45. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/2037
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS : 2019/1056
KARAR: 2020/361
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Konut ve Yapı Kooperatifi tarafından yapılan 21/01/2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların Kooperatifler Kanununun emredici kurallarına aykırı olduğunu, hazirun listesinin ortaklar defterine uygun hazırlanmadığını, genel kurula davetin iadeli taahhütlü davet ile yapılması gerektiğini ancak yapılmadığını, 2017 tarihinde mecburi yapılması gereken olağan genel kurul toplantısının yapılmadığını, 19/06/2016 tarihli genel kurul başka ortaklar tarafından 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/880 Esas sayılı dosyasıyla dava konusu yapıldığı, Genel kurul gündem maddelerinde bilanço, gelir-gider farkı cetvelleri ve faaliyet raporlarının Kooperatifler Kanunu 24. madde gereğince toplantıdan en az 15 gün öncesinden itibaren bir yıl süresince bunların kooperatif merkezinde ortakların incelemesine sunulması şartına uyulmadığını, bilanço ve mali tablolar hakkında açıklama yapılmadığını, 03/05/2015 tarihinden itibaren genel kurul tarihine kadar toplanmış olan yaklaşık üç milyon tutarındaki paranın nereye harcandığının ortaya konulamadığını, Kooperatif taşınmazlarının bulunduğu arsalar için 2010 yılından önce yapı ruhsatı başvuru şartı olan aplikasyon krokisi için herhangi bir başvuru yapılmadığını, 2010 tarihinden önce taşınmazlara ilişkin onaylı bir proje ve yapı ruhsatı düzenlenmediğini, yapıların inşaatına yüklenici firmanın ruhsatsız başladığını ve arsa sahiplerinin de ruhsatsız inşaata izin verdiklerini, filli duruma göre kat mülkiyetinin kurulacağı şeklinde açıklamalarla yüksek bedellerle proje - ruhsat ve tapu masrafı adı altında borçlandırmalarla hem haksız menfaat sağlandığını hem de tazminat ödemesi gereken yüklenici firmanın mahkemeler alet edilerek alacaklı çıkarıldığını, sadece bu sebepten dolayı dahi alınan ibra, seçimlerin ve yapılan borçlandırmaların mutlak olarak yokluğunun tespiti gerektiğini, Kadastro müdürlüğünde yapılan araştırma sonucu 2019 tarihli aplikasyon krokileri üzerinde yapılan incelemede blokların sosyal donatı alanlarına tecavüzlü olduğunun anlaşıldığını, 2010 tarihli aplikasyon krokisi her ne kadar fiili durum işlenmeyerek gizlenmeye çalışılsa da, arsa koordinatları ve yüzölçümünden 2019 tarihli aplikasyon krokisiyle aynı olduğu, tevhit veya ifraza yönelik işlemlerin olmadığının anlaşılacağını, bu anlamda 2010 tarihli başvuru yapılırken bilinçli olarak fiili durumun gizlendiği sırf haksız menfaat sağlamak için yapı ruhsatları düzenlenerek, proje ruhsat ve tapu masrafı adı altında borçlandırmaların yapıldığı ortada olup, dava konusu genel kurul toplantı tutanağının 10. maddesinde hile ve aldatmayla yapılan tapu masrafı adı altında borçlandırmalara yasal faiz uygulanması kararının mutlak olarak yokluğunun kabulü gerektiğini ayrıca blokların sosyal donatı alanlarına tecavüzlü olduğunu öğrenene kadar hukuken anlamsız gelen tevhit ve terk işlemlerine yönelik her genel kurulda oluşturulan gündem 17. maddenin de yok hükmünde olduğunun kabulü gerektiğini, Kooperatif taşınmazları İstanbul ili, Tuzla İlçesi, ... (... Mah.) ... ada /... parsel, ... ada/... parsel ve ... ada /... parselden oluşan üç bağımsız ada üzerinde kurulmuş olup, ... ada /... parselde ... payla ve ... ada /... parselde ... payla İstanbul Büyükşehir Belediyesinin paylı mülkiyet hakkı olduğunu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Emlak Müdürlüğünden hangi tarihten itibaren hissedar olduğu ve anılan kooperatife, irtifak veya kullanma iznine yönelik bir meclis kararı olup olmadığı hususunda bilgi talep edildiğinde herhangi bir meclis kararı olmadığı ve kooperatif inşasına başlandığı günden itibaren ilgili belediyenin hissedar olduğunun anlaşılacağını, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin hisse payı ödemesini arsa sahiplerinin yapması yönünde karar verildiğini ancak bunun kooperatif yönetimi tarafından gizlendiğini beyan ederek 21/01/2018 tarihli genel kurul kararlarının Kooperatifler Kanununun emredici kurallarına, kanuna, ana sözleşmeye, iyi niyet kurallarına aykırı olması sebebiyle mutlak butlanla sakat olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir
CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Ana sözleşmenin 12. maddesine göre "kooperatifin ortak sayısının en az 7 kişi olduğu ve ortak sayısı arsa ve konut imkanlarına göre genel kurulca belirlenir" hükmünün getirildiğini, davacının yeni üye kaydedildiği yolundaki iddiasının asılsız olduğunu, 184 ortağa Pendik Postanesinden 13/12/2017 tarihinde gönderilen taahhütlü mektuplarla, gündem ve toplantı tarihi tek sayfada yazılarak olağ3an genel kurula çağrı yapıldığını, 21/01/2018 tarihli genel kurula; 50 ortağın asaleten, 34 ortağın vekaleten katıldığını, müvekkili kooperatifin kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ile edindiği arsalar üzerine, kooperatife kayıt ettiği üyelerden topladığı aidatlarla; gayrimenkul sahiplerine ve üyelerine daireler yaptığını, davacının delil olarak belirttiği dava dosyaları davaya konu genel kurul kararından önceki işlemlere ait olduğunu, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/880 esas sayılı dosyası ile davacının kötü niyetli olarak dava açtığını, müvekkilinin bu dava nedeniyle uğrayacağı zararların davacıdan talep etme haklarının saklı tuttuklarını, davacı tarafın talepleri arasında bulunan kooperatifin mali kaynaklarına el konularak muhafaza altına alınması talebinin müvekkili kooperatifi büyük zarara uğratacağını, davacının, müvekkili kooperatife yüklü miktarda borçlu olduğunu, borcunu ödememek için işbu davayı açtığını, açıklanan sebeplerle HMK 329 maddesi gereğince 5.000,00 TL disiplin para cezasının tahsilini, üç katı vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile işbu davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece '' Dava, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesi gereğince genel kurul kararının iptaline karar verilmesi istemidir. Dava konusu 21/01/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına ait toplantı tutanağı, ticaret sicil gazetesi ilanı, ana sözleşme ve tebligat taraflarca ibraz edilmiştir. İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 20/12/2019 tarihli cevabı yazısında davalı ... Konut Yapı Kooperatif'ne ait 2018 yılında yapılan genel kurullarına ilişkin toplantı tutanakları ve hazirun cetvellerinin bir örneği gönderilmiş olup incelenmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 11/09/2019 günlü, ... sayılı cevabi yazı ile davalı ... Konut Yapı Kooperatifine ait en son sicil kaydı gönderilmiş olup incelenmiştir. Taraf delilleri toplanmıştır. Dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/02/2020 tarihli raporda özetle; ''.. 21.01.2018 tarih olağan genel kurul toplantısının başlangıç bölümünde; « a) Genel kurul toplantısı ile ilgili duyurunun 13.12.2017 tarihinde 184{yüzseksendört) ortağa taahhütlü mektup olarak Pendik PTT şubesinden gönderildiği, b)Yönetim kurulunca, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 26'ıncı maddesindeki niteliklere ve ortaklar kayıt defterindeki kayıtlara uygunluğu onaylanarak hazırlanan ve ortakların imzasına sunulan ortaklar listesinde 184 (yüzseksendört) ortaktan 50 ortağın asaleten, 34 ortağın vekaleten katılımı ile toplam 84 (seksendört) ortağın toplantıda hazır bulunduğu, toplantının açılması için gerekli çoğunluğun mevcut olduğu anlaşılmıştır. Dosyada bulunan " Posta Tebliğ Listesi" nin incelenmesinde; Davalı kooperatifin 184 ortağa 1.067.20 TL bedel karşılığında 13.Aralık.2017 tarihi itibarı ile PTT Pendik Şubesinden taahhütlü mektup gönderdiği anlaşılmaktadır. Ana sözleşmenin 28/1. maddesine göre; «Toplantılara çağrı taahhütlü mektupla yapılır.» Posta tebliğ listesinin incelenmesinde davacıya listenin 107 sıra numarasında taahhütlü mektup gönderildiği anlaşılmaktadır. İadeli taahhüdü mektup şart değildir. Kooperatifler Kanununun 81/4. maddesine göre; « Tasfiye halinde kooperatiflerin genel kurul toplantılarında nisap aranmaz.» Anasözleşmenin 33/1. maddesine göre; « Ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen toplantıda hazır buhmmalan şarttır» Her durumda genel kurul toplantısı nisabının sağlandığı görülmektedir.
1.Günden maddesinin açılış, başkanlık divanının teşkili, saygı duruşuna dar olduğunu, 2. Gündem maddesinin « Divan heyetine genel kurul tutanaklarını imzalama yetkisi oy birliği ile verildi.» kararı verilmiştir.
3.Gündem maddesiyle ilgili karar alınmamış olduğunu, 4. Gündem maddesiyle ilgili karar alınmamış olduğunu, 5. Gündem maddesinin : « Yönetim ve denetim kurulları raporları ile 2016 ve 2017 yıllarına ait bilanço ve gelir gider farkı hesaplarının müzakeresi ve bilançonun onayı,» şeklindedir. 21.012018 tarihlî genel kural toplantısı tutanağının 8. gündem maddesinin metnine göre; « Divan başkanı tarafından salondan çıkanlar olduğundan dolayı hazirunun sayılmasını istedi. Yapılan sayımda 76 kişi olduğu tespit edildi. Okunan yönetim kurulu raporları gelir-gider hesaplan müzakereye açıldı. Ortaklardan söz alan olmadı. Okunan raporlar oylamaya sunuldu ve okunan bilanço 5 ret oyuna karşı 63 oy kabul oyuna karşılık oy çokluğu ile kabul edildi. Yönetim kurulu faaliyet raporu oy birliği ile kabul edildi. Denetim kurulu raporu 1 ret oyuna karşılık 75 kabul oyu çokluğu ile kabul edildi.» Hazirun cetvelinin 84 kişi tarafından imzalanmış olduğuna göre ve 43 oyla karar nisabı sağlanabildiğine göre karar nisabının sağlandığı anlaşılmaktadır.63 oy ve 75 oy karar nisabını sağlamaktadır. Ayrıca Anasözleşmenin 31/1. maddesine göre;« olağan genel kurul gündemine aşağıdaki hususlar yazılır.
1.Yönetim ve denetim kurulu tarafından verilen kararların okunması, 2- Bilanço, envanter ve gelir-gider farkı hesaplarının incelenmesi, onanma» veya reddi.» Her kooperatifin bu tür kararı olağan genel kurulunda alması gerektiğini, 6. Gündem maddesinin: « Yönetim ve denetim kurullarının ayrı ayrı ibrası,» şeklindedir. 21.01.2018 tarihli genel kurul toplantısı tutanağının 6. gündem maddesi metni;« Yönetim kurulu oy birliği ile ibra edildi. Denetim kurulu 1 ret oyuna karşılık 75 kabul oy çokluğu ile kabul edildi, »şeklindedir. Karar nisabının sağlanmış olduğunu, 7. Gündem maddesiyle ilgili karar alınmamış olduğunu, 8. Gündem maddesinin: « Site yönetimine verilen borcun görüşülmesi ve gerekli kararın alınması,» şeklindedir.
8.gündem maddesi tutanakta; « Hukuksuz olarak site yönetimine verilen paranın mahkeme yoluyla eski yönetimden ve muhatap olarak geri alınması için mahkeme açılmasına 10 ret oyuna karşı 66 kabul oyuna karşı oyu çokluğu ile kabul edildi. Karar nisabı sağlanmıştır. Karar, Kanun ve ana sözleşme hükümlerine aykırı olmadığını, 9. Gündem maddesinin: « Arsa sahiplerinin ve kooperatifin emlak vergilerinin görüşülmesi ve gerekli kararın alınması,» şeklindedir, ilgili tutanakta 9. gündem maddesi metni; « Arsa sahiplerinin emlak vergilerinin kooperatif tarafından ödenmesine karar verildi. Kooperatifin parası olduktan sonra emlak vergisini ödeyen üyelere paralarının kooperatifin müsait olduktan sonra ödenmesi oy birliği ile kabul edildiğini», 10. Gündem maddesinin: « Kooperatif ortaklarından alınan tapu paraları hakkında bilgi verilmesi ve vadesi geçen alacakların durumunun görüşülerek gerekli kararların alınması,» şeklindedir. Genel kurul tutanağında «Vadesi geçen alacakların tapu paralarını ödemeyenlerden gecikme yasal faiz alınmasına oy birliği ile karar verildi.» metni yer almakta olduğunu, 11. Gündem maddesinin: « Büyükşehir belediyesine ait arsanın durumunun görüşülerek gerekli kararların alınması ,» şeklindedir. Tutanaktaki ilgili metin;« Büyükşehir Belediyesine ait arsanın alınmasına oy birliği ile karar verildi. Arsanın alınması kesinleşmesi durumunda bir sonraki genel kurulda birim m2 'sinin görüşülmesine oy birliği ile karar verildi.» şeklinde olduğunu, 12. Gündem maddesinin: « Kooperatif avukatımızın mevcut davalarla ilgili genel kurula bilgi vermesi ve bütçenin görüşülmesi,» şeklindedir. Tutanaktaki metin;« Kooperatif avukatımız ... tarafından genel kurula bilgi verildi.» şeklindedir. Bütçenin görüşüldüğüne ve kabul edildiğine dair bilgi mevcut değildir. Ana sözleşmenin 23/1. maddesinin 3. bendine göre; «...bütçeyi görüşerek karara bağlamak,» hususu genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkilerinden biri olduğunu, 13. Gündem maddesinin: « Kentsel dönüşüm konusunun görüşülmesi, gerekli kararların alınması,» şeklindedir. Tutanaktaki metin;« Kentsel dönüşüm konusunun firmalarla görüşülüp teklif alınması konusunda yönetim kuruluna oy birliği ile yetki veridi.» şeklinde olduğunu, 14. Gündem maddesinin: « Kooperatifin tasfiye halinin görüşülmesi ve gerekli kararların alınması, » şeklindedir.» Tutanak metni; « Tasfiyeden dönülebilmesi için gerekli TTK' ya göre 548. maddesine göre, gerekli çoğunluk sağlanmadığı için bu madde görüşülmeden geçildi.» şeklinde olduğunu, 15. Gündem maddesinin: « Yönetim ve denetim kurullarının seçimi ve görev sürelerinin tespiti» şeklindedir. 21.01.201S tarihli genel kurul toplantısının 15. gündem maddesin de 2 yıl görev yapmak üzere yönetim ve denetim kurulu üyelerinin oy birliği ile seçildikleri, « Yönetim kurulu aynı zamanda Tasfiye kurulu olarak seçilmesine oy birliği ile karar verildiğini», 16. Gündem maddesinin: « Yönetim ve denetim kurulu üyelerine verilecek huzur hakkının görüşülmesi ve karara bağlanması,» şeklindedir. Tutanak metni ;«Yönetime ödenen huzur hakkının 01.02.2018 tarihinden yönetim kurulu asil üyelere aylık net 100.00 Tl ve denetim kurulu asil üyelerine aylık net 100.00TL ödenmesine oy birliği ile karar verildiğini», 17. Gündem maddesinin: « Kooperatif adına resmi kurum ve idarelere taahhüt verilmesi, teminat ve ipotek alınıp verilmesi, ipoteğin kaldırılması, arsanın tevhit, terk ve ifraz işlemlerinin yapılması, kat irtifakı ve kat mülkiyetinin temini, ..., ..., ... abone işlemlerinin yapılması , İskan ve tapu işlemlerinin tamamlanması hususlarında yönetim kuruluna yetki verilmesi,» şeklindedir. Tutanakta yer alan gündem metni ise; « Kooperatif adına resmi kurum ve idarelere taahhüt verilmesi, teminat ve ipotek alınıp verilmesi, ipoteğin kaldırılması, arsanın tevhit, terk ve ifraz işlemlerinin yapılması, kat İrtifakı ve kat mülkiyetinin temini, ..., ..., ... abone işlemlerinin yapılması, iskan ve tapu İşlemlerinin tamamlanması hususlarında yönetim kuruluna oy birliği ile yetki verildi.» şeklinde olduğunu, 18. Gündem maddesiyle ilgili karar alınmamış olduğunu, Genel kurulda oy birliği ile alındığı anlaşılan genel kurul kararlarının tamamına yakını aslında genel kurul kararlarını gerektirmeyen, yönetim kurulu yetkileri kapsamında olan yetkilerden oluşmaktadır. 21.01.2018 tarihli genei kurulda alınan kararların tamamının Kanun ve Anasözleşme hükümleri ile uyumlu olduğu, kararların iptallerini gerektirecek yasal dayanakların ve gerekçelerin mevcut olmadığı sonucuna varıldığını, Genel kurul gündemini de kapsayan toplantıya çağrı mektubunun taahhüdü mektupla davacıya gönderildiği, posta tebliğ listesinin 5. sayfası, 107 sırası kaydının incelenmesinden anlaşıldığını, çağrı için taahhütlü mektubun yeterli olduğunu, iadeli taahhütlü mektubun şart olmadığını, 21.01.2018 tarihli genel kurul toplantısına davacının eşi ...'nın vekaleten katıldığını, tutanakta yer alan hiçbir genel kurul kararında muhalefet şerhini yazdırmamış olduğunu, 21.01.2018 tarihînde genel kurul toplantısının yapıldığı, dava tarihinin ise 06.08.2019 olduğu dikkate alındığında davacının yaklaşık 1,5 yıl sonra dava açtığını, kararların iptali için dava açma hakkının düştüğünü, birkaç istisna hariç kararların tamamına yakınının oy birliği alınmış olduğunu, genel kurul toplantısında alınan kararların kanun ve anasözleşme hükümleri ile uyumlu olduğu, kararların iptallerini gerektiren bir gerekçenin mevcut olmadığı, toplantı ve karar nisaplarının sağlanmış olduğunu, davacının süre açısından da dava açma hakkının düştüğü sonucuna varıldığını'' beyan etmiştir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesine göre, ''Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyiniyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler...''. Kanunda öngörülen sürenin hak düşürücü süre olduğu hukuken aşikardır. Yapılan yargılamaya göre, dava konusu genel kurul 21/01/2018 tarihinde yapılmış olup, dava ise 06/08/2019 tarihinde açılmıştır. Kanunda öngörülen 1 aylık hak düşürücü süre geçmiştir. İddia edildiği üzere gündemin 9. maddesine göre tapu devirleri alınmadan projenin çizdirilemeyeceği hususu hukuken gerçeği yansıtmayıp, bir yerin mimari projesinin önceden çizdirilmesi tapu alınması şartına bağlı olmadan her zaman yapılabilecek bir husustur. Projede sığınak alanlarının daireye dönüştürülmüş olması iddiası da ilk inşaata başlanırken inşaat ruhsatı alınırken ve nihayetinde yapının yapı kullanım belgesi (iskan) alınırken ilgili belediye tarafından zaten incelenecek bir husus olup eğer böyle bir durum var ise ruhsatın alınması mümkün olmayacağından projenin içeriği ile ilgili bir açıklamanın ve bilginin olmadığı gündem maddesinin butlanla malul olduğunu kabul etmek mümkün görülmemiştir. Davacının genel kurul kararının butlanla malul olduğu yönündeki iddiaları ise hukuken yerinde olmayan, sırf dava açma sebebi oluşturmak için ortaya konulmuş iddialar olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının ileri sürdüğü diğer iptal sebepleri ise genel kurul kararının iptal sebebi olarak kabul edilmiş olup bu sebeplerin 1 aylık hak düşürücü süreye tabi olduğu, genel kurul kararının iptali davasının 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 53. maddesi gereğince 1 aylık dava açma süresinin geçmiş olması sebebiyle hak düşürücü süre yönünden ve mutlak butlan ve yokluk iddiasına yönelik iptali davasının ise esas yönünden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı vekili, davacının dava açmakta kötüniyetli olması sebebiyle disiplin para cezasına ve üç katı kadar vekalet ücretiyle cezalandırılmasını talep etmiş ise de davacının, dava açmakta kötüniyetli olduğunun davalı vekilinin iddiasının başka delillerle ispatlanamamış olması, anayasa gereğince kişinin hak arama özgürlüğü ve dava açma özgürlüğü bulunması sebebiyle, davacı aleyhine disiplin para cezası ve vekalet ücretinin üç katına kadar ceza hükmedilmesi hukuken mümkün görülmemiştir..." gerekçesiyle; "1-A) Davacının açmış olduğu işbu kooperatif genel kurulu kararının genel iptal sebepleri yönünden iptali davasının 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesi gereğince 1 aylık dava açma süresi geçmiş olması sebebiyle hak düşürücü süre yönünden REDDİNE, B) Davacının açmış olduğu işbu kooperatif genel kurulu kararının mutlak butlan ve yokluk iddiasına yönelik iptali davasının esas yönünden REDDİNE," karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ve diğer kooperatif üyelerinin çoğunun toplantıya yasal çağrı usulü uyarınca davet edilmediğini, çağrı usulüne uyulmadığı takdirde toplantının mutlak butlanla batıl olduğunun kabulü gerektiğini, hazirun listesinin pay defterine uygunluğu yönünden incelenmediğini, bu husus incelendiğinde gerçekte kooperatif ortağı olmayan ve hatta gerçekte var olmayan şahısların ve isimlerin yer aldığının görüleceğini, raporun hükme elverişli olmadığını, mutlak butlan iddiasının 1 aylık hak düşürücü süreye tabi olmadığını ancak bilirkişinin mutlak butlan iddiası yönünde bir inceleme yapmadığını,Genel kurul gündem maddelerinde bilanço, gelir-gider farkı cetvelleri ve faaliyet raporları oylamaya sunulmuş ve kabul görmüş ise de Kooperatifler Kanunu 24. madde gereğince toplantıdan en az 15 gün öncesinden itibaren bir yıl süresince bunların kooperatif merkezinde ortakların incelemesine sunulması şartına uyulmadığını, yönetim kurulunun ibra edilebilmesi için kendi dönemlerinde yaptıkları harcamaları nereye ne surette yaptıklarını izah ve tevsik etmeleri gerektiğini ancak 03/05/2015 tarihinden itibaren genel kurul tarihine kadar toplanmış olan yaklaşık üç milyon tutarındaki paranın nereye harcandığının ortaya konulamadığını, Bilirkişi tarafından her bir gündem maddesi açısından kanunun aradığı toplantı ve karar nisaplarına uyulup uyulmadığının net olarak değerlendirmediğini, gündemin 5. maddesinde belirtildiği üzere toplantı esnasında toplantıyı terk edenlerin olduğunu kalan 76 kişi üzerinden gündemin 5. maddesinin oylandığını, bu durumda oylamaya sunulan her madde açısından oylamaya katılanların sayısı tutanakta ayrı ayrı belirtilmesi gerekirken devam eden maddelerde hiçbir gündem maddesinin oylamasında oylamaya kaç kişinin katıldığı belirtilmediğini ve ilgili kararı almaya yeterli bir nisap oluşup oluşmadığının anlaşılamadığını, toplantıda bu haliyle alınan kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu, Genel kurulun 10. gündem maddesinde "vadesi geçen alacakların tapu paralarını ödeyenlerden gecikme yasal faiz alınmasına oybirliği ile kabul edildi" şeklinde karar alınmış ise de cümle kuruluşundan neyin amaçladığının anlaşılamadığını, zaten tapu parası vermiş birinden alacakların ve faizlerin neden alınacağı belirsiz olduğunu, Gündemin 11. maddesi kooperatif yapılarının üzerinde inşa edildiği parsellerden iki tanesinin ortağı olan İstanbul Büyükşehir Belediyesinin arsa payının satın alınmasına;
17.Maddesi ise teminat ve ipotek alınıp verilmesi, ipoteğin kaldırılması, arsanın tevhid, terk ve ifraz işlemlerinin yapılması yönünde yönetim kuruluna tam yetki verilmesine dair hükümler olup bu yönüyle gündemin 10., 11. ve 17. Maddelerinin kooperatif ortaklarına ek ödeme yükümlülükleri getiren, taşınmaz alım satımına ve hak kısıtlamalarına ilişkin maddeler olduğunu ve Kooperatifler Kanunu uyarınca tüm kooperatif ortaklarının en az 3/4'ünün onayı (184/4x3=138 ortak) ile bu kararların alınabileceğini, oysa 5. Madde uyarınca toplantıda sadece 76 kişi olduğundan, Kanunun aradığı toplantı ve karar nisaplarının sağlanmadığını, Genel kurul gündeminde elektrik, su ve doğalgaz abonelikleri ile ilgili karar verilmiş olmasına rağmen İstanbul Büyükşehir Belediyesinin mülkiyetindeki arsa payları açısından kooperatife herhangi bir geçici kullanım izni olmaması sebebiyle bu hususta karar alınamayacağını, kararın mutlak butlanla hükümsüz olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme
6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Dava, davalı kooperatifin 21/01/2018 tarihli genel kurulunda alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. Mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) hali işlemin, başta Kooperatif Kanunu, Ticaret Kanunu ile ilgili kanunların emredici hükümlerine aykırı olmasıdır. Genel kurul kararlarının yokluğu, bunda hukuki yararı bulunan herkes tarafından ve bir süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebilir. Yok hükmünde olan genel kurul kararları şeklen meydana gelmemiş olması nedeniyle başlangıçtan itibaren hiçbir hüküm doğurmayacağından, bununla ilgili olarak açılan davalar bir tespit davası niteliğinde olacaktır. Bir genel kurul kararı şekil ve usul açısından geçerli olmakla birlikte, konusu bakımından TBK m.
27.maddesi uyarınca emredici hukuk kurallarına yahut ahlak ve adaba aykırı veya imkansız ise sonucu yine yokluktur. Kanunun; şekil, usul ve konusu bakımından amir hükümlerine karşı gelinmesi, kamu düzeni ve kamu yararının ihlali anlamına geleceğinden böyle bir kararın geçersiz olması, iptal davasının açılmasına bağlı olmayacaktır. Bu tür kararların tespiti herhangi bir süreye bağlı olmaksızın hukuki yararı olan herkes tarafından muhalefet şerhi aranmaksızın ileri sürülebilir. İptal edilebilirlik ise kanuna, esas mukaveleye ve afaki objektif iyi niyet kurallarına aykırılıktır. İptal edilebilir kararlar yönünden ise davanın 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması, red oyu kullanılması ve iptali talep edilen her bir madde bakımından muhalefet şerhinin sunulması gerekmektedir. "Genel kurul kararlarının oluşması için yasanın öngördüğü koşulların hiçbirisi yoksa veya karar içeriği ve esasa ilişkin ögeleri yönünden kamu düzeni, yasanın koruyucu kurallarına veya ahlak ve adaba aykırı yada konusu imkansız ise mutlak butlanla batıldır ve yok hükmündedir. Bu tür kararlar baştan beri hükümsüzdür. Sonradan geçerli duruma getirilemez. Her ilgili süreye bağlı olmadan geçersizliğin tespiti isteyebilir... Batıl genel kurul kararları baştan itibaren hüküm doğurmazlar ve daha sonra sağlığa kavuşturulamazlar; mahkemece re'sen dikkate alınırlar; bir davada itiraz olarak ileri sürülebilecekleri gibi süreye bağlı olmaksızın bir tespit davasının konusunu da oluşturabilirler.Diğer yandan söz konusu kararlar işlem güvenliği yönünden bir önemli sakıncayı içerirler.Kooperatifin bir kararının, kararın alınmasından yıllar sonra bile butlanının ileri sürülebilmesi tehlikesi ve tehdidi, kooperatifin yönetiminde, pay sahiplerinde ve alacaklılarda büyük tedirginliğe neden olabilir. Yıllar sonra mahkemece butlanın tespiti, o kararın kurduğu birçok ilişkiyi çoğu kez geriye etkili olarak ortadan kaldırır. Bu sakıncası sebebiyle mahkemelerin, geçersizlik kararlarını sıkı değerlendirmeler sonucu vermeleri gerekir... Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan genel kurul kararları kesin olarak hükümsüzdür. Genel kurul kararlarının bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez, ancak kesin olarak hükümsüz kararlar olmaksızın diğer kararların alınmayacağı açıkça anlaşılırsa, kararların tamamı kesin olarak hükümsüz olur (TB m.27 kıyasen). Mutlak butlanla batıl olan genel kurul kararları kooperatif ortakları ve üçüncü kişiler açısından hiçbir hak ve borç doğurmaz. Genel kurulun bu tür kararlarının iptali, her zaman istenebilir, bir aylık hak düşürücü süreye tabi değildir. Ortakların mutlak butlanla sakat kararların iptalini isteyebilmesi için genel kurul toplantısında hazır bulunması, itirazını tutanağa yazdırması da gerekmez... Kooperatifler Kanunu'nun; toplantı nisabı sağlanmadan alınan kararları (KK m.45, 21, 22); temsile ilişkin hükümlere uyulmaksızın alınan kararları (KK m.49) ve karar nisabına uyulmaksızın alınmış kararlar (KK m.22, 51, 52, 84) emredici kanun hükümlerine aykırılık teşkil ettiğinden mutlak butlanla batıl kararlardır." (Kooperatifler Hukuku, Mahmut Coşkun, sayfa 741, 742, 743, 744). 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 98. maddesinin yollamasıyla, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 447. maddesinde "Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır." hükümleri yer almaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2015/2561 E. 2016/1050 K. sayılı 24/02/2016 tarihli ilamı; "...1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/2. maddesi, "Genel kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantısında ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır." hükmünü; aynı Kanun'un 51/1. maddesi ise "Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıda bir fazlasına itibar olunur" hükmünü; anasözleşmenin 33. maddesinin 1. fıkrası, "Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuları görüşebilmesi için, kooperatife kayıtlı ortaklardan genel kurula katılma hakkına sahip olanların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması gerekir. İlk toplantıda nisap temin edilmediği takdirde ikinci toplantıda nisap aranmaz." hükmünü;
2.fıkrada ise "Genel kurulda kararları, ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile alınır." hükmünü içermektedir. Aynı Yasa'nın “Ek ödeme Yüklemi” başlıklı 31. maddesinde "Anasözleşme, ortakları ek ödemelerle yükümlendirebilir. Ancak, ek ödemelerin yalnız bilânço açıklarını kapatmada kullanılması şarttır. Ek ödeme yüklemi sınırsız olabileceği gibi, belirli miktarlarda veya iş hacmi ile veya paylarla orantılı olarak sınırlandırılabileceği" öngörülmüştür. Aynı şekilde, söz konusu Yasa’nın 52/1. maddesinde, ek ödeme ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4’ünün rızasının gerektiği düzenlenmiştir. Anılan hükümler emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, BK'nın 19 ve 20. maddeleri hükümlerine göre mutlak butlanla batıldır. Yok hükmünde olan kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir. Sonradan icazetle dahi geçerli hale gelmezler. Yokluk halinde, hukuki işlem bir veya daha fazla unsurunun yokluğu nedeniyle şeklen dahi olsa mevcudiyet (varlık) kazanamamaktadır. Hukuken yok olan bir işleme hiçbir hukuki sonuç bağlanabilmesi mümkün değildir. İptali kabil kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerini koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında, yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlal edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. Bu nitelikteki kararların yokluğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi, açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir..." şeklinde mutlak butlanla batıl ve iptale tabi kararlar açıklanmıştır. Davalı kooperatifin 21/01/2018 tarihli olağan genel kurul toplantısına ilişkin kayıtlar incelendiğinde; davalı kooperatifteki kayıtlı ortak sayısının 184 olduğu, çağrı kağıdının ortakların tamamına Pendik PTT Şubesinden taahhütlü mektup olarak gönderildiği, ortaklar listesinde kayıtlı 184 ortaktan 50 ortağın asaleten, 34 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 84 ortağın genel kurul toplantısında hazır bulunduğu ve toplantı nisabının sağlandığı, Bakanlık temsilcisinin katılımı ile toplantıya başlandığı anlaşılmıştır.Toplantı tutanağı ve hazirun cetveli incelendiğinde; kooperatifte 561 no.lu ortak olan davacı ...'nın toplantıda eşi ... tarafından vekaleten temsil edildiği ancak genel kurulda alınan kararların hiçbirine muhalefet etmediği gibi kararın büyük bir kısmının ise oybirliği ile alındığı tespit edilmiştir. Davalı kooperatifin Ana Sözleşmesinin ''görüşme ve karar nisabı" başlıklı 33. maddesinde; "Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuları görüşebilmesi için kooperatifte kayıtlı ortakların en az 1/4 ünün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması şarttır. İlk ve müteakip toplantıda aynı nisap aranır. Genel kurulda kararlar, ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile alınır", Kooperatifler Kanunu'nun 45/3.maddesinde; "Toplantı nisabı anasözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır.", 51/1.maddesinde; "Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur." hükümleri yer almaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2015/4093 E. 2016/1678 K. sayılı ilamı yukarıda yer verilen hükümlerin emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararlarının, yok hükmünde yani baştan beri hüküm ifade etmeyeceği açıklanmıştır.Genel Kurulda alınan kararların geçerli olabilmesi için toplantı ve karar sayısına uyularak karar alınması, her karar için olumlu/olumsuz oyların sayılarının tutanağa yazılması gerekmektedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/1814 E. 2022/122 K. sayılı 19/01/2022 tarihli ilamı; "Somut olayda genel kurulda ilk sayımdan sonra yeni bir sayım yapılmamıştır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince eldeki davada 29.06.2014 tarihli genel kurul toplantısında yazılı kararlarda toplantı nisabının sağlanıp sağlanmadığının denetlenemediği ve böylece genel kurulda alınan 3, 4, 5, 6 (sadece "Aidatlarını zamanında ödemeyen üyelere aylık % 3 gecikme zammı uygulanması oy çokluğu ile kabul edildi" kısmı yönünden olmak üzere), 8, 9 (sadece denetim kurulu seçimine ilişkin son paragraf yönünden olmak üzere), 12 ve 15 nolu kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiştir. Genel kurul toplandıktan sonra önceden görüşülen gündem maddelerindeki toplantı nisabının diğer gündem maddelerinde korunduğu kabul edilmelidir. Toplantı devam ederken genel kurul toplantısından ayrılan üyeler olduğu, toplantı nisabının düştüğü, yeniden yoklama ve sayım yapılması gerektiği iddia edilerek, yeniden sayım yapılarak nisabın kaybedildiği tespit edilmedikçe, toplantı boyunca başlangıçtaki nisabın korunduğu kabul edilmelidir. Aksini iddia eden davacının bunu ispatlaması gerekir ise de, davacı tarafça bu durum ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yukarıda yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." şeklinde karar verilmiştir. Somut dosyada; 184 ortaktan 50 ortağın asaleten, 34 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 84 ortağın genel kurul toplantısında hazır bulunduğu, 5.gündem maddesinin görüşüldüğü sırada yapılan sayımda 76 ortağın hazır olduğunun tespit edildiği, toplantı nisabının sağlandığı anlaşılmaktadır. Emsal kararda da ifade edildiği gibi 5.maddenin görüşülmesi sırasında yapılan sayımda belirlenen toplantı nisabının sonraki maddelerin görüşülmesi sırasında da korunduğunun kabulü gerekmektedir. Ayrıca 5.maddeden sonraki maddelerin görüşülmesinde oyçokluğu ile alınan kararlar ayrı ayrı kabul ret oylarıyla tutanağa yazılmıştır. Oybirliği ile alınan kararlarda toplam oy sayısına yer verilmemiş ise de, bu durumda son sayımda bulunan nisabın korunduğu yani 76 ortağın oyu ile karar alındığı kabul edilmelidir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde tüm kararlar toplantı ve karar nisabına uygun olarak alınmıştır.Şeklen yapılan inceleme neticesinde genel kurul toplantısında tüm kararların toplantı ve karar nisabına uygun olarak alındığı tespit edilmiş ise de; davacı tarafından ileri sürülen itirazlardan biri de hazirun listesinin pay defterine uygunluğu yönünden incelenmediği, gerçekte kooperatif ortağı olmayan ve hatta gerçekte var olmayan şahısların ve isimlerin hazirun listesinde yer aldığı yönündedir. Ancak bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemece kooperatif kayıtları ile hazirun listesi incelenerek, iptali talep edilen genel kurul toplantısına ait hazirun listesinde kayıtlı olan ve adlarına çağrı mektubu gönderilen kişilerin kooperatif üyesi olup olmadığı hususu tespit edilmeli, toplantıya katılan kişilerin üye olmadıklarının tespit edilmesi halinde alınan kararların yok hükmünde olup olmadığı incelenerek değerlendirilmelidir.Şayet hazirun listesinde kayıtlı olan ve adlarına çağrı mektubu gönderilen kişiler kooperatif üyesi ise bu durumda yapılacak inceleme ise kararların mutlak butlanla batıl olup olmadığı hususuyla sınırlı olacaktır. Bu halde ise kararların içeriği itibariyle değerlendirme yapılması gerekmektedir. Davacı vekili 10, 11 ve 17 no.lu kararların ek ödeme ihdası niteliğinde olup nitelikli çoğunlukla karar alınması gerektiğini ileri sürmüştür.1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 31.maddesinde "Anasözleşme, ortakları ek ödemelerle yükümlendirebilir. Ancak, ek ödemelerin yalnız bilanço açıklarını kapatmada kullanılması şarttır. Ek ödeme yükleme sınırsız olabileceği gibi belirli miktarlarla veya iş hacmi ile veya paylarla orantılı olarak sınırlandırılabilir.", 52.maddesinde "Ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümleri ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4'ünün rızası gereklidir." düzenlemeleri yer almaktadır.Genel kurul toplantısında alınan kararlar incelendiğinde;10. Gündem maddesi; "Kooperatif ortaklarından alınan tapu paraları hakkında bilgi verilmesi ve vadesi geçen alacakların durumunun görüşülerek gerekli kararların alınması" olup, genel kurul toplantısında "Vadesi geçen alacakların tapu paralarını ödeyenlerden (ödemeyenlerden yazılması gerekirken sehven ödeyenler şeklinde tutanağa geçtiği düşünülmektedir) gecikme yasal faiz alınmasına oy birliği ile karar verildi." şeklinde karar alındığı,11. Gündem maddesi; "Büyükşehir belediyesine ait arsanın durumunun görüşülerek gerekli kararların alınması" olup genel kurul toplantısında "Büyükşehir Belediyesine ait arsanın alınmasına oy birliği ile karar verildi. Arsanın alınması kesinleşmesi durumunda bir sonraki genel kurulda birim m²'sinin görüşülmesine oy birliği ile karar verildi." şeklinde karar alındığı,17. Gündem maddesi; "Kooperatif adına resmi kurum ve idarelere taahhüt verilmesi, teminat ve ipotek alınıp verilmesi, ipoteğin kaldırılması, arsanın tevhit, terk ve ifraz işlemlerinin yapılması, kat irtifakı ve kat mülkiyetinin temini, Tedaş, İgdaş, İski abone işlemlerinin yapılması, iskan ve tapu işlemlerinin tamamlanması hususlarında yönetim kuruluna yetki verilmesi" olup genel kurul toplantısında "Kooperatif adına resmi kurum ve idarelere taahhüt verilmesi, teminat ve ipotek alınıp verilmesi, ipoteğin kaldırılması, arsanın tevhit, terk ve ifraz işlemlerinin yapılması, kat irtifakı ve kat mülkiyetinin temini, ..., ..., ... abone işlemlerinin yapılması, iskan ve tapu işlemlerinin tamamlanması hususlarında yönetim kuruluna oy birliği ile yetki verildi." şeklinde karar alınmıştır.Alınan bu kararlar bilanço açığını kapatmaya yönelik olmadığından, ek ödeme yükleme mahiyetinde değildir ve nitelikli çoğunluk ile karar alınmasına gerek bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 18/01/1993 tarih, 5638/118, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 27/02/1996 tarih, 8241/1198). Ancak 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42. maddesinde genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkileri; "1.Anasözleşmeyi değiştirmek, 2.Yönetim Kurulu ve Denetçiler Kurulu üyeleriyle gerektiğinde tasfiye kurulunu seçmek, 3.İşletme hesabiyle bilanço ve gerektiğinde gelir gider farkının bölüşülmesi hakkında karar almak, 4.Yönetim ve denetçiler kurullarını ibra etmek, 5.Kanun veya anasözleşme ile Genel Kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek, 6.Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerine ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek, 7.İmalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek, 8.Yapı kooperatiflerinde; kooperatifin ortak sayısı ile yapılacak konut veya işyeri sayısını tesbit etmek" olarak sayılmıştır. Kooperatif anasözleşmesinin 23.maddesinde de kooperatifin bu yetkilerini devir ve terk edemeyeceği hükmüne yer verilmiş, 44.maddesinde yönetim kurulunun genel kurulda karar almak şartıyla kooperatifin taşınır ve taşınmaz mallarını satmak, rehin koymak veya mülkiyetlerini aktarmak hususların görevli ve yetkili olduğu ifade edilmiştir. Kooperatif genel kurulunda, taşınmaz satın alınması ile ipotek ve teminat tesisine yönelik 11 ve 17 no.lu kararların 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.Mahkemece uzman bir bilirkişiye kooperatif ortak kayıtları ve hazirun cetveli üzerinde inceleme yaptırılarak davacının itirazlarının değerlendirilmesi ve yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf talebinin kabul edilerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1056 E. 2020/361 K. sayılı 08/07/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/11/2023