Esas No
E. 2011/14057
Karar No
K. 2011/17383
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

3. Hukuk Dairesi         2011/14057 E.  ,  2011/17383 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davada, davalı eş (kocanın) boşanma davası reddolunduğunu ve kesinleştiğini, halen ayrı yaşadıkları ileri sürülerek, davacı eş (kadın) için 250 TL, müşterek küçük çocuk için 650 TL tedbir nafakasına hükmolunması talep ve dava edilmiştir. Mahkemece; müşterek çocuk yönünden davanın kısmen kabulü ile 300 TL tedbir nafakasına hükmolunmuş, davacı eş (kadın) yönünden ise çalışarak gelir elde ettiği gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki delillere ve kurulan hükme göre çocuk yönünden kurulan hükümde bir isabetsizlik yoktur. Bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu yönden onanmasına,

Davacı eş kadın yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; TMK 186/son maddesine göre “eşler birliği giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlığı ile katılırlar.” hükmü yer almaktadır. Davacı eş (kadının) gelirinin bulunması tedbir nafakası bağlanmasına engel değildir. Zira, evlilik birliğinin devamı için gerekli olan ortak giderler (kira parası, elektrik, yakıt, su vs.) bulunmaktadır. Davacı kadının gelirinin bulunması davalı eş erkeği ortak giderlere katılmaktan kurtarmaz. Davalı eş bu giderlere katılmak zorunda olduğundan nafaka yükümlülüğünden kurtulamaz.

Somut olayda; davalı eşin açtığı boşanma davası reddedilmiş olmakla davalı taraf kusurlu duruma düşmüştür. Bu durumda evlilik birliğini kurma görevi kusurlu eşe düşer. Kusurlu duruma düşen davalı evlilik birliğinin kurulması için gerekli barış girişiminde bulunmamış olup, davacı eş (kadın) ayrı yaşamakta haklıdır. Ayrı yaşamakta haklı olan davacı (kadın) için, hakkaniyete uygun bir miktar tedbir nafakasına hükmolunması gerekirken, bu yönden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Aile Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog