Esas No
E. 2014/7658
Karar No
K. 2014/18281
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2014/7658 E.  ,  2014/18281 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 17/01/2013

NUMARASI : 2011/319-2013/14

Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nun 1007. maddesi gereğince tazmini davasının kabulüne, dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.12.2013 günü temyiz eden davalı Hazine vekili Av.D. G. ile aleyhlerine temyiz olunan davacılar vekili ile davalı Orman Genel Müdürlüğü vekili Av.Ö. S. B.i'nin yüzlerine karşı; duruşmaya başlanarak taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve Dairemizin geri çevirme kararı üzerine gelen dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, tapu kaydının iptali nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nun 1007. maddesi gereğince tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre; Ö...Köyü’nde bulunan Mart 1315 tarih, 9 ile 17 ve Mart 1330 tarih 4 ile 7 sıra numaralı taşınmazların davacının murisi Sarıcazade R. P. adına kayıtlı iken, taşınmazların bulunduğu yerde 1942 yılında yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında orman sınırları içerisine alındığı, Camcı Çiftliği Devlet Ormanı olarak sınırlandırıldığı, Orman Genel Müdürlüğüne izafeten Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğünce yukarıda adı geçen malik Sarıcazade Ragıp Paşa mirasçıları aleyhine 29.06.1988 tarihinde tapu iptali ve tescil davası açıldığı Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/35 Esas – 2010/202 karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda tapu kayıtlarının iptali ile Devlet Ormanı vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden de geçerek 13.10.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Tazminata konu taşınmazlar o tarihte yürürlükte bulunan 3116 sayılı Orman Kanunu hükümleri uyarınca yapılan orman kadastrosu çalışmaları nedeniyle Devlet Ormanı olarak sınırlandırılmış, bu sınırlandırmaya ilişkin belgeler 17.02.1943 tarihinde söz konusu kanunda belirtilen şekilde usulüne uygun şekilde ilan ve tebliğ edilmiştir. 3116 sayılı kanunun 7. maddesinde “sınırlandırmaya rızası bulunmayanların tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde mahalli mahkemelerine müracaatla itiraz edebilecekleri, bu süre içerisinde itiraz söz konusu olmazsa komisyon kararının kesinleşeceği” hususu hüküm altına alınmıştır.

Dosya kapsamından; davacılar tarafından 1942 yılında yapılan orman kadastro çalışmaları sonucunda düzenlenen, taşınmazların Camcı Çiftliği Devlet Ormanı olduğuna yönelik sınırlandırmaya ilişkin, Kadastro Komisyonu kararına ve ilan edilen tutanaklara yasada öngörülen 3 aylık süre içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı anlaşıldığından taşınmazların orman olduğuna yönelik sınırlandırma işlemi kesinleşmiş ve davacılara ait tapu kayıtları hukuki değerini yitirmiştir. Kaldı ki, 4785 sayılı Yasa gereğince de, devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan yerlerdeki eski tapu kayıtları hukuki değerini yitireceği gibi, taşınmazlar fiilen orman sayılan yerlerden olduğu için zilyetlikle kazanımına da yasal olanak yoktur.

Bu nedenle, TMK’nun 1007. maddesi gereğince hukuki değerini yitirmiş bir tapu kaydına dayanılarak tazminat talep edilemeyeceği gibi, taşınmaza 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığından 221 sayılı yasanın 1 maddesinde yer alan “6830 sayılı İstimlak Kanununun yürürlüğe girdiği 09.10.1956 tarihine kadar kamulaştırma işlerine dayanmaksızın Kamulaştırma Kanunlarının göz önünde tuttuğu maksatlara fiilen tahsis edilmiş olan gayrimenkuller ilgili amme hükmi şahsı veya müessesi adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılır.” hükmü de gözetildiğinde 221 sayılı Yasa 12.01.1961 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, davacının kamulaştırmasız el atmaya dayanarak dava açma hakkının dahi aynı yasının 3. maddesine göre 13.01.1963 günü sona erdiği gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi, Doğru görülmemiştir.

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz eden davalı Hazine yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 990,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 24.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.