20. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2021/1367 - 2023/1361
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/10/2020
NUMARASI : 2019/322 E. - 2020/217 K.
VEKİLİ
GEREKÇE
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davalının "... + Şekil" ibareli markasının bulunduğu, dosya kapsamındaki uyuşmazlığın davalının davaya konu markası ile davacının mesnet markası arasında SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında iltibas bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir.
Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalının markasına konu ibarenin "... + Şekil" olduğu, dava konusu ibarede karşılaştırmada esas alınacak ibarenin "..." olduğu, zira ... ve ... ibarelerinin bir ayırt ediciliğinin bulunmadığı, davacının davada esas alınabilecek markasının 2008/14301 nolu markası olduğu zira diğer mesnet markalarının davalının markasından sonra başvurulduğu, 2008/14301 nolu markanın "... ... eğlenceli bir alışkanlık+Şekil" ibaresinden oluşmakla esas ibaresinin "..." olduğu, zira davacının markasında bulunan diğer unsurların da ayırt ediciliğinin olmadığı, "..." ve "..." ibareleri arasında yapılan görsel, anlamsal ve işitsel değerlendirmede tarafların markalarının benzer olduğu ve iltibas riski taşıdığı kanaatine varılmıştır.
Ancak 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinin somut uyuşmazlığa uygulanabilmesi için karşılaştırılan markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği şartının da gerçekleşmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden davacının mesnet markası ile davalının markası kapsamında bulunan 43. Sınıf hizmetlerin aynı/benzer olduğu, zira karşılaştırılan malların dağıtım kanalları, kullanım yöntemleri, hedeflenen halk kesimleri aynı olduğu gibi birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliklerinin de bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm bu açıklamalar kapsamında, markaların görsel ve sesçil olarak benzer olması, “...” ibaresinin dava konusu markaya eklenen farklara rağmen bütünsel varlığını halen korumaya devam etmesi, “...” ibaresinin tescil konusu sınıflar bakımından ayırt ediciliğinin düşük olmaması, davacının, davaya konu marka başvurusundan önce “...” ibareli kullanımlarının bulunması, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ya da benzer hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, önceden bildiği ve tanıdığı davacıya ait markalar ile davalının başvuru konusu markasını birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunması karşısında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesinin somut olaya uygulanabilme şartları bulunduğu için davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi kanaat ile davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Ancak, SMK'nın 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin kanıtlanmadığı, ayrıca davalı başvurusunun kötüniyetli yapıldığının kanıtlanmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yönlere ilişkin itirazları yerinde bulunmamıştır.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmelidir. Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile, Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/10/2020 Tarih ve 2019/322 Esas - 2020/217 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA;
2.Davanın KABULÜ ile davalı adına tescilli bulunan 2019/33622 sayılı "... + Şekil" ibareli markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine,
3.Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 269,85.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 44,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 225,45.TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4.Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00.TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.100,00.TL bilirkişi ücreti, 102,80.TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 41,00.TL tebligat ve posta giderleri toplamı 2.243,80.TL yargılama gideri, 44,40.TL peşin harç, 44,40.TL başvurma harcı, 162,10.TL istinaf kanun yoluna başvuru harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.494,7.TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
7.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
8.Davacıdan peşin olarak alınan 59,30.TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
9.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/10/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/11/2023
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.