6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2014/1436 E. , 2014/2661 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : Kanun Yararına Bozma-2013/397239
Hırsızlık suçundan sanık A.. E..'nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/son, 522 ve 59. maddeleri gereğince 7 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Beşiri Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/1997 tarihli ve 1996/67 Esas, 1997/21 sayılı Kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın anılan Kanun'un 142/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 10/01/2008 tarihli ve 1996/67 Esas, 1997/21 sayılı ek kararı ile hırsızlık suçundan sanık A.. E..'nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/son, 522 ve 59. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Batman Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/1996 tarihli ve 1995/41 Esas, 1996/715 sayılı Kararının kesinleşmesini müteakip Beşiri Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/1997 tarihli ve 1996/67 Esas, 1997/21 sayılı ilamıyla hükmolunan 7 yıl 4 ay hapis cezası ve Batman Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/1996 tarihli ve 1995/41 Esas, 1996/715 sayılı ilamıyla hükmolunan 7 yıl 6 ay hapis cezalarının 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 72. maddesi gereğince 14 yıl 10 ay hapis cezası olarak içtimasına ilişkin Batman Asliye Ceza Mahkemesinin 04/01/2001 tarihli ve 2001/8 müteferrik sayılı kararını müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanık A.. E..’nin, Beşiri Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/1997 tarihli ve 1996/67 Esas, 1997/21 sayılı Kararıyla ham petrol hırsızlığı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/3 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması gerektiği, Batman Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/1996 tarihli ve 1995/41 Esas, 1996/715 sayılı Kararıyla ham petrol hırsızlığı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/3 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması gerektiği, her iki suçtan dolayı cezalar toplandığında sanığın sonuç olarak 4 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bihakkın tahliye tarihinin buna göre hesaplanmasının yapılmasına ilişkin Batman Asliye Ceza Mahkemesinin 19/02/2007 tarihli ve 2007/37 değişik işsayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 17/12/2013 gün ve 2013/19169/77413 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/12/2013 gün ve KYB/2013/397239 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 23/01/2014 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, evrak ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
Sanık A.. E.. hakkında Beşiri Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.1997 gün ve 1996/67-1997/21 sayılı kararı ile 765 sayılı TCK’nın 493/son, 522, 59. maddeleri gereğince 7 yıl 4 ay hükümlülüğüne karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, yine aynı sanık hakkında başka bir eyleminden dolayı bu kez Batman Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 17.12.1996 gün ve 1995/41-1996/714 sayılı karar ile 765 sayılı TCK’nın 493/son, 522, 59. maddeleri gereğince 7 yıl 10 ay hükümlülüğüne karar verildiği bu kararın da kesinleştiği, anılan ilamların Batman Asliye Ceza Mahkemesinin 04.01.2001 gün ve 2001/8 sayılı müteferrik iş sayılı kararı ile 14 yıl 10 ay olarak içtima ettirildiği ancak 4616 sayılı yasa kapsamında sanığın şartla salıverildiği, 2003 yılında işlediği başka bir suç sebebi ile şartla tahliyesinin geri alınarak cezasını yeniden infaz etmeye başladığı, bu kez de 01.06.2005 günü yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın lehe olup olmadığı yönünden infaz savcılıkları tarafından mahkemelerinden karar verilmesi istendiği ancak Batman ve Beşiri Cumhuriyet Savcılıklarının ayrı ayrı talepte bulunduğu,
Batman Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Batman Asliye Ceza Mahkemesinin, daha önce içtima ettiği 04.01.2001 gün ve 2001/8 müteferrik iş sayılı kararına konu ilamları hakkında, ilamlardan birinin Beşiri Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.04.1997 gün ve 1996/67-1997/21 sayılı hüküm olmasına karşın duruşma açmadan lehe yasa değerlendirmesi yapıp 19.02.2007 gün ve 2007/37 değişik iş sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın lehe olduğunu saptayıp 5237 sayılı TCK’nın 142/3 ve 62.maddelerini uyguladığı ve sanığın her bir eylemi nedeni ile 2 yıl 6 ay ve içtimaen de 5 yıl 12 ay hükümlülüğüne karar verdiği,
Beşiri Asliye Ceza Mahkemesinin ise Beşiri Cumhuriyet Savcılığının lehe yasa saptanması talebi üzerine yine duruşma açmadan Beşiri Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.1997 gün ve 1996/67-1997/21 sayılı kararı hakkında lehe yasa değerlendirmesi yapıp 5237 sayılı Yasayı lehe bularak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 142/3, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hükümlülüğüne karar verdiği, her iki kararında yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Her mahkemenin kendi verdiği kararlar üzerinde uyarlama yapabilmesinin esas olduğu, bu bağlamda Batman Asliye Ceza Mahkemesinin Beşiri Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.1997 gün ve 1996/67-1997/21 sayılı ilamı ile ilgili uyarlama yargılamasını yapma yetkisi olmadığını ve her durumda duruşma açması gerektiğini düşünmeden yargılamaya devam edip 19.02.2007 gün ve 2007/37 değişik iş sayılı kararı verdiği, Beşiri Asliye Ceza Mahkemesi ise esas mahkemesi olarak yetkisi kapsamında uyarlama yargılaması yapıp 10.01.2008 gün ve 1996/67-1997/21 sayılı ek kararı verdiği görülmüş ise de 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hükmün, 765 sayılı Yasanın ve 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve bu doğrultuda, 5237 sayılı Yasaya göre suç oluşturan eylem nedeniyle, anılan Yasanın 61/1. maddesi uyarınca, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, arttırım ve indirim oranlarının takdiri, cezaya etkili olan yasal düzenlemelerin değerlendirilmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu olduğunu gözetmediği anlaşıldığından,
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile Beşiri Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2008 gün ve 1996/67-1997/21 sayılı kararı ile Batman Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2007 gün ve 2007/37 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi gereğince BOZULMASINA, sonraki işlemlerin yerinde yapılmasına, 13.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.