Aramaya Dön

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVACI: ... - TC No : ..., ...
DAVALI: ... - TC No: ..., ...
DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkili davacının 30.05.2019 keşide, 30.06.2019 ödeme tarihli 20.000,00 TL. bedelli senede dayalı alacağının tahsili talebiyle, 27.09.2022 tarihinde Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, senedin vade tarihi ile icra takip tarihi arasında 3 yıldan fazla zaman geçmesi nedeniyle İlamsız İcra Takibi (Örnek 7) yapıldığını, davalının yasal süresi içinde yaptığı 06.12.2022 tarihli yetkiye ve borca itiraz üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalının (borçlunun) icra takip dosyasına ibraz ettiği 06.12.2022 tarihli itiraz dilekçesi kendilerinie 18.12.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının icra dairesinin yetkisine dair itirazının mesnetsiz olduğunu, müvekkili davacının 30.06.2019 vade tarihli senede dayılı olarak, vade tarihinden itibaren 3 yıldan sonraki (sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre) bir yıl dolmadan 27.09.2022 tarihinde davalıya (keşideciye) müracaat edip, davalı aleyhine icra takibi başlattığını, ayrıca; alacaklısı "bono lehtarı", borçlusu da "keşideci" olan ve TTK.'nın 749. maddesindeki 3 yıllık süre geçmesiyle "yazılı delil başlangıcına" dönüşen belgeye dayalı alacaklar ise, taraflar arasındaki temel ilişkiye dayanılması halinde 10 yıllık zamanaşamına tabi olduğunu, bu nedenle davalının zamanaşımı itirazının da mesnetsiz olduğunu, 4-) Öte yandan; icra takibine konu senette lehtarın davacı, keşidecinin ise davalı olduğu, taraflar arasında temel borç- alacak ilişkisinin bulunduğu, davacının "ciro yoluyla" senedi ele geçirmediği gözetildiğinde, davalının temerrüde düşmesi için ayrıca bir ihtara ihtiyaç olmadığı, davalı aleyhine yapılan icra takibinde, senedin vade tarihinden itibaren avans faiz talep edildiğini, senedi ciro yoluyla eline geçiren yetkili hamilden farklı olarak, taraflar arasında temel borç alacak ilişkisinin bulunması, davacının lehtarının davacı olması nedeniyle, davalının davacıya olan borcunu 30.06.2019 tarihinde ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt ettiği halde, belirtilen tarihte ödeme yapmadığı dikkate alındığında, davalının 30.06.2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün şüphesiz olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibindeki itirazının iptaline, icra takibinin kaldığı yerden aynen devamına, davalının icra takibine konu asıl alacak olan 20.000,00 TL.'nın % 20' sinden az olmamak üzere takdir olunacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; söz konusu kambiyo senedinin icra takibinden önce zamanaşımına uğradığını, yetkili icra dairesinin Boğazlıyan İcra Daireleri ve Yozgaz Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin tacir olmadığını, taraflar arasında yetki sözleşmesinin bulunmadığını, görev yönünden itirazda bulunduklarını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında temel ilişkinin bulunmadığını, davacı tarafın alacağının ispatına yönelik herhangi bir delil sunmadığını, davaya konu evrakın delil başlangıcı olarak kabul edilmesini kabul etmediklerini, davacının tanık dinletmesinin mümkün olamayacağını belirterek; öncelikle davanın usulden reddine, aksi durumda ise esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıa tarafa yüklenmesine karar verilmesi talep ve beyan etmiştir.

TOPLANAN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali davasıdır.

Davaya konu Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinin 20.000,00 TL asıl alacak 20.188,31 TL işlemiş faiz olmak üzere 40.188,31 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak 30/05/2019 tanzim tarihli, 30/06/2019 vade tarihli, 20.000,00 TL bedelli bononun gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki ihtilaf; davaya ve takibe konu bononun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, zamanaşımına uğrayan bononun kambiyo senedi vasfını yitirip yitirmediği, bononun yazılı delil başlangıcı niteliğine haiz olup olmadığı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine yönelik itirazların yerinde olup olmadığı, mahkememizin görevli olup olmadığı, takip tarihi itibariyle davacının alacaklı olup olmadığı ile varsa alacak tutarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir.

Davaya ve takibe konu bononun vade tarihi 30.06.2019 tarihi olup, bononun 01.07.2022 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Bu durumda bono hamili davacı isterse bononun zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıl içinde sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak alacak isteminde bulunabileceği gibi temel ilişkiye dayalı olarak da alacak talebinde bulunabilecektir. Temel ilişkiye dayalı talepte bulunulması halinde ise zamanaşımı temel ilişkinin tabi olduğu zamanaşımına göre belirlenecektir.

Her ne kadar dava dilekçesinde davacı açıkça temel ilişkiye mi yoksa sebepsiz zenginleşmeye mi dayandığını belirtmemişse de '' ... Bu nedenle davacı, 30.06.2019 vade tarihli senede dayılı olarak, vade tarihinden itibaren 3 yıldan sonraki (sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre) bir yıl dolmadan 27.09.2022 tarihinde davalıya (keşideciye) müracaat edip, davalı aleyhine icra takibi başlatmıştır....'' şeklindeki anlatıma istinaden davacının sebepsiz zenginleme hukuksal nedenine dayandığı kabul edilmiştir.

Salt senet metnine bakıldığında taraflar arasında temel ilişki bulunduğu izlenimi edinilmekte ise de, gerek davalının davacı ile aralarında temel ilişki bulunmadığını savunması gerekse davacının sebepsiz zenginleşmeye dayalı talepte bulunması karşısında taraflar arasında temel ilişki bulunup bulunmadığı konusunda değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.

Davaya konu icra takibi 27.09.2022 tarihinde başlatılmış olup, bu tarih itibariyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemi için geçerli olan 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı açık olduğundan davalının zamanaşımı defi yerinde görülmemiştir. Yine, davacının yetki itirazı da alacaklı davacının yerleşim yeri Konya ili olduğundan yerinde görülmemiştir. 6102 sayılı TTK'nın 732. Maddesi uyarınca;(1) Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar.(2) Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve düzenleyen, poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş olduğu takdirde o kişiye veya ticari işletmeye karşı da ileri sürülebilir.(3) Poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı böyle bir istem ileri sürülemez. (4) Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir.

Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 21.05.2015 gün ve ... E ... K sayılı ilamı; ''Dava, zamanaşımına uğramış bonoya dayalı olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bonoda davacı hamil davalı ise keşidecidir. Zamanaşımına uğrayan bonodan dolayı kambiyo hukukuna dair haklar yitirilir ise de davacı hamil keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre TTK. madde 644 yeni TTK. madde 732 alacağını isteyebilir. Davalı keşideci bonodan dolayı sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlüdür...'' şeklindedir.

Somut olayda, ispat yükü davalı üzerinde olup, davalı 6102 sayılı TTK'nın 732/4. Maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmediğini usulünce ispatlamak zorundadır. Ancak davalı tarafça bu yönde yazılı bir delil ibraz edilmediği gibi yemin teklifinde de bulunulmamıştır.

Bu kapsamda davalının sebepsiz zenginleşmediğini usulünce ispatlayamadığı kabul edilmiş, dolayısıyla davacının takip tarihi itibariyle bono bedeli kadar alacaklı olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve takibe itirazın haksız olması ve alacağın likit kabul edilmesi nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN KABULÜ ile Konya. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 20.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,

2.20.000,00 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 4.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Alınması gereken 1.366,20 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.096,35 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4.Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120,00 TL. yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

5.Davacı tarafından yapılan 539,70 TL harç gideri ve 132,25 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 671,95 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6.Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden , A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

7.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,

Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s.

HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/12/2023 Katip ... Hakim ... 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog