki basamak seyirlerinde değişiklik yapılmadığı, 02/10/2003 de 14. basamağı satın almak için 4956 sayılı Yasa'nın geçici 2. Maddesi gereği talepte bulunduğu ancak borcunu ödemediği ve talebinin gerçekleşmediği, 01/02/2005 tarihli dilekçe ile bu defa normal basamak yükseltme talebinde bulunduğu, 01.02.2005 de basamağının 13. basamak olarak belirlendiği, 31.03.2005 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu ve tahsise esas hizmet cetvelinde davacının 20.01.1987- 31.03.2005 arası 18 yıl 2 ay 11 günlük Bağ-Kur hizmetinin bulunduğu, 2000 ve sonrası basamak seyirlerinin 01.06.1999 da 8. basamak, 01.06.2000 de 9. basamak, 01.06.2001 de 10. basamak 01.06.2002 de 11. basamak, 01.06.2003 de 12. basamak, 01.02.2005 de 13. basamak şeklinde kabul edildiği ve 1885 gün SSK, (15.05.1980-31.12.1986 arası) 600 askerlik borçlanması, 9036 gün üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığı, bağlanan ilk aylığın 30 günlük tutarının SGDP ve SYZ hariç olmak üzere 412,35 TL hesaplandığı belirlenmiştir.
31.12.1999 tarihi itibariyle son bulunan basamaktan aylık bağlanma yöntemi terk edilmiş olup, davacının basamağının 12 veya 13. basamak olması 1999 tarihi itibariyle gerçekleşmeyip 2005 tarihi itibariyle gerçekleştiğinden davacıya 12. basamaktan veya 13. basamaktan aylık bağlanamıs şekilnde bir sistem bulunmamaktadır.
Yaşlılık aylığının hesaplanmasına yönelik yasanın 36 ncı maddesi 4447 sayılı Kanun ile değiştirilmiş olup, " yaşlılık aylığı sigortalının sigortalılık süresi içinde aylar itibariyle prim ödediği gelir basamaklarının bu basamaklardaki prim ödeme süreleri de dikkate alınarak aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir tablosu üzerinden hesaplanacak ağırlıklı ortalamanın aylık bağlama oranı ile çarpılması suretiyle bağlanır" 1479 sayılı yasaya 4447 sayılı Kanun ile eklenen geçici 11 inci madde ise sigortalılıkları 4447 sayılı Kanun'dan önce başlayan ve 4447 sayılı Kanun'dan önce başlayan ve 4447 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra emekli olan kimseler için aylık bağlama şartları düzenlemiş olup, " bu konunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlara bağlanacak yaşlılık aylığı; a) Sigortalının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağının aylık başlangıç aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir tablosundaki değeri üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığın, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı ile b) Sigortalının, bu Kanunun yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında aylar itibariyle prim ödediği gelir basamaklarının bu basamaklardaki prim ödeme süreleri de dikkate alınarak, aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir basamakları üzerinden hesaplanacak ağırlıklı ortalamasının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınmak suretiyle bu Kanunun 36. Maddesinin ikinci fıkrasına göre bulunacak aylık bağlama oranı üzerinden hesaplanan aylığın, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı toplamıdır. Bu şekilde hesaplanan aylık bu Kanunun 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre artırılır" hükmüne amirdir. 2073 sayılı Kanun'un 2/b hükmünde ise " 2004 yılında bağlanacak aylıklar 2003 yılı Aralık ayında yürürlüktü bulunan gelir tablosu ve gösterge tutarları esas alınarak hesaplanır. Bu şekilde hesaplanan aylığa önce 08.01.2003 tarihli ve 4784 sayılı Kanuna göre hesaplanacak miktarda sosyal destek ödemesi eklenir ve bulunan tutar ayrıca (a) bendine göre artırılarak ödenir" şeklinde düzenlenmiştir. 4956 sayılı Kanun ile eklenen geçici 2 nci maddesi ise sigortalılara bulundukları basamaktan itibaren en fazla 12 basamak satın alma hakkını tanımıştır.
Yapılan yargılama ve toplanan deliller birlikte incelenip değerlendirilerek; davacının hangi basamaktan aylık alacağı ve giderek kuruma borcu olup olmadığı hususunda mahkememizce aldırılan 05.11.2018 tarihli kök ve 30.09.2019 tarihli ek raporla raporlardan davacının aylığının hesaplanmasında ve çıkartılan borç işleminde fazla bir miktar tespit edilemediğinden açılan davanın reddine.." dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davacı, kendisi hakkında zaten 12 nci basamaktan tahsis yapılması gerektiğini, buna göre tüm yapılan işlemlerin kurumca yapılarak kendisinin haksız duruma düşürüldüğünü, bu konudaki tüm hatanın kurumda olması nedeniyle fazla ödenen tutarlar bakımından borç tahakkukunun usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, aksi yöndeki mahkeme kararının kaldırılması amacıyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...31.12.1999 itibari ile son bulunan basamaktan aylık bağlama yönteminin terk edildiğinin belirtildiği ve davacının basamağının 12. veya 13. basamak olmasının 1999 tarihi itibari ile gerçekleşmeyip 2005 tarihi ile gerçekleştiğinden davacıya 12. basamaktan veya 13. basamaktan aylık bağlanması şeklinde bir sistem bulunmadığı ve davacı gibi gerek 01.01.2000 öncesi ve gerekse bu tarih sonrası sigortalı olanların aylığının, 31.12.1999 tarihindeki aylığın belirlenmesi (A aylığı) ve tahsis tarihindeki aylığın belirlenmesi (B aylığı) toplamları esas alınmak suretiyle hesap edilmesi gerektiğinin belirtildiği ve hesaplamanın bu şekilde yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplama usul ve yönteminin dosya kapsamına ve yasaya uygun olduğu, dolayısıyla ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacının bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacının tüm istinaf nedenlerine ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine..." dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı, kendisi hakkında zaten 12 nci basamaktan tahsis yapılması gerektiğini, buna göre tüm yapılan işlemlerin kurumca yapılarak kendisinin haksız duruma düşürüldüğünü, bu konudaki tüm hatanın kurumda olması nedeniyle fazla ödenen tutarlar bakımından borç tahakkukunun usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, aksi yöndeki mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı kurumca 13 üncü basamaktan ödenen yaşlılık aylığı miktarı ile 12nci basamaktan olması gereken aylık farkları nedeniyle tahakkuk ettirilen yersiz ödeme borcunun iptalinin gerekip gerekmediği ile davacıya hangi basamaktan aylık bağlanması ve ödenmesi gerektiğinin tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi ile 1479 Sayılı Kanunun geçici 11inci ve 51 ile 52 nci maddeleri hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.