. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; uyuşmazlık konusu tesisle ilgili olarak, davacı ile davalı arasında “Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması” imzalandığını, sistem kullanım/dağıtım bedelinin davalı tarafından hazırlanarak EPDK tarafından yayımlanan tarifelere göre belirlendiğini, davacıya uygulanan son dönem tarifesinin (01/01/2022 itibarıyla)
Üreticiler İçin Veriş Yönünde Tek Terimli Dağıtım Tarifesi’nin lisanslı üreticiler için 3,8193 kr/kWh, Lisanssız Üreticiler için ise 28,2765 kr/kWh olduğunu, davanın ikame edildiği tarih itibarıyla davacının üreterek dağıtım sistemine verdiği her kWh elektrik enerjisine karşılık 28,2765 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alındığını, dağıtım hizmeti alan elektrik üreticileri arasında sistem kullanım/dağıtım bedelleri bakımından "üretici" ve "lisanssız üretici" şeklinde bir ayrım yapıldığını, bu bağlamda davacıdan 28,2765 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alınırken buna karşın aynı hizmeti alan diğer üreticilerden sadece 3,8193 kuruş alındığını, tarife cetvellerindeki sistem kullanım/dağıtım bedellerinden derlenerek taraflarınca hazırlanan ve aşağıda sunulan karşılaştırma tablosundan da açıkça görüleceği üzere, 2016 yılı sonuna kadar üreticiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığını, buna göre; lisanslı-lisanssız ayrımı yapılmaksızın tüm üreticilerden aynı bedel alındığı, bu bedelin (1 Ekim - 31 Aralık 2016 dönemi için) 0,7596 kuruş olduğunu, ancak 1 Ocak 2017 itibarıyla üreticiler arasında ayrıma gidilerek, lisanssız üreticilerin dağıtım sistemi üzerinde ek maliyet oluşturduğu gerekçesine dayalı olarak, lisanssız üreticilerden daha fazla sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmaya başlandığını, buna dayanak olacak şekilde davacının ek maliyet oluşturmadığını aşağıda izah edeceklerini, buna göre tamamen aynı hizmeti aldığı ve aralarında herhangi bir ayrım yapılmasına hukuken imkan olmadığı halde davacıdan, ürettiği her bir kWh elektrik enerjisi başına neredeyse 10 kat oranında artırım yapılmak suretiyle sistem kullanım/dağıtım bedeli alındığını, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, bu yöntemle davacıdan haksız yere fazladan tahsil edilen tutarın ise 400.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, dava konusu tahsilatın Elektrik Piyasası Kanununa aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu sistem kullanım/dağıtım bedelinin, dağıtım sisteminin kullanılması (üretilen elektriğin sisteme verilmesi) karşılığı alınan bir bedel olduğunu, yani dağıtım şirketi tarafından sunulan bir hizmetin karşılığı olduğunu, dönüştürülmüş maliyet analizlerinin" davalıdan celbi gerektiğini, davalının mevzuatta açıkça belirlenen ek maliyet sebebini ortaya koymadan sanki ek maliyet varmış gibi Davacıdan fazla ve fahiş miktarda tahsilat yaptığını, hal böyle iken tüm üreticilerin dağıtım şirketinden aldığı hizmet tamamen aynı olduğu halde diğerlerine nazaran davacıdan daha fazla davacının diğer üreticilere nazaran dağıtım sistemi üzerinde ek maliyet oluşturduğu ve bu sebeple de fazladan sistem kullanım/dağıtım bedeli alındığının iddia edilemeyeceğini, birbirine komşu parsellerde kurulu olan ve her ikisi de aynı trafo üzerinden dağıtım sistemine bağlanan iki farklı güneş enerjisi santralinin (GES) olduğu bir örnekte; her iki tesisin sistem üzerinde oluşturduğu maliyet tamamen aynı olduğu halde; davacıdan 400.568,35 TL (yıllık) sistem kullanım/dağıtım bedeli alınırken diğer üreticiden sadece 55.627,56 TL (yıllık) sistem kullanım/dağıtım bedeli alındığını belirterek; davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve yargılama sırasında ortaya çıkacak gerçek alacak tutarına talebi artırmak üzere, davacıdan dava tarihine kadar fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen KDV'lerle birlikte oluşan toplam tutar için şimdilik 1.000,00- TL alacağın davalıdan tahsiline ve davacıya verilmesine, alacağa konu bedellere, her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya her halükarda en yüksek ticari faiz / değişen oranda avans faizi uygulanmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; tarifelerin üstün kamu iradesi tarafından herkes için bağlayıcı nitelikte olmak üzere EPDK tarafından belirlenmekte olup idari birer işlem niteliğinde olduğunu, şirketlerin tarifeleri uygulamama yönünde bir takdir yetkisinin bulunmadığını, müvekkiline ait yanlış bir uygulama sebebiyle değil EPDK tarafından yapılan bir idari düzenleme sebebiyle oluştuğu iddia edilen farkın talep edildiğini, bu nedenle davada idari yargının görevli olduğunu, dava EPDK tarafından düzenlenen tarifeye dayalı olarak yapılan faturalandırmalara karşı açılmış bulunduğundan öncelikle pasif husumetin temelde EPDK’ye yöneltilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesinin mümkün olmadığını, dava konusu uyuşmazlığın temeli niteliğindeki idari işlemin iptali için açılan davada Danıştay . Dairesinin verdiği ... esas ... karar sayılı karar ile davanın reddine karar verdiği, hukuk mahkemesinin idari yargının yada EPDK’nin yerine geçerek dağıtım bedeli katkı payını belirlemesinin yada kaldırmasının düşünülemeyeceğini, dava davacının kendisi aleyhine sebepsiz zenginleşme iddiasına dayanmakta olup, davacı baştan itibaren kendisine uygulanan dağıtım tarifesinden haberdar oluğu, sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkının, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılda sona ereceğinden davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı, ayrıca davacının faturalara TTK 21. Maddesinde gösterilen sekiz günlük süre içinde itirazda bulunmadığını, Kanun gereğince faturanın içeriğini kabul etmiş sayıldığı, ayrıca söz konusu faturaları ticareti defterlerine işlemek suretiyle içeriğini benimsemiş olduğunu, müvekkilinin 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesinde faaliyet gösteren 6446 sayılı yasanın 3/1-c maddesi çerçevesinde lisansında belirlenmiş dağıtım bölgesi olan Konya, Aksaray, Niğde, Kırşehir, Nevşehir ve Karaman olmak üzere 6 ilde mülkiyeti kamuya (TEDAŞ’a ) ait olan elektrik dağıtım tesisleri ve şebekesini işleten elektrik dağıtım şirketi olduğunu, davacının ise lisanssız güneş enerjisi santrali (GES) işletmecisi olduğunu, davacının lisanssız statüde olması sayesinde tüm bu bedelleri ödemekten muaf tutulduğunu, ayrıca üretim lisansı başvurusunda bulunan tüzel kişiden, önlisans yükümlülüklerinin yerine getirilmesini müteakiben üretim tesisinin lisansında belirlenen inşaat süresi içerisinde kurulmaması halinde irat kaydedilmek üzere, kurulmak istenen üretim tesisinin niteliğine ve büyüklüğüne göre yatırım tutarının yüzde onunu geçmemek üzere teminat mektubu alındığını, bu Kanuni düzenlemelerin yanı sıra lisanslı üreticilerin 02.11.2013 tarih 28809 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği ile EPDK kararlarına konu edilmiş pek çok ek hukuki yükümlüğe tabii kılınmışken lisanssız santrallerin lisans almak ve lisans almanın yanında getirdiği pek çok ek yükümlülükten muaf tutulduklarını, tüm bu yasal hukuki statü avantajlarının yanında lisanssız elektrik üreten tesislerin ürettikleri enerjiyi daha yüksek bir bedelle satmaları sayesinde fiyat avantajına sahip olduklarını, 29/12/2010 tarihli ve 6094 sayılı Kanunun hükmüne göre düzenlenen I Sayılı Cetvel’de Güneş Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi’nde uygulanacak fiyatın 13,3 ABD Doları cent/kWh olduğunu, 03.12.2010 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik gereği, güneş enerjisine dayalı üretim tesislerine YEK destekleme mekanizması kapsamında belirlenen kWh başına 13,3 dolar/cent ile ihtiyaç fazlası enerjinin 10 yıl süre ile üreticilere görevli tedarik şirketi tarafından ödenmekte olduğunu, davacının Lisanssız santral için başvuru yaptığı Mart 2016 yılında kWh başına alım garantisi 6,99 dolar/cent civarında iken, 2021 yılında ise YEKA kapsamında kurulan lisanslı tesisler için alım garantisi birim fiyatlarının 20 kuruş/kWh civarında olduğunu, davacının tesis kurulum aşamasında TEİAŞ’a herhangi bir katkı payı ödemesi yapmadığından veya tavan fiyatın düşürülerek yarışmaya girmemesinden dolayı lisanslı tesis, kapsamında değerlendirilmesinin söz konusu olmadığını, tüm bu açıklamalar ışığında davacının lisanssız GES’e yatırım yapmayı lisanslı / lisanssız ayrımını avantajlı dezavantajlı yönlerini bilerek basiretli bir tacir olarak tercih ettiği ve kendi tercih ettiği statü üzerinden hukuk güvenliği ve hukuki öngörülebilirlik içinde EPDK tarafından bir idari işlem olarak belirlenen tarife ile fiyatlandırıldığı, davacının durumu itibariyle baştan itibaren lisanslı GES’lere göre lisanssız GES’ler ilgili farklılıklar baştan itibaren davacı açısından hukuki öngörülebilirlik ve bunun getirdiği hukuki güvenlik ilkesinin bir yansıması olarak nasıl bir hukuki muamele karşılaşacağını bildiğinu, bu yönüyle de davanın açıkça kötü niyetli olup haksız bir menfaat sağlamaya dönük olduğunu, dağıtım tarifelerinin; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluştuğunu, dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin 31.12.2015 tarihli ve 29579 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına ilişkin Usul ve Esaslarda (Usul ve Esaslar) belirlendiğini, bulunmadığı, davaya konu talebin hukuki öngörülebilirlik ve hukuk güvenliği yönüyle de kabulünün mümkün olmadığını, ödeme tarihinden itibaren mevduata uygulanan azami faiz veya en yüksek ticari faiz/değişen oranlarda faiz talebinin de diğer talepler gibi mesnetsiz olduğunu belirterek; davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, alacak isteminden ibarettir.
Taraflar arasındaki ihtilaf; davalı dağıtım şirketinin lisanslı üreticilere uyguladığı dağıtım tarifesi ile lisansız üreticilere uyguladığı dağıtım tarifesi arasında fark olup olmadığı, bu farkın dayanağının ne olduğu, dağıtım tarifelerinin kim tarafından hazırlandığı, dağıtım tarifesinin belirlenmesinde davalının etkisinin bulunup bulunmadığı, üreticilere uygulanan tarifelerdeki farklılığın yasaya uygun olup olmadığı, lisanssız üreticilerin lisanslı üreticilere kıyasla sisteme bağlanmasının daha fazla maliyet gerektirip gerektirmediği, bu ek maliyetlerin nelerden ibaret olduğu, ihtiyaç fazlası enerji yönünden davacının dağıtım bedeli katkı payından sorumlu olup, olmadığı davacıdan tahsil edilen dağıtım bedellerinin davalıdan istirdadının gerekip gerekmediği, varsa tutarının ne kadar olduğu, uyuşmazlığın çözümünde adli yargı mercilerinin görevli olup olmadığı, dava şartı eksikliği bulunup bulunmadığı, davalının husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davada zaman aşımı süresinin dolup dolmadığı hususlarından ibarettir.
Davanın sistem kullanım/dağıtım bedeli adı altında davalı tarafça tahsil edilen tutarın istirdadına ilişkin olup, davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, dava tarihi itibariyle ihtilafa uygulanması gereken 10 yıllık zamanaşımı süresinin de dolmadığı, bu bakımdan zamanaşımı itirazının da yerinde olmadığı, uyuşmazlığın özel hukuka ilişkin eylemlerden kaynaklanması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmış davalının yargı yolu itirazı da yerinde görülmemiştir. Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak Elektrik Yüksek Mühendisi ... , Elektrik mühendisi ... ve Mali Müşavir ... tarafından alınan 09/03/2023 tarihli heyet raporunda, taraflar arasında akdedilen " Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım
Anlaşması" nda dağıtım sistem kullanım birim fiyatı ile ilgili bir düzenleme bulunmadığını ve anlaşma ile mevzuatın ve mevzuat değişikliklerinin geçerli kılındığı, lisanslı ve lisanssız elektrik üreticilerinin teknik olarak dağıtım sistemini kullanmalarında birbirlerine göre bir farklılık bulunmadığı ve lisanssız üreticilerin dağıtım sistemine ilave maliyet ve külfet oluşturmadığını, ancak Yasal mevzuat gereğince Lisanssız Elektrik Üreticilerine uygulanacak dağıtım sistem kullanım tarifelerinin düzenleyici kurum olan EPDK Kurul Kararları ile yürürlüğe konan dönem tarifeleri ile belirlendiği, davalı ...'ın EPDK kurul kararlarına ve tarifelere uymak zorunda olduğunu, davalı ... tarafından EPDK kurul kararları ile yürürlüğe konan dönem tarifelerinde yer alan dağıtım sistem kullanım tarifelerini davacıya doğru şekilde uyguladığı ve faturaların fazladan bir bedel içermediğinin değerlendirildiğini, 6446 sayılı Yasanın değişik geçici 20. Maddesi ile EPDK'nın lisanssız elektrik üreticileri için uygulamaya koyduğu tarifelerin dayanağı kurul kararlarının halen yürürlükte olduğunu, davalı ...'ın EPDK Kurul Kararı ile uygulamaya konulan dönem tarife tablolarında yer alan lisanssız üreticiler için geçerli birim fiyatları doğru şekilde alarak faturaları düzenlemiş olmasına bağlı olarak, davacı şirketin davalı ...'tan uyuşmazlığa konu taleplere ilişkin bir alacağının bulunmadığını, davaya konu ... Abone Tesisat No.lu lisanssız güneş enerjisi üretim tesisin için 31.12.2017 tarihinden önce geçici kabul alan tesisler için uygulanan "Üreticiler için veriş yönünde tek terimli dağıtım tarifesinin " uygulandığı ve lisanslı elektrik üreticilerine göre 222.592,87 TL daha fazla dağıtım sistemi kullanım bedeli alındığı hesaplandığını, davalı dağıtım şirketinin lisanslı üreticilere uyguladığı dağıtım tarifesi ile lisansız üreticilere uyguladığı dağıtım tarifesi arasında 01.01.2017 tarihinden önce bir fark bulunmadığı ancak bu tarihten sonra fark oluşturulduğu,ancak bu farkın dayanağı davalı yanca somutlaştırılmadığını, Dağıtım tarifesinin, davalının da dahil olduğu dağıtım şirketleri tarafından hazırlanarak EPDK'ya teklif edilmekte olduğu, ancak EPDK tarafından onaylanmasını müteakip tüm bölgelerde hiçbir fark olmaksızın aynı tarifenin uygulandığını, Lisanssız üreticilere uygulanan tarifelerin, sadece ek maliyete neden olmaları halinde lisanslı üreticilere uygulanan tarifeden farklı olabileceği, ancak bu ek maliyet hususuna ilişkin olarak davalı tarafça bir delil ibraz olunmadığını, davalı vekilinin ; GES’lerde dengesizlik maliyetlerinin ortaya çıktığı, dengesizlik maliyetlerinin, alınması/satılması taahhüt edilen enerji miktarı ile gerçekleşen alış/satış miktarı sonucunda ortaya çıkan alış/satış miktar farklılıklarına yönelik ortaya çıkan bir maliyet unsuru olduğu, bir lisanslı üreticinin beyan ettiği enerjiyi üretemediği veya fazla üretmesi durumunda, piyasanın enerji açığı veya fazlası olması durumuna göre lisanslı üreticiye piyasa takas fiyatı (PTF) veya sistem marjinal fiyatı (SMF) üzerinden %3 ceza katsayılı olarak enerji bedeli uygulandığı,Lisanslı tesisler için Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 30/6. Maddesi uyarınca, transformatör ve/veya hat kaybı uygulanması söz konusuyken davacının lisanssız tesisinde böyle bir uygulamaya tabii olmadığı,Lisanslı üreticiler tarafından yükümlülükleri kapsamında üstlenilen ancak, lisanssız üreticiler tarafından karşılanmayan tüm bu maliyetlerin lisanssız üreticiler adına sistemde ek yük oluşturduğu iddiasını dayandırabileceği herhangi bir teknik kriter dosya içinde bulunmadığını, kaldı ki, 31.12.2017 tarihinden önce ve sonra geçici kabul alan lisanssız üreticiler arasında bile 4 kata varan bir sistem kullanım bedeli tarifesi bulunmakta olup, bu tarihten önce geçici kabul alanlarla sonra alanların ,nasıl böyle farklı bir dengesizliğe nasıl neden olduklarını, oluşturulan ek yükün ne olduğunu anlamak da mümkün olmadığını, davalı ... ,5346 sayılı YEK Kanunu'nun“Lisanssız elektrik üretim faaliyeti "başlıklı 6/A maddesi hükmüne göre ,davacı Şirketin kendi ihtiyacının üzerinde ürettiği enerjiyi I sayılı Cetveldeki fiyatlardan (13,3 dolar/cent) satın almak zorunda olduğunu, bu şekilde üretici tesisindeki (Lisanslı yada lisansız olması farketmez ) sayaçtan ölçülerek dağıtım şirketine ait dağıtım hatlarına verilen enerji, dağıtım sistemini kullanan görevli şirketin malı haline gelmekte ve görevli şirkette bu enerji sattığı tüketicilerden , aktif enerji bedeli ile dağıtım sistemi kullanma bedelini tahsil etmektedir. Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulan ve bölgesinde enerji dağıtımı ve ticareti yapmakla görevli olan davalı ..., davacı Şirketten aldığı enerjiyi, tüketicilere satmak suretiyle faaliyetini sürdürdüğünü, tüketicilere enerji satarken aktif enerjine ilaveten Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nde tarif edilen dağıtım bedellerini de tahsil etmekte olduğunu, kaldı ki davacı lisanssız üretici şirkette kendi ihtiyacında kullandığı enerji için dağıtım bedeli ödemek zorunda olduğunu, davacı Şirketin 5346 sayılı YEK Kanunu kapsamında davacının sattığı ve davalının dağıtım şebekesine aktarılan enerji için sistem kullanım bedeli altında, kendisine ait olmayan bir enerji için bedel ödemesinin YEK Kanunu'na aykırı olduğu, sırf görevli dağıtım şirketlerinin gelirlerini artırmaya yönelik olduğu değerlendirildiğini, dava tarihine davalı tarafça davacıdan tahsil edilen Sistem Kullanım Bedelleri toplamı KDV hariç 254.083,29 TL olarak hesaplandığını, Lisansız üreticilerin dağıtım sistemine vermiş olduğu enerjinin ,lisanlı üreticilere nazaran daha fazla ek maliyet oluşturduğuna ilişkin hiçbir teknik kriter bulunmamakta olup, dava tarihine davalı tarafça davacıya, lisanslı üreticiler için uygulanan Sistem Kullanım Ücreti tarifesi uygulanmış olsa davacıdan alınması gereken tutar ise KDV hariç 31.490,42 TL olarak hesaplandığını, dava tarihine kadar davalı tarafça davacıdan tahsil edilen Sistem Kullanım Bedelleri toplamı KDV hariç 254.083,29 TL olarak hesaplanmış olup, davacıya lisanslı üreticiler için uygulanan Sistem Kullanım Ücreti tarifesi uygulanmış olsa davacıdan alınması gereken tutar ise KDV hariç 31.490,42 TL olup , fazla tahsilat ise KDV hariç 222.592,87 TL olduğu belirtilmiştir.
Taraf itirazları üzerine bilirkişi heyetinden alınan 09/10/2023 tarihli ek raporu ile, kök raporlarında herhangi bir değişikliğin bulunmadığını, davacının ürettiği ve davalı ... A.Ş.'ne ait dağıtım sistemine verdiği enerji miktarı üzerinden, aynı miktardaki elektrik enerjisi üretimi için lisanslı ve lisanssız üreticilere uygulanan sistem kullanım bedeli farkı hesaplamaları yapıldığını, lisansız GES üreticilerin aynı zamanda tüketici olmaları halinde ise ödemekle yükümlü oldukları dağıtım bedeli birim fiyatları, dahil oldukları tüketim grubuna göre farklılaşmakta olduğunu, örneğin tüketim grubu sanayi işletmesi ise farklı, ticarethane, konut yada tarım işletmesi ise farklı olmak üzere, dağıtım tarifesine göre dağıtım bedelinin ödendiğini, taraflar arasında "Lisanssız Elektrik Üreticileri Dağıtım Sistemi Kullanım Anlaşması"
01.02.2019 tarihinde imzalandığı, bu Anlaşma tarihi itibariyle lisanslı üreticiler ile lisanssız üreticiler yönünden uygulanan tarife fiyatları arasında 2,26 kat fark bulunmakta, dava tarihi olan 04.04.2022 itibariyle ise tarife fiyatları arasında 7,40 fark bulunmaktadır.Davacının kurulu gücü 1 MW olup, ortalama tüketim miktarı bilinmemektedir. Kendi ihtiyacı tüketim miktarının,yapmış olduğu üretim miktarından düşük olması halinde, tesisteki güneş panellerinin yeterli sayıdaki kısmının devre dışı bırakılmasıyla sadece kendi ihtiyacı kadar enerji üretmesi mümkün olabilecektir. Ancak davacı Şirket GES Santrali yatırımını, üretim fazlası elektrik enerjisini , anlaşma tarihindeki tarifelere göre davalı dağıtım şirketine satabileceğine, ihtiyaç fazlası enerji ürettiğinde ise bu fazla enerjiden dolayı bir zararının olmayacağına güvenerek yaptığı belirtilmiştir.
Kayseri BAM . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı ile ''Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinin 23. maddesi uyarınca kendi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yapması esas olan davacının, kendi insiyatifiyle ihtiyaç fazlası olarak ürettiği elektrik nedeniyle davalıya ait dağıtım hatlarını kullanmasından dolayı kullanım/dağıtım bedellerinin EPDK tarafından düzenlenen tarifelerle belirleneceğine ilişkin mevzuat hükümlerine atıf yapan sözleşmeyi, üstelik üretici ve lisanssız üreticiler yönünden sistem kullanım/dağıtım bedellerinin farklılaşmasından sonra imzalamış bulunmasına, sistem kullanım/dağıtım bedellerine ilişkin faturaları defterlerine kaydetmediği yönünde dosyada herhangi bir beyan, delil ve belge bulunmamasına,
TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacirin, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen tarafın, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi uyarınca ispatlamış olmasına göre, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu ...'' şeklinde olup, ilk derece mahkemesince verilen ret kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun bahsi geçen gerekçelerle esastan reddine karar verilmiştir. Yine Ankara BAM . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı da aynı yöndedir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; lisanssız elektrik üreticilerine uygulanacak dağıtım sistemi kullanım tarifelerinin EPDK tarafından belirlendiği, tarifenin belirlenmesi konusundaki yetkinin EPDK'ya ait olduğu, bu konuda davalının insiyatif alarak farklı tarife uygulamasının mümkün olmadığı, davalı tarafça tahsil edilen bedellerin EPDK tarafından belirlenen tarifelere uygun olduğu, yine davalıya sistem kullanım bedeli ödemek istemeyen davacının kendi ihtiyacı kadar elektrik üretme imkanı varken fazlasını üretip kullanım bedelinin iadesini istemesinin hukuken korunamayacağı, davacının tahsil edilen sistem kullanım bedelinin haksız olduğu ve istirdadının gerektiği iddiasını usulünce ispatlayamadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3.Arabuluculuk görüşmeleri nedeniyle suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4.Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından yapılan 11,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6.Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne tayin ve taktir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/11/2023
Katip Hakim
(e-imzalıdır)
5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.