Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/541
Karar No
K. 2023/792
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/541 Esas
KARAR NO: 2023/792
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/06/2021
KARAR TARİHİ: 05/10/2023

Davacı vekili tarafından açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, .. Mh. ... Cd. No:3/2 Bahçelievler/ İstanbul adresinde “....” isimli işyerinin eski sahibi olduğunu, davalı tarafından Bakırköy .... İcra Müd. ... esas (eski no:...esas) sayılı dosyası ile borçlu ... hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin alacaklı ve borçlu ile ilgisinin olmadığını, müvekkiline ait 2 adet baskı-emprime makinasının muhafaza altına alınarak adli yeddiemin deposuna kaldırıldığını, müvekkilinin, yapılan tüm işlemlere itiraz ettiğini, borçlu ve borçla ilgisinin olmadığını beyan etmiş olmasına ve tüm belgelerini ve faturalarını ibraz etmesine rağmen müvekkiline ait makinaların muhafaza altına alındığını, haciz/muhafaza işleminin, polis, icra memurları, nakliyeciler v.s. kalabalık bir heyet eşliğinde yaklaşık 12 saat sürmüş olup gündüz 14:00'te başlayıp gece 01:30'a kadar devam ettiğini, müvekkilinin çevredeki tüm esnafa ve müşterilerine karşı büyük itibar kaybı yaşadığını, müvekkilinin, 08.11.2016 tarihinde ve daha sonra defalarca icra müdürlüğüne verdiği dilekçeler ile yapılan işlemlere itiraz ederek makinaların iadesini talep ettiğini fakat müdürlükçe bu taleplerin reddedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin icra mahkemesine de başvurduğunu fakat makinalar üzerindeki haczin uzunca bir süre kaldırılmadığını, sonuç olarak; Bakırköy .... İcra Hukuk Mah. ... esas sayılı ilamı ile muhafaza altına alınan makinaların yeddiemin sıfatıyla müvekkiline iadesine karar verildiğini, bunun üzerine müvekkilinin 27/01/2017 tarihinde makinalarını yeddiemin deposundan teslim alarak işyerine götürdüğünü fakat üzerindeki haciz devam ettiğinden ve müvekkiline yeddiemin sıfatıyla teslim edildiğinden dolayı müvekkilinin makinalarını 27/07/2017 tarihine kadar kullanamadığını, makinaların nakliye ve yeddiemin ücretlerinin de müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin nakliye ücreti olarak 5.900,00-TL nakliye ücreti ödediğini, bunun haricinde makinaların yeniden montajı bakımı ve çalışır hale gelmesi için gerekli işlemler için de ayrıca masraflar yapıldığını, davalının Bakırköy .... İcra Hukuk Mah. ... esas sayılı dosyası ile mallara ilişkin istihkak davası açmış olup davanın uzunca bir süre devam ettiğini daha sonra ... davayı takip etmediğinden mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu ilamın 11/12/2019 tarihinde kesinleştiğini, müvekkiline ait olup davalı tarafın talebiyle haciz/muhafaza edilen makinaların baskı/emprime makinaları olduğunu, bu makinaların müvekkilinin işyerinin%80 oranındaki imalatını yapan, işyerinin ana makinaları olduğunu, bu makinaların günlük üretim kapasitesinin yüksek olup müvekkilinin günlük gelir kaybının 20.000,00-TL'nin üzerinde olduğunu, makinalar muhafaza edildiği için müvekkilinin elindeki işleri yapamadığını ve bu nedenle mevcut müşterisi gittiği gibi işleri zamanında yapmadığından dolayı da ayrıca müşterilerin paralarını ödemediğini ve büyük gelir kaybına uğradığını, bu haksız haciz/muhafaza nedeniyle müvekkilinin aylık maddi kaybının 200.000,00-TL'nin üzerinde olduğunu, müvekkilinin bu nedenle manevi olarak da büyük zararlar gördüğünü, müvekkilinin bir daha işlerini toparlayamadığını ve 2018 yılı itibariyle de işyerini kapatmak zorunda kaldığını, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile maddi tazminata dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 40.000,00-TL manevi tazminat, 10.000,00-TL maddi tazminat olmak üzere 50.000,00-TL'nin haksız haciz/muhafaza tarihi olan 07.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve arabuluculuk faaliyetine dair avukatlık ücretinin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava, haksız haciz ve muhafaza iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat davası olduğundan ihtilaf konusu uyuşmazlığın genel hükümlere göre çözümleneceğini, yetkili mahkemenin, davalı müvekkil şirketin yerleşim yeri olan İstanbul Mahkemeleri olduğunu, bu itibarla yetki ilk itirazında bulunduklarını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının istediği 50.000,00-TL tazminatın, yalnızca manevi tazminat davası olarak mı açıldığı yoksa maddi ve manevi tazminatı birlikte mi istenildiğinin açık olmadığını, bu nedenle çelişik ve açık olmayan talep sonucunun HMK 119. maddesi gereği açıklattırılması gerektiğini, davacı yanın, haciz mahallinde borçlu ...'e ait belge bulunmadığına dair iddiasının asılsız ve mesnetsiz olduğunun ortada olduğunu, ayrıca davacı asilin haciz esnasında istihkak iddiasında bulunmadığını, 07/11/2016 tarihinde muhafaza için mahalle gidildiğinde istihkak iddiasında bulunulduğunu, kaçak elektrik tüketim tahakkuklarında yer alan adres, borçlu ile akdedilen elektrik ve kira sözleşmelerinde yer alan adresler ile haciz adresinin aynı olup borçlu ...'in borçtan kurtulmak amacıyla iş yerini davacı asile devrettiği kanaatlerinde olduklarını, yapılmış olan haciz işleminin tamamen mevzuata uygun olarak yapılmış olmakla davacının bir hak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, davacı yanın makinelerini kullanamadığından bahisle maddi ve manevi zarara uğradığına - ilişkin iddiasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu,

İİK'nın 86/1 maddesine göre, haczedilen taşınır malların üzerinde devir vb. tasarruf işlemlerinin yapılmasının mümkün olmadığını ve fakat yediemin sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran borçlunun haczedilen taşınırları, amacına matuf şekilde kullanmasına yasal bir engel bulunmadığını, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı yanın yediemin sıfatı ile elinde bulundurduğu süre boyunca hacizli taşınır malları kullanmama yönünde inisiyatif alması sebebiyle oluştuğunu iddia ettiği zararının taraflarınca kabulünün ve davalı müvekkili şirketin iş bu zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,

TBK'nın 50. maddesine göre. zararını ispat yükü üzerinde bulunan davacı yanın, bu iddiasının ispatına elverişli hiçbir somut delil ibraz edemediğini ayrıca davacı tarafın 08.11.2016 tarihli istihkak iddiasına esas dilekçesinde günlük zararının 10.000,00-TL olduğunu belirtimiş olup dava dilekçesindeki 20.000,00 TL'nin afaki olarak istenildiğinin ve keyfi olarak belirlendiğinin açık olduğunu, davacı yanın hangi kişilik haklarının ne şekilde saldırıya uğradığını detaylandırması suretiyle söz konusu iddiasını somutlaştırmasının gerektiğini, bu haliyle davacı yanın soyut iddia ve beyanlarına istinaden, manevi tazminat talebinin kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca kesinlikle kabul anlamına gelmemekle ve davalı müvekkili şirketin zarardan sorumlu olmadığına dair tüm savunmaları baki kalmak ile birlikte, davacı yanın tazminat taleplerinin fahiş olup manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağına dair genel ilkenin sayın mahkemece nazara alınmasını talep ettiklerini, haciz/imuhafaza işleminin haciz memuru, polis ve nakliyecilerin katılımı - ile gerçekleştirilmesinin önünde yasal bir engel bulunmadığını aksine katılımlarında zaruret bulunduğunu, ayrıca istihkak davasındaki 14/11/2016 tarihli dilekçede belirtildiği üzere bu muhafaza işleminin 12 saat sürmesine davacı yanın neden olduğunu, gerçekleştirilen haciz/muhafaza işlemi ile iddia olunan hasar arasında illiyet bağı bulunmadığını, dava konusu olayda dava dışı 3. şahısların ağır kusurlu davranışları sonucu gerçekleşen zararın müvekkili şirkete mal edilmeye çalışılmasının hukukun temel prensiplerine ve yasalara aykırı olduğunu, dava konusu olayın davalı müvekkili şirketin müspet ve menfi herhangi bir eylemi sonucu ortaya çıkmadığını, aksine yukarıda ayrıntılı izahı yapılan sebeplerle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, tüm sorumluluğun davacı yana ait olduğunu belirterek, davacı yanın haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini istemiştir.

Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmış, Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmış, Bakırköy .. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmış, Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğünden davacının 2016 yılı ve 2017 yılı gelir vergisi beyannameleri getirtilmiş, bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporu aldırılmıştır.

Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, haksız haciz ve muhafaza nedeniyle yoksun kalınan kar, muhafaza altına alınan eşyaların yedieminden alınıp iş yerine getirilmesine ilişkin nakliye bedeli ile muhafaza altına alınan makinelerin yeniden çalışır hale getirilebilmesi için gerekli bakım, onarım ve montaj ücreti olmak üzere maddi tazminat ve kişilik haklarının saldırıya uğradığından bahisle manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Davacı, davalının alacaklısı olduğu Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasında kendisine ait işyerinde 07/11/2016 tarihinde haciz ve muhafaza işlemlerinin gerçekleştirildiğini ve 2 adet baskı emprime makinesinin yeddiemin deposuna kaldırıldığını, borçla ve borçluyla bir ilgisi olmadığını beyan ederek, haksız haciz ve muhafaza işlemi gerçekleştirildiğinden bahisle maddi ve manevi zararının olduğunu iddia etmektedir.

Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklısının dosyamız davalısı, borçlusunun dava dışı ... isimli kişi olduğu, takip tarihinin 02/02/2016 olduğu, borçlu adresinin dosyamız davacısının işyeri adresi ile aynı adres olduğu, 20/04/2016 tarihinde davacının işyeri adresinde haciz işleminin uygulandığı, haciz tutanağında bu hususun belirtildiği, muhafaza altına alınan makinelerin bu tarihte haczedildiği, 07/11/2016 tarihinde davacının işyerinde bir kez daha haciz işleminin uygulandığı ve haczedilen makinelerin muhafaza altına alınarak yeddiemine teslim edildiği anlaşılmaktadır. Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazı yanıtında, davacının 07/12/2015 tarihinde faaliyetine başladığının bildirildiği görülmektedir.

Davacı vekili tarafından muhafaza altına alınan makinelere ilişkin sunulan davacı adına düzenlenmiş 10/12/2015 tarihli faturada yazılı adresin davacıya ait işyeri adresi olduğu görülmektedir. Davacının işyerinde haczedilen ve muhafaza altına alınan makineler için yapılan işlemlere davacı tarafın itiraz ettiği ve istihkak iddiasında bulunduğu haciz tutanağından anlaşılmaktadır.

Davacı işyerinde haczedilen makinelerin kendisine ait olduğunu iddia ettiğinden İcra Müdürü tarafından 09/11/2016 tarihli karar tensip tutanağıyla haciz işlemi borçlunun yokluğunda, üçüncü kişinin huzurunda yapıldığından, haciz mahallinde borçlu ile herhangi bilgi ve belge bulunmadığından, 3. şahıs ...'ın ibraz ettiği vergi levhası ve kira kontratı ve 3. şahsın ibraz ettiği faturaların yapılan incelemesinde işyerinin 3. şahıs ...'a ait olduğu görüldüğünden bahisle davalıya istihkak davası açması için süre verildiği ve davalı tarafından davacıya ve dava dışı ...'e karşı Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla İİK'nin 99 maddesi uyarınca istihkak davası açıldığı, Mahkemesinin 09/10/2018 tarihli kararıyla işlemden kaldırılan dosya hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın 12/12/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

09/11/2016 tarihli karar tensip tutanağıyla hacizli makinelerin geri verilmesine ilişkin istemin İcra Müdürü tarafından reddi üzerine, davacı tarafından şikayet yoluyla başvurusu üzerine Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E - K sayılı kararıyla İİK'nin 99. maddesi uyarınca haczedilen şeyin borçlunun elinde olmayıp üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden 3. kişi nezdinde bulunması halinde, bu kişi yeddieminliği kabul ettiği takdirde bu malların muhafaza altına alınmayacağının, icra müdürünce 3. kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya 7 gün süre verileceğinin düzenlendiği, maddenin gerekçesinde açıkça ifade edildiği üzere bu düzenlemeyle istihkak davasının devamı sürecince malın muhafaza altına alınmamasının ve satışının yapılmamasının amaçlandığı, icra müdürlüğünce istihkak iddiası üzerine iddianın tutanağa geçirilerek alacaklıya 3. kişiye karşı istihkak davası açması için süre vermesi, 3. kişiye yeddieminliği kabul edip etmediğini sorması, kabul halinde muhafaza işlemi yapmayarak malları istihkak iddiacısına bırakması gerekirken ilgili yasa metnine açıkça aykırı olacak şekilde muhafaza işlemlerinin yapıldığı gerekçeleriyle şikayetin kabulüne karar verilmiş, karar 27/07/2017 tarihinde istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, hacizli makinelerin 27/01/2017 tarihinde davacıya teslim edildiği anlaşılmaktadır.

Davalı taraf zamanaşımı savunmasında bulunmuşsa da, hacizle muhafaza işleminin haksız olduğunun, İİK'nin 99. maddesi hükmü de göz önünde bulundurulduğunda taraflar arasında görülen istihkak davasının sonunda verilen kararın kesinleşmiş olduğu 12/12/2019 tarihinde anlaşılmış olduğunun kabulüyle, davacının dava açma hakkının bu tarihte doğmuş olması nedeni ile davanın tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı, dolayısıyla bu tarih itibariyle davacının zararının da henüz tespitinin olanaklı bulunmadığı kanaatiyle zamanaşımı savunmasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla davacının istihkak davasıyla haczedilen makinelerin borçluya ait olduğunu kanıtlayamaması ve Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla muhafaza işleminin usule aykırı olarak yapılması nedeniyle davacının şikayetinin kabulü kararları, haciz sırasında dava dışı borçlunun haciz mahallinde bulunmaması, hacizli makinelere ait davacı tarafından sunulan faturalar, haciz tutanağında haciz yapılan yerin davacıya ait olduğunun belirlenmesi hep birlikte değerlendirilerek davacı hakkında yapılan hacizle muhafaza işlemlerinin haksız olduğu kabul edilmiştir. Davacının hacizle muhafaza işleminin yapıldığı 07/11/2016 tarihinden itibaren makinelerin kurularak çalışır duruma getirildiği ana kadar yoksun kaldığı gelir hesabı, makinelerin bakımı, onarımı, taşıma bedeli yönünden bilirkişi kurulundan rapor ve ek rapor alınmıştır.

Bilirkişi raporu ve ek raporda, davacının sunmuş olduğu taşıma faturasında yazılı 5.900,00-TL'nin taşıma işinin yapıldığı tarihte piyasa rayicine uygun olduğu, hacizli makine fiziksel ve teknik özelliklerine göre sökülmeden taşınamayacağı, makinenin yeniden çalışır duruma gelmesi için montaj ve kurulum gerektirmesi, hacizli makinelerin 27/01/2017 Cuma günü teslim alındığı, 2 adet sökülü makinenin kurulumu zor olduğu için 2 ustanın çalışması ile 3 günde gerçekleştirilebileceği, teslimden sonrası hafta sonuna denk geldiğinden davacının bu makineleri 02/02/2017 Perşembe günü çalıştırabileceği, işin gerçekleştiği tarih itibariyle montaj ve kurulum maliyetinin ortalama 3.000,00-TL olabileceği, davacının zarar hesabında çalışma günlerinin göz önünde bulundurulduğu, hafta sonlarının hesaplama dışı bırakıldığı, davacının zarar hesabının 07/11/2016 - 02/2/2017 tarihleri arasında 63 iş gününe ilişkin yapıldığı, bu süreden hafta sonu günleri ile resmi tatil günlerinin dışlandığı, TOBB verilerine göre baskı makinelerinin her biri ile ortalama 8 parça kumaş üzerine baskı yapıldığı ve %80 çalışma veriminin dikkate alınması gerektiği, bu hesaba göre davacının 63 iş gününde 387.072 adet baskı yapabileceği, davacının sunmuş olduğu faturalara göre ortalama baskı birim fiyatının 0,85-TL olarak tespiti ile 329.011,20-TL gelir elde edilebileceği, davacının işletme giderleri, ham madde giderleri, işyeri kirası ve genel giderlerinden oluşan maliyeti hesaplandıktan sonra tekstil baskı piyasasında ortalama %20 kar eklenerek baskı birim fiyatlarının belirlendiği değerlendirilerek davacının yoksun kazancının 54.835,20-TL olabileceği değerlendirilmiştir.

Bilirkişi raporunun değerlendirmesi makul, yeterli, denetime elverişli bulunmuş, yapılan hesaplamaları piyasa rayiçlerini gözeterek, benzer işlerde elde edilen istatistiki verilerden faydalanarak ve davacının satış tutarları değerlendirilerek yapılmak suretiyle yerinde bulunmuş, bu haliyle bilirkişi raporu esasa etkili kanıt olarak dikkate alınmıştır.

Davacı taraf, yapılan hacizle muhafaza işlemleri nedeniyle ticari itibarının zedelendiği, kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiasıyla manevi tazminat isteminde bulunmuştur. TBK'nin 58 maddesi uyarınca, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.

07/11/2016 tarihli haciz tutanağına bakıldığında, hacizle muhafaza işleminin 13.30'da başladığı, 08/11/2016 tarihinde 01,30'da son bulduğu, yapılan işlemin 12 saat sürdüğü, yapılan işlemin haksızlığı sonucuna ulaşıldığı, haciz işleminin davacıya ait olduğu belirlenen işyerinde davacıya ait makineler üzerinde yapıldığı, muhafaza işleminin davacının itirazlarına rağmen davalı tarafın ısrarı ile yapıldığı, bu durumda davacının çalışanları, çevredekiler nezdinde içine düştüğü durum gözetildiğinde kişilik haklarının zedelendiğinin kabulü gerektiği, dava dışı borçlu hakkında yürütülen icra takibi nedeniyle davacı hakkında yapılan işlemde davacı tarafın kusurunun bulunduğu sonucuna varılarak, davacı tarafın ticari hacmi, günün ekonomik koşulları vb hususlar gözetilerek manevi tazminat olarak 10.000,00-TL takdir edilmesi hakkaniyete ve dosya kapsamına uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile;

63.735,20-TL maddi tazminatın 11/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

10.000,00 TL manevi tazminatın 11/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2.Alınması gereken 5.036,85-TL karar harcından daha önce yatırılan 853,88-TL peşin harcın ve 917,67-TL tamamlama harcının indirilmesi ile geriye kalan 3.265,30-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yatırılan 853,88-TL peşin harç ile 917,67-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.771,55-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvurma harcı, 69,60-TL posta ve davetiye gideri, 2.400,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.528,90-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 1.797,55-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı tarafından yatırılan 1.200,00-TL bilirkişi ücretinden ibaret yargılama giderinin kabul ret oranına göre 347,38-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geriye kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,

6.Arabulucuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin kabul ret oranına göre hesaplanan 381,74-TL'sinin davacıdan, 938,26-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

7.Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen maddi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul ve redde göre manevi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9.Davalı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul ve redde göre manevi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10.Kullanılmayan avansların kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/10/2023 Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog