Esas No
E. 2021/6242
Karar No
K. 2023/6399
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2021/6242 E.  ,  2023/6399 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2013/97 E., 2015/46 K.
SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2013/97 Esas, 2015/46 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 32 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 8 ay 13 gün hapis cezası ile bu cezanın akıl hastalarına özgü sağlık kurumunda tedavi altına alınmak suretiyle güvenlik tedbirine karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.10.2018 tarihli ve 14-2015/193737 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebebi

Mağdurenin aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğuna, adlî tıp raporu ile cinsel muayene raporu incelendiğinde suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlemediğinin anlaşıldığına, mağdur ve suça sürüklenen çocuğun olay öncesinde samimi bir arkadaşlıklarının bulunduğuna, mağdurun annesinin çocuğunu koruma duygusuyla hareket ederek ifade verdiğine, mağdurun ailesinin baskısı ve yönlendirmesiyle iftira attığına, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair dosyada şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, belirtilen gerekçelerle suça sürüklenen çocuğun beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Mahkemece ''Dosyada mevcut raporlara göre sınır zeka geriliği bulunan mağdur ... ile yine Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 30/10/2013 tarih ve 4444 karar sayılı raporuyla hafif derecede zeka geriliği bulunduğu belirtilen suça sürüklenen çocuk ...'nun birlikte 10/10/2012 suç tarihinde ... Belediyesi tarafından Kurban Bayramı öncesi kurulan hayvan pazarına gittikleri, burada iki gece kaldıkları, kaldıkları ikinci gecede suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibarı ile 13 yaş 5 ay 20 günlük olan mağdura karşı fiili livata suretiyle cinsel istismarda bulunduğu...'' ve ''Suça sürüklenen çocuk hakkında Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 30/10/2013 tarih ve 4444 sayılı raporunda suça sürüklenen çocukta hafif derecede zeka geriliğinin saptandığı, bu zeka geriliğinin eylem sırasında suça sürüklenen çocuğun davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacağından suça sürüklenen çocuğun mağdur ...'a karşı 10/10/2012 tarihinde işlediği organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçunu işlediği sırada eyleminin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğundan hakkında TCK'nun 32/2 maddesinin uygulanması gerektiği...'' şeklinde gerekçe ve kabul ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

2.Deliller; suça sürüklenen çocuk savunması, mağdur ile katılanların beyanları, 13.10.2012 tarihli cinsel muayene raporu, Dr. Nafiz Körez Sincan Devlet Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulunun 24.11.2011 tarihli raporu, Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 30.10.2013 ve 26.11.2014 tarihli raporları ile kolluk kuvvetlerince tutulan araştırma tutanaklarından ibarettir. IV. GEREKÇE

1.Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, olayın intikal şekli ve zamanı, suça sürüklenen çocuğun inkara dayalı savunması, mağdurun aşamalardaki beyanlarında kendisinde meydana gelen yaralanmaların cinsel istismar eyleminden sonra gerçekleştiğini ileri sürmesi, 13.10.2012 günlü cinsel muayene raporunda mağdurun anal bölgesinde eski ya da yeni yara izine rastlanmadığı yönünde bilgi verilmesi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair mağdurun başka delillerle desteklenmeyen çelişkili beyanları dışında cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatı yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Bozma sebebine uygun olarak onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR

Gerekçede bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2013/97 Esas, 2015/46 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog