Aramaya Dön

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/479
Karar No
K. 2023/941
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/479 Esas
KARAR NO: 2023/941
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/07/2023
KARAR TARİHİ: 05/12/2023

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A /

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasında 29/11/2017 tarihinde hizmet sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 19.07.2019 tarihinde "fraud ve etik sebepler nedeniyle feshedildiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında 29/11/2017 tarihinde "Rekabet Yasağı Sözleşmesi" akdedildiğini, davalının ilgili sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini, bu minvalde davalı hakkında huzurdaki davayı açma zaruriyetinin hasıl olduğunu, davanın kabulüne, davalının Rekabet Sözleşmesi'ne aykırı davranması sebebiyle işbu sözleşmenin 5. Maddesinde de belirtildiği gibi davalının son brüt ücreti üzerinden hesaplanan 12 aylık brüt ücret toplamından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik kısmi olarak 1.000,00 TL tutarındaki cezai şart tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

S A V U N M A /

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davada görevli Mahkemelerin İş mahkemeleri olduğunu,

HMK'nın 6. Maddesi uyarınca, davanın, davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılması gerektiğini, davalının Ankara'da ikamet etmekte olduğunu, zaman aşımı itirazları bulunduğunu, Müvekkili tarafça 2017 yılında imzalanan bir sözleşmeye istinaden 2023 yılında dava açılmış olması 1 ve 3 yıllık zamanaşımı süresi dahi dolmuş iken iyi niyet barındırmamakta olduğunu, davacı kurumun benimsemiş olduğu bir adet olarak dönem dönem işten çıkan çalışanları tespit edip dava açtığını, bu durumdan nemalandığı ve gelir elde ettiği herkesçe bilinmekte olduğunu, bu konuda tanıklarının da mevcut olduğunu, bu durum taraflar arasındaki sözleşmenin yerine getirilmemesinden doğan zarardan bağımsız kötü niyet barındıran bir tutum olduğunu, ayrıca sözleşme imzalanırken sözleşmenin içerine dair davalı müvekkili aydınlatılmadığını, neye imza attığı belirtilmeksizin işe giriş için gerekli rutin alelade imzalar gibi imzalattırıldığını, davanın öncelikle usulden reddine, usule ilişkin itirazlarımız yerinde görülmez ise kötü niyetle açılmış davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

G E R E K Ç E / Dava; Rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranıldığından bahisle cezai şart alacak istemine ilişkindir.

Davalı tarafça, mahkememizin görevine ve yetkisine ilişkin itirazda bulunulmuştur.

Davalı tarafın mahkememizin görevine yönelik itirazın, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra davanın açılmış olması ve sözleşmenin sona ermesinden sonraki olaylara ilişkin haksız rekabete ilişkin talepte bulunulduğundan söz konusu talepler bakımından ticaret mahkemeleri görevli olduğundan yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.

Davalı tarafın yetki ilk itirazının incelenmesinde;

HMK'nın 6. maddesine göre, genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.

HMK'nın 19. maddesi uyarınca; Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.

HMK'nın 17. Maddesi uyarınca; Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilir ve taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.

Davalı tarafa dava dilekçesi ve tensip zaptının 16.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça iki haftalık yasal süre içerisinde 29.08.2016 tarihinde davaya cevap verildiği, cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında bulunularak davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunun ileri sürüldüğü, yetki ilk itirazının yasal süresinde yapıldığı anlaşılmıştır.

Taraflar arasında, 24.11.2017 tarihinde Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin 19.07.2019 tarihinde "fraud ve etik sebepler nedeniyle feshedildiği, yine taraflar arasında 29/11/2017 tarihinde "Rekabet Yasağı Sözleşmesi" akdedildiği ve sözleşmenin 9. Maddesinde, iş bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.

Ancak HMK'nın 17. maddesine göre, yalnızca tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, yetki sözleşmesi yapabilecektir. Davalının gerçek kişi olduğu, dosya kapsamında tacir olduğuna dair bir kayıt ve belge bulunmadığından taraflar arasında düzenlenen sözleşmedeki yetki şartının geçersiz olduğu değerlendirilmiştir.

HMK'nın 6. maddesine göre, genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olup, davalının yerleşim yeri Mamak/Ankara olduğundan, eldeki davada, Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenler ile; Mahkememiz yetkisine yönelik davalının yetki ilk itirazının kabulü ile, HMK nın 116/1, 6 ve 19. maddeleri uyarınca Mahkememizin yetkisiz oluşu nedeniyle, dava dilekçesinin yetki yönünden usulden reddine karar verilmiş, bu kapsamda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Mahkememiz yetkisine yönelik davalının yetki ilk itirazının kabulü ile, HMK nın 116/1, 6 ve 19. maddeleri uyarınca Mahkememizin yetkisiz oluşu nedeniyle, dava dilekçesinin yetki yönünden usulden REDDİNE,

2.Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın yetkili ANKARA NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

3.Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde yetkili mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,

4.6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili mahkemede DEĞERLENDİRİLMESİNE,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2023 Katip ...  e-imzalıdır Hakim ...  e-imzalıdır

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog