Esas No
E. 2023/978
Karar No
K. 2023/3605
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2023/978
KARAR NO: 2023/3605

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/12/2021

NUMARASI: 2021/56 E - 2021/809 K

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 05/12/2023

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu davalı şirket ile müvekkili şirket arasında 08/02/2017 tarihinde ... sayılı Perakende Satış Sözleşmesi akdedildiğini, davalının kul- landığı enerji bedelini ödememesi üzerine İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip yapıldığını, borçlunun itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalını %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.

Davalı; davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce: "bilirkişi incelemesine dair mahkemece belirlenen delil avansının verilen süre içinde yatırılmadığı,davacının davasını ispatlayamadığı"gerekçesiyle "Davanın REDDİNE" karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde: müvekkili büyük çaplı bir tüzel kişilik olup mahkemeler ve icra müdürlükleri nezdinde onlarca vekil tarafından temsil edildiğini, bu kapsamda her bir avukat için ayrı ayrı vekaletname düzenlenmesi yerine bir çok kurumun başvurduğu yöntem olan "toplu vekaletname" ile bir çok avukatın tek bir vekaletname ile yetkilendirildiğini, bunun doğal sonucu olarak bir dosyayı takip eden vekilin müvekkili ile sözleşmesinin sona erdiğinde dosyanın başka bir avukatın takibine geçebildiğini, Huzurdaki yargılamada da 10.06.2021 tarihli 1. celsede duruşmaya giren Av. ...'nun müvekkili şirket ile vekalet ilişkisi sona ermekle dava dosyasının kendisine tevdi edildiğini 2. duruşmaya birlikte çalıştıkları Av. ...ın katıldığını, önceki vekilin dosyaya istifa dilekçesi sunmaması nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu, vekilin değişmesi nedeniyle yeni vekile de bilirkişi ücreti ile ilgili olarak süre verilmesi gerektiğini ,Ayrıca dosyanın hangi bilirkişi verileceğinin belirtilmediğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, elektrik abonelik sözleşmesi gereğince sarf olunan normal tüketim bedelinin tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi incelemesine ilişkin delil avansının kesin süre içinde yatırılmadığında bahisle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266 maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." "Delil İkamesi için avans" başlığı altında düzenlenen 324. Maddesinde ise ; "(1)Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. (3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. HMK'da öngörülen süreler, nitelikleri bakımından, taraflar için ve mahkemeler için konulmuş süreler olmak üzere ikiye, taraflar için konulmuş süreler ise; kanunda belirtilen süreler ve hakim tarafından belirtilen süreler olmak üzere ikiye ayrılır. Kanunda belirtilen süreler; kanun tara- fından öngörülmüş cevap süresi, temyiz süresi gibi süreler olup bu süreler kesindir. Bir işlemin kanuni süresi içinde yapılıp yapılmadığı mahkemece resen gözetilir. Hakimin tespit ettiği süreler ise kural olarak kesin değildir (Kuru, Baki/ Arslan Ramazan/ Yılmaz, Ejder, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, HMK'ya göre Yeniden Yazılmış 22. Baskı, Ankara 2011, s.749). Hakim, kendi tayin etmiş olduğu süreyi,

HMK'nın 90/2. maddesine göre; iki tarafı din- ledikten sonra haklı nedenlere dayanarak, azaltıp çoğaltabilir, aynı Kanunun 94/2. maddesine göre de: bu sürenin, kesin olduğuna da karar verebilir. Hakimin verdiği sürenin kesin olması için ya hakimin kesin olduğunu belirtmeksizin verdiği ilk sürede işlemin yapılmaması nedeniyle ilgili tarafın yeniden süre talep hakkının varlığı karşısında, bu talep üzerine hakimin verdiği ikinci sürenin kanundan kaynaklanan şekilde kesin olması; ya da hakimin tayin ettiği ilk sürenin kesin olduğuna karar vermiş olması gerekir. Kesin süre verilmesinin temel amacı, tarafların davayı uzatıcı ve hükmü geciktirici tutum ve davranışlarını önlemektir. Hak kaybına yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran kesin süre kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir (HGK'nın 28/04/2010 tarihli ve 2010/2-221 E. 241 K.). Kesin süreye ilişkin ara kararının verilmesiyle karşı taraf lehine usulü kazanılmış hak doğmaktadır. Başka bir deyişle; ister kanun, ister hâkim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlemin, bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi olanaklı değildir. Öte yandan;

HMK'nın 94. maddesi uyarınca kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için, buna ilişkin ara kararın hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması, taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması, miktarının net olarak belirlenmesi gerekir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedileceğinin açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2021/4704 E. 2021/8762 K. Nolu ilamı) Somut olayda davacının yetkili vekili Av. ...'nun hazır bulunduğu 10/06/2021 tarihli ön inceleme duruşmasında; "3-)Davacı kurum tarafından CD olarak sunulan delili tutanak, evrak ve belge haline getirilmesi ve dosyaya sunulması için davacı vekiline bir aylık kesin süre verilmesine, bir aylık kesin sürede ibraz edilmemesi halinde dayanılan delilden vazgeçilmiş sayılacağının davacı vekiline ihtarına (ihtarat yapıldı), 4-)2 ve 3 numaralı ara kararlar yerine getirildikten veya yerine getirilmesi için gereken süre dolduktan sonra ve TALEP HALİNDE duruşma günü beklenilmeksizin Davacının iddiası ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için dosya üzerinde GÜNSÜZ olarak bilirkişi incelemesi yapılmasına, 5-)Tarafların bilirkişi seçiminde anlaşamamaları nedeniyle re'sen seçilecek olan Elektrik Mühendisi bilirkişi vasıtası ile bilirkişi incelemesi yapılmasına, bilirkişilere inceleme gününün tebliğine, 6-)Bilirkişinin harcayacağı emek ve mesaisi, dosya kapsamı, gerektiğinde ticari defterleri yerinde inceleme durumu dikkate alınarak tarifede belirlenen ücret dışında ¨850'-TL ücret takdirine, takdir edilen bilirkişi ücreti ile ¨19,00-TL bilirkişi tebligat gideri, ¨38-TL bilirkişi raporunun taraflara tebliğ gideri olmak üzere toplam ¨907,00-TL nin 2 haftalık kesin süre içerisinde davacı vekilince mahkememiz veznesine depo edilmesine,aksi taktirde 6100 sayılı HMK’nun 324.maddesi gereğince bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun davacı vekiline ihtarına (ihtar edildi)" şeklinde ara karar oluşturulmuştur. Buna göre bilirkişi deliline ilişkin avansın en geç 09.07.2021 tarihinde yatırılması gerekmektedir. Dava dilekçesine ekli vekaletnamenin süreli olduğuna dair bir kayıt bulunmamaktadır. Karar aşamasına kadar davacı ile Av. ... arasındaki vekalet ilişkisinin sona erdiğine dair bilgi belge sunulmamıştır. Kaldı ki, istinaf dilekçesini ibraz eden davacı vekili Av. ...'in dilekçesine ekli e-mail metnine göre, dosya bazındaki görevlendirmeden 07.07.2021 tarihinde haberdar olduğu, 3 nolu ara kararda belirtildiği üzere CD halinde sunulan tutanak, evrak ,belge vs delilleri 08.07.2021 tarihinde UYAP ortamından gönderdiği ancak, 5 nolu ara karar ile "dosyanın re'sen seçilecek elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi" ve 6 nolu ara kararda "belirtilen bilirkişi ücreti ve tebligat giderinin iki haftalık kesin süre içinde yatırılması" kararlaştırılmış ve ara kararın yerine getirilmemesinin sonuçları ihtar edilmiş olmasına rağmen bilirkişi ücretinin kesin süre içinde -sonrasında dahi- yatırılmadığı, bu nedenle bilirkişi incelemesinin yapılamadığı anlaşılmaktadır. Yargılamanın bütün olduğu hususu dikkate alındığında, davacının dosya bazında görevlendirilen yeni vekiline de aynı konuda yeniden kesin süre verilmesi, "kesin süre" kurumunun amacı bağdaşmadığı gibi kesin süre içinde ara kararın yerine getirilmemesi nedeniyle davalı lehine oluşan "usuli kazanılmış hak" kavramına da aykırı düşmektedir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden,davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davacıdan alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.772,55 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.502,70-TL'nin karar kesin olmakla istinaf eden davacıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/12/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.