23. Hukuk Dairesi
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23.
HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2019/2785 - 2023/1713 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 02/12/2019
ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/200E., 2019/1009K.
VEKİLİ
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "...Bilirkişinin 07.10.2019 günlü raporunda, dava konusu “...” ürünündeki arızanın kullanıcının makinedeki rutin kontrolleri yapmamasından veya kırılacak malzemenin arasına metal parçacıkların karışmasından kaynaklı olacağı, davalının bir kusurunun bulunmadığı saptanmıştır.
Bilirkişi raporuna rapor dayanaklarının gösterilmesi ve raporun objektif oluşu ile bilirkişinin tarafsızlığı ve niteliği dikkate alınarak itibar edilerek hükme esas alınmıştır. Davalının ürünün arızalanmasında imalattan doğan bir kusurunun bulunmaması, başka bir anlatımla arızanın kullanıcı hatasından kaynaklanması nedeniyle davalının bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Dolayısıyla, ödenen tazminat poliçedeki risk kapsamında olmakla rücu koşulları oluşmadığından davacının istemi yerinde görülmemiştir..." denilerek davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hasarın 15 günlük deneme süresi içerisinde meydana geldiğini, bilirkişi raporunda makinenin 15 günlük süre içerisinde hasarlandığını gösterir belge bulunmadığı belirtilmişse de dosyaya sunulan Finansal Kiralama Sözleşmesinin incelenmesi halinde bu durumun açıkça ortaya çıkacağını, alanında uzman bağımsız bir eksper ve Prof. Dr. ...'in aracılığı ile olayın hemen ardından hasarlı tambur üzerinden numuneler alındığını ve labaratuvar ortamında incelemeler gerçekleştirildiğini, bu incelemelerde çatlağın ilerleme yönü, iç yapı ile ilgili bulgular ve hasar dikkate alındığında paletin gevşeyerek yerinden çıktığının ve araya sıkıştığının, bu sıkışma nedeni ile hasarın gerçekleştiğinin, tamburun kırılma morfolojisininde bu tür ani zorlanmaya işaret ettiğinin anlaşıldığını, tesisin dahi yeni kurulmuş olduğunu ve henüz planlı üretime geçilmeden işbu hasarın meydana geldiğini, hasarın gelişmesinde herhangi bir dış etken veya operatör hatası olmadığını, davalının kusurlu olduğunun aşikar olduğunu, olayın hemen ardından dava konusu makinede ayrıntılı inceleme yapan uzman raporları ile mahkemenin bilirkişi raporundaki açık çelişkinin giderilmesi gerektiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, “leasing all risk ” sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/200E., 2019/1009K. sayılı dava dosyasında verdiği 02/12/2019 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 225,45 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.
3.Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.
4.HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına. 01/11/2023 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz (238.730,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 01/11/2023
Başkan Üye Üye Katip
(e-imzalıdır)