3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2009/25445 E. , 2010/2375 K.
"İçtihat Metni"
Kasten yaralama suçundan sanık Fattah Dağ’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-2 cümle, 31/3, 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 9 ay 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin 28.05.2009 tarihli 2009/121 esas, 2009/273 sayılı kararına karşı itirazın reddine ilişkin İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 03.07.2009 tarihli ve 2009/207 müteferrik sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24.11.2009 tarih ve 2009/13642-66747 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2009 tarih ve 2009/276086 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur tebliğnamede;
Tüm dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesindeki, “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya da az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir….” Hükmü karşısında, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının mümkün olmadığının gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2009/13-12 sayılı kararına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara itiraz halinde, itiraz merciince incelemenin,
CMK’nun 231. maddesinin 5-14. fıkralarında yer alan suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlı olarak yapılması gerekmektedir. Henüz hukuki varlık kazanmamış olan hükmün değerlendirilmesi,
CMK’nun 231 ve 271 maddelerindeki düzenlemelere aykırıdır. Sanık hakkında 2 yıl 9 ay 10 ... hapis cezası hükmedilmiş olup CMK’nun 231/5 maddesine göre 2 yıl veya daha az süreli hapis cezası için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceğinden somut olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları gerçekleşmemiştir. Bu bağlamda kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir “ hüküm “ değildir. Bunun sonucu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar CMK’ nun 223 maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından bu tür kararların kanun yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kuralın uygulanmayacağı gibi davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm ve kararda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir. Açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden İzmir 1.Çocuk Ağır Ceza mahkemesinin 3.7.2009 tarihli ve 2009/207 müteferrik sayılı kararının CMK’nun 309/3.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA,
Bozma kararı doğrultusunda İzmir 4. Çocuk Mahkemesinin 28.5.2009 tarih ve 2009/121-273 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının KALDIRILMASINA, müteakip işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine. Dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılğına tevdiine 15.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.