6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2013/11118 E. , 2014/3731 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/03/2013
NUMARASI : 2011/338-2013/275
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, elektrik bedelinin tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından, yargılamadan haberdar olmadığı, yapılan tebligatın usulsüz olduğu belirtilerek temyiz edilmiştir. 6100 Sayılı HMK.nın 27. maddesi uyarınca davanın tarafları kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını da içermektedir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır.
Tebligat Kanunun'da 6099 Sayılı Yasa ile değişikliğe gidilmiştir. 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle Tebligat Kanununun 10. maddesi "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." T.K.'nun 21/2. maddesi (Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./5.mad) gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır". hükmünü içermektedir. Tebligat Kanunu 17 ve Tebligat Tüzüğünün 23.maddesindeki düzenlemeye göre belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
Olayımızda: Duruşma gün ve saatini bildiren dava dilekçesi davalının adresine çıkartılmış tebligat “aynı adreste birlikte çalışan Ahmet Karakız’a tebliğ edilmiştir. Davalı, şirket olmayıp gerçek kişidir. Ayrıca tebligatlar sırasında davalının adreste bulunup bulunmadığı belirlenmeksizin birlikte çalışanı olarak nitelenen kişiye tebligat yapılmıştır. Bu durumda Tebligat Kanunun 17. ve Tüzüğün 23. maddesine aykırı olarak dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin davalıya yapılan tebligat usulsüzdür. Dava dilekçesi ve duruşma günü bildirir tebligat usulünce yapıldıktan taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi icap ederken bundan zuhul olunması hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.