Aramaya Dön

11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/306
Karar No
K. 2023/306
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/306 Esas - 2023/551

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C.

ANKARA

11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/306 Esas
KARAR NO: 2023/551
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ....
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/06/2016
KARAR TARİHİ: 13/09/2023
KAR.YAZ. TARİHİ: 14/09/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA:

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle ; davacı ile dava dışı ... Oto. San. Tic. Ltd. Şti.'nin davalının tanıklığı ile ortak olduğunu, ve davalının iş sahibi olduğu 270.000,00 bedelli iş sözleşmesinin yapıldığını, bu işin başarı ile tamamlandığını, daha sonra davalı ile dava dışı ... Oto. San. Tic. Ltd. Şti. arasında bir sözleşme daha imzalandığını ve davalının dava dışı bu sözleşme ile ilgili ödeme güçlüğü çektiğini, daha evvel gerçekleşen iyi ilişkiler, başarılı işler nedeni ile para havalesini gösteren 10.04.2014 tarihli dekonttan anlaşılacağı üzere davacı tarafından davalıya 220.000,00 TL borç verildiğini, davalının 16.06.2014 tarihinde 30.000,00 TL, 06.08.2014 tarihinde 20.000,00 TL olmak üzere toplam 170.000,00 TL ödeme yaptığını bakiye borcun ödenmediğini, taraflarınca bakiye alacağın tahsili için takibe geçildiğini, takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu beyanla .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine "karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

SAVUNMA

Davalının cevap dilekçesinde özetle; şirketin 25.02.2016 tarihinde ... şirketine hisselerinin devredildiğini, adresin yurt dışında olduğunu, tebligatın eski adrese yapıldığını, taraf teşkilinin sağlanmadığını, görevli ve yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, .... yetkili olduğunu, icra dairesinin yetkisine itirazlarını tekrar ettiklerini, davalı şirketin borcunun bulunmadığını, eski yönetici olarak beyanda bulunduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

DELİLLER

Taraf delilleri toplanılmış ,bilirkişi incelemesi yaptırılmış , mahkememizin ... sayılı ilamı ile "... davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan ve ... Bankasına yazılan müzekkere ile örnekleri alınan dekontlardan anlaşıldığı üzere davacı tarafından ... ... hesabına 10.04.2014 tarihinde " ... Elektrik A.Ş. Adına ödenen" açıklaması ile 220.000 TL gönderilmiş, devamla ... ... tarafından davacı hesabına 16.06.2014 tarihinde "... A.Ş. ..." açıklaması ile 30.000 TL, 06.08.2014 tarihinde " ... Elektrik A.Ş. Adına Otomatik Kontrol İşi Avans Ödeme" açıklaması ile 20.000 TL gönderilmiştir. ... ... 25.10.2019 tarihli beyanı ile davacının kendisinden borç aldığını, 10.04.2014 tarihinde gönderilen havalenin kendisine yapılan ödeme olduğunu, dekontların davalı şirket ile irtibatının olmadığını beyan etmiş, devam eden beyanlarında da bu savunmasını devam ettirmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki; havale, kural olarak ödeme vasıtası olup var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Bu durumda ödünç ilişkisini ispat etme yükümlülüğü esasen bu iddiayı dile getiren davacıya aittir. Davalı şirket yetkilisi ... ...'de bu doğrultu da kendisinden alınan borcun ödendiğini beyan etmektedir. Ancak davacının delil olarak dayandığı havale dekontunda gönderilen paranın "... Elektrik A.Ş. adına ödenen" açıklaması ile gönderildiği görülmektedir. Alıcının şirket yönetici olması, havale açıklamasında açıkça davalı şirketin zikredilmesi karşısında yapılan ödemenin ... ...'den alınan borcun ödemesi olduğunun kabulü mümkün görülmemiştir. Şu hâlde ispat yükü yer değiştirecek, dekont açıklamasının aksini iddia eden davalının bu savını ispat etmesi gerekecektir. Davalı şirket yetkilisi bu hususta delil sunabilmiş değildir. Şu halde, ödenen paranın şirket adına ödendiğinin kabulünün uygun olacağı görülmektedir. Adı geçen 10.04.2014 tarihli havalenin akabinde davacıya ait hesaba şirket yöneticisi ... ... tarafından "... A.Ş. ...", "... Elektrik A.Ş. Adına Otomatik Kontrol İşi Avans Ödeme" isimleri ile toplam 50.000,00 TL havale yolu ile ödeme yapıldığı, ticari defterlerde kapanmış 270.000,00 TL'lik ticari ilişki dışında ticari ilişki bulunmadığı, taraflar arasında açıklamalarda geçen konularda ticari ilişki bulunmadığı ve davalı tarafından dekontlarda "avans" açıklamalı geri ödeme yapıldığı da nazara alındığında paranın alacak-borç ilişkisi çerçevesinde ödünç olarak verildiği, dekont açıklamalarının davacının dava dilekçesinde açıkladığı olay örgüsünü desteklediği, bu açıklamaların dava konusu borcu ve buna ilişkin geri ödemeleri ispata yeterli sayılacağı, sonuç olarak davacının davasını ispat ettiğinin, davalının dekont açıklamasının aksini ileri sürmekle üzerine aldığı ispat yükünü yerine getiremediğinin kabulünün gerekeceği anlaşılmıştır. Davacının takip yapmadan önce davalı yanı noter vasıtası ile ihtar ederek temerrüte düşürmediği görülmekle işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiş, neticeten, ....Davanın KISMEN KABULÜ ile,

Davalı tarafından Ankara 6. İcra Dairesinin 2016/5253 esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın 170.000,00- TL asıl alacak üzerinden takip devam etmek üzere İPTALİNE, takibin 170.000,00- TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesi suretiyle devamına, " karar verildiği görülmüştür.

Mahkememiz ilamının davalı vekilince istinafı üzerine .... sayılı ilamı ile "...Havale, kural olarak ödeme vasıtası olup var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Bu durumda ödünç ilişkisini ispat etme yükümlülüğü esasen bu iddiayı dile getiren davacıya aittir. ... ... 25.10.2019 tarihli beyanı ile davacının şahsi olarak kendisinden borç aldığını, 10.04.2014 tarihinde gönderilen havalenin kendisine yapılan ödeme olduğunu, dekontların davalı şirket ile irtibatının olmadığını beyan etmiş, devam eden beyanlarında da bu savunmasını devam ettirmiştir. Somut uyuşmazlıkta Mahkemece dekontta yer alan ifadede şirket isminin geçmesi davalı yanın savunmalarını ispat etmeyeceği, dekont açıklamasının aksinin davalı yanca ispat edilmesi gerektiği kanaatine varılmış ise de söz konusu dekontta yer alan "... Elektrik A.Ş. Adına Ödenen" açıklaması, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından ödünç olarak para gönderme iddiasını ispat etmeye yeterli değildir. TMK.'nun 6.maddesi gereğince "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." hükmü getirilmiştir. Dosya kapsamında davacı tarafın ödünç para vermediği iddiasının yazılı delilerle kanıtlayamadığı görülmektedir. Ancak dava dilekçesi incelendiğinde davacının aynı zamanda yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m.

233.yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez. Açıklanan bu nedenlerle mahkemece; davacının yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak, davacıya karşı tarafa yönelik olarak yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu durumda, davacının yemin teklif etme hakkının hatırlatılması suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı yanın istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına" denilerek mahkememize iade olunduğu görülmüştür.

Davacı tarafça yemin deliline dayanılması üzerine davalı şirket temsilcisi ... ...'ün yemine ilişkin beyanında "... ben davalı şirketin temsilcisiyim dosyanıza dikkatle bakılırsa ... bankası aracılığıyla dünya bankası kredisinden ... faturası birebir ödenmiştir, ben ...'den ... şirketi adına tarafımıza yapacağı elektronik kumanda sistemi için parçalar aldırdım bana fatura edildi faturaların karşılığında ... Bankası aracılığıyla ... yatırım kredisi getirdim banka krediden aktarma sureti ile ödendi ancak hemen ödenmediği için ... benden daha önce avans para istedi bende şahsi hesaplarımdan avans olarak para ödedim dekontları da dosya da mevcuttur bu avans paralar kendisine benim şahsi hesabımdan ödendi yapılan mutabakata karşı da krediden ödeme yapılınca bana ait verilmiş şahsi para bana iade edilecekti dolayısıyla önce ben şahsi hesabımdan kredi kendisine ödenene kadar avans ödemesi yaptım ve bu avans ödemesinden sonra ... isimli şirketin sahipleri elektronik parçaları temin etti onlar işleri yaptılar ... bankası fatura tutarını davacıya aktardı davacı da benden avans olarak aldığı parayı bana iade etti ... şirketi kendisinden daha fazla mal almış benimle ilgisi olmayan mal tutarını ödemeyince ... bana geri ödediği parayı borç vermiş gibi göstererek geri almak istiyor davacı şirketin bana ya da şirkete borç para vermesi söz konusu değil davalı şirketin de davacıya herhangi bir borcu yoktur." dediği görülmüştür.

DEĞERLENDİRME

Davacı tarafça davalı şirkete borç olarak gönderilen havale tutarının ödenmeyen bakiye kısmının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali, davalı tarafça borç alınan paranın geri ödendiği, davalı taraftan borç alınmadığı belirtilerek davanın reddi talep edilmiş olup:

Davacı tarafça 10.04.2014 tarihinde gönderilen havalenin davalıya borç olarak gönderildiği iddia edilmiş ise de, üzerinde borç olarak gönderildiğine dair her hangi bir kayıt içermeyen havalenin kural olarak var olan bir borcun ödendiğinin kabulü gerektiği , davacı tarafça gönderilen havaleye konu tutarın davalıya borç için verildiğine dair başkaca bir delil gösterilemediği , davalı yemini, tüm dosya içeriği, ... sayılı ilamı ile anlaşılmakla davacının ispat edilemeyen davasının TMK nun 6. Maddesi uyarınca reddi ile , davacının kötü niyetli olduğuna dair yeterli ve inandırıcı delil bulunmaması davalının kötü niyet tazminat talebi yönünden gözetilerek aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davacının davasının reddine,

Tarafların şartları oluşmayan icra inkar ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL harcın, dava açılışında alınan 2.348,06 TL peşin harcın düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 2.08,21TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.162,39 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı şirket temsilcisinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/09/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.