3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2011/6042 E. , 2011/10235 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde tapu iptal-tescil, olmadığında tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde, 3367 sayılı Kanun gereğince köyde oturan ve evi olmayan kişilere tahsis edilmek amacıyla dava konusu 13 nolu parselin davalıya tahsis edilip, tapusunun verildiğini, ancak kanun gereği 5 yıl içinde davalının ev yapmaması nedeniyle koşulları yerine getirmediğinden davalı adına kayıtlı 13 nolu parseldeki tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiş, yargılama sırasında davalının taşınmazı 3.kişiye satması nedeniyle davacının talebini ıslah ederek taşınmazın bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevabında, 1997 yılında tahsis edilen taşınmaza 5 yıl içinde bina yapamadığını, taşınmazı 3.kişiye sattığını, davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, yargılama sırasında davalının dava konusu taşınmazın maliki olmadığı için tescil davasının husumetten reddine, tazminat (alacak) davası yönünden ise usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından bahisle reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. HUMK.nun 83.maddesine göre; ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltmesine denir.
Tamamen ıslahta davacı, davasını baştan (dava dilekçesinden) itibaren ıslah eder ve yeni bir dava dilekçesi verir (HUMK.md.88). Tamamen ( kamilen) ıslah ile dava dilekçesi de dahil bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması söz konusudur ve tamamen ıslah ile talep sonucu ve dava sebebi değiştirilebilir. Davada, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ve davacı adına tescili talep edilmiş, sonradan taşınmazın davalı tarafından 3.kişiye satıldığının anlaşılması üzerine 15.10.2009 tarihli dilekçe ile davacının talebini tamamen ıslah ederek alacak davasına dönüştürdüğü anlaşılmaktadır.
Islah yapıldığı anda geçerlidir. Bu nedenle usulüne usulüne uygun ve zamanında yapılan ıslah nedeniyle mahkemece ıslah talebinin kabulü ile alacak (tazminat) davası hakkında taraflardan delilleri sorularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.