Esas No
E. 2022/3591
Karar No
K. 2023/4316
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2022/3591 E.  ,  2023/4316 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/452 E., 2022/388 K.
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/195 E., 2021/78 K.

Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının Nazilli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/918 Esas ... dosyasıyla müvekkiline karşı ortaklığın giderilmesi davası açtığını, bu dava ile ... ili, Sultanhisar ilçesi, Salavatlı Mahallesi, 165 ada 6 parsel ... zeytinlik vasıflı taşınmazın satışını istediğini, taşınmaz içine müvekkilinin ev yaptırdığını, bu ev yapılırken müvekkilinin elektrik almasına davalının imzasıyla izin verildiğini, müvekkilinin 06.08.2018 tarihinde imar barışı kapsamında kayıt başvurusu yaptığını belirterek, taşınmaz üzerindeki muhdesatın müvekkilline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; muhdesat aidiyeti tespiti davası şartlarının oluşmadığını, dava konusu taşınmaz için imar barışından faydalanıldığını, söz konusu yapıyı adına tescil ettirme imkanı bulunduğu halde müvekkile dava açmasında hukuki yarar bulunmadığını, elektrik aboneliği yapılırken müvekkilin onay verdiğinin doğru olduğunu, taraflar arasındaki anlaşmazlığın davacının müvekkile danışmadan ve izin almadan beton direkler dikerek tel örgüyle taşınmazı kendi isteğine göre bölmesinden kaynaklandığını, bu sebeplerle ortaklığın giderilmesi davası açmak zorunda kaldıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararında; "davalının Nazilli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/918 Esas ... dosyasına ait dava dilekçesi ve 23.02.2021 tarihli ön inceleme tutanağına bakıldığında evin davacı tarafından oluşturulduğunun kabul edildiği, bu yönüyle taraflar arasında bir uyuşmazlığın olmadığı, davacının davayı açmakta güncel hukuki yararının olmadığı" şeklindeki gerekçe ile davanın HMK 114/1-h ve 115/2 nci maddesi gereği hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili, hükmün kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taraflar arasında dava konusu edilen taşınmazla ilgili 19.10.2020 tarihinde açılan ortaklığın giderilmesi davasının 23.02.2021 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında; davalının, davacı tarafın muhdesat iddiasını kabul ettiği, davacının bu davanın ön inceleme duruşmasından önce, muhdesat iddiası ileri sürülmeden ve bu yönde davalı tarafın beyanı alınmadan 18.11.2020 tarihinde eldeki muhdesat tespiti talepli davayı açtığı" gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ortaklığın giderilmesine ait dava dilekçesi incelendiğinde muhdesata yönelik evin müvekkile ait olduğu konusunda hiç bir beyanda bulunulmamış olduğunun görüleceğini, davalı tarafın davayı kaybedeceğini anlayınca muhdesat davasını ve evin müvekkiline ait olduğunu kabul ettiklerini, ortaklığın giderilmesi dava dosyası celbedilmeden mahkemece hüküm kurulduğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK. mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki ... ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad. 718). 22.12.1995 tarih ve 1/3 ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.

2.Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK mad.106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK mad.114/1-h, 115).

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.114/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.