44. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/25 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 08/03/2022
NUMARASI: 2021/265 E. - 2022/33 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan), Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/11/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline alacağını temlik eden ... Yetkilisi ... tarafından 05/03/2014 tarihli hisse devir anlaşması uyarınca ... tarafından devralındığını, ... Haysiyet ve Disiplin Kurulu tarafından 04/04/2014 tarihinde meslek birliğinden atıldığını, ... tarafından gerekli itirazların yapıldığını, kurumca yapılan değerlendirme sonucunda verilen kararın onandığını, ... tarafından üyelikten çıkarılma kararının iptali yönünde dava açıldığını ve üyelikten çıkartılma kararının iptal edildiğini, ... tarafından davalı tarafa gönderilen ihtarname üzerine davalı tarafından .... hakkındaki disiplin soruşturmasının kapatılmasına karar verildiği, yani mahkeme kararına uyulacağının sinyalinin verildiğini, ancak davalı tarafından sonrasında ...'in üyeliğinin devamı yönünde verilen kesinleşmiş mahkeme kararına direndiğini, Mü-Yap Haysiyet ve Disiplin Kurulunca 22/12/2020 tarihinde ... yeniden üyeliğinin tesisine karar verildiğini, ancak davalı tarafından ... 26/03/2014 tarihinden itibaren üyelikten kaynaklanan hak ve alacaklarının tazminine ilişkin olarak herhangi bir girişimde bulunulmadığını, dava dışı ... alacağı devralan müvekkili tarafından noter aracılığı ile davalı şirkete alacağın temliği yönünden ihtarname keşide edilmiş ise de; davalı tarafından dava açılış tarihine kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı Mü-Yap Bünyesinde asil üyeliğinden kaynaklı olarak doğmuş ve doğacak alacak ve ferilerinin 2.100.000,00TL'ye kadar kısmını temlik eden ... Şirketi'nin davalı birlik dahilindeki asil üyeliği sebebiyle 26/03/2014 tarihinden itibaren doğmuş ve doğacak olan tüm telif gelirleri, temettü, asil üye payı, hakediş, kar payı ve huzur hakkı gibi asil üyeliğe bağlı alacakları, ferileri ile maddi imtiyazları ve davalı Mü-Yap'a ... Şirketince tayin edilen yetki belgesine istinaden Mü-Yap'ın ... adına tahsil ettiği muaccel ve müeccel tüm telif ücreti alacaklarının ve işleyecek faiz ve ferileri için müvekkili lehine şimdilik 10.000,00 TL, toplanan deliller, alınacak olan bilirkişi raporundan sonra 2.100,00 TL'ye kadar toplam alacak ve ferileri aşmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ...'nun aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bu tespitin yapılabilmesi için Mahkememizin 2021/265(mahkememize devredilen İst.
2.FSHHM'nin 2021/47) esas sayılı dosyasından dava dışı ... adına açılan davaya yapacakları aktif husumet itirazlarının değerlendirilmesinden sonra verilecek karara bağlı olduğunu, Mahkememizin 2021/265(mahkememize devredilen İst.
2.FSHHM'nin 2021/47) esas sayılı dosyasından verilecek kararı beklenmesi gerektiğini, her iki davada aynı döneme ilişkin maddi tazminat talebinde bulunulduğundan mükerrer tahsilat ve davacılar lehine sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermemesi için her iki davanın birleştirilmesini talep ettiği görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Yargıtay İçtihatları ve doktrine göre, alacağın devri ile alacak hakkı bunu devralan üçüncü kişiye borçlunun rızası olmaksızın geçeceğinden, devralan, daha önce devredene (temlik eden) ait olan alacak hakkını kesin olarak iktisap edecek ve bunun üzerinde " tasarruf etme" yetkisini kazanacaktır. Devir işlemi ile devreden, borç ilişkisinden çıkar ve onun yerine alacaklı sıfatıyla alacağı devralan üçüncü kişiye geçer. Bu meyanda dava dışı ... ile ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında gerçekleştirilen alacak temliki dolayısıyla dava açma hakları ve ilgili alacağa dair tüm haklar ...'na geçtiğinden dava açma yetkisinin ...'na ait olacağının kabulü ile birlikte ... San. Tic. Ltd. Şirketi' asıl dava bakımından taraf ehliyetinin kalmadığı hukuki kanaatine varılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 114. maddesi uyarınca, aktif husumet ehliyeti dava şartı olup, aynı Kanunun 115. maddesi uyarınca, dava şartı noksanlığını taraflar her zaman ileri sürebilecekleri gibi, mahkemelerin de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının mevcut olup olmadığını araştırması gereklidir. Tüm bu nedenlerle yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... arasında akdedilen alacağın temliki sözleşmesi mucibince davalı meslek birliği nezdindeki alacaklar ve bu alacaklara ilişkin dava açma yetkisinin ...'na devredildiği, dolayısı ile ... San. Tic. Ltd. Şirketi'nin aktif husumet ehliyetinin kalmadığı görülmekle davalı vekilinin aktif husumete ilişkin itirazının kabulü ile, asıl davanın HMK m.114/1-d uyarınca usulden reddine" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Davaya konu edilen uyuşmazlığa ilişkin olarak yerel mahkeme tarafından gerekçesinde dayanak gösterilen temlik sözleşmeleri (EK-1: Temlik Sözleşmeleri) incelendiğinde, ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin MÜ-YAP Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği nezdinde doğmuş ve doğacak alacakları ile tüm fer'ilerinin ... Yevmiye Numaralı ve 16/01/2018 Tarihli Temlik Sözleşmesi ile 1.000.000,00-TL (Bir Milyon TürkLirası) ve ... Yevmiye Numaralı 23/03/2020 Tarihli Temlik Sözleşmesi ile de 1.100.000,00-TL (Bir Milyon Yüz Bin TürkLirası) ile sınırlı olmak üzere toplam 2.100.000,00-TL (İki Milyon Yüz Bin Türk Lirası) ile sınırlı olmak üzere ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. nezdindeki alacağı kısmi olarak temlik edildiğini, ..., MÜ-YAP nezdindeki alacakları bakımından 2.100.000,00-TL değerindeki kısmı hariç kalan tüm doğmuş ve doğacak alacakları bakımından alacaklı sıfatı ve bu kapsamda alacağı ve buna bağlı haklara ilişkin tüm hakların ... ait olduğunu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/3805 Esas, K. 2018/9727 Karar, 30.10.2018 Tarihli kararında, ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/2586 Esas, 2021/1776 Karar ve 26.5.2021 Tarihli Kararında kısmi temlik yapılabileceğinin belirtildiğini, gerek yasal düzenlemeler gerekse yerleşik yargıtay içtihatları gereği dava konusu edilen alacağın kısmi temlik edilmesi halinde temlik edilmeyen kısım itibariyle borçlunun temlik eden alacaklıya karşı sorumluluğunun devam edeceğini, davalı MÜYAP Meslek Birliği'nden Müvekkilinin alacağı temlik eden kısmı kat ve kat geçeceğini, dolayısıyla temlik edilen meblağ 2.100.000,00-TL ile sınırlı kısım bakımından temlik alan ... adına yürütülen davadan bağımsız olarak; kalan bakiye alacaklar, munzam zarar, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak kanuni ve sözleşmesel tüm hak sahipliklerinin devam ettiğini, aktif husumete ilişkin usulden ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, -Temlik edilen alacaktan daha fazla alacak söz konusu olduğundan ve işbu alacağın dava konusu edilmemesi halinde zamanaşımına uğrayacağından dava açmakta hukuki menfaatlerinin bulunduğunu, somut olayda Müvekkil Şirket'in davalı MÜYAP Meslek Birliği'nden alacağı temlik edilen 1.200.000,00-TL'den kat ve kat fazla olduğundan; temlik edilen alacaktan fazlasına tekabül eden kısım dava konusu edilmemesi halinde zamanaşımına uğrayacağından bu kısmı dava konusu etmekte hukuki menfaatleri bulunduğunu istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasını, müvekkili Şirket'in davalı Birlik dahilindeki asil üyeliği sebebiyle 26/03/2014'ten itibaren işleyen tüm telif gelirleri ile asil üyeliğinden kaynaklı temettü, telif ödemeleri, asil üye payı, hakediş, kar payı ve huzur hakkı gibi üyelik ödemeleri ile davalı Birlik tarafından tahsil edilen telif ücretlerinin işleyecek faiz ve fer'ileri için şimdilik (belirsiz nitelikteki alacağımız) 10.000-TL maddi tazminat, sonrasında ise davamızın mahiyeti gereği tanzim edilecek olan uzman bilirkişi raporunda tespit edilecek ve rapora binaen tarafımızca artırılacak olan toplam hak ve alacak tutarı üzerinden maddi tazminat taleplerinin kabulüne, müvekkili şirket aleyhine verilen haksız üyelikten çıkarılma kararı, uzun yıllar süren yargılama faaliyeti ve halen daha davalı MÜ-YAP'ın hak ve alacaklarını Müvekkili Şirket'e ödememesi neticesiyle vuku bulan ve buna mukabil Müvekkili Şirket'in maruz kaldığı munzam zararının tahsili maksadıyla şimdilik (belirsiz nitelikteki alacağımız) 5.000-TL munzam zarar, sonrasında ise davalarının mahiyeti gereği tanzim edilecek olan uzman bilirkişi raporunda belirlenecek ve rapora binaen tarafımızca artırılacak olan toplam munzam zarar tutarları üzerinden taleplerinin kabulüne, müvekkili şirket aleyhine davalı mü-yap tarafından karar verilen ve daha sonra Yüksek Mahkeme ilamıyla onanarak iptal edilen haksız üyelikten çıkarılma kararı sebebiyle Müvekkili Şirket ve yetkilisinin maruz kaldığı tüm manevi zararları için 100.000-TL manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; -Davacı vekilinin alacağın kısmi temlik olduğu nedeniyle karara itiraz ettiğini, gerek öğretide kısmi ve toptan temlik hakkında belirtilen bilimsel görüşler, gerekse dosyaya sunulan temlik sözleşmeleri ve somut olayın koşulları değerlendirildiğinde yapılan temliğin kısmi temlik olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, toptan temliğin, alacakların tek tek belirtilmesi suretiyle yapılan devir değil, bütün var olan ve/veya doğacak alacakların toplu olarak devredildiği bir temlik türü olduğunu, Davacı ...’in, dosyaya sunduğu İstanbul ... Noterliğinin 16 Ocak 2018 tarihli ... yevmiye numaralı Temlik Sözleşmesi ile 23 Mart 2020 tarihli ... yevmiye numaralı Temlik sözleşmeleri incelendiğinde, davacı ...’in, derdest diğer davanın davacısı ...’na doğmuş ve doğacak alacakları ile alacağa bağlı fer’ilerin tamamını, hiçbir kısıtlama olmaksızın devrettiğinin görüldüğünü, İstanbul ... Noterliğinin 16 Ocak 2018 tarihli ... yevmiye numaralı temlik sözleşmesinde, "İşbu temlik sözleşmesi, bir tarafta ... San. ve Tic. Ltd. Şti. (bundan sonra Temlik Eden olarak anılacaktır) diğer tarafta ... (bundan sonra Temlik Alan olarak anılacaktır) MÜ-YAP Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği'nin (bundan sonra Borçlu olarak anılacaktır) Temlik Eden nezdinde doğmuş ve doğacakdoğmuş ve doğacak, en fazla 1.000.000,00-TL (BirMilyonTürkLirası) tutarındaki doğmuş ve doğacak alacakları ile tüm fer’ilerinin, temlik alana devir ve temliki amacıyla akdedilmiştir.” denildiğini, yine İstanbul ... Noterliğinin 23 Mart 2020 tarihli ... yevmiye numaralı temlik sözleşmesinde, “Temlikin konusu, Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili maddelerine göre, Borçlu’nun Temlik Eden nezdinde doğmuş ve doğacak olan, sözleşme tarihi itibariyle İstanbul ... Noterliğinin 16.01.2018 tarihli ... yevmiye nolu temlik sözleşmesine ilaveten en fazla 1.100.000,00 TL (BirMilyonYüzbinTürkLirası) tutarında alacakları ve fer’ileridir. Alacağın fer’ileri, alacağa bağlı faiz, her türlü teminat mektubu, teminat senedi ve bunlarla sınırı kalmamak kaydıyla temlik konusunun borçlar kanunu kapsamında fer’isi niteliğinde sayılabilecek tüm alacaklarını kapsamaktadır.” denildiğini, bir alacak devrinin, kısmi temlik olarak nitelendirilebilmesi için öncelikle bölünebilir olması gerektiğini, oysa somut olayda davacı ... tarafından derdest diğer davanın davacısı ...’na yapılan temliğe konu alacağın, bölünebilir nitelikte de olmadığını, davacı ... tarafından huzurdaki davaya konu edilen alacak miktarının mahkeme kararı ile kesinleşmiş belirli (likit) bir alacak olmadığını, Davacı ...’in vekilinin, davacı adına delil olarak sunduğu Yargıtay Kararlarına göre, kısmi temlik yapılabilmesi için kesinleşmiş bir mahkeme kararına konu ilamlı ve belirli (likit) ve bölünebilir bir alacak bulunması gerektiğini, davacı yanın, somut olayda meslek birliği üyeliğinin sona ermemiş ve meslek birliği üyeliği devam etmiş olsaydı bile, meslek birliğinden hak ediş bedeli olarak alması olası bulunmayan miktarları temlik ettiğini, davacı yanın, dava konusu somut olayda bölünebilir nitelikte olmayan aksine farazi nitelikte bir alacak tutarını temlik ettiği gibi, bu farazi alacaklarını da toptan temlik ettiğini, davacı ...'in, belirli olmayan (diğer deyişle likit olmayan) bir alacağı temlik ettiğini, -Davacı ... vekili Av. ... ve beraberinde çalışan avukatlar tarafından verilen dava dilekçesinde, müvekkili meslek birliği nezdindeki tüm alacaklarını, alacak ferilerini dava açma hakkını taraflar arasında imzalanan temlik sözleşmeleri ile birlikte müvekkili ...’na devredildiğini dolayısıyla bu devir sonrasında ...’in müvekkili meslek birliği nezdindeki alacak ve fer’ileri ile yoksun kaldığı karı talep etmek için açacağı herhangi bir dava bakımından "aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı” beyanında bulunulduğunu, -Davacı ...'in, verdiği temlikin kısmi olduğuna ilişkin iddialarına dayanak olarak müvekkili meslek birliğinden olan alacaklarının, derdest davanın davacısı ...’na temlik ettiği alacaklardan fazla olduğu şeklindeki iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, Davacı ... Müvekkili meslek birliğine üye olduğu 2020 ve 2021 yıllarındaki üç aylık hak ediş bedeli tutarları dikkate alındığında davacı ...’in temlik ettiği alacak tutarını aşan munzam bir zararının olmasının fiilen mümkün olmadığını, davacı ..., İstanbul 4. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/67 E.sayılı sayılı kararı uyarınca müvekkil meslek birliğine üye kaydedildiği 21.07.2020 tarihinden sonra müvekkili meslek birliğinden elde ettiği üç aylık hak ediş bedeli toplamının, 22.10.2020 tarihi itibariyle 493,01 TL, 01.02.2021 tarihi itibariyle 754,22 TL olduğunu-Davacı yan vekilinin, kısmi temlik iddiasına istinaden yaptığı istinaf talebi kabul edilecek olursa, aynı netice-i talebe yönelik derdest iki davanın var olacağını, davacının istinaf başvurusunun reddine, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 08.03.2022 tarih ile 2021/265 E. ve 2022/33 K. sayılı kanuna, Yargıtay kararlarına ve hukuka uygun kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, Fikir ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan alacak ve tazminat talebine ilişkindir.İstanbul 4. FSHHM'nin HSK'nın ilgi tarih ve kararı ile müstakil mahkeme olmadan önce İstanbul 2. FSHHM'nde taraflar arasında görülen 2021/47 Esas ve 2021/48 Karar sayılı dosyaları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesi ile birleştirme kararı verildiği, mahkemenin 4. FSHHM olması ile birlikte dosyaların devredildiği, işbu davanın 2021/265 Esas numara ile yeni esas kaydı aldığı görülmüştür. Birleşmeden önceki 2021/47 Esas sayılı dosyanın incelenmesinde, davacı / temlik veren ... ,davalı meslek birliğinden, üyelikten çıkartıldığı 26.03.2014 tarihinden itibaren üyelikten çıkartılması sebebiyle davalı meslek birliği nezdindeki asıl üyelikten kaynaklanan, temettü, telif ödemeleri, asıl üye payı, hak ediş kar payı ve huzur hakkı gibi alacaklar ile davalı meslek birliği tarafından ... adına tahsil edilen telif ücretlerinin işleyecek faiz ve ferileri ile bunlara ek olarak faiz ve alacak fer'ileri ile karşılanmayacağını iddia ettiği munzam zararları maddi tazminat olarak talep ettiği anlaşılmaktadır.2021/48 Esas sayılı dava dosyasında da, davacı/ temlik alan ... adına istenen alacak ve mahrum kalınan kara ilişkin tazminat taleplerinin dayanağı da aynı şekilde temlik veren dava dışı/ diğer dosya davacısı ... davalı meslek birliği üyeliğinden çıkartıldığı 26.03.2014 tarihinden mahkeme kararıyla tekrar üyelik kaydının yapıldığı 21.07.2020 tarihine kadar olan dönemde temlik veren ... davalı meslek birliği nezdindeki asıl üyelikten kaynaklanan temettü, telif ödemeleri, asıl üye payı, hak ediş kar payı ve huzur hakkı gibi alacaklar ile davalı meslek birliği tarafından ... adına tahsil edilen telif ücretlerinin işleyecek faiz ve fer'ileri ile mahrum/yoksun kalınan karların maddi tazmini istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. ...San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... arasında İstanbul ... Noterliği'nde ... yevmiye numarasıyla 23.03.2020 tarihinde ve yine İstanbul ... Noterliğinde ... yevmiye numarasıyla 16.01.2018 tarihinde düzenlenen alacak temlik sözleşmelerinin incelenmesinde, 16.01.2018 tarihli temlik sözleşmesinde MÜ-YAP Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği'nin (bundan sonra Borçlu olarak anılacaktır.) Temlik Eden nezdinde doğmuş ve doğacak, bu sözleşme tarihi itibariyle muaccel en fazla 1.000.000,00-TL (Bir Milyon TürkLirası) tutarındaki doğmuş ve doğacak elacakları ile tüm fer'ilerinin, temlik alana devir ve temliki amacıyla akdedildiği, 23.03.2020 tarihli temlik sözleşmesinde ise MÜ-YAP Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği'nin (bundan sonra Börçlu olarak anılacaktır,) Temlik Eden nezdinde doğmuş ve doğacak, en fazla 1.100.000,00-TL Bir Milyon Yözbin Türklirası) tutarındaki doğmuş ve doğacak alacakları ile tüm fer'ilerinin, temlik alana devir ve temliki amacıyla akdedildiği ve 16.01.2018 tarihli ... yevmiye Nolu Temlik sözleşmesine ilaveten en fazla 1.100,000,00-TL (BîğMinon Yüz bin TürkLirası) tutarında alacakları ve fer'ileri olduğu belirtilmiştir. Temlik sözleşmelerinde ..., MÜ-YAP nezdindeki alacakları bakımından 2.100.000,00-TL değerindeki kısmı hariç kalan tüm doğmuş ve doğacak alacakları bakımından alacaklı sıfatı ve bu kapsamda alacağı ve buna bağlı haklara ilişkin alacaklarını saklı tuttuğu anlaşılmıştır.Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi (somut olaydaki gibi) bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup, alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Kısmi temlikte ise, temlik edilen asıl alacak ve bu oranda fer’ilerinin temlik alana geçmesi söz konusudur. Temlik edilmeyen kısım itibariyle borçlunun temlik eden alacaklıya karşı sorumluluğu devam eder. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temliğe konu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur. Şu halde, alacağın temliki ile mevcut alacağın (kısmi temlikte temlik edilen miktarın) alacaklısının yerine yeni bir alacaklının geçeceği kuşkusuz olup, ... tarafından açılan dava bekletici mesele yapılarak veya birleştirme hususu yeniden değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Kaldı ki davacı tarafça temlikname ile MÜ-YAP nezdindeki bir kısım alacaklarının temlik edildiği, asıl davada ayrıca munzam zarar ve manevi tazminat talebinin de ileri sürüldüğü, bu talepler yönünden de davacı sıfatının bulunduğu, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın esasına etkili delilerin toplanıp değerlendirilmediği, davanın husumet yokluğundan usulden reddi kararının usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6 hükmü gereğince kaldırılmasına, dosyanın kaldığı yerden yargılamaya devam edilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.