Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO: .
KARAR TARİHİ: 04/12/2023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA.. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 27/04/2023
NUMARASI: .Esas . Karar
VEKİLİ: Av.
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2023
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 04/12/2023

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müteveffa ....'ın müvekkili .... ...'ın babası olduğunu, 01.04.2018 tarihinde müteveffa ...., kendi sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken .... .....'in sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı araç ile çarpıştığını, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin babası ...., annesi .... (TC: ..........) ve kardeşi ....'ın (TC: ............) vefat ettiğini, söz konusu trafik kazası neticesinde baba .... ve anne ....’ın ölümleri sonucunda mirasçı olarak geriye yalnızca 2000 doğumlu oğulları müvekkili .... ..'ın kaldığını, meydana gelen kazadan sonra düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında, kazanın oluşumunda .... plakalı araç sürücüsü ....'ın 2918 sayılı KTK'nın 56/1-a (Şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak) ve 52/1-b (Araçların hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uygun kullanmak) kurallarını ihlal ettiğini, ..... plakalı araç sürücüsü .... .....'in ise 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b (Araçların hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uygun kullanmak) kuralını ihlal ettiğini, soruşturma aşamasında hazırlanan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Raporu'nda kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun müvekkilinin babasında olduğunu, karşı araç sürücüsü .... .....'in herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğinin bildirildiğini, meydana gelen trafik kazası nedeniyle hayatını kaybeden müteveffa anne ....'ın ölümünden sonra müvekkilinin annesinin desteğinden büyük oranda yoksun kaldığını, müvekkilin müteveffa anne ....'ın desteğinden yoksun kalması sebebiyle oluşan maddi zararlarının (destekten yoksun kalma tazminatının) tazminini talep ettiklerini, kazaya sebebiyet veren .... plakalı aracın .....Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ...poliçe numaralı zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu aracın ........'ye ait olsa da davaya konu kazada aracın sürücüsü müteveffa .... olduğundan, sigorta şirketi de teminat limiti ile sınırlı olmak üzere müvekkilinin maddi zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, maddi tazminat talepleri bakımından (teminat limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) sigorta şirketine karşı husumet yöneltildiğini, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi uyarınca davalı sigorta şirketine başvurulmuş olup 14.12.2020 tarihinde tebellüğ edilmesine rağmen sigorta şirketince kendilerine yazılı ve sözlü hiçbir cevap verilmediğini, ileride artırılmak üzere şimdilik 500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının (maddi tazminatın) davalıdan tahsil edilerek müvekkile verilmesine, sigorta şirketi aleyhine hükmedilecek olan alacak tutarına başvuru tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan en yüksek avans faiz oranının uygulanmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da bu beyanlarını tekrar etmiştir.

Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ....poliçe no’lu 07/04/2017-07/04/2018 vade tarihli Zorunlu Karayolu Mali Mesuliyet Trafik Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketinin şahıs başına azami poliçe limiti ile sınırlı olarak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, yeterli ve gerekli evrakla başvuru yapılmaması ve evrakların kendilerine iletilmemesi sebebiyle dava şartı noksanlığından davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, müteveffanın desteğinden yoksun kalan davacıların, müvekkili şirkete sigortalı aracın sürücüsünün ölmesi nedeniyle talepte bulunmalarının mümkün olmadığını, müteveffanın %100 kusurlu olması nedeniyle destekten yoksun kalma taleplerinden sorumlu olmadıklarını, adli tıp kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi ....Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirme neticesinde dosya kül halinde değerlendirildiğinde davacı tarafça davalıdan ölen annesi ....'tan sebep destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunulmuş olup, kesinleşen ceza dosyasında alınan kusur raporu, dosyada alınan aktüerya raporu, Konya Bölge Adliye Mahkemesi'nin 3. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2022 tarih, ... Esas ve ....Karar sayılı kaldırma ilamı gereği alınan aktüerya raporları ve dosyadaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde davacı vekilinin talep artırım dilekçesi ve de ıslah dilekçesi de nazara alınmak suretiyle davanın kabulüne dair ; Davacının davasının ıslah dilekçesi de nazara alınmak suretiyle KABULÜ İLE;

132.929,53-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalının sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak kayıt ve şartı ve temerrüt tarihi olan 25/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde hüküm kurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında 01/04/2018 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin müteveffanın vefatı nedeniyle, müteveffanın yakınları için müvekkil şirket sigortalısının kazanın meydana gelmesindeki %100 kusur oranı doğrultusunda 132.929,53 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiğini, ancak anılan kararın, fahiş ve hatalı tazminat hesaplaması ve hesaplama ölçütü yönlerinden usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece hesap yapılırken tek destek alacaklısı davacı gibi hesaplanmış olup müvekkil şirketin poliçe limitinin dikkate alınmadığını, dosyada TRH prograsif rant yönteminin esas alınarak rapor alınmasının hatalı olduğunu, faize hatalı olarak hükmedildiğini, müvekkil sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, tüm bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan yerel mahkeme ilamının ortadan kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak hüküm oluşturulmasını talep ve beyan etmiştir.

Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazası nedeniyle hayatını kaybeden müteveffa anne ....'ın ölümünün ardından mirasçı olarak geriye 2000 doğumlu oğulları müvekkil .... ...'ın kaldığını, müvekkilin, halihazırda Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde eğitim-öğretim hayatına devam ettiğini, mezkur trafik kazası nedeniyle hayatını kaybeden müteveffa anne ....'ın ölümünden sonra müvekkilin, annesinin desteğinden büyük oranda yoksun kaldığını, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, müvekkilin destekten yoksun kalma tazminatının hatalı ve eksik belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmelerin PMF 1931 yaşam tablosuna göre yapıldığını, somut olay bakımından yapılacak olan değerlendirmelerin de TRH 2010 yaşam tablosu esas alınmak suretiyle yapılmasının gerektiğini, ilk derece mahkemesince, hükmedilen tazminat miktarlarına yasal faizin işletildiğini, ancak huzurdaki davada tazminat miktarına ticari faiz işletilmesinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/04/2023 tarihli ve ... Esas ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizin ilamı ile verilen kaldırma ve gönderme kararı üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen karar, davacı ve davalı tarafından istinaf edilmiştir.

Kaldırma kararına uygun olarak Anayasa mahkemesi kararları nedeniyle PMF yaşam tablosu ve Progressif Rant sistemi baz alınarak tazminat miktarının belirlenmiş ve araç tescil kaydına göre aracın hususi olmasında bir usulsüzlük bulunmamasına; aynı kazaya ilişkin anneye yapılan ödeme ve kaza tarihindeki limitlere göre teminat limitinin, hükmedilen miktarda nazara alındığında tüketilmemiş olduğu; tarafların sair itirazlara yönelik itirazlarının Dairemizin önceki kaldırma kararında değerlendirilerek reddedilmiş olup yeniden incelenmesinin mümkün olmaması ile yeni itirazlar ileri sürülmesinin karşı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hakka aykırılık teşkil etmesine göre; aşağıdaki bent dışında ayrıca incelenen hususlar dışında taraf vekillerinin buna yönelen, yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının reddine karar vermek gerekmiştir. - Davalının, ikinci kez ıslah olamayacağına yönelik değerlendirmede; 6100 sayılı HMK’nin belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesinde” (1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkânsız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır. Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176 ve devamı maddelerine göre bir kezde ıslah edebilir.

Buna göre somut olayda, dava dilekçesinin ve bilirkişi raporlarından sonra sunulan artırım dilekçesinin içeriğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığından, davacının belirsiz alacak isteminde önce artırım sonra ıslah olarak kabul edilecek dilekçelerine binaen karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı tarafın buna yönelik itirazı yerinde görülmemiştir. Bu halde, istinaf sebepleri ve kamu düzeni çerçevesinde, kararın usul ve yasaya uygun bulunmasına, davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,

2.Davacı tarafın istinaf talebi yönünden karar ve ilam harcı olarak 269,85 TL alınması gerektiğinden peşin olarak yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 89,95 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3.Davalının istinaf talebi yönünden karar ve ilam harcı olarak 9.080,41 TL alınması gerektiğinden peşin olarak yatırılan 2.270,11 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.810,30 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4.İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden taraflar üzerinde bırakılmasına,

5.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6.Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (238.730,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.04/12/2023 .

Başkan

.

(e-imzalıdır)

.

Üye

.

(e-imzalıdır)

.

Üye

.

(e-imzalıdır)

.

Katip

.

(e-imzalıdır)

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.