21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 26/12/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle: davacı ile davalı arasında görülmekte olan hukuk davasının sulh ile sonuçlanması amacıyla 16.03.2018 tarihinde Sulh ve İbra Sözleşmesi'nin yapıldığını, bu sözleşmenin asıl amacının davalının davacıya marka devri yapması hususu olduğunu, bu amaç doğrultusunda Sulh ve İbra Sözleşmesi yanında ayrıca ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı Marka Devir Sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin I1/3. Maddesinde belirtildiği şekilde davacının kendi üzerine düşen mali yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunu, davalının ise Sözleşmenin II1/5. Maddesinde belirtildiği şekilde marka devir sözleşmesinin imzalanmasından itibaren en geç 45 gün içerisinde şirket unvanından "fer" ibaresini çıkartacağını şirket unvanında aynısını ve/veya benzerini kullanmayacağını kabul, beyan ve taahhüt eder” hükmünün gereğini yerine getirmediğini, davalının fer ibaresini ticaret unvanında kullanmaya devam ettiğini, sözleşmenin III/7. Maddesine göre davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu yüzden davalının ticaret unvanından söz konusu ibarenin kaldırılmasına ilişkin ifaya icbar ve davalıların her ikisine karşı sözleşmeden doğan cezai şart bedelinin tahsilinin sağlanması için işbu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu, sözleşmenin IV. maddesine göre mahkemenizin yetkili olduğunu, akdi ilişkinin her ne kadar marka devrine yönelik olarak görünmesine rağmen meselenin ticaret unvanının kısmen terkinine yönelik olması karşısında mahkemenin görevli olduğu hususu bakımından tartışmanın bulunmadığını belirterek, davalının ticaret unvanındaki “fer” ibaresinin terkinine, keyfiyetin ... nezdinde tutulan sicile tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, cevap sunmamıştır. Dava; taraflar arasında akdedilen marka devir sözleşmesi ve sulh protokolü uyarınca tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, davacının davalının ticaret unvanın terkini ve cezai şart talebinin haklı olup olmadığına ilişkindir. Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeninden ve aynı zamanda dava şartlarından olup (HMK m. 114/c), mahkemenin iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile görevli olup olmadığı hususunun yargılamasının her aşamasında ve kendiliğinden incelenmesi gerekmektedir (HMK m. 115/1) 5846 sayılı FSEK'in 1. maddesinde bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkiler "Amaç" başlıklı 1. maddesinde "Bu Kanunun amacı, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir." ve "Kapsam" başlıklı 1/A maddesinde "Bu Kanun, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını, bu haklara ilişkin tasarruf esas ve usullerini, yargı yollarını ve yaptırımları ile Kültür Bakanlığının görev, yetki ve sorumluluğunu kapsamaktadır." şeklinde tanımlanmıştır.
Anılan Kanunun 76. maddesinde "Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir." denmiş, Sınai Mülkiyet Kanununun "Görevli ve yetkili mahkeme" başlıklı 156. maddesinde ise "Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda; uyuşmazlığın mahiyetinin Fikri Mülkiyet Hukukundan doğduğu; taraflar arasındaki temel hukuki ilişkinin fikri mülkiyet haklarını ilgilendirmekte olduğu ve aynı borç için sulh ve ibra sözleşmesi düzenlenmiş olmasının taraflar arasındaki temel hukuki ilişkiyi değiştirmeyeceği anlaşıldığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet kanunu'nun 156. maddesi uyarınca davaya bakmakla görevli mahkemenin ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi olmakla, mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmış ve davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer doğrultuda; Ankara BAM 20 HD., 2020/1020E., 2022/520 K., 14/04/2022 T.)
1.)Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE,
2.)Kararın kesinleşmesinden sonra 2 haftalık süre içinde talepte bulunulması halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ FIKRİ VE SINAİ HAKLAR MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi halde dosya üzerinden açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3.)HMK’nun 331 mad. uyarınca Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç yargılama gideri ve gider avansı konusunda mahkememizce karar oluşturulmasına,
4.)HMK 20.maddesi gereğince; karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ...Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı. 23/11/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)