3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/7464 E. , 2023/3326 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2018 tarihli ve 2017/198 Esas, 2018/212 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.09.2018 tarihli ve ... sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca tanzim olunan 06.05.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz istemi özetle; eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna, delillerin yetersiz olduğu, delillerden ziyade varsayıma dayalı yargılama yapıldığına, Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Emniyet Genel Müdürlüğü Kom Daire Başkanlığı ByLock sorgu raporu ve Cumhuriyet Başsavcılığı sorgu sonuçlarına göre 40......0 TC numaralı sanığın adına kayıtlı olan 0505 (...) (..) 34 GSM nolu hat üzerinden ve bu hatta entegreli ... aboneliği dahilinde ... ve ... IMEI numaralı cep telefonlarında ByLock programının kullanıldığının bildirilmesi karşısında, sanığın gerek soruşturma aşamasında müdafii huzurunda Kom Şube Müdürlüğündeki ifadesinde, Cumhuriyet Başsavcılığı beyanlarında ve Sulh Ceza Hakimliği sorgusunda, gerekse kovuşturma aşamasında mahkeme huzurunda CMK'nın madde 191/3-d uyarınca alınan savunma beyanlarında ilgili hattı kendisinin kullandığını ama ne kendisinin ne de aile bireylerinin ByLock adlı programı indirmediğini ve yüklemediğini belirterek isnat edilen suçlamayı kabul etmemiş ise de;
Hatay İl Emniyet Müdürlüğü tarafından dosyasına gönderilen 22.09.2017 tarihli ilgili hatta ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağının incelenmesinden, “tabu0912” kullanıcı adı, “M.7873206” şifresi ve 224135 ID numarası ile programa giriş yaptığı ve ID yi ekleyenler listesinde yer alan M.K., R.S., İ.K. ve E. K. adlı şahısların polis mesleği itibariyle çalışma arkadaşı olarak tanıdığı yönündeki aşamalardaki beyanları ve M.K. adlı şahısla ayrıca ilgili program üzerinden aranma kayıtlarının tespit edilmesi, yine sanığa ait ID ye bağlı log tablosunda yer alan bağlantı tarihi veya genel IP adreslerini gösterir tespit edilebilen 334 adet log kaydının dökümünün çıkartılması suretiyle dosyasına gönderilen içeriklere dair belgelerin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan gönderilen belge ve bilgi içerikleriyle karşılaştırılması sonucunda ByLock adlı programın IP adresi olarak belirlenen IP adreslerinden olan 46.166.164.177 üzerinden 17.10.2014 tarihi ve sonrasında ... imei numaralı cep telefonu ile 152 kez bağlantı kurduğunun belirlenmesi ve gprs/wap bilgileri ile CGNAT(HIS) verilerinin incelenmesi sonucunda, ByLock tespit tarihi ve sonrasında görev yaptığı Mardin ilinden baz vermesi, adına kayıtlı olup da fiilen de kullandığını beyan ettiği söz konusu hattın kullanıldığı cep telefonunun IMEI numarasının ByLock programının IP adresine bağlantı yapan cihazın IMEI numarasıyla uygunluk göstermesi, bağlantıyı sağlayan cihazın android işletim sistemine sahip olması, dosyasında yer alan HTS kayıt içerikleri ve nüfus kayıt sureti de bir bütün olarak gözönüne alındığında, suçtan kurtulmaya yönelik soyut nitelikteki savunma beyanlarına itibar edilmeyerek örgütün üyeleri ile haberleşmek saiki ile kendi aralarında gizli-kripto niteliğine haiz ByLock programını tespit tarihi ve sonrasında adına kayıtlı GSM hattı üzerinden ve buna entegreli ADSL aboneliği ile bağlantılı olarak kullandığı sübuta ermiştir.
Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun dosyasına sunduğu 25.08.2017 tarihli MASAK raporu ve bank ... kayıtlarının içeriğinin incelenmesinden; Bank ... A.Ş. deki ilk hesap açılış tarihinin 02.12.2011 yılı olduğu ve 2013 yılı Aralık ayı ve devamında hesabında cüzi bir meblağ bulunurken 2014 yılı eylül ayında 10.000,24 TL artış gözlemlendiği, bunun da sanığın 11.09.2014 tarihinde Akbank T.A.Ş. den 10.000,00 TL tutarlı kredi çektiği, artışın bundan kaynaklanmış olabileceğinin değerlendirildiği, ayrıca 24.02.2014, 11.09.2014 ve 15.09.2014 tarihlerinde 3 ayrı katılım hesabı açtırdığı, 14.02.2014 tarihinde de otomatik ödeme talimatı verdiğinin tespit edildiği, sanığın da aşamalardaki beyanlarında faizsiz banka hasebi ile hesap açtırdığını ve 15.06.2016 tarihinde de borçlarını bitirdikten sonra kapattırdığını savunmuş ise de, savunmasının bütünü ve MASAK rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde, gerek Bank ... Katılım A.Ş. deki örgütün talimat tarih aralığına denk gelecek şekilde bir başka bankadan kredi çekerek yatırması gerekse birden fazla olacak şekilde üç adet yeni katılım hesabı açtırması hususları gözönüne alındığında suçtan kurtulmaya yönelik soyut nitelikteki savunma beyanlarına itibar edilmeyerek örgüt liderinin emir ve talimatları doğrultusunda terör örgütünün finans kaynağı haline gelen Bank ... Katılım A.Ş. ye başka bir bankadan kredi çekip de para yatırmak ve yeni katılım hesapları açtırmak suretiyle örgütsel tavır ve kast ile hareket ettiği vicdani kanaatine varılmıştır. Yine MASAK raporuna göre hakkında FETÖ soruşturmaları kapsamında inceleme istenilen iki farklı kişi ile hesap hareketleri tespit edilmiştir.
Sanığın kişiliği ile eğitim durumu, sosyal seviyesi, yaşının ve konumunun gerektirdiği asgari analiz yeteneği, ortalama hayat tecrübesi dikkate alındığında örgütün milli güvenliğe karşı tehdit olarak görülüp resmi tedbir niteliğindeki açıklamalar ve tarihler dikkate alındığında TCK'nın madde 30 kapsamında hataya düşmediği bilakis örgüt üyeliği kastının bulunduğu, şöyle ki belirlenen tarihler ve sonrasında milli güvenlik için tehlike oluşturduğu açıklanmış olan bir örgütün faaliyetleri içerisinde bilerek yer aldığı, tespit ve değerlendirme tutanağı ile sorgu raporlarından anlaşıldığı üzere ByLock adlı gizli-kripto niteliğine haiz haberleşme programını adına kayıtlı ve fiilen de kullandığını beyan ettiği ilgili GSM hattı üzerinden ve bu GSM numarasına entegreli ... aboneliği üzerinden tespit tarihi ve sonrasında örgütsel talimatlar sonucu kullandığı ve bu suretle örgüt faaliyetlerine gizlilik-tedbir içerecek şekilde katılarak örgüt hiyerarşisinde yer aldığı ve masak rapor içeriği itibariyle örgütün finans ayağı haline dönüşen Bank ... A.Ş. ye örgüt liderinin emir-talimat tarihleri olarak belirlenen zaman aralığındaki tarihlerde başka bankadan kredi çekmek sureti ilepara yatırdığı ve birden fazla katılım hesabı açtırması biçimindeki eylemleri gözönüne alındığında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile arasında organik bağın bulunduğu vicdani kanaatine varılmıştır.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin kendi aralarında kullanmış olduğu şifreli-kripto niteliğine haiz haberleşme-iletişim programı olan ByLock adlı programı adına kayıtlı ve fiilen kullandığı sübuta eren (0505) (...) (..) (34) nolu GSM hattı ve bu hatta entegreli ... aboneliği üzerinden tespit tarihi ve sonrasında kullanması ve örgüte müzahir Bank ... A.Ş. ye finansal destek sağlamak saikiyle belirlenen talimat tarihleri arasında para yatırmak ve birden fazla katılım hesabı açtırmak suretiyle örgütün aldığı kararlar doğrultusunda hareket etmesi şeklindeki eylemleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik soyut nitelikteki savunma beyanlarına itibar edilmeyerek, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, bu hali ile de isnat edilen FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülmekle, 3713 sayılı TMK'nın madde 7/1 inci yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nın madde 314/2 nci gereğince alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren bir neden görülmeyerek cezalandırılmasına ve atılı suçun mevcut delil durumu itibariyle sabit olduğu anlaşıldığından gelmeyen müzekkere cevabı ve dijital verilerin beklenilmesinin dosyanın aydınlanmasına katkı sağlamayacağı kanaati ile beklenilmesinden vazgeçilmiş olup, mahkemedeki yargılama aşamasında gösterdiği saygılı tutum ve davranışları dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın madde 62/1 inci gereğince cezasından 1/6 oranında takdiri indirim uygulanmak suretiyle sonuç cezanın belirlenmesi yoluna gidilerek hüküm tesis edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.
c)BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanun'unun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebilecektir.
d)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme aracı olarak 224135 ID numaralı ByLock kullanıcısı olan, örgüt liderinin talimatı üzerine FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de bankacılık işlemleri yapan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
e)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.09.2018 tarihli ve ... sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...