9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/7070 E. , 2023/6043 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2022 tarihli ve 2022/291 Esas, 2022/517 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası birinci cümlesi, aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi, aynı maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.03.2023 tarihli ve 2023/358 Esas, 2023/267 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin alınan doktor raporunda darp cebir izi olmadığı, hymenin intakt olmadığı şeklinde bir rapor olsa dahi mağdurenin beyanından anlaşılacağı üzere bu raporun erkek arkadaşı ile ilişkiye girmesi neticesinde oluştuğu, adli tıp raporunda vücuda organ sokulduğuna dair bir tespitin yapılmadığı, iddia edilen 1. eylemde babanın da evde olduğu bu nedenle eylemin yaşanmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, eylem sonrasında aile üyelerince eylemin fark edilmemiş olduğu bu nedenlerle mahkumiyet kararının hatalı olduğuna, cezada indirim uygulanmadığına ve sanığın lehine olacak durumların göz ardı edilmiş olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince ''Tüm dosya kapsamı ile mağdurun sanık tarafından kendisine karşı gerçekleştirilen eylemleri aşamalarda istikrarlı bir şekilde anlatması, 29/09/2022 tarihli kriminal uzmanlık raporu ve dosya arasında bulunan mesajlaşma kayıtları değerlendirildiğinde, her ne kadar sanık ... aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu kardeşine karşı işlemediğini belirtmiş ise de; sanık savunmasının aksine mağdurun beyanlarında sanığın kendisine iki farklı tarihte cinsel istismar eyleminde bulunduğunu ve bunu organ sokmak suretiyle yaptığını belirttiği, mağdurun beyanlarının 29/09/2022 tarihli kriminal uzmanlık raporu ile desteklendiği ve kriminal uzmanlık raporunda mağdura ait olan ve 30/06/2022 tarihinde sanık tarafından mağdura karşı gerçekleştirilen eylemler esnasında mağdurun üzerinde bulunan "Tutku" ibareli siyah renkli külot ile lacivert renkli taytta ve mağdurun ilişki sonrası temizlenmek maksadı ile kullandığı, kullandıktan sonra odasında bulunan çöp kovasına attığı ıslak mendilde sanığa ait meni sıvılarının bulunduğunun, mağdurdan alınan vajinal posterior fornix sürüntü örneğinde bulunan erkek karakterin sanıktan alınan kan örneğinden elde edilen erkek karakter ile uyumlu olduğunun tespit edildiği gözetildiğinde somut deliller karşısında kriminal uzmanlık raporunu kabul etmeyen sanık savunmasının suç şüphesinden kurtulmaya yönelik, mesnetsiz, soyut nitelikte olduğu ve itibar edilmemesi gerektiği vicdanı kanaatine varılmıştır.
Mağdur ...'un tüm aşamalarda alınan beyanında sanığın iki farklı tarihte kendisi ile organ sokmak suretiyle cinsel birliktelik yaşadığını belirtmesi, mağdurun beyanlarının birbiri ile uyumlu ve olay anlatımı açısından istikrarlı olması, 30/06/2022 tarihinde yaşamış olduğu olaya dair beyanlarının kriminal uzmanlık raporu ile ispat olması nedenleri ile mağdur beyanlarının üzerine hüküm tesis etmeye elverişli olduğu kanaatine varılmakla sanığın mağdura karşı cinsel istismar eylemini iki farklı tarihte zincirleme şekilde gerçekleştirdiği kabul edilmiştir.
Sanık ile mağdurun kardeş olmaları, olayın ailelerine ait ikamette gerçekleşmesi, mağdurun yaşça sanıktan küçük olması nedenleri ile mağdurun kendisine karşı gerçekleştirilen eylemler esnasında şoka girmesinin, tepki gösterememesinin ve olayı anlayamamasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, mağdurun adli görüşme odasında mahkememizce beyanı alınırken kayıtlar izlendiğinde de görüleceği üzere konuşmada çok zorlanması, ağlaması, olayı hatırlamak istememesi gözetildiğinde mağdurun cinsel istismar eylemine rızasından söz edilmesinin mümkün olmadığı, açıklanan olaya özgü nedenlerle mağdurun iradesinin etkilendiği, eylemlere karşı koymasının sanık tarafından engellendiği bu itibarla sanık ...'ın 15 yaşındaki öz kardeşine karşı "Nitelik Cinsel İstismar" eylemini zincirleme şekilde gerçekleştiği sabit olduğundan sanığın eylemine uyan TCK'nın 103/1-1.cümle, 103/1-b, 103/2-1, 103/3.c, 43/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına ve sanığın yargılama sürecine yansıyan hiçbir pişmanlığının görülmemesi nedeni ile hakkında TCK'nın 62. Maddesinin uygulanmamasına karar verilmiştir.'' gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE 5271 sayılı
Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.03.2023 tarihli ve 2023/358 Esas, 2023/267 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.