Esas No
E. 2020/244
Karar No
K. 2023/4433
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

10. Hukuk Dairesi

E. 2020/244 K. 2023/4433 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2020/244, K. 2023/4433, T. 25.04.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/244
Karar No
2023/4433
Karar Tarihi
25.04.2023
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

10. Hukuk Dairesi         2020/244 E.  ,  2023/4433 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2017/704 E., 2017/1015 K.
KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi

SAYISI: 2015/479 E., 2016/723 K.

Taraflar arasındaki davacının davalı işveren yanında 26.12.2008-16.12.2014 tarihleri arasında geçen çalışmalarının 5953 sayılı Basın İş Kanun'u kapsamında geçtiğinin tespiti ve buna göre fiili hizmet süresi zammının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı Berk Radyo TV Yayıncılık AŞ. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince fer'i müdahil ve davalı vekillerinin başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil SGK vekili ile davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 26.12.2008 tarihinden haksız olarak işten çıkarıldığı 16.12.2014 tarihine kadar davalı B.E.R.K.Radyo Yayıncılık ve Reklam Ticaret San. A.Ş'de çalıştığını, haber merkezine bağlı olarak '' haber kurgucusu'' olarak işe başladığını, işten çıkartıldığı 16.12.2014 tarihine kadar yönetmen olarak çalıştığını, haber merkezi ve ona bağlı çalışan spor servisinin tüm canlı ve bant yayın programlarının merkez stüdyodan hem de dış mekanlardan yapılan programlarının yönetmenliğini yaptığını, bu nedenle çalışmasının Basın İş Kanunu'na tabi olduğunun tespit edilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekilleri, özetle: davacının 26.12.2008 tarihinde çalışmaya başladığını, 21.10.2014 tarihinde de yasal haklarının ödenerek iş akdinin feshedilmesini istediğini, bu talep üzerine karşılıklı anlaşma ile 16.12.2014 tarihinde kıdem tazminatı ödenerek iş akdinin feshedildiğini, davacının kendi istemi ile iş akdini feshi üzerine 16.01.2015 tarihinde ibraname imzaladığını, davacının kötü niyetli davrandığını, alacaklarının ödenmiş olduğunun ücret bordroları ve ihbarnameden görüldüğünü, 7 ay sonra dava açılmasında hukuki yarar olmadığını, davacının İş Kanunu'na tabi olarak çalıştığını, davacının fikir ve sanat işçisi olmadığını, iş yeri, televizyon yayınları yapan bir iş yeri olsa da burada çalışan herkesin 5953 sayılı Kanun kapsamında çalışmadığını, bunun için fikir ve sanat işinde çalışması gerektiğini, davacının işinin teknik bir iş olduğunu, teknik personel olarak çalıştığını, davacının talebinin net olmadığını ve bu talebin değiştirilmesine muvafakatinin olmadığını beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dinlenen, davacı ve davalı tanıkları, davacının yönetmenlik, haber merkezi yönetmenliği, iş yapımların hazırlanması, haber ve görsellerin hazırlanması, ekrana verilmesi, canlı yayın düzeninin sağlanması, koordinatörlük ve kurgu gibi görevleri yaptığını beyan ettikleri anlaşılmıştır. Davacının daha önceki çalışmalarının incelenmesinde ise 2003 - 2008 yılları arasında benzer işleriği yaptığı, iş sözleşmesinde iş tanımının boş bırakıldığı, ücret pusulasında yönetmen olarak kaydedildiği anlaşılmıştır. Davacının yaptığı işin temel olarak yönetmenlik olduğu ve haber merkezinde de görev aldığı anlaşılmaktadır. 5953 sayılı Kanun, 6112 sayılı Kanun, tanık beyanları ve bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde davacının, çalıştığı işyerinin ve yaptığı işin bir bütün olarak içtihat ve doktrin de dikkate alınması sonucunda, 5953 sayılı yasa kapsamında tanımlanan gazeteci şümulü içerisinde olduğu kanaatine varılarak davacının davalı yanında 26.12.2008 - 16.12.2014 tarihleri arasında çalıştığı sürelerin 5953 sayılı kapsamda olduğunun tespitine karar verilerek davanın kabulüne, davacı 3405199314859 sigorta sicil numaralı ...'ın davalı iş yerinde 26.12.2008 - 16.12.2014 dönemi içerisindeki çalıştığı sürelerin 5953 sayılı yasa kapsamında (Basın - İş Kanunu kapsamında) çalıştığının tespitine, dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil SGK vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı işveren vekili özetle, davacının çalışmalarının fikir ve sanat eseri olarak değerlendirilemeyeceğinden basın iş kanunu kapsamında bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Feri müdahil SGK vekili özetle, davacının çalışmalarının kurum kayıtlarında görüldüğü gibi olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, iddianın yazılı delil ve belge olmadan sadece dinlenen tanıklar beyanı ile ispatının kabul edilemeyeceğini, tanıkların Yargıtay'ın aradığı nitelikte olmadığını, çalışmanın basın iş kapsamında olmadığını, kurumun fer'i müdahil olup aleyhine vekalet ücreti yargılama giderine hükmedilemeyeceğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Dava dosyasında; dinlenen, davacı ve davalı tanıklarının, davacının yönetmenlik, haber merkezi yönetmenliği, iş yapımların hazırlanması, haber ve görsellerin hazırlanması, ekrana verilmesi, canlı yayın düzeninin sağlanması, koordinatörlük ve kurgu gibi görevleri yaptığını beyan ettikleri, iş sözleşmesinde iş tanımının boş bırakıldığı, ücret pusulasında yönetmen olarak kaydedildiği,davacının yaptığı işin temel olarak yönetmenlik olduğu ve haber merkezinde de görev aldığı,önceki çalışmalarınında aynı nitelikte işler olup davacının bu çalışmalarının ... 22.İş Mahkemesinin 2013/696 Esas, 2015/220 Karar sayılı kararı ile 5953 sayılı Kanun kapsamında kabul edildiği ve Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin kararı ile onandığı görülmüş, tanık beyanları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde davacının, çalıştığı işyerinin ve yaptığı işin bir bütün olarak 5953 sayılı Kanun kapsamında tanımlanan gazeteci şümulü içerisinde olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, davalı şirket vekili ile feri müdahil vekilinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, tüm taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Feri Müdahil Kurum vekili, verilen kararın eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu çalışma olgusunun tam olarak ispatlanamadığını, basın kartı olmayan davacı hakkında davanın tümden reddine dair karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

3.Davalı vekili ise, verilen kararın hatalı olduğunu davacının telif sözleşmesi kapsamında ve basın kanun kapsamı dışında işçi olarak çalıştırıldığını basın iş kanunu kapsamında çalışmasının bulunmadığını belirterek, kararın bozulmasını, istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı işveren yanında 26.12.2008-16.12.2014 tarihleri arasında geçen çalışmalarının 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında geçtiğinin tespiti ve buna göre fiili hizmet süresi zammının tespiti gerekip gerekmediğine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 506 sayılı Kanun'un ek 5 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi hükümleridir.

3.Değerlendirme

1.İtibari hizmet süresi, ağır ve yıpratıcı işlerde çalışanların erken yıpranmaları nedeniyle daha erken emekli olabilmeleri için kanun koyucu tarafından belirlenmiş erken emeklilik sağlayan düzenlemelerden biridir. İtibari hizmet süresi fiilen olmayan ancak kanun koyucu tarafından verilen imkân nedeniyle varsayılan bir sürenin sigortalılık süresine eklenmesi şeklinde ortaya çıkmış ve 506 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmiştir.

2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun Ek 5’inci maddesinde: “506 sayılı Kanuna göre sigortalı sayılanların, aşağıda sayılan görevlerde geçen sigortalılık sürelerine, bu sürelerin her tam yılı için, hizalarında gösterilen süreler, sigortalılık süresi olarak eklenir. Sigortalılar Hizmetin Geçtiği Yer Eklenecek Süre I-a) 212 sayılı Kanunla değiştirilen 5953 sayılı Kanunu Değiştiren 5953 sayılı basın mesleğinde 212 sayılı Kanunun birinci maddesi 90 gün, çalışanlarla çalıştıranlar kapsamına giren, arasındaki münasebetleri düzenleyen kanun kapsamına tabi olarak çalışan sigortalılar.

b)Basın kartı yönetmeliğine göre Basın müşavirlikleri 90 gün, basın kartına sahip olmak suretiyle gazetecilik yaparken, kamu kurumlarına giren ve bu kurumlarda meslekleriyle ilgili görevlerde istihdam edilen sigortalılar. II - (Değişik bent: 20.06.1987 -3395/13 md.) a) Solunum ve cilt yoluyla 90 gün, Basım ve gazetecilik iş yerlerinden vücuda geçen gaz veya diğer 1475 sayılı Kanun zehirleyici maddelerle çalışılan ve değişikliklerine iş yerleri, göre çalışan sigortalılar, b) Fazla gürültü ve ihtizaz yapıcı makine ve aletlerle çalışarak iş yapılan işyerleri,

c)Doğrudan doğruya yüksek hararete maruz bulunarak çalışılan işyerleri,

d)Fazla ve devamlı adali gayret sarf edilerek iş yapılan işyerleri,

e)Tabii ışığın hiç olmadığı ve münhasıran suni ışık altında çalışılan işyerleri,

f)Günlük mesainin yarıdan fazlası saat 20.00’den sonra çalışılarak yapılan işyerleri.... ...Kesirlerin hesaplanmasında tam yıl 360 gün olarak alınır. Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülü uygulanır.” düzenlemesini içermektedir.

3.Görüldüğü üzere kanunun uygulanması bakımından, ancak, ilgili maddelerde sayılı ve sınırlı olarak öngörülen “Hizmetin geçtiği yer – Kapsamdaki İşler/İşyerleri - Kapsamdaki Sigortalılar” yönünden belli çalışma şartlarının tümünün gerçekleştiği durum için uygulama olanağı bulunmaktadır.

4.Buna göre, 506 sayılı Kanun bakımından, “a-) 212 sayılı Kanunla değiştirilen 5953 sayılı Kanun kapsamına tabi olarak çalışan sigortalılar. b-) Basın kartı yönetmeliğine göre basın kartına sahip olmak suretiyle gazetecilik yaparken, kamu kurumlarına giren ve bu kurumlarda meslekleriyle ilgili görevlerde istihdam edilen sigortalılar.” ek 5 inci maddenin 1. bendi kapsamında itibari hizmetten faydalanabilecektir.

5.5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun'un 1 inci maddesinde, bu Kanun hükümlerinin Türkiye’de yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan ve İş Kanunundaki "işçi" tarifi kapsamı dışında kalan kimselerle bunların işverenleri hakkında uygulanacağı, bu Kanun'un kapsamına giren fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanlara gazeteci deneceği belirtilmiş, 2 nci maddesinde, birinci maddenin kapsamı içerisinde bulunup da Devlet, il ve belediyeler ve İktisadi Devlet Teşekkül ve kurumlarıyla sermayesinin yarısından fazlası bu teşekküllere ait şirketlerde istihdam edilen memur ve hizmetliler hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür.

6.Ayrıca belirtilmelidir ki, 20.04.1994 günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 1 inci maddesine göre amacı, radyo ve televizyon yayınlarının düzenlenmesine ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin esas ve usulleri belirlemek olan 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun “Radyo ve Televizyon Kuruluşlarının Haber Birimlerinde Çalışanlar” başlığını taşıyan 38. maddesinde, radyo ve televizyon kuruluşlarının haberle ilgili birimlerinde çalışanların da 5953 sayılı Kanuna tabi oldukları açıklanmış olup, bu kanunun yürürlükten kaldırılmasından sonra 03.03.2011 tarihi itibari ile yürürlüğe girmiş olan 6112 Sayılı Radyo Ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun un "Haber birimlerinde çalışanlar" başlıklı 23 üncü maddesinde de Medya hizmet sağlayıcılarının haber birimlerinde çalıştırılacak basın kartlı personelin 13.06.1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanuna tabi olduğu belirtilmiştir.

7.Anlaşılacağı üzere, kanun koyucu tarafından 5953 sayılı Kanun kapsamına tabi olarak çalıştırılanlara itibari hizmet süresi hakkı tanınmış olmakla birlikte, bu haktan yararlanma “HER TÜRLÜ FİKİR VE SANAT İŞLERİNDE ÇALIŞMA” koşuluna bağlanmıştır. Anılan kavram, gazetecilik mesleğinin yerine getirilmesine ilişkin olarak ve doğrudan doğruya ilgili alanlarda çalışmayı ifade etmekte olup, buna göre, yazar, muhabir, editör, redaktör, düzeltmen, çevirmen, sayfa sekreteri, fotoğrafçı, kameraman, ressam, karikatürist vb. çalışanların, bu meslekle doğrudan doğruya ilgili olduklarından gazeteci olarak kabul edilmeleri gerekmekte, buna karşın, aynı tür işyerlerinde teknik sorumlu, şoför, sekreter, muhasebe elemanı, satış, pazarlama vb. işlerde çalışanların ise söz konusu Kanuna tabi gazeteci olarak değerlendirilmeleri olanaklı görünmemektedir.

8.6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun bakımından ise, radyo ve televizyon kuruluşlarının HABERLE İLGİLİ BİRİMLERİNDE ÇALIŞMA kavramının, haberin oluşumuna doğrudan katkı sağlama olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre; haber müdürü, editör, prodüktör, muhabir, foto muhabiri, haber spikeri, haber kameramanı vb. çalışanların 5953 sayılı Kanuna tabi oldukları belirgin ise de, uplink görevlisi, şoför, diğer teknik ve idari personel, vb. çalışanların, haberin oluşumuna doğrudan katkısı olmadıklarından kapsam dışı tutulmaları zorunludur.

9.01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu bakımından irdeleme yapılacak olursa; itibari hizmet kavramı yerine fiili hizmet süresi zammı kavramı kullanılmış ve 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinde fiili hizmet süresi zammından kimlerin hangi şartlarla faydalanabileceği hususu düzenlenmiş olup, basın ve gazetecilik mesleğinde olanlar ve Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda haber hizmetinde çalışanlar bakımından, 19.01.2013 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6385 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi ile eklenen düzenleme ile, basın ve gazetecilik mesleğinde Basın Kartı Yönetmeliğine göre basın kartı sahibi olmak suretiyle fiilen çalışanların ve Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda Basın Kartı Yönetmeliğine göre basın kartı sahibi olmak suretiyle; Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda haber hizmetinde fiilen çalışanların bu çalışma sürelerinin fiili hizmet süresi zammının hesabında gözetileceği hüküm altına alınmış, 6385 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinde de, bu düzenlemenin 2008 yılı Ekim ayı başından itibaren geçerli olacağı belirtilmiştir.

10.Ne var ki, 5510 sayılı Kanun'a, 6385 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi ile eklenen 16 ncı Alt bendinde yer alan, "basın ve gazetecilik mesleğinde olan kişilerden,-"Basın Kartı Yönetmeliğine göre basın kartı sahibi olmak suretiyle- fiilen çalışanların- itibari hizmetten faydalandırılması gerektiğine ilişkin kanun maddesine karşı somut norm denetimi yolu ile Anayasaya aykırılık iddiası ileri sürülmüş ve Anayasa Mahkemesi’nin 25.12.2019 gün ve 2019/62 Esas, 2019/98 Karar sayılı kararı ile 16 numaralı bendin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline dair karar verilmiş olup, karar 14.02.2020 tarih ve 31039 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

11.Diğer taraftan, 7256 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi ile benzer mahiyette bir bent 13.11.2020 tarihi itibari ile yürürlüğe girmiş olup, bent hükümleri; Kapsamdaki işler/işyeri Kapsamdaki sigortalılar Eklenecek Gün sayısı "16) Basın ve 14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine göre basın 90 gazetecilik kartı sahibi olmak suretiyle fiilen çalışanlar. Mesleğinde" şeklinde iken,; bu bent üzerinde bir değişiklik de, 13/10/2022 tarihli ve 7418 sayılı Basın kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 24 üncü maddesiyle bu sırada yer alan “14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine” ibaresi “9/6/2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanununa” şeklinde değiştirilmiştir.

12.Sonuç olarak maddenin son hali; Kapsamdaki işler/işyeri Kapsamdaki sigortalılar Eklenecek Gün sayısı "16) Basın ve 09.06.2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanununa 90 Gazetecilik Mesleğinde göre basın kartı sahibi olmak suretiyle fiilen çalışanlar. şeklini almıştır.

13.Görüldüğü üzere basın kanunu kapsamında geçen çalışmalar nedeniyle itibari hizmet süresinin tespiti / fiili hizmet süresi zammından faydalandırılması amacıyla açılan davalarda; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi hükmünde yer alan "Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un geçici 20 inci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Yasa hükümlerine göre değerlendirilirler" hükmü ve genel olarak Yasaların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında, mahkemece, öncelikle talep konusu dönem ve bu döneme göre davacı hakkında uygulanması gereken yasal mevzuat ve şartları ayrı ayrı tespit edilmeli ve 01.10.2008 tarihi öncesindeki dönem bakımından 506 sayılı Kanun'un ek 5 inci maddesinde yer alan itibari hizmetin, 01.10.2008 tarihi ve sonrası dönem bakımından ise, 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi hükümleri kapsamında hak kazanılan fiili hizmet süresi zammının şartları irdelenerek, yasal çerçevede bir karar verilmelidir.

14.Yapılacak irdelemede, davalı iş yerinin kapsam ve kapasitesi ile gerçekleşen çalışmanın niteliği irdelenmeli, bu bakımdan davalı iş yeri hakkında, öncelikle kanun kapsama alınıp alınmadığı hususu ile itibari hizmet kapsamında olup olmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumunca veya İş Müfettişlerince denetim yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, iş yerinde itibari hizmete tabi olarak bildirim yapılan kişilerin varlığı ile birlikte, davacının nerede, iş yerinde hangi bölümde, ne surette çalıştığı ve şayet var ise ek 5 inci maddenin ikinci bendinde yer alan "Basım ve gazetecilik iş yerlerinden" maruziyet koşulunun gerçekleşmesi gerektiği dikkate alınarak, maruziyetin ne şekilde gerçekleştiği hususu gerek bordrolu tanıkların alınacak beyanları ile ve gerekse de iş yeri uygulamaları ve özlük dosyası ile yapılacak keşifte gözlemler tutanağa yansıtılmak suretiyle dikkatlice belirlenmeli, davacının çalışması tüm bilgi ve belgeler ile bordrolu tanıklar dinlenildikten sonra net olarak belirlenmeli, çalışmanın 5953 sayılı Kanun kapsamına girip girmediği hususunda ise, davacının yaptığı işin fikir ve sanat işi niteliğinde olup olmadığının tespitinde iletişim fakültelerinde görevli bilirkişi yada bilirkişi heyetinden rapor alınarak, dinlenilen bordrolu tanıklar ile davacı hakkında iş yerinde tutulan tüm belgeler ve kayıtlar dikkatle incelendikten sonra, sonucuna göre bir karar verilmeli, ulusal veya yerel televizyon veya radyolarda geçtiği iddia edilen çalışmalar bakımından da haberle ilgili birimlerinde ve haber program kayıtlarına ilişkin cd çözümleri ile birlikte RTÜK kayıtlarının istenmesinden sonra yapılan işin fikir ve sanat işi niteliğinde olup olmadığı tespit edilmeli ve 30.09.2008 tarihinden önceki çalışmalar yönünden 506 sayılı Kanunun Ek 5 inci Maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan "...Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0.25) formülü uygulanır." hükmü ile Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 16.05.2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 18.02.2000 gün ve 1997/1 Esas - 2000/1 Karar sayılı kararında, itibari hizmet süresinin, salt sigortalılık süresine eklenmesi gerekeceği, ayrıca bu sürenin fiili prim ödeme gün sayısına eklenmesinin söz konusu olamayacağına ilişkin kararı dikkate alınmalı ve 01.10.2008 tarihi ve sonrası geçen çalışma dönemleri bakımından fiili hizmet süresi zammından faydalanabilmek için 40 ıncı maddede aranan " basın kartı sahibi olmak suretiyle" ibaresi ile getirilmiş olan basın kartının varlığına ilişkin koşul da araştırılmalı ve oluşacak sonuca göre infaza elverişli şekilde bir karar verilmelidir.

15.İtibari hizmet süresi tespiti talebi yanında hizmet tespiti talebi de bulunmakta ise, öncelikle hizmet tespitine ilişkin iddia irdelenerek infaza elverişli bir hüküm kurulmalı devamında itibari hizmet süreleri de karar yerinde ve infaza elverişli şekilde belirtilmelidir.

16.Eldeki dava bakımından ise, davacının isteminin 26.12.2008-16.12.2014 tarihleri arasında basın kanunu kapsamında haber prodüktörü olarak geçtiği iddiası ile bu çalışmaların fiili hizmet süresi zammının tespitine yöneldiği anlaşılmakta olup, davanın yasal dayanağının 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi olduğu gözetilerek fiili hizmet süresi zammından faydalanmak için basın kartının olup olmadığı, araştırıldıktan sonra oluşacak sonuca göre, bir karar verilmelidir.

17.Kabule göre de, fiili hizmet süresi zammının tespitine ilişkin uyuşmazlığın, 506 sayılı Kanun'un ek 5 ici madde hükümleri kapsamında, hizmet akdine tabi çalışma nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti niteliğinde bulunmadığı gözetildiğinde, Sosyal Güvenlik Kurumunun davada usulünce davalı sıfatı ile taraf olmasının sağlanması gerekirken, hatalı değerlendirme ile Kuruma davada fer’i müdahil sıfatı ile yer verilmesi de isabetsizdir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Sigorta Hukuku 5953 sayılı basın mesleğinde 212 sayılı Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunu 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunu 5953 sayılı Kanun kapsamına girip girmediği hususunda ise, davacının yaptığı işin fikir ve sanat işi niteliğinde olup olmadığının tespitinde iletişim fakültelerinde görevli bilirkişi yada bilirkişi heyetinden rapor alınarak, dinlenilen bordrolu tanıklar ile davacı hakkında iş yerinde tutulan tüm belgeler ve kayıtlar dikkatle incelendikten sonra, sonucuna göre bir karar verilmeli, ulusal veya yerel televizyon veya radyolarda geçtiği iddia edilen çalışmalar bakımından da haberle ilgili birimlerinde ve haber program kayıtlarına ilişkin cd çözümleri ile birlikte RTÜK kayıtlarının istenmesinden sonra yapılan işin fikir ve sanat işi niteliğinde olup olmadığı tespit edilmeli ve 30.09.2008 tarihinden önceki çalışmalar yönünden 506 sayılı Kanunu 5953 sayılı Kanuna tabi oldukları açıklanmış olup, bu Kanunu 5187 sayılı Basın Kanunu 6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 506 sayılı Kanunu 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu 5510 sayılı Kanun 506 sayılı Kanun 5953 sayılı Kanun, 6112 sayılı Kanun, tanık beyanları ve bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde davacının, çalıştığı işyerinin ve yaptığı işin bir bütün olarak içtihat ve doktrin de dikkate alınması sonucunda, 5953 sayılı yasa kapsamında tanımlanan gazeteci şümulü içerisinde olduğu kanaatine varılarak davacının davalı yanında 26.12.2008 - 16.12.2014 tarihleri arasında çalıştığı sürelerin 5953 sayılı kapsamda olduğunun tespitine karar verilerek davanın kabulüne, davacı 3405199314859 sigorta sicil numaralı ...'ın davalı iş yerinde 26.12.2008 - 16.12.2014 dönemi içerisindeki çalıştığı sürelerin 5953 sayılı yasa kapsamında (Basın - İş Kanunu 506 sayılı , 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunu 212 sayılı Kanunla değiştirilen 5953 sayılı Kanunu 7418 sayılı Basın Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 5953 sayılı Basın İş Kanunu 7256 sayılı Kanun 6385 sayılı Kanun HMK md.353/1 K3984 md.38
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog