Esas No
E. 2022/6234
Karar No
K. 2023/2613
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2022/6234 E.  ,  2023/2613 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi

hükmünün kaldırılarak beraat

TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2017 tarihli ve 2017/153 Esas, 2017/234 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi gereğince sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

2.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.03.2020 tarihli ve 2018/308 Esas ve 2020/501 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.01.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz sebepleri özetle;

1.Vekalet ücretinin eksik hükmedildiğine,

2.Sanığın ByLock isimli program kullanıcısı olduğuna ve beraat hükmünün kaldırılması gerektiğine,

3.Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara , İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock isimli programı kendi GSM hattı üzerinden kullandığının anlaşılması ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğnide, sanığın FETÖ/PDY isimli silahlı terör örgütünün ideolojisini benimseyerek hiyerarşisi içerisine girdiği, eylemlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk nazara alındığında örgüt üyesi olarak kabulünün zorunlu olduğu, kaldı ki tek başına ByLock isimli gizli haberleşme programının kullanılmasının dahi bu örgütün hiyerarşik yapılanması içerisine girmek için yeterli olduğunun kabulü gerekmekte olup sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin hiyerarşik yapısına dahil olarak örgüt üyesi olduğu kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Sanığın tüm aşamalarda ByLock programını cep telefonuna indirmeye çalıştığını ancak başaramadığını, cep telefonuna kurulumunu yapamadığını ifade ettiği, sanığın kullanımında olan (05..) (...) (..) 91 numaralı GSM hattına ait tespit ve değerlendirme tutanağı olmadığının bildirildiği, ByLock iddiası dışında sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığına dair başka bir delilin bulunmadığı, sanığın terör örgütü üyesi olduğuna dair sanığın cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, şüpheyi kanaat düzeyine vardıracak, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunamadığı, bu nedenle yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşılmakla 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e.maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Sanık hakkında tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde mahkemenin kabul, uygulama ve gerekçesi yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.03.2020 tarihli ve 2018/308 Esas, 2020/501 sayılı Kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.05.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog