4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/20018
- Karar No
- 2022/17126
- Karar Tarihi
- 19.12.2022
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
4. Hukuk Dairesi 2021/20018 E. , 2022/17126 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalı ...Ş. aleyhine 18.12.2020 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan inceleme sonucunda; davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kabulü ile ... kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm oluşturulmak suretiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen 18.05.2021 tarih ve 2021/İHK-14788 sayılı kararın davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelendi, gereği görüşüldü.
KARAR
Davacı vekili; 20.12.2019 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu motosikletle karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak %5 oranında malul kaldığını ve 9 ay geçici iş göremezliği oluştuğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 5.000,00 TL sürekli ve 100,00 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 5.100,00 TL tazminatın 10.01.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 19.02.2021 tarihli miktar artırım dilekçesiyle talebini toplam 71.407,13 TL'ye artırmıştır. Davalı vekili; eksik evraklar tamamlanmadan komisyona yapılan başvurunun usulden reddi gerektiğini, kusur tespiti gerektiğini, geçici iş göremezlik talebinin teminat dışı olduğunu, sunulan maluliyet raporunu kabul etmediklerini ve yeni bir rapor alınmasını talep ettiklerini beyanla, davanın reddini istemiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kabulü ile 71.407,13 TL tazminatın 01.09.2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince; davalının itirazının kısmen kabulü ile ... kararının kaldırılmasına ve davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1.Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih (20.12.2019) itibariyle 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu yönetmeliğin 2 nolu ek cetveli olan özür oranları cetvelinin "alt ekstremiteye ait sorunlarda özürlülük oranları" başlıklı 3.maddesinde " ... özürlülük hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi özrünün zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı özürlülük raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; 20.12.2019 tarihli kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 18.08.2020 tarihli raporda davacının maluliyet oranı %5 olarak ve davacının iyileşme süresi olay tarihinden itibaren 9 ay olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmakla birlikte, anılan yönetmeliğe göre alt ektremiteye ait sorunlara ilişkin düzenlenecek raporlarda son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığının tespiti gerekmektedir. İtiraz Hakem Heyetince ise, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alt ekstremiteye ait sorunlarda bir senelik sürenin gözetilmesi gerektiği, kaza tarihi ile rapor tarihi arasında geçmesi gerektiği öngörülen 1 yıllık iyileşme süresi dolmadığı gibi henüz iyileşme sürecinin devam ettiği, gerekli unsurları taşımayan maluliyet raporuyla sigorta şirketine başvuru yapılması nedeniyle geçerli bir başvurunun yapılmadığı, başvuru şartının sağlanmadığı gerekçesiyle, davalının itirazının kabulü ile ... kararının kaldırılmasına ve davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 114 ile 115. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK'nın 115. maddenin 2. fıkrası gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; KTK’nın 97. maddesindeki başvuru koşulları arasında kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor ile sigortacıya başvuru koşulunun söz konusu olmadığı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/23 maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde HMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağının, HMK'nın 431. maddesinde hakem heyetinin bilirkişi seçimine karar verebileceğinin düzenlenmiş olmasına göre, İtiraz Hakem Heyetince, davacının yeniden muayenesi de yapılarak, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde alt ekstremite rahatsızlığı yönünden ilgili yönetmelik hükümleri de dikkate alınarak maluliyet oranının belirlenmesi için yeniden rapor alınarak oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2.Bozma nedenine göre davacı vekilinin hesap yöntemine yönelik temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.