1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... İli, ... İlçesi, ... Parsel, ... Ada,... paftada kain, ... blok, .... Kat, ... numaralı bağımsız bölüm ile .. İli, ... İlçesi, ... Parsel, ... Ada, ... paftada kain, ... blok, Alt Kat, ... numaralı bağımsız bölümü müflis şirketten satın aldığını, müteahhit firmanın müvekkilini mağdur ettiğini, tüm ödemelerini almasına karşın tapuları teslim etmediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmede ayrıca konutun teslimi hususunun düzenlendiğini ancak bugüne kadar davalı şirket tarafından dairelerin gereği gibi teslim edilmemiş olduğunu, sözleşmede geciken her ay için günün rayiç bedelleri üzerinden kira öder gibi cezai şart ödeneceğinin de belirtildiğini ancak bugüne kadar hiçbir ödemenin müvekkiline yapılmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin cezai şart kısmında “satıcı dükkan teslimatlarını zamanında yapmadığı takdirde geçen her ay için günün rayiç bedelleri üzerinden kira öder gibi ödemeyi kabul ve tahhüt etmiştir.” hükmünün yer aldığını, müflis şirketin bugüne kadar edimini ifa etmediğini, bu duruma tamamen kendi kusuru ile müflis şirketin neden olduğunu ve müvekkilini ciddi manada zarar ettirdiğini, alanında uzman emlak değerleme uzmanı bilirkişi marifetiyle emsal rayiç kira bedellerinin tespit edildiğini, rapor doğrultusunda müvekkillinin sözleşme gereği alması gereken rayiç kira bedellerinin hesaplandığını ve her birinin ödenmesi gereken tarihten işleyecek yasal faizi ile toplam tazminatın iflas masasına kaydının talep edildiğini, ancak talebin iflas idaresince red edildiğini iddia ederek; müvekkilinin sözleşme gereği sadece cezai şart yönünden alacağı olan 210.872,00-TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Bakırköy .... İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis şirketin iflas masasına kaydının kabulüne, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı idare üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müflis şirket ... İnşaat'ın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından 24.03.2021 tarihi itibarı ile iflasına karar verildiğini, iflas kararı üzerine, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasından da tasfiye işlemlerinin devam ettiğini, müflisin iflas kararının kesinleştiğini, ikinci alacaklılar toplantısının da 10.05.2023 tarihinde yapıldığını, öncelikle davacı tarafın davayı yasal süresinde açıp açmadığının tespiti ile süresinde açılmadığının tespit olunması halinde ise davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafça, alacak kaydı talebinde bulunurken, alacağın varlığını ispata yarayan yeterli belge sunulmadığını, alacaklının açmış olduğu kayıt kabul davasında alacağının varlığını ispat etmekle yükümlü olduğunu, zira ispat yükünün davacı alacaklının üzerinde olduğunu, iflas idaresinin gerek Mahkeme gerekse de bilirkişi olmadığından sadece iddiaya dayalı alacak kaydı nedeniyle alacağı ret etmek zorunda kaldığını, davacı tarafça, alacak kaydı talebinde bulunurken yeterli dayanak belge sunulmadığını, sadece mevcut alacak tutarlarının bildirildiğini, sıra cetveline konu alacak kayıtlarının tek tek incelendiğini, iflas idaresince alınan kararda da müflis şirket yetkilisine çıkarılan davetiyeye rağmen katılmadığından beyanlarının alınamadığının izah edildiğini, bu nedenle de, dayanağı olmayan kayıtların reddedilmek zorunda kalındığını, davanın açılmasına iflas idaresi sebebiyet vermediğinden, yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi halinde dahi, iflas masası aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, müflis şirket ile davacı arasında gerçekleştirilen sözleşme geçersiz olduğundan davacı taleplerinin reddinin gerektiğini, müflis şirketin, taşınmazın geç tesliminde herhangi bir kusuru bulunmadığını, bir an için sözleşmenin geçerli olduğu düşünülse dahi sözleşmenin ifasının gecikmesinin ... Belediyesi tarafından verilen imar kararının iptalinden kaynaklandığını, müflis şirketin kusuru bulunmadığını savunarak; öncelikle davacı tarafın davayı yasal süresinde açıp açmadığının tespiti ile süresinde açılmadığının tespit olunması halinde ise davanın usulden reddini aksi halde davanın esastan reddine, davanın açılmasına iflas idaresi sebebiyet vermediğinden, davanın kabulüne karar verilmesi halinde dahi, davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmemesine, iflas tarihinden sonraki alacak taleplerinin iflas alacağı olarak kabulü mümkün olmadığından davacının varsa buna ilişkin talepleri ile faiz, iflas erteleme kararından iflasın açılmasına kadarki süre için işletilebileceğinden davacının bunu aşan taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava, davacı ile müflis şirket arasındaki taşınmaz satış vaadi ve satış sözleşmesine dayalı olarak cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; Davacının 10/10/2011 tarihli satış sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy ... İcra ve İflas Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, istenilen bilgi ve belgelerin gönderildiği, incelenmesinde; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil, ... vergi nosunda kayıtlı müflis ...San. Tic. Ltd. Şti.'nin 24/03/2021 tarih saat 10:14 itibarı ile iflasına karar verildiği, tasfiye işlemlerinin Müdürlüğün ... İflas Sayılı dosyasından İİK.
219.Maddesi gereğince ADİ USULDE yürütülmekte olduğunu, 10/05/2023 tarihinde 2. Alacaklılar toplantısı yapılmasına karar verildiği, alacaklı davacı vekilinin 210.872,00-TL alacak kaydı talebinde bulunduğu, 253 sıra kayıt numaralı alacağın reddine karar verildiği, sıra cetveli kararının 02/04/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, iş bu davanın 15 günlük yasal süre içinde açıldığı görülmüştür.
Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan müzekkereye cevap verildiği, ... Esas 24/03/2021 tarih ve ... Karar Sayılı ilamı ile kesinleşme şerhinin UYAP Bilişim Sistemi üzerinden gönderilmiş olduğu, incelenmesinde; davacısının ..., davalısının ... San. Tic. Ltd. Şti. olduğu,
İİK.nun 156 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılmış kesinleşmiş iflâs yoluyla takipten dolayı takip borçlusu davalı şirketin iflâsı istemine ilişkin açılan davada davanın kabulü ile davalının 24/03/2021 tarih saat 10:14 itibarı ile iflasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... Esas, 2021/1272 Karar 08/12/2021 tarihli ilamı ile; "istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verildiği, istinaf ilamına yönelik temyiz talebi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı 29/12/2022 tarihli ilamı ile hükmün 29/12/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Bakırköy ....
Tüketici Mahkemesine yazılan müzekkereye cevap verildiği, ... Esas sayılı dava dosyasının UYAP Bilişim Sistemi üzerinden gönderilmiş olduğu, incelenmesinde; davacısının ..., davalısının (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde .... San. Tic. Ltd. Şti. Olduğu, tapu iptali ve tescil talepli açılan davanın derdest olduğu,
İİK 194.md.gereği yargılamanın 2.alacaklılar toplantısının yapılmasından 10 gün sonrasına kadar durmasına karar verildiği görülmüştür.
Esenyurt Tapu Müdürlüğünden; İstanbul İli ... İlçesi ... Mah. ... Ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki C Blok 1. Bodrum Kat 71 numaralı bağımsız bölüm ile C Blok Alt Kat 18C numaralı bağımsız bölümlerin tüm takyidatları ile birlikte güncel tapu kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar Sayılı ilamında; "...28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda" tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmüne yer verilmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73. maddesi uyarınca, tüketici sıfatını taşıyan davacı tarafın, satıcı davalıya karşı açtığı, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına tescili istemi yönünden Tüketici Mahkemeleri görevli olduğu gibi; kira desteği ve masrafların tahsili istemi ile terditli ödenen tutarların tahsili istemleri yönünden de, İcra İflas Kanununa göre sonraki kanun ve özel kanun statüsünü haiz olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanununun 83/2. maddesinin açık hükmü karşısında diğer kanunlardaki görev kuralları (somut olayda olduğu gibi İcra İflas Kanunu 235. maddesinde yer alan) bu Kanun kapsamına giren uyuşmazlıklarda uygulanmayacağı için görevli mahkeme yine Tüketici Mahkemeleri olacaktır.
Bu durumda İlk derece Mahkemesince davacının tüm istemleri yönünden görevli olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır." denilerek ilk derece Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davanın esasında taşınmaz satış vaadi ve satış sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağı talebine ilişkin olduğu, davacı ile müflis arasında, 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici ilişkisi bulunduğu ve davacının tüketici olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığı, davacı tarafça aynı sözleşmeden kaynaklı açılan Tapu İptali ve Tescil davasının Bakırköy .... Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile görülmeye devam ettiği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanununun 83/2. maddesinin açık hükmü karşısında diğer kanunlardaki görev kurallarının bu Kanun kapsamına giren uyuşmazlıklarda uygulanmayacağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK 114/1-c maddesine istinaden 115/1-2 gereğince görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2.6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3.6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
4.6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına)
5.6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede değerlendirilmesine,
6.Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/10/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)