11. Hukuk Dairesi
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/316
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/07/2020
NUMARASI : 2008/771 Esas 2020/339 Karar
BİRLEŞEN İZMİR 3.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2014/1552 ESAS 2015/471 KARAR SAYILI DOSYASINDA ASIL DAVANIN KONUSU: Alacak BİRLEŞEN DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.07.2020 tarih 2008/771 Esas 2020/339 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı kooperatif vekili, asıl davada davalılar ... ve ... vekili, asıl davada davalı ... vekili, asıl davada davalı ... vekili ve asıl davada davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVA : Davacı kooperatif vekili, müvekkili kooperatifin 50 ortaktan oluştuğunu, davalıların 2001 yılından 2006 yılına kadar dönemler halinde yönetim kurulunda görev aldıklarını, görev sürelerince yaptıkları haksız, kasten veya ihmalen iş ve işlemleri nedeniyle kooperatifi ve ortaklarını borç içerisinde bıraktıklarını, genel kurulda yeniden seçilmemeleri sonucu görevlerinin sona erdiğini, ... hariç diğer davalıların İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2004/417 Esas sayılı dava dosyasında haksız ve hukuka aykırı iş ve işlemleri nedeniyle yargılandıklarını, kooperatif kasasında nakit para bulunmasına rağmen hiçbir kamu borcunu ödemediklerini, taşeron firmalar ile ağır yükümlülükler içeren inşaat sözleşmelerini imzaladıklarını, bu sözleşmeler ile taşeron şirketlerin SGK prim ödemelerini üstlendiklerini, ancak ödemeleri zamanında yapmayarak müvekkili kooperatifi haksız ceza ve faizlere maruz bıraktıklarını, bu paraların yapılandırılmak suretiyle müvekkili tarafından ödendiğini, yine davalıların kooperatife ait ... ... Mahallesindeki üzerinde iki blok bulunan taşınmazın emlak vergilerini, satışı yapılan dükkanların KDV’lerini zamanında ödemediklerini, 2006 yılında görevden ayrılmalarından sonra bunların faiz ve cezaları ile yapılandırılarak müvekkili tarafından ödendiğini ve halen ödenmekte olduğunu, yine davalıların genel kurullarda haksız kararlar aldıklarını, mevcut daire sayısından fazla üye kaydı yaptıklarını, kuraların çekildiği genel kurulda da fazla sayıdaki üyeyi “biriken aidatlarının 3 ay içerisinde iade edileceğini” garanti ederek istifaya mecbur bıraktıklarını, ancak bu şahsi borçları ödemediklerini, açılan itirazın iptali davaları sonucunda da kooperatifi icra inkar tazminatı, faiz, yargılama ve vekalet ücreti gibi giderleri ödemeye maruz bıraktıklarını, üyelere 2008 yılında yaklaşık 70.000,00 TL ödeme yapıldığını, yine müvekkili kooperatifin, yaklaşık 14 kişiye sabit fiyatla satışı nedeniyle yaklaşık 5 yıldır tahsil edilemeyen üyelik aidatlarından dolayı zarara uğrattıklarını, sabit fiyatla daire satın aldığını ileri süren üyeler ile karşılıklı davaların devam ettiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile bağlı olduğu ... bloklarına ait inşaatın zamanında teslim edilmemesi sonucunda sahiplerine teslim edilecek her daire için aylık 200,00 USD kira mahrumiyeti müeyyidesi uygulandığını, kooperatifin bu şekilde de zarara uğratıldığını, İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2007/48 Esas sayılı davanın bulunduğunu, ... Caddesindeki iki bloktan ibaret taşınmazın projeye aykırı imal edildiğini, kaçak inşa edilmiş dairelerin bulunduğunu ve bunların da kuraya dahil edilerek üyelere dağıtıldığını, kaçak yapı sebebi ile ceza yaptırımı ve yıkım ihtimali ile karşı karşıya kalındığını, ... ve ... da bulunan toplam 4 bloktan ibaret inşaatların 5 yıllık aralıklarla yenilenmesi gereken ruhsatlarının yenilenmediğini, kooperatifin kaçak inşaat yapan durumuna düşürüldüğünü, halen kooperatif kayıtlarında bulunan 65.000,00 TL’nin 13/10/2003 tarihli yönetim kurulu kararı ile taşeron inşaat şirketlerinden ... İnşaat Şirketine sebepsiz yapılan sözleşme feshi iş tasfiyesi primi olarak yersizce ödendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davacı vekili 21.03.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 579.678,00 TL zararın diğer davalılarla müştereken ve müteselsilen sorumlu tutularak 571.638,00 TL’sinin davalı ...’ten, 533.286,00 TL’sinin davalı ... ve ...’dan, 312.338,00 TL’sinin davalılar ... ve ...’dan, 229.203,00 TL’sinin davalı ...’dan, 130.786,00 TL’sinin davalı ...’dan her bir işlem tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı ... yönünden ıslahının olmadığını belirtmiştir.
ASIL DAVAYA CEVAP : Asıl davada davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, 6762 sayılı TTK’nın 309/2 maddesindeki 2 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, müvekkilinin ilk olarak 2003 yılı Mart ayından 2003 yılı Mayıs ayına kadar yönetimde görev aldığını, bu dönemde hiçbir karara imza atmadığını, ikinci olarak 29 Ocak 2005-23 Şubat 2005 tarihleri arasında yönetimde görev aldığını, bu dönemde de hiçbir karar imza atmadığını ve hiçbir usulsüz işlemde bulunmadığını, müvekkilinin de kooperatif mağduru olduğunu, üye kaydı yapıldığından itibaren kendisine hiçbir belge ve bilgi verilmediğini, üyeliği esnasında ödediği aidatlara ilişkin olarak kooperatif yönetimi ile protokol yaptıklarını, alacağına karşılık senet verildiğini, bu senetlerin İzmir 1. İcra Müdürlüğü’nün 2007/122 ve 20. İcra Müdürlüğü’nün 2008/3778 sayılı dosyalarında takibe konduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ... ve davalı ... ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde, mali müşavir ... tarafından hazırlanan özel bilirkişi raporunun eksik ve gerçeğe aykırı olduğunu, iddiaların doğru olmadığını, alınan borç için ödenen faizlerin yılı izleyen genel kurullarda gündeme madde olarak konduğunu ve görüşüldüğünü, bu kararlar ve yönetimin ibrası hakkında açılmış bir iptal davasının bulunmadığını, ibra edilen eylemlerden dolayı yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açılamayacağını, kooperatifin ekonomik gücü olmadığı için ödemelerin yapılamadığını, ayrıca SGK ve ödenecek vergiler hesabında gösterilen paranın bulunmaması sebebiyle ödeme yapılamadığını, davacı tarafın kooperatifin ... Mahallesinde ... Mevkii'ndeki 2001-2002 yıllarında satışı yapılan dükkanların KDV'lerinin ödenmediği yönündeki iddiasının doğru olmadığını, satış yetkisinin genel kurulca metre kare fiyatının belirlenmesi suretiyle alındığını, satılan dükkanlara satış değil ortak kaydı suretiyle yapıldığını, dolayısıyla kooperatife kurumlar vergisi ve KDV'den kurtardıklarını, kooperatifin 31/12/2005 tarihli bilançosunda 54,782,950 TL KDV alacağının bulunduğunu, fazla üye kaydı yapılmadığını, ödemelerin kooperatif genel kurulları çerçevesinde ve gücü oranında yapılmaya çalışıldığını, iddiaların tamamının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Asıl davada davalı ... davaya cevap vermemiştir.
BİRLEŞEN DAVA:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski ortaklarından ve yöneticilerinden davalı ...’nun İzmir 14. İcra Müdürlüğü’nün 2012/15238 E. sayılı dosyasıyla müvekkili kooperatif aleyhine icra takibine giriştiğini, tebligatın usulsüz olduğunu ancak müvekkilinin itirazının kabul edilmemesi üzerine takibin kesinleştiğini, davalının takibe konu ettiği 105.977,00 TL alacağından; davalının payına isabet eden genel gider katkı payı 18.216,81 TL’nin, ödenmesinde gecikmiş olan aidatların gecikme faizleri 1.452,50 TL’nin, kendisine keşide edilen ihtarnamenin noter masrafları 686,74 TL’nin, genel kurul kararları gereğince kooperatifin zimmete geçirilmiş durumdaki paralarından davalının hissesine düşen katkı payı 22.301,25 TL’nin, davalının oturduğu dönemle ilgili olarak apartman kapıcısına mahkeme kararıyla ödenmiş olan bedelden davalıya isabet eden 1.150,00 TL'nin MAHSUBUNUN gerektiğini, geriye kalan 63.146,65 TL tutarın ise davalı ve arkadaşları hakkında açılan İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/771 Esas (Asıl dava) sayılı davasının sonucuna göre mahsup edileceğini belirterek, İzmir 14. İcra Müdürlüğü’nün 2012/15238 Esas sayılı takibinde davalının müvekkili kooperatife olan borçlarının 43.807,30 TL'lik kısmı nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20'den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Birleşen davada davalı ... vekili, menfi tespit davasının icra takip tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde açılması gerektiğini, yasal süre geçtikten sonra açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunun icra dosyasıyla sabit olduğunu, davacının borcun mevcut olmadığı veya ödeme yapıldığı iddiasıyla dava açmadığını, aksine, bir takım alacak dökümleri yapılarak müvekkilinden alacaklı olduklarını iddia ederek menfi tespit talebinde bulunduklarını, bu haliyle davaya konu edilen hususların menfi tespit davasına değil de alacak davasına konu edilebileceğini, dava dilekçesinde dökümü yapılan alacakların hiçbirisinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkilinin üyeliğine 04.12.2009 tarihinde son verildiğini, üyeliğine son verildikten sonra müvekkili ile kooperatif yetkililerinin birlikte bir hesap çıkardıklarını, bu hesaba göre müvekkilinin 105.977,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bu konuda taraflar arasında protokol tanzim edildiğini, protokolün ekinde bulunan muavin defter kaydında müvekkilinin 105.977,00 TL alacaklı göründüğünü, müvekkilinin bu alacağının ödenmesi için davacı kooperatife 08.11.2012 tarihli ihtarname gönderdiğini, bu ihtarnameye davacı kooperatif tarafından gönderilen 27.11.2012 tarihli ihtarnamede eldeki davaya konu edilen alacak kalemlerinden bahsedilmediğini, aksine kooperatifin müvekkiline borcunun 105.977,00 TL olduğu kabul edilerek sadece İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/771 E. sayılı (asıl dava) zimmet davasının bulunması nedeniyle 105.977,00 TL'nin ödenebilmesi için kooperatifin karar alması gerektiğinin belirtildiğini, müvekkili üyelikten çıkarıldıktan sonra sahibi olduğu meskenin kooperatife devredildiğini, bu devirden sonra söz konusu meskenin tüm hukuki vecibesi ve sorumluluğunun kooperatife geçtiğini, buna rağmen müvekkilinin kooperatife devrettiği meskenin payına düşen genel gider katkı payı, zimmet payı, kapıcı ödemeleri gibi bir takım alacaklardan halen müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin zimmetle suçlandığı İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/54 E. sayılı dosyasında beraat ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi asıl ve ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kooperatifi zararlandırıcı işlemlerin 2000, 2001, 2002, 2003 ve 2004 yıllarında gerçekleştirildiği, davacı kooperatifin zararını Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın 03.09.2004 tarihli 17 sayılı inceleme raporu ile birlikte ve en kötü ihtimalle 29.01.2005 tarihinde öğrendiği, 29.01.2005 tarihli genel kurulda söz konusu inceleme raporunun gündeme getirildiği, 2 yıllık sürenin 29.01.2007 tarihinde dolduğu, her durumda zararı doğuran işlem ve eylem tarihinden itibaren de 5 yıllık sürenin dolduğu, davalılardan ... hakkındaki davanın ise 07.11.2008 tarihinde açıldığı, bu davalı yönünden açılmış bir ceza davası olmadığından uzamış ceza zamanaşımı süresinin de uygulanamayacağı, dava açılış tarihinde 2 ve 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan asıl davada davalı ... hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği; davacı kooperatifin eski yönetim kurulunda görev almış olan davalılar ...’in, ...'ın, ...'nın, ...'nun, ...'ın, ...'nın ve ...'ın taşeronlarla ağır yükümlülükler içeren inşaat sözleşmeleri imzaladıkları, taşeronların prim ödemelerini üstlendikleri ancak ödemeleri zamanında yapmadıkları, kooperatif kasasında nakit para bulunmasına rağmen kamu borçlarını ödemeyerek kooperatifin gereksiz ve haksız yere ceza ve faiz ödemesine sebebiyet verdikleri, yine davalıların kooperatife ait taşınmazın emlak vergilerini ve satışı yapılan dükkanların KDV’lerini de zamanında ödemedikleri, bunların da bunların faiz ve cezaları ile birlikte davacı kooperatif tarafından ödendiği, kooperatifin kaçak yapı sebebiyle ceza yaptırımı ve yıkım ihtimali ile karşı karşıya kaldığı, inşaatların ruhsatlarını yenilemedikleri, ... Şirketi'ne ve ... Şti.'ye gerçekte ödeme yapılmamasına rağmen ödeme yapılmış gibi gösterdikleri, bazı kişilere belgesiz ödeme yaptıkları, yine bazı kişilere hiçbir neden olmaksızın faiz ödenmiş gibi gösterdikleri, kooperatife daire sayısından fazla üye kaydı yaptıkları, sonrasında fazla sayıdaki üyeyi istifaya mecbur bıraktıkları ve bu üyelere ödeme yapmadıkları için kooperatif aleyhinde açılan davalar sonucunda kooperatifin haksız yere icra inkar tazminatı, faiz, yargılama ve vekalet ücreti gibi giderleri ödemesine sebebiyet verdikleri, zamanında teslim edilmeyen taşınmazlar nedeniyle kira mahrumiyeti tazminatı ödenmesine sebebiyet verdikleri, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu eylem ve işlemlerin ayrıntısıyla açıklandığı; kooperatifin toplam 351.390,68 TL tutarında maddi zararının oluşmasına sebebiyet verdikleri, davalıların kooperatifi zararlandırıcı işlem ve eylemlerinin ceza davasında da ortaya konduğu, basiretli bir tacir gibi davranmayan davalıların yönetimde görev aldıkları tarihler dikkate alındığında davalılardan ...’in bu miktarın tamamından, davalı ... mirasçıları ..., ... ve ...’ın miras paylarına göre 288.261,92TL’lik kısmından, davalı ...’nın 239.931,42 TL’lik kısmında, davalı ...’nun 72.429,26 TL’lik kısmından, davalı ... ’ın 72.429,26 TL’lik kısmından, davalı ...’nın 70.546,77 TL’lik kısmından ve davalı ...’ın 72.429,26 TL’lik kısmından diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları; Birleşen dava yönünden davacı kooperatif ile davalı ... arasında imzalanan 03.11.2010 tarihli protokolde davalının kooperatife ödediği aidat toplamının 106.734,00 TL olduğu, kendisine tahsis edilen daireye toplam 6.650,00 TL tutarında ilave inşaat işleri yaptırdığı, bu tutar yönünden de kooperatiften alacaklı olduğu, aidat bedellerinin geri iadesinin genel kurul kararları doğrultusunda yerine getirileceği, davalının ödemek zorunda olduğu ecrimisil tutarının Şubat 2010’dan başlamak üzere 4.500,00 TL olarak belirlendiği, 157,00 TL dava dosyası masrafı ile 2.750,00 TL vekalet ücreti ödemeyi de kabul ve taahhüt ettiği, 4.500,00 TL + 157,00 TL = 4.650,00 TL tutarındaki ödenmesi gereken paranın uzlaşma ile davacının geri ödenecek olan aidatlarından mahsup edileceği, ancak 2.750,00 TL karşı vekalet ücretinin davalı tarafından nakit olarak davalı avukatına ödeneceği hususlarının karar altına alındığı; birleşen davada davacı kooperatif vekili cevaba cevap dilekçesi ile eldeki asıl davanın zimmet tutarını takas mahsup dışında tuttuğu, menfi tespit davasının konusu olmadığını belirttiği, dava dilekçesinde de zimmetle ilgili alacak kalemi olarak 03.10.2010 ve 27.02.2010 tarihli genel kurullara dayandığı, zimmetle ilgili alınan kararda davalı ... payına düşen zimmet miktarının toplam olarak belirtildiği, adına ne miktar zimmet olduğunun yazılı olmadığı, ayrıca zimmetin de bir mahkeme kararına veya aldırılmış bir rapora dayanmadığı, ortada kesinleşen bir zimmet yok iken genel kurulun "ileride dava sonuçlanırsa ayrılma payından düşülmesi" şeklinde bir karar alamayacağı; sonuç olarak birleşen dava tarihi itibariyle mahsup edilebilir bir tutarın bulunmadığı, ayrılma payının 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. ve ana sözleşmenin 15/1. maddeleri gereğince hesaplanması ve davalının kooperatif ortaklığından ayrılma tarihine kadar yapılan genel giderlerden davalının payına düşen kısım ile davalının ödemedeki gecikmeleri nedeniyle hesaplanan gecikme cezası düşüldükten sonra belirlenecek miktarın davalıya ödenmesi gerektiği, davalının kooperatifteki ortaklığı süresince toplam 109.005,57 TL ödeme yaptığı, bilirkişi raporunda 48 ortağı olan kooperatifte her bir ortağa isabet eden genel giderlere katılım payının 4.124,00 TL olarak belirlendiği, genel giderlere katılım payı düşüldükten sonra davalının alacağının 104.881,57 TL olduğu, her ne kadar gecikme cezasının düşülmesi gerekir ise de 1.452,50 TL gecikme cezasına ilişkin olarak kooperatif defterlerinde herhangi bir borç kaydına rastlanmadığından bu miktarın düşümünün yapılmadığı, yine protokolde geçen 1.150,00 TL kapıcıya ödenen kıdem tazminatından davalıya öden kısmının kooperatif tarafından değil kat malikleri adına yönetici tarafından istenmesi gerektiğinden bu miktarın da düşümünün yapılmadığı, sonuç olarak bilirkişi tarafından davalı ...'nun Kooperatifler Kanunu’nun 17 ve ana sözleşmenin 15. maddesinden kaynaklanan ayrılma payı alacağının 104.881,57 TL olduğu; bu miktar takipte istenen miktar olan 105.977,00 TL'den düşüldüğünde davacı kooperatifin davalıya 1.095,43 TL borcunun bulunmadığı gerekçesiyle; Asıl davada davalı ... hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, 351.390,68 TL’nin (davalılardan ...’in bu miktarın tamamından, davalı ... mirasçıları ..., ... ve ...’ın miras paylarına göre 288.261,92 TL’lik kısmı ile, davalı ...’nın 239.931,42 TL’lik kısmı ile, davalı ...’nun 72.429,26 TL’lik kısmı ile, davalı ...’ın 72.429,26 TL’lik kısmı ile, davalı ...’nın 70.546,77 TL’lik kısmı ile ve davalı ...’ın 72.429,26 TL’lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olmaları kaydı ile) 15.10.2019 tarihli ek raporun sonuç kısmında her bir davalının sorumlu olduğu miktarlar ayrıştırılarak gösterilen işlem tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı kooperatifin davalıya 1.095,43 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin ve taraf vekillerinin tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı asıl ve birleşen davada davacı kooperatif vekili, asıl davada davalılar ... ve ... vekili, asıl davada davalı ... vekili, asıl davada davalı ... vekili ve asıl davada davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı kooperatif vekili, davanın dayanaklarının Ankara Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesince alınan 05.10.2007 tarihli rapor, Yargıtay 5.Ceza Dairesince görevlendirilen bilirkişilerden alınan 05.01.2009 tarihli rapor, Bakanlık Müfettişi ...'ın 03.09.2004 tarihli 17 sayılı inceleme rapor ve 20.05.2008 tarihli inceleme raporu olduğunu; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin, davanın dayanağını oluşturan bu dört rapordaki tespitlerin oldukça altında olduğunu, belirlenen zimmet tutarlarını kabul etmediklerini, karardaki tutarların eksik olduğunu, birleşen davada davalının, elindeki hesap mahsup yapılmamış haldeki protokole dayanarak müvekkili kooperatife karşı icra takibi başlattığını, dava dilekçelerinde mahsubu gerektiği bildirilen konuların bilirkişi tarafından ayrıntılı olarak değerlendirilmediğini, mahsuplaşmanın sonuçlandırılmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalılar ... ve ... vekili, müvekkillerinin göreve geldikleri 10.06.2000 tarihinde, Bornova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/776 E. sayılı dosyasında kooperatifin durumunun tespitini yaptırdıklarını, mali durumu konusunda ise Dr. ...’dan rapor alındığını, mali tespitte kooperatife 50 üye kaydedilmesi gerekirken 87 üye kaydedildiği, daha önce kooperatiften ayrılan 15 üyenin kooperatife ödedikleri meblağın iade edilmediğinin tespit edildiğini, müvekkilleri tarafından kooperatife fazla üye kaydedilmediğini, müvekkili ...'in kararda belirtildiğinin aksine 2006 yılına kadar yönetimde görev almadığını, 24.06.2004 tarihine kadar yönetimde bulunduğunu, bu tarihten sonra davalı ...'nun yönetime seçildiğini, müvekkillerinin genel kurul kararıyla ibra olunduğunu, bu karara karşı kooperatife müracaat edilmediğini ve dava açılmadığını, ... Şti'ne sözleşme fesih bedeli olarak 65.000,00 TL ödendiğini, bu ödeme ve sözleşmenin feshi hususunda üyelerle tek gündemle toplanıldığını ve üyelerin mutabık kaldıklarını, buna ek olarak sözleşmenin feshinin genel kurulda ayrı bir gündem olarak görüşülüp onaylandığını, yapılan ödemelerden müvekkillerinin sorumlu tutulmalarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının iddialarında doğan zararlardan sorumlu kişilerin müvekkillerinden sonra yönetim kuruluna seçilen üyeler olduğunu, müvekkillerinin kooperatifi malen ve fiziken ayakta tutmaya çalıştıklarını, önceki yönetimin kooperatif ve arsa malikleri arasında akdedilen arsa payı karşılığı satış sözleşmesinde ön görülen 3 yıllık teslim süresine itibar etmediğini, işleri ağırdan aldığını, arsa sahiplerinin önceki kooperatif yönetimine güvenmedikleri için ödemezlik defi öne sürüp arsa tapusunu devretmediklerini, müvekkillerinin yönetime seçildikleri dönemde arsa malikleriyle anlaşma sağlamaya çalıştıklarını, sözleşmede yer alan teslim tarihinin geçmesi sebebiyle arsa sahiplerine ödenecek kira borcundan kooperatifi kurtaracak bir protokol imzalanmasını sağlayıp kooperatifin pasiflerinde büyük azalmaya neden olup kooperatifi ayakta tuttuklarını, müvekkili ... ile mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişi ... arasında başka bir dava dosyası nedeniyle husumet bulunduğunu, bu hususu mahkemeye arz etmelerine rağmen taraflı ve hatalı düzenlenen raporun hükme esas alındığını, ... Şti, ... Şti ve bir virmanla ilgili toplam 42.655,00 TL’lik zimmet iddiasına ilişkin tüm kayıt ve belgelerin İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/417 E sayılı dosyasına sunulmuş olan kayıt ve belgeler arasında bulunduğunu, bu kayıt ve belgelerin incelenmesinde böyle bir zimmetin olmadığının görüleceğini, ... firmasına 6.995.000.000 TL fazla ödeme yapıldığı iddiasının ise doğru olmadığını, ... Şti.’ne 17.10.2002 tarih ve 2344 nolu makbuzla yapılan ödemenin, sehven bilgisayara işlenirken bilgisayardan hesap kodları alt alta olduğundan ... firması cari hesabına işlendiğini, düzeltme kayıtlarının kooperatif defterleri ile sabit olduğunu, kooperatifin kasasında para bulunmadığı için kooperatifin ihtiyacı nedeniyle borçlanılarak alınan paralar ve faizlerinin zamanında ödenemediğini, eski kooperatif yönetim kurulunun kooperatife ait inşaat projelerini zemin + 8 kat olarak çizdirerek Bornova Belediyesine verdiklerini, inşaat ruhsatı alabilmek için belediyeye yapılan başvuruda tapunun arsa malikleri adına olması nedeniyle zemin + 7 kat üzerinden inşaat ruhsatı alındığını, her katta 3'er daire olduğundan belediye tarafından 8. katın iptal edilmesi nedeniyle 6 dairenin kaçak konuma düştüğünü, müvekkili ...’in kooperatifi devraldığı sırada 8. katlar da dahil olmak üzere kaba inşaatların yapıldığını, kaçak olarak yapılan 8. katların yasallaşabilmesi için arsa maliklerince arsanın kooperatif adına tapuda devir ve temliki gerektiğini, olağanüstü genel kurul yapılarak arsa için 18 arsa malikinin avukatına 750 milyon TL’lık çek verildiğini, diğer arsa maliki ...’e ise ... ile ...’nın 50 milyon TL’lık şahsi senet verdiklerini, arsa maliklerinden tapunun kooperatife devir ve temlikinin sağlandığını, faizle alınan paranın kooperatif inşaatlarının imalatında kullanıldığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı ... vekili, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin görev yaptığı tarihin dava dilekçesinde hatalı verildiğini, davalının sorumlu olduğu varsayılan zamanın çok artırıldığını, müvekkilinin 20.07.2003 tarihli genel kurul ile göreve başladığını, 21.02.2015 tarihinde istifa ettiğini, müvekkilinin görev yaptığı dönemde piyasadan alınmış bir borç bulunmadığını, müvekkilinin göreve gelmesinden 1 gün önce piyasaya kırdırılan çek nedeniyle faiz ödenmesi yapıldığının anlaşıldığını, hiçbir eylemden haberi olmayan ve icrai bir harekette bulunmayan müvekkiline objektif sorumlulukla kusur yüklenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin kooperatifin esas mağdurlarından biri olduğunu, halen bu kooperatif evlerinde oturduğunu, kooperatifin bir denetleme organının bulunduğunu, kendi konumuyla ilgili olarak yasanın özel bir yetkilendirmesinin de söz konusu olmadığını, görev yaptığı süre içerisinde üstüne düşen vazifeleri hakkıyla yerine getirdiğini, kendisine yüklenebilecek bir kusur veya ihmal bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkilinin 10.06.2000 -23.03.2003 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği yaptığını, davanın temelini oluşturan borç para alınıp inşaatların yapılması durumunun aynı zamanda üye olan müvekkil bakımından bir zorunluluk halini aldığını, müvekkilinin 1995 yılında üyesi olduğu kooperatifte her şeyin yanlış işlediğini, müvekkilinin mevcut kötüye gidişi bir nebze olsun düzeltebilmek maksadıyla zorunlu olarak ve genel kurulun bilgisi ve onayı dahilinde bu boçlar alınması ve kooperatifin devam ettirilmesi yönünde oyunu kullandığını, bu yönde çaba, emek ve mesai harcadığını, 10.6.2000 tarihi itibariyle kooperatif yönetim kurulunun baba, oğul ve damattan oluştuğunu, kooperatifin inşaat işlerinin de genel kurul kararı olmaksızın yine kendi şirketleri olan ... İnşaat’a verilmiş durumda olduğunu, kooperatifin inşaatlarının kat karşılığı anlaşma gereği %50 olarak anlaşıldığını, anlaşma gereği 1998 yılında mülk sahiplerinin dairelerinin teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, gecikme durumunda aylık 200 Dolar tazminat cezayı şart konulduğunu, kooperatifin kayıtlı 72 üyesinin bulunmasına rağmen kooperatife ait 56 daire bulunduğunu, fazla üye kaydedilmiş olduğunu, inşaat ruhsatı zemin+7 kat olmasına rağmen inşaatların zemin+8 kat olarak yapıldığını, Bornova Belediyesinin kaçak katlar için yıkım kararı aldığını, idari para cezası kestiğini, 2001 mali krizi nedeniyle kooperatifin borçları nedeniyle üye aidatlarının tamamen borçlara gittiğini, tüm bu sorunların en üstün organ olan genel kurula getirildiğini, ayrı ayrı madde olarak görüşüldüğünü ve oy birliğiyle borç alınmasına dair kararlar alındığını, bilançoda gösterilen ve genel kurulda açıkça tartışılan bir konuda verilen ibra kararı sonrasında ibra edilen eylemden dolayı sorumlular hakkında sorumluluk davası açılamayacağını, müvekkilinin her ne kadar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada bir ceza almışsa da, söz konusu eylemlerin 10.06.2000 öncesi gerçekleştiğini, kooperatifi zarara uğrattığını gösteren bir inşaat maliyet hesabı yapılmadığını, müvekkilinin keyfi olarak 3. şahıslardan borç aldığı ve bunları uhdesinde tuttuğunun kabul edildiğini, oysa inşaatların bu paralarla tamamlanıp teslim edildiğini, üye aidatlarıyla kooperatifin ve arsa sahiplerinin inşaatlarının yapılmasının mümkün olmayacağını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı ... vekili, müvekkili yönünden davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin 20.07.2003 tarihinde yönetime seçildiğini, bu tarihten öncesinde meydana gelen zararlardan sorumlu olmadığını, müvekkilinin yönetimde olduğu dönemde genel kurul toplandığını, bilançoların tartışıldığını, kooperatif yönetim kurulu nezdinde görüşmeler tamamlanana ve genel kurul üyelerine her bir husus detaylıca açıklanana kadar ibra edilmediğini, nihayetinde müvekkilinin genel kurul kararıyla ibra olunduğunu, genel kurulca verilen ibra kararının iptali için genel kurula müracaat edilmediği gibi dava yoluna da gidilmediğini, 2003 yılı ödemelerinin faizden kaynaklı olduğu ve bu faizlerin ana borçlarının önceki yıllara dayandığı raporda tek tek gösterildiği halde, senede bağlanmış kooperatif borçlarının ödenmesinden müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin yönetimde bulunduğu kısa süre için yargılandığı ceza davasında tüm suçlamalardan beraat ettiğini, müvekkilinin yolsuzluğa karışmadığı halde tazminattan sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, imza sorumluluğunun somut olayda tazminat hususu için yeterli olmadığını, hiçbir eylemden haberi olmayan ve icrai bir harekette bulunmayan müvekkiline objektif sorumluluk neticesinde kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl dava, davacı kooperatifin önceki yönetim kurulu başkan ve üyelerinin kişisel sorumluluğuna dayalı tazminat istemine; birleşen dava eski yönetim kurulu üyelerinden ... tarafından kooperatif aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davalılardan ...'in 10.06.2000 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yönetim kurulu başkanlığına seçildiği, 30.06.2004 tarihinde istifa ettiği, davalı (müteveffa) ...'ın 10.06.2000 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında 2. Başkanlığa seçildiği, 20.07.2003 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına kadar bu görevi sürdürdüğü, davalı ...'nın 10.08.2000 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yönetim kuruluna seçildiği, sayman olarak görev aldığı, 23.03.2003 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına kadar bu görevi sürdürdüğü, asıl ve birleşen davalarda davalı ...'nun 27.07.2003 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yönetim kuruluna seçildiği, sayman olarak görev aldığı, 12.03.2006 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına kadar bu görevi sürdürdüğü, davalı ... 'ın 20.07.2003 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında 2. başkan olarak seçildiği, davalı ...'in istifa etmesiyle başkan olduğu, bu görevini 12.03.2006 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına kadar sürdürdüğü, davalı ...'nın 20.07.2003 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, 29.01.2005 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına kadar bu görevi sürdürdüğü, davalı ...'ın 20.07.2003 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, 03.09.2004 tarihinde 2. başkan olduğu, 12.03.2008 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına kadar bu görevini sürdürdüğü, davalı ...'ın 23.03.2003 - 20.07.2003 tarihleri arasında 2. başkan; 29.01.2005-12.03.2006 tarihleri arasında ise yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı tespit edilmiştir.
Kooperatif ortaklarının suç duyurusunda bulunması üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'ınca Sanayi ve Ticaret Bakanlığından şikâyet konularının incelenmesinin talep edildiği, Bakanlık Stajyer Kontrolörü ... tarafından 03.09.2004 tarihli rapor düzenlendiği, ancak 29.01.2005 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında 2004 yılının faaliyet ve hesaplarının ibra edildiği; 12.03.2006 tarihinde yapılan 2005 yılı olağan genel kurul toplantısında ise, yönetim kurulu ile denetim kurulunun ibra edilmediği, 19.11.2004 tarihli iddianame ile İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/417 E. sayılı dosyasında dava açıldığı, ceza dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporlarında sanıkların görevlerini kötüye kullandıkları, bazı kişilere ödenmiş gibi gösterilen paraların yöneticiler tarafından zimmete geçirildiği, usulsüz faiz ödemeleri ile kooperatifin zarara uğratıldığı, defter ve kayıtların sağlıklı tutulmadığının tespit edildiği, yapılan yargılama sonucunda zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından sanıklar (eldeki davada davalılar) ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın mahkumiyetlerine karar verildiği, hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2015/11064 E. 2015/17944 K. Sayılı ilamı ile, sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, cezaların toplanmasına ilişkin bendin hükümden çıkarılması suretiyle düzeltilerek onanmasına, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında denetim görevinin ihmali, 1163 sayılı Kanuna muhalefet, görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına, davaların zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi asıl ve ek raporlarında tarafların iddia ve savunmalarının ayrıntılı şekilde incelenip değerlendirilmiş ve tarafların itirazlarının ek raporlarda karşılanmış olmasına, kooperatif yöneticisi olan davalıların sorumluluğunun gerçek zarara göre tespit edilmiş olmasına, bilirkişi asıl ve ek raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli, dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olmasına, yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde ve verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla istinafa gelen taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.Asıl ve birleşen davada davacı kooperatif vekili, asıl davada davalılar ... ve ... vekili, asıl davada davalı ... vekili, asıl davada davalı ... vekili ve asıl davada davalı ... vekili tarafından vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2.Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 539,70 TL'den peşin alınan 108,80 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 430,90 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.Asıl davada davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 24.003,49 TL'den peşin alınan 6.000,87 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 18.002,62 TL'nin davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,
4.Asıl davada davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 4.947,64 TL'den peşin alınan 149,13 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 4.798,51 TL'nin davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
5.Asıl davada davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 4.947,64 TL'den peşin alınan 797,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 4.150,64 TL'nin davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
6.Asıl davada davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 16.389,71 TL'den peşin alınan 2.639,51 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 13.750,20 TL'nin davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
7.Asıl davada davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 4.819,04 TL'den peşin alınan 1.204,76 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 3.614,28 TL'nin davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
8.İstinaf başvurusu nedeniyle istinaf yoluna başvuran tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14.12.2023