Aramaya Dön

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/343
Karar No
K. 2023/594
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/343 Esas
KARAR NO: 2023/594
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/05/2023
KARAR TARİHİ: 07/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket kurucularının idealist doktorlardan oluşan, Antalya'da açılan ilk özel hastane olduğunu, hastaneye gelen hastaların tedavisi için anjio cihazı almak istediklerini, o tarihte karşılarına iki tane alternatif çıktığını, bunlardan davalı ...Ş'den cihaz alınması durumunda, cihazın düzenli bakımını yapacağını, cihaza ilişkin eğitimleri vereceğini, cihazın ayıbından sorumlu olacağını müvekkiline ilettiğini ve 17/04/2008 tarihinde davalı ile ayıp ve bakım hizmetlerine ilişkin ayrıca sözleşme imzalandığını, alınan anjio cihazının , alındığı tarihten itibaren ayıplı olduğunu ve ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/ ... esas sayılı dosyası ile ispat edildiğini, davalı ile davacadan önce ve dava sürecinde , sözleşme imzalandığını ancak ayıptan sorumlu olduğunu inkar ederek ödemeden kaçtığını, Mahkeme, davalının müvekkiline 397.783,73-TL ödemesine karar verdiğini, verilen karar kesinleştiği ancak 19/04/2023 tarihinde müvekkilinin ödemeyi alabildiğini, davalı 17/04/2008'den 19/04/2023'e kadar temerrüt halinde olduğunu, yargılama sebebi ile müvekkilinin paraya geç ulaştığını , bu sebeple Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunulduğunu, dosya numarasının 2020/... bireysel başvuru numarası olup, 2019/499 bireysel başvuru numaralı dosya ile birleştirildiğini, Anayasa Mahkemesi , ....ATM'nin 2023 ... esas sayılı dosyada müvekkili yönünden hak ihlali yapıldığına dair karar verildiğini ve lehlerine tazminata hükmedildiğini, munzam karar konusunda Anayasa Mahkemesi, Yargıtay itirazlarına rağmen 08/12/2022 tarihli en güncel kararında son noktayı koyduğunu, AYM'nin kararına göre enflasyonist ortamda parada yaşanan değer kaybı ile hükmedilen faiz arasında makas aralığı %5'in üzerinde ise bu hak ihlali olarak sayıldığını, müvekkilinin bu süreçte toplamda 930.000 euro faiz ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin alacağı , yıllar içerisinde enflasyon nedenli eridiğini, paranın yıllar içerisinde erimesi kaynaklı munzam zarar davacı açma zorunluluğu doğduğunu belirterek, kısmi dava olarak 50.000 TL üzerinden açılan davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana hükmedilmesine karar verilmesini arz ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu, anjiyo cihazının 15/09/2008 tarihinde ... unvanlı şirketten satın aldığını, müvekkili şirket ise davacı ile arasındaki sözleşme uyarınca bakım ve onarım hizmetini üstlendiğini, bu nedenle davacı tarafın taleplerini müvekkili şirkete yönlendirmesinin mümkün olmadığını, davacı cihazın ayıplı olduğundan bahisle dava konusu cihaz bedelinin iadesini talep ederek müvekkili aleyhine alacak davası açtığını dava neticesinde de müvekkili tarafından ödeme yapıldığını, davacı yargılamanın uzun sürdüğü gerekçesi ile uğradığı zararları talep ettiğini, ancak neye ilişkin zarar ettiği ve ne kadar ettiğine ilişkin fiil ile zarar arasındaki illiyet bağı ispat edilmediğini, munzam zararın tazmini için söz konusu zararla borçlunun temerrüdü arasında uygun illiyet bağının varlığı arandığını, buna göre, alacaklının temerrüt faizini aşan zararı ile borçlunun temerrütü arasında uygun illiyet bağı bulunması gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana hükmedilmesini arz ve beyan etmiştir.

TAHKİKAT,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; temerrüt tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre nedeniyle alacağın yıllar içinde eridiğinden ve davacı tarafça kredi çekilerek zarar doğduğundan bahisle munzam zarar istemine ilişkindir. Aşkın zarar TBK madde 122 de'' Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder''şeklindedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.03.2022 tarihli ve 2021/11-938 E., 2022/401 K. sayılı kararı “...TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Burada kanıtlanacak olgular; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarardır. ” şeklindedir.

Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda;

Davacı tarafça alacağın geç tahsil edildiğinden ve bu arada paranın değer kaybına uğradığından, müvekkilinin kredi çekmek zorunda kaldığından bahisle munzam zarar istemi ile eldeki davanın ikame edildiği, yukarıda bahsi geçen Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı ve yerleşik içtihatlar uyarınca munzam zarar talep edilebilmesi için davacının enflasyon ortamından kendinin somut olarak ne şekilde etkilendiğini, zararın ne şekilde doğduğunu ispatlayarak, zararın varlığını ve miktarını belirlemeye dayalı tüm delillerini sunması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 17.04.2008 tarihli olduğu, davacı tarafça dosyaya sunulan ... nolu finansal kiralama sözleşmesinde ilk kira ödemesinin 01.05.2008 yılında başladığı, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmeden sadece 14-15 gün gibi kısa bir süre sonra yapılan finansal kiralama sözleşmesinin davalının ödeme yapmayarak davacıyı zorda bıraktığı ve bu nedenle davacının sözleşme yaparak zararı doğduğu şeklinde değerlendirilemeyeceği, sunulan bir başka ödeme planında ilk kiranın taraflar arasındaki sözleşme tarihinden önce 18.02.2008 de başladığı yani anılan finansal kiralama sözleşmesinin taraflar arasındaki sözleşmeden önce yapılmış olması nedeniyle henüz davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranışı ve gecikmesi söz konusu olamayacağı, davacı tarafça sunulan bazı ödeme planlarında da taraf olmadığı, başka şirketlerin isimlerinin yazılı olduğu, davacı tarafça davaya konu tek bir anjiyo cihazından bahsedilmesine rağmen birden fazla finansal kiralama sözleşmesi sunularak zararlarının doğduğundan bahsedildiği, finansal kiralama sözleşmeleri basit bir tabirle sadece kredi finansmanı sağlamayıp kiraların ödenmesi halinde kiracıya sözleşmeye konu malın mülkiyetinin de devredildiği, davacı tarafın sunulan finansal kiralama sözleşmeleri sonucunda aslında kiraları ödemesi sonrasında mal edinmiş olacağı, bu nedenle bir zararından da bahsedilemeyeceği, davacı tarafın yargılamanın uzaması nedeniyle AYM kararı ile verilen ihlal nedeni ile tazminat da aldığı, davalı tarafın borçlu olduğu .... ATM nin 2023/... esas sayılı dosyasının 03.05.2023 tarihinde kesinleştiği, davacı beyanına göre ödemenin 19.04.2023 tarihinde alındığı, bu durumda mahkeme kararının kesinleşmesinden önce davalı tarafça ödeme yapıldığı, açıklanan nedenlerle davacının bir zararının doğduğundan ve dava açılması yönündeki yasal hakkın kullanılması sonucu yaşanan gecikmeden davalı yanın sorumlu olduğundan bahsedilemeyeceği, davacı tarafın kendisinde oluşan somut zararı ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.( Emsal Karar İstanbul BAM 13 H.D 2021/1151 Esas, 2023/76 Karar) H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Karar tarihinde yürürlükteki harç tarifesi gereği alınması gereken 269,85-TL harcın peşin alınan 853,88 TL harçtan mahsubu ile bakiye 584,03 TL harcın kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde davacıya İADESİNE,

3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

5.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

6.Devletçe karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/11/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Borçlar Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu TBK md.122
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.