6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2014/506 E. , 2014/10834 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/09/2013
NUMARASI : 2011/16-2013/238
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili amacıyla davalı kiralayan tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle davacı kiracının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı kiralayan tarafından davacı hakkında kira alacağı nedeniyle Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2010/1219 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, taraflar arasında geçerli olan sözleşmenin 01 Kasım 1999 tarihinde imzalanan sözleşme olduğunu, takibe dayanak yapılan sözleşmenin davalıya boş olarak imzalatılıp aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulduğunu, bu sözleşmede aylık kira parası 150 TL olmasına rağmen takipte 300 TL olarak talep edildiğinin belirterek davacı kiracının bu icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiş mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda aylık kira bedelinin 300 TL olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kira ilişkisinin varlığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı kiralayanın icra takibine dayanak yaptığı ve imzası kiracı tarafından inkar edilmeyen 01/09/1999 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinde aylık kira bedeli 150 TL olup artış şartı bulunmamaktadır. Kural olarak kira bedelinin miktarını ispat yükü kiralayana, kira bedelinin ödendiğini ispat yükü ise kiracıya aittir. Davalı aylık kira bedelinin 300 TL olduğunu ileri sürerek 01/01/2007-01/02/2010 dönemi kira parasının tahsili amacıyla davacı hakkında icra takibi başlatmış ise de, iddia ettiği aylık kira miktarını yazılı belge ile kanıtlayamamıştır. Bu durumda mahkemece sözleşmedeki aylık kira bedeli doğrultusunda hesaplama yapılarak karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.