Esas No
E. 2014/5124
Karar No
K. 2014/6088
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2014/5124 E.  ,  2014/6088 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 24/12/2013

NUMARASI : 2013/627-2013/611

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın kaldırılması isteminin reddine, tahliyeye yönelik istemin kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı 06.08.2013 tarihinde başlattığı tahliye istekli ilamsız takip ile takip tarihine kadar ödenmeyen Temmuz ve Ağustos 2013 ayları ile sözleşme hükmü gereğince dönem sonuna kadar muaccel hale gelen 01.07.2013-01.06.2014 arası kira parası olarak toplam 52.336,50 TL ve ferilerinin tahsilini istemiştir. Davalı kiracı borçlu itirazında iki aylık kira borcunu kabul edip fazlasına itiraz etmiştir. İtirazın kaldırılması ve tahliye istemi üzerine mahkemece, kabul edilen kira borcu yasal sürede ödenmediğinden temerrüt nedeniyle davalının kiralanandan tahliyesine, davalı kiracı borçlunun tacir olduğu kanıtlamadığından sözleşmedeki muacceliyet hükmü geçersiz olduğundan itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmiştir

Kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun'da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 01.07.2012 tarihinden itibaren sekiz yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.

Taraflar arasında düzenlenen 01.07.2013 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinde muacceliyet koşuluna yer verildiği görülmektedir. Mahkemece, kiracının tacir olduğunun ispatlanamadığından muacceliyete ilişkin sözleşme hükmünün geçersiz hale geldiği sözleşmenin bu hükmüne dayalı olarak istenen kiranın istenemeyeceği gerekçesiyle itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamından davalı kiracının TTK.nu kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında TBK.nun 346.maddesinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilmeli, tacir olmadığının anlaşılması halinde ise; yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden Geçersiz hale geldiği kabul edilerek değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağına göre yapılması gerekir. Mahkemece Ticaret odası, Esnaf odası gibi yerelere de sorularak davalının tacir olup olmadığı üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.