10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/9015 E. , 2023/9891 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde ödeme emri iptali davasında hukuki yarar yokluğundan davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili, müvekkillerinin ... Tekstil Dokuma ve Madencilik San ve Tic. A.Ş. ve ... Fayans Traverten San ve Tic. A.Ş. nin yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıklarını, müvekkillerinin her ne kadar yönetim kurulu üyeleri olmasına rağmen temsil ve ilzama yetkileri olmadığı gibi şirketlerin finans ve sigorta işleri ile ilgili tasarruflarında da yetkili olmadığını, mali işler ile hiç ilgileri olmayan müvekkillerin, şirketlerde yönetici olarak da görev almadıklarını, fiilen şirket yönetimine katılmadıklarını, bu şirketlerin prim borcundan dolayı müvekkillerinin Kuruma başvurarak sorumlu olup olmadıkları sorulduğunda 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi gereğince sorumlu bulunduklarının belirtildiğini, bu iki anonim şirketin 01.10.2008 tarihinden önceki prim borçlarından dolayı müvekkil davacıların sorumlu olmadığını, bu şirketlerde müvekkillerinin temsil ve ilzama yetkili olmadıkları gibi yönetim kurulu başkanı da olmadığını, hiçbir şekilde yöneticilik yapmadıklarını, bu şirketlerin 01.10.2008 tarihinden önceki prim borçlarından sorumlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili 29.04.2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacılar vekilinin talebinin hangi icra borcuna ilişkin olduğunun açık olmadığını, öncelikle talebinin açıklattırılması gerektiğini, davacılar ... Tekstil Dokuma ve Madencilik San ve Tic. A.Ş.'nin ve ... Fayans Traverten San ve Tic. A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi olduklarını, bu yüzden prim borçlarından sorumlu bulunduklarını, davalı Kurumca yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu bildirerek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2015 tarihli ve E.2014/224, K.2015/163 sayılı kararıyla; "davanın kabulü ile davacıların dava dışı ... Tekstil Dokuma ve Madencilik San. Tic. A.Ş. ile ... Fayans Traverten İnşaat ve Mermer San. Tic. A.Ş. nin dava konusu 01.10.2008 tarihinden önceki döneme ilişkin prim borçlarından dolayı ayrı ayrı Kuruma borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 16.01.2018 tarih ve E.2015/16328, K.2018/104 sayılı kararında; "...Belirtilen açıklamalar ışığında, davacılardan Mesude adına düzenlenen ve süresinde itiraz edilmediği için kesinleşen 2006/10441, 2007/10134, 2005/14219 nolu ödeme emirleri yönünden menfi tespit davası açılamayacağının gözetilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.
Diğer taraftan, her ne kadar menfi tespit istemli işbu dava açılmış ise de, diğer ödeme emirlerinin kesinleşip kesinleşmediği, bu bağlamda davacıların bu davayı açmakta hukuki yararlarının bulunup bulunmadığı ile, dava konusu miktar belirlenmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gereğine işaret edilerek söz konusu karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 19.02.2021 tarih, E.2018/174, K.2021/95 sayılı kararı ile davacı ... yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine, davacı ... yönünden 2005/14219, 2006/10441, 2007/10134 takip sayılı dosyalara ilişkin hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine, davacı aleyhine yapılan diğer takipler yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine, karar verilmiştir. C. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 01.12.2022 tarih, E.2022/2411, K.2022/15284 sayılı sayılı kararında; "... Somut olayda, davacılardan ... hakkında düzenlenen 2007/10134, 2006/10441,2005/14219, 2005/11967 ödeme emirleri dışında diğer ödeme emirlerinin her iki davacı adına düzenlenmediği, ödeme emirleri üzerinde Kurum borçlusu olarak dava dışı anonim şirketin gösterildiği ortadır. Bu durumda davalı Kurum tarafından usulüne uygun düzenlenmeyen diğer ödeme emirleri nedeniyle haciz tehdidi ile karşı karşıya kalan davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Mahkemece, usulüne uygun olarak düzenlenmediği anlaşılan ödeme emirleri hakkında açılan davanın menfi tespit davası olarak değerlendirilmesi ve buna göre davanın esasına girilerek sonucuna göre Kurumca gönderilen ödeme emirlerine konu borçlar yönünden sorumlu olup olmadıkları irdelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. " gereğine işaret edilerek söz konusu karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... yönünden davanın kabulü ile 1000433.20 sıra numaralı ve ... Tekstil Dokuma ve Madencilik San. Tic. A.Ş. unvanlı işyerinin Kuruma olan borçlarının tahsili amacıyla başlatılan Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 2005/10331, 2005/11967, 2005/11968, 2005/12522, 2005/14219, 2006/10441, 2006/10442, 2006/11601, 2006/11602, 2006/13098, 2006/13099, 2006/16910, 2007/10134, 2007/11548 ve 2009/24078 numaralı icra takiplerine konu kamu alacaklarından adı geçen davacının sorumlu olmadığının tespitine,
Davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile 1000433.20 sıra numaralı ve ... Tekstil Dokuma ve Madencilik San. Tic. A.Ş. unvanlı işyerinin Kuruma olan borçlarının tahsili amacıyla başlatılan Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 2005/10331, 2005/12522, 2005/13847, 2005/13848, 2006/16910 ve 2009/24078 numaralı icra takiplerine konu kamu alacaklarından adı geçen davacının sorumlu olmadığının tespitine, belirtilen davacının 2005/11967, 2005/14219, 2006/10441 ve 2007/10134 numaralı icra takibine konu kamu alacakları yönünden borçlu olmadığının tespiti talebinin reddine, Davacı ...'dan itirazının reddolunduğu miktardaki kamu alacaklarının %10 zamlı olarak tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili;
506 sayılı Kanun kapsamında davacıların sorumluluğu için temsil ve ilzam yetkisi bulunmasının gerekmediğini, tarafların borçtan sorumlu olduklarını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'unun (1086 sayılı Kanun) 428 inci, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dukuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Kanun'un 88, 102 nci maddeleri, 6183 sayılı Kanun'un 35 inci ve mükerrer 35 inci maddeleri hükümleridir.
2.1982 Anayasası 142/3 maddesinde “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” şeklinde düzenleme mevcuttur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 nci maddesinde: “(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2)Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298. maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. HMK’nın “Hükmün yazılması” başlıklı 298 inci maddesi; “(1) Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır. (2) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (3) Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir. (4) Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır.”
Mahkeme kararı kanunda açıkça belirtilmiş unsurları ihtiva etmeli ve belli bir şekle uygun olarak yazılmalıdır. Kararda bulunması gereken hususlar HMK 297 nci maddede ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Bunun sebebi, kararın açık ve gerekçeli olması, infazı kabil olması ve hukuki dinlenilme hakkının yerine getirilmesidir. 298 inci maddeye göre de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacaktır.
Kararda yazılması gereken en önemli unsurlardan birisi de hüküm sonucudur. Zira hüküm sonucu, davacının somut talepleri hakkında infaz edilebilecek ve kesin hükme konu olabilecek şekilde kaleme alınmalıdır. Madde 297/2 “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmünü içerir.
3.Değerlendirme Yukarıda yapılan açıklamalar gereğince hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde, infaza elverişli olarak gösterilmesi zorunludur.
Mahkemece, gerekçe bölümünde "davacı ... yönünden davacıya usulüne uygun şekilde ödeme emirleri tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılan 2005/10331, 2005/12522, 2005/13847, 2005/13848, 2006/16910 ve 2009/24078 numaralı icra takiplerine konu alacaklar sebebiyle davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine yönelik davanın reddine" dair karar verilmesi gerektiği belirtilmiş iken, hüküm fıkrasında "davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile 1000433.20 sıra numaralı ve ... Tekstil Dokuma ve Madencilik San. Tic. A.Ş. unvanlı işyerinin Kuruma olan borçlarının tahsili amacıyla başlatılan Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 2005/10331, 2005/12522, 2005/13847, 2005/13848, 2006/16910 ve 2009/24078 numaralı icra takiplerine konu kamu alacaklarından adı geçen davacının sorumlu olmadığının tespitine," dair hüküm kurularak çelişki oluşturulduğu anlaşılmıştır. Buna göre; HMK'nın 298 inci maddesi göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının, sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.