Esas No
E. 2023/3622
Karar No
K. 2023/14202
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

6. Ceza Dairesi         2023/3622 E.  ,  2023/14202 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/255 E., 2016/321 K.
SUÇLAR: Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/2402 Soruşturma Numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümle, 86/2, 86/3-a-e, 53/1 inci maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2.... Sulh Ceza Mahkemesinin, 14.12.2011 tarihli ve 2011/525 Esas, 2015/21/645 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümle, 62 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-a-e, 62 nci maddeleri uyarınca 3.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 17.01.2012 tarihinde kesinleşmiştir.

3.Sanığın, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 29.01.2013 suç tarihli, 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümle, 125/3-a, 125/4 üncü maddesinde yer alan tehdit ve hakaret suçlarından mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 02.03.2016 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca ...

2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2016/255 Esas, 2016/321 Karar sayılı kararı ile sanığın tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümle, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-a-e, 62 nci maddeleri uyarınca 3.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek hüküm açıklanmıştır.

4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.11.2020 tarihli 2016/342498 sayılı, "Hükümden sonra 19/08/2020 gün ve 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 25/06/2020 gün ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin aynı bentte yer alan "...basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması ve CMK.'nın "Tanımlar" kenar başlıklı 2. maddesinin (f) bendinde kovuşturmanın "İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi" ifade eder şekilde tanımlanması karşısında, 7188 sayılı kanunun 24. maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen CMK.'nın 251. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, Yasaya aykırı hükmün BOZULMASI," görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. GEREKÇE

Yargıtay incelemesine tabi olan ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanan hüküm olması karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 230, 223 üncü maddeleri gereğince kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan önceki karara yollama yapılmak suretiyle Anayasa'nın 141/3. ve 5271 sayılı Kanun'un 34, 230, 232, ve 289/1-g (1412 sayılı Kanun'un 308/7) maddelerine aykırı davranılarak hükmün gerekçesiz bırakılması, hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır ve Tebliğname görüşüne gerekçe yönünden iştirak olunmamıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2016/255 Esas, 2016/321Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği, yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye gerekçe yönünden aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.