Esas No
E. 2023/1423
Karar No
K. 2023/1316
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1423

KARAR NO: 2023/1316

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/06/2023

NUMARASI: 2023/170 Esas, 2023/495 Karar

DAVANIN KONUSU: Alacak

KARAR TARİHİ: 22/11/2023

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili, müvekkili şirket ile ... A.Ş. arasında mevcut ... numaralı Kırıkkale ... işi kapsamında Kırıkkale ilinde üstlendiği iş ile alakalı olarak 14.09.2021 tarihinde gerçekleştirilen ... kontrolünde, müvekkili şirket tarafından karşı tarafa imal ettirilerek ...’a temin edilen 3 adet ... basınç sınıfları ve ... kaynaklarında ... stamp kontrol ve imalatına uygun olmayan durumlar tespit edildiğini, ..., ..., ... ve ... nozzleları ... imzalı MDR dosyasında 2” Class 300 olarak belirtilmişken, 2” Class 150 olarak yanlış üretildiğini ve karşı taraf şirket tarafından sahaya ayıplı olarak sevk edildiğini, ... kaynaklarında sketch farklılıkları, kaynak ağzı açılmaması ve benzeri gözetim uygunsuzlukları da ayrıca bulunmadığını, verilen imalat çizimlerine uygun olmayan izolasyon çubukları karşı tarafça yapıldığını, ayıplı üretim sonucu müvekkili şirket son kullanıcı ... nezdinde zor durumda bırakıldığını, bugüne değin karşı taraf şirketin sahada yapmaya çalıştığı düzeltme ve kontrole yönelik iş ve işlemlerden hiçbir sonuç alınamadığını, tanklarda toplamda 18 adet 2” flanş bulunduğunu, projeye göre bunların 12 adedi 300lb kaynak boyunlu slip-on flanş, diğer 6 adedi de 150lb kaynak boyunlu slip-on flanş olduğunu, toplamda tanklarda 12 adet 2” kaynak boyunlu 300 lb slip-on flanş olması gerekirken 12 adet 2” 150lb kaynak boyunlu slip-on flanş kaynatıldığını, yanlış olan flanşlar kesilip 300 lb flanşlar ile değiştirilmesi gerektiğini, toplamada tanklarda 6 adet 2” kaynak boyunlu 150lb slip-on flanş olduğunu, nozul borusu diye tabir ettikleri tankla flanş arasındaki boruda flanşın boru ile olan kaynağında kök kaynağı düzgün oluşturulmadığından ret yediğini ve kesilip tekrar kaynatılmasına karar verildiğini, tankların isim plakaları projeye uygun yerleştirilmediğini, tanklarda bulunan 4” lik nozulların boru et kalınlıkları hatalı olduğunu, çizimlerde projeye göre boru et kalınlıkları 10,97mm olması gerekirken yapılan kalınlık ölçümlerine göre 6mm ile 7mm arasında çıktığını, bütün 4” lik nozulların flanşları projeye uygun bir şekilde yerleştirilmediğini, cıvata delik eksenleri paralel olarak değil dikey olarak konumlandırıldığını, izolasyon çubukları 1.tank için doğru diğer 2 tank için doğru yapılmadığını, tankı taşıyan ayakların dablinle olan bağlantısı hem içten hem de dıştan kaynatılması gerekirken bazı ayaklardaki iç kaynaklar unutulduğunu, tankın tüm menholleri (24” ölçüsündeki) kaynak işleminde tabir ettikleri kök pasoları atılmadığından ret yediğini, kaynak ağızlarının açılmadığını, kaynak tellerinin kaynak içinde kaldığını, muhtemelen kaynakların deneyimli olmayan bir kaynakçı tarafından yapıldığı için de kaynaklarda gözeneklerin görüldüğü Röntgen çekimi ile tespit edildiğini, müvekkili şirket ile ... arasında mevcut ... numaralı Kırıkkale ... kapsamında ... tarafından yapılan ve tutanaklarda sabit olduğu üzere davalı tarafından ayıplı olarak imal edilen 3 adet ... Filtreleri (D-2294 A/B/C) nozzle basınç sınıfları ve ... kaynaklarında ... stamp kontrol ve imalatına uygun olmayan durumlar sebebiyle ayıplı olduğu delil tespiti ile tespit edilen kısımlar için 3.kişi ... San ve Tic.Ltd.Şti tarafına iş yaptırıldığını ve 29.500,00 Euro bedel müvekkili şirket tarafından 3.kişi şirkete bu ayıbın giderilmesi ve düzeltilmesi işi için ödendiğini, keza ... tarafından ceza faturası düzenlendiğini tüm bu ödeme işlemleri davalı tarafın kusurlu ve ayıplı üretimi neticesinde ortaya çıktığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik uğranılan maddi zarar olarak 10.000,00 TL'nin ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davalı şirketin merkezinin Gebze/Kocaeli'nde bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalı şirket tesislerinde üretilen ürünlerin ... firması tarafından yazılı belge ile görevlendirilen şoförlere 10/11/2020 tarihinde eksiksiz, projeye uygun ve sağlam durumda teslim edildiğini, dava konusu uyuşmazlık hakkında Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu,

HMK 107 anlamında belirsiz alacak davası açılamayacağını, müvekkili şirket tarafından kendisine 10.11.2020 tarihinde teslim edilen tankları inceleme/gözden geçirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini açıkça ikrar ettiğini, 10.11.2020 tarihinde teslim edilen tanklar hakkında ilk kontrolün yaklaşık 10 ay sonra 14.09.2021 tarihinde dava dışı ... tarafından yapıldığını, davacı tarafın, ...'ın teslimden yaklaşık 10 ay sonra yapmış olduğu kontrole kadar tankları inceleme/gözden geçirme yükümlülüğünü yerine getirmeyerek kusurlu davrandığını ve ayıptan sorumluluk hükümlerine dayanma hakkını kaybettiğini, malı gözden geçirme ve ayıp ihbarında bulunma yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacı ... Endüstri'nin müvekkilinden herhangi bir zarar veya bedel talebinde bulunma hakkı olmadığını, müvekkili şirket tarafından hazırlanan ve davacı ... Ticaret A.Ş. tarafından kaşe imza yapılarak aynen kabul edilen 06/07/2020 tarihli ... nolu fiyat teklifi gereği, teklif edilen ürün her iki tarafın kabul ettiği standartlarda ve teknik özelliklerde davalı şirketin tesislerinde imal edilerek davacı ... firması tarafından yazılı belge ile görevlendirilen şoförlere 10/11/2020 tarihinde eksiksiz, projeye uygun ve sağlam durumda teslim edildiğini, ayıptan sorumluluk hükümlerine dayanarak müvekkilinden herhangi bir zarar veya bedel talep edemeyeceğini, ayıplı olduğu ileri sürülen hususların çalışmalarını engelleyecek nitelikte olmadıklarını, talep edilen değişikliğin ise müvekkili şirkete çalışma imkanı verilmemesi ve engelleme yapılması nedeniyle yerine getirilemediğini, ... ile davacı arasındaki sözleşme gereği tüm sorumluluğun davacıya ait olduğu, müvekkili şirketin tarafı olmadığı bir sözleşme nedeniyle yükümlülük ve sorumluluğunun olmadığını, tanklara müvekkili şirketin onayı ve izni olmadan yapılan her türlü müdahalenin müvekkili şirketin sorumluluğunu ortadan kaldıracağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin, davalının yerleşim yeri mahkemesi veya sözleşmenin ifa yeri (edimin yerine getirildiği yer) mahkemesi olduğu, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin içtihatları kapsamında, para borçlarına ilişkin olarak götürülecek borçlardan olması nedeniyle davacı ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi, eser sözleşmelerinin niteliği ve ayrıca para borcundan anlaşılması gerekenin karz sözleşmeden kaynaklanan para borçlarının anlaşılması gerektiğinden bahisle kabul edilmediği, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinin ifa yerinin "Kırıkkale" olduğunun anlaşıldığı, davalı şirketin adresinin ise "Gebze/Kocaeli" olduğu, bu nedenle mahkemenin yetkisiz olduğu, belirtilen mahkemelerden birinde dava açmak hususunda davacı tarafa seçimlik hak tanınmışken davacı tarafça bu mahkemelerden birinde dava açmayarak yetkisiz bir mahkemede dava açması halinde yetkili mahkemeyi seçme ve belirleme hakkı süresinde sunacağı doğru yetkili mahkemeyi belirten yetki itirazı ile davalı tarafa geçeceği, bu halde somut olayda mahkemenin yetkisiz olduğu, süresinde yetki itirazında bulunarak doğru yetkili mahkemeyi belirten davalının yetkiye yönelik itirazının haklı olduğu gerekçesiyle, davanın 6100 Sayılı H.M.K'nın 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddi ile, mahkememizin yetkisizliğine, talep halinde dosyanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, taraflar arasında eser sözleşmesi değil, satış sözleşmesi bulunduğunu, yetkisizlik kararı yerinde olsa da gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmeye konu tankerlerin tüm özelliklerinin fiyat teklifinde belirtilmiş olduğunu, kişiye özel bir üretim yapılmadığını, sözleşmenin belirleyici unsurunun tankerlerin teslimine ilişkin olduğunu, dolayısıyla taraflar arasında satış sözleşmesi bulunduğunu, bu nedenle gerekçenin bu şekilde düzeltilerek onanması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı HMK'nın 5 ilâ 19 maddeleri arasında düzenlenmiştir.

HMK'nın 6. Maddesine göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek ya da tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir. TMK'nın 19. Maddesine göre gerçek kişilerin yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Aynı Kanunun 51. Maddesine göre tüzel kişilerin yerleşim yeri ise, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir.

HMK'nın 10. Maddesine göre sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre, borcun ifa yeri konusunda aksine bir anlaşma yoksa, para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde; parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde; bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir. Para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceğine dair TBK'nın 89. maddesindeki kural salt para alacakları ile ilgili olup, eser bedeline ilişkin alacak istemleri yönünden uygulanamayacağı Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarıyla da kabul edilmektedir. (bkz. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 02/10/2015 tarih ve 2015/3705 esas, 2015/4747 karar; 24/03/2015 tarih ve 2014/3179 esas, 2015/1457 karar; 23/02/2015 tarih ve 2014/2485 esas, 2015/922 karar sayılı kararları) Somut olayda, taraflar arasında, davacı şirket ile dava dışı ... A.Ş. arasında mevcut ... numaralı Kırıkkale ... işi kapsamında Kırıkkale ilinde davacının üstlendiği iş ile ilgili olarak davacı şirket tarafından davalıya 3 adet ... basınç sınıfları ve nozzle-neck kaynakları imalatlarının yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesidir. Davacı yüklenici; davalı ise taşerondur. Eser sözleşmelerinde yetkili mahkeme HMK'nın 6. Maddesine göre genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahı mahkemesi veya Kanun'un 10. Maddesinde düzenlenen sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesidir. Davacı, eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davasını bu iki yer mahkemesinden birinde açabilir. Somut olayda davalı taşeron şirketin ikametgahı Gebze/Kocaeli; işin ifa edilip teslim edildiği yerin de yine Gebze/Kocaeli olduğu, davacı tarafça yetkili yerde dava açılmadığı anlaşıldığından, yetkili mahkemeyi belirleme konusundaki seçim hakkının davalıya geçtiğinin kabulü gerekir.

Davalı taraf süresinde yetki itirazında bulunmuş ve davalı şirketin ikametgahının bulunduğu Gebze Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu bildirmiştir. Bu durumda,

HMK'nın 6. Ve 10. Maddesi gereğince davalı şirketin ikametgahı ve işin yapıldığı, sözleşmenin yerine getirildiği yer olan Gebze mahkemeleri yetkili olduğundan, yerel mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Gebze Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 tarih ve 2023/170 Esas, 2023/495 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı H.M.K'nın 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddi ile, mahkememizin yetkisizliğine, talep halinde dosyanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, taraflar arasında eser sözleşmesi değil, satış sözleşmesi bulunduğunu, yetkisizlik kararı yerinde olsa da gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmeye konu tankerlerin tüm özelliklerinin fiyat teklifinde belirtilmiş olduğunu, kişiye özel bir üretim yapılmadığını, sözleşmenin belirleyici unsurunun tankerlerin teslimine ilişkin olduğunu, dolayısıyla taraflar arasında satış sözleşmesi bulunduğunu, bu nedenle gerekçenin bu şekilde düzeltilerek onanması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı HMK'nın 5 ilâ 19 maddeleri arasında düzenlenmiştir. HMK'nın 6. Maddesine göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek ya da tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre, borcun ifa yeri konusunda aksine bir anlaşma yoksa, para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde; parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde; bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir. Para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceğine dair TBK'nın 89. maddesindeki kural salt para alacakları ile ilgili olup, eser bedeline ilişkin alacak istemleri yönünden uygulanamayacağı Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarıyla da kabul edilmektedir. (bkz. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 02/10/2015 tarih ve 2015/3705 esas, 2015/4747 karar; 24/03/2015 tarih ve 2014/3179 esas, 2015/1457 karar; 23/02/2015 tarih ve 2014/2485 esas, 2015/922 karar sayılı kararları) Somut olayda, taraflar arasında, davacı şirket ile dava dışı ... A.Ş. arasında mevcut ... numaralı Kırıkkale ... işi kapsamında Kırıkkale ilinde davacının üstlendiği iş ile ilgili olarak davacı şirket tarafından davalıya 3 adet ... basınç sınıfları ve nozzle-neck kaynakları imalatlarının yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesidir. Davacı yüklenici; davalı ise taşerondur. Eser sözleşmelerinde yetkili mahkeme HMK'nın 6. Maddesine göre genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahı mahkemesi veya Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 K4721 md.19 K6100 md.19 TBK md.89 HMK md.10 HMK md.355 HMK md.6 TBK md.470 K6100 md.115/2 HMK md.5 HMK md.107 K6098 md.89 HMK md.362/1 K6100 md.355
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.