Esas No
E. 2022/1191
Karar No
K. 2022/1191
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. GAZİANTEP BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1191 - 2023/1354

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 16/02/2022

NUMARASI : 2020/616 Esas, 2022/150 Karar

DAVACI: ..........
VEKİLİ: Av........
DAVALILAR: 1-.........
VEKİLİ: Av.........

2.........

VEKİLLERİ: Av...........
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 14/12/2023
YAZIM TARİHİ: 14/12/2023

Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

DAVA:Davacı vekili,............ San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sahibi ve yetkilisi olan müvekkilinin davalı .............. sahibi ve yetkilisi olduğu............... arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin mal aldığını, borca teminat olarak sahibi olduğu .......... ........ parselde kayıtlı gayrimenkulünü davalı ...'in isteği üzerine .......... adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin davalı ............... mal aldığını, karşılığında senet verdiğini, aldığı mallardan iade ettiği halde davalı ........... şirketinde iade edilen mallar borçtan düşülmediğini, ilişki devam ederken müvekkilinin davalı ....... toplam .........-USD'lık senet verdiğini, davalı ........... ile ........... tarihinde karşılıklı alacak-borç hersabı yaparak şahitler huzurunda protokol imzaladıklarını, bu hesaba göre müvekkilinin davalı ..... ........-USD borcu bulunmadığını, müvekkillinin davalı ...... verdiği ve davalı ........ tarafından diğer davalı .........'ya verilen .............-USD bedelli senetleri ödeyeceğini, bu borç ödendiğinde .......... adına kayıtlı bulunan ............ parselde kayıtlı gayrimenkul müvekkilime iade edileceğini ve davalı İsmette bulunan ..........-USD bedelli senetleri iade edeceğini, müvekkilinin, ............-USD ödeyerek davalı ......... verdiği ve ....... tarafından davalı ............ bulunan senetleri de aldığını, müvekkilinin davalı ......... ödeme yaparken ........... olan tüm borcunu ödediğini açıkça beyan ettiğini, müvekkilinin bu borcu ödeyerek ........ tarihinde gayrimenkulü iade aldığını, müvekkilinin ........... borcunu ödemesine rağmen .......... senetlerin bir kısmını iade etse de bir kısmını ciro ederek kendi borcuna karşılık 3. şahıslara vermesi nedeniyle geri alamadığını, müvekkili ile davalı ..... kendi aralarında ......... tarihli protokol imzaladıklarını, bu protokole göre müvekkilinin davalı ......... vermiş olduğu ......... tarihli .......-USD, ....... tarihli .......-USD, ......... tarihli .......-USD, ......... tarihli .........-USD ve .......... tarihli ...........-USD olmak üzere toplam .......-USD bedelli senetleri vadesi geldiğinde ........ ödeyeceğini yahut müvekkiline iade edeceğini, müvekkilinin bu senetleri ödeme konusunda yükümlülüğünün olmadığı da protokole açıkça yazdığını, bu protokol de yazılı ........ tarihli .......-USD, ....... .........-USD bedelli senetler davalı ....... tarafından protokol sonrası müvekkiline iade edildiğini, davalı .......... senedi iade ederken imza kısmı yırtık olarak iade ettiğini, müvekkilinin senetlerin kendisine iade edilmesini veyahut vadesinde davalı .......... tarafından ödenmesini beklerken davalı ....... tarafından, ......... USD miktarlı ..... tanzim tarihli, ....... vade tarihli senet, ....... USD miktarlı ......... tanzim tarihli, ......... vade tarihli senet ve ........ USD miktarlı ........ tanzim tarihli, ......... vade tarihli senet ve tahsil amacıyla bankaya verildiğini ve müvekkilime ödeme protestosu geldiğini, müvekkilinin ödeme protestosu geldikten sonra davalılar ile görüştüğünü ve borçlu olmadığını, senetlerin kendisine iadesini talep ettiğini, müvekkilinin davalı ........... tarafından iade edilen protokol de yazılı ......... tarihli .........-USD, ........... .........-USD bedelli senetlerin davalı ........ olduğunu, bankadan gelen protestolardan öğrendiğini, davalı ........ ......... tarihli ..........-USD bedelli senet için icra takibi başlattıklarını, ....... tarihli .........-USD senet için bankadan protesto geldiğini, davalı ...'in müvekkilline iade ettiği senetlerde imza kısımlarını yırtarak verdiği için müvekkilim senetlerdeki imzaların kendisine ait olup olmadığını görmediğini, bu durumda açıkça anlaşılmaktadır ki davalı .......... müvekkilinin imzaladığı dava konusu senetleri davalı ............. olan borcundan dolayı davalı .......... verdiğini, müvekkiline de sahte senet düzenleyip imza kısmını yırtarak iade ettiğini, müvekkilinin davalı .......... herhangi borcunun bulunmadığını, mağdur olduğunu, açıklanan bu nedenlerle müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ........... vekili; davacının dilekçesinde geçen ............ semtindeki taşınmazın dava ile ilgisi bulunmadığını, müvekkilinin sözünü tuttuğunu ve davacı yanın dilekçesi ekinde ibraz ettiği ........... USD bedelli ve 20/11/2020 vadeli ........... USD bedelli bonoları davacıya iade ettiğini, bonoların fotokopilerinden anlaşıldığı kadarı ile senetlerde imza kısmı yırtık olsa da tamamen kopartılmamış olduğundan davacının elinde bulunan senetlerdeki keşideci imzalarının davacıdan sadır olup olmadığı tespit edilebilir durumda olduğunu, davacı ile müvekkili arasındaki alışveriş ve borç verilen paralar kapsamında bir takım senetler alındığını, sonra bu senetlerin bazıları yenileri ile değiştirildiğini beyanla davanın reddini dilemiştir. Davalı .......................... davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacı .......... ile davalı ... arasında imzalanan protokolün tarafların kabulünde olduğu, buna göre davacı ...'in protokol kapsamında davalıya ödeme yapmayacağı, bonoların vadesi geldiğinde ... tarafından düzenleneceği, davacı ... ile davalı ... arasında taraflarca kabul edilmiş protokol nazara alındığında iade edilen fakat imza kısımları yırtık olduğu için kendisine ait olup olmadığı tespit edilemeyen bonolar konusunda dava konusu edilen 20/09/2020 vade tarihli bono icra takibine konu edildiği getirtilmiş fakat 20/11/2020 vade tarihli bono ise icra takibine konu edilmediği ve nerede olduğu bilinmediğinden getirtilemediği, 20/09/2020 vade tarihli ve imza kısmı yırtık bono ile 20/09/2020 tarihli icra takibine konu bono karşılaştırıldığında imza kısmı yırtık bononun kahvrengi zemin üzerine hazırlanmış bir bono olduğu, icra takibine konu 20/09/2020 tarihli bononun ise mavi zemin üzerine hazırlanmış bir bono olduğu, davacının sadece imza kısmı yırtık şekilde iade edildiği için kendisine ait olup olmadığını kontrol edemediğini iddia ettiği bono renk ve tip olarak tamamen farklı bonolar olduğu nazara alındığında davacının kendisinin düzenlemiş olduğu bono olup olmadığını kolaylıkla farkedebileceği, davacının çekin protokol nedeniyle bedelsiz kaldığına ilişkin defisi şahsi bir defi olmakla birlikte şahsi defiler ancak ve ancak doğrudan doğruya ilişki içinde bulunan şahıslar arasında ileri sürülebileceği, davalı ... açısından yapılan değerlendirmede ise; davacı tarafından davalı ...'in kötü niyetli olduğunu ispata elverişli herhangi bir delil ibraz edilmediği, sadece icra takibinde diğer davalı ...'e yönelik icrai işlemlere başlanmadığının ileri sürüldüğü, tek başına davalı ...'in davalı ...'e yönelik icrai işlemlerin yapılmamış olması davalı ...'in kötüniyetli olduğunu göstermediği, nitekim icra takiplerinde diğer davalı ...'in de borçlu olduğu, davacı tarafından davalı ...'in ciro yoluyla senedi ele geçirirken taraflar arasındaki protokolü bilmesine rağmen buna aykırı davrandığını, kötüniyetli hareket ettiği ispat etmesi gerekirken bu yönde ispata elverişli herhangi bir beyan ve delil ibraz edilemediği gerekçeleriyle, davanın davalı ... açısından kabulüne, davalı ... bakımından reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davacı vekili; davalı ... müvekkilinin imzaladığı dava konusu senetleri davalı ...'e olan borcundan dolayı davalı ...'e verdiğini, müvekkiline de sahte senet düzenleyip imza kısmını yırtarak iade ettiğini, davalı yan ...'in kötü niyeti taraflarınca ispat edildiğini, davalı ...'in davalı ...'e yüksek meblağlı borcu bulunduğunu, davalı ...'in işleri kötü olduğundan borcunu ödeyemediğini, davalı ... müvekkilinin davalı ...'te borcu olmadığını bildiği halde kendi alacağını tahsil etmek için işbu takibi başlattığını, icra takibinde davalı ...'in TC kimlik numarası yazılmadığı gibi davalı ...'e ödeme emri dahi gönderilmediğini, ödeme emrinde adresi ....... olarak yazıldığını, davalı ... ile davalı ... ticaret yaptıklarını, davalı ...'in davalı ...'in TC kimlik numarasını bilmemesinin mümkün olmadığını, davalı ...'in İstanbul'da ikamet ettiğini, .......... ikametgahı yada şirketinin şubesinin bulunmadığını bildiğini, buradaki amaç asıl borçlu ... olmasına rağmen davalı ... maddi sıkıntı içinde olduğundan borçlu olmadığı halde senet bedellerini müvekkilinden tahsil ettiğini, bu husus dahi davalı yan ...'in kötü niyetini ortaya koyduğunu, somut vakıada davalı yan ...'in kötü niyetli olmasından kaynaklı olduğunu, herkese karşı ileri sürülebilen defi söz konusu olduğunu, davalı ...'in davalı ...'e yüksek meblağlı borcu bulunduğunu, işbu davaya konu icra takibinin kötü niyetle başlatıldığını, davalı yan ...'in kötü niyetinden bahisle her türlü defi davalı yan ...'e de ileri sürüleceğini, kastın varlığını kanıtlama yükü borçluda ise de bu kuralın katı biçimde uygulanmaması gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı ... vekili; davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın menfi tespit davası olduğunu, menfi tespit davası İİK 72. maddesinde düzenlendiğini, buna göre yasa maddesi menfi tespit davasının davacısı icra takibinin borçlusu, davalısı ise alacaklısı olduğunu, somut olayda dava konusu icra takibi incelendiğinde görüleceği üzere vekil eden davalı icra takibinin borçlu tarafında bulunduğunu, dolayısı ile davada taraf olarak gösterilmesi yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davanın vekil eden yönünden husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın müvekkil yönünden kabulüne karar verilmesi yasa maddesinin amacına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı ... vekiline istinaf harcı yatırılmaması nedeniyle muhtıra çıkartılmışsa da verilen kesin süre içerisinde harç tamamlanmadığından yerel mahkemece 14/06/2022 tarihli ek kararla istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, anılan ek karar 19/06/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmamıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, davacı ... ile davalı ... arasında düzenlenen protokoller ve ödemeler kapsamında bedelsiz kalan bonolar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İnceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.

Davacı vekili davalılardan ... ....'nin de kötü niyetli olduğunu ileri sürmüşse de,

TTK'nın 687/1 maddesi gereğince bonolarda ciro yoluyla devralan ciranta konumunda bulunan davalı ...'in bile bile borçlu zararına iktisap ettiğinin kanıtlanması gerekir. Yerel mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere, bile bile borçlunun zararına harekette sadece bilmek yeterli olmayıp borçlunun zararına hareket kastı da aranır. Bilerek borçlunun zararına haraket kastı senedin iktisabı anında aranır. Hâmil, senedi, şahsî defilerin kullanılmasını engellemek için devralmışsa bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olur.

Somut olayda davacı tarafından davalı ...'in kötü niyetli olduğunu ispata elverişli herhangi bir delil ibraz edilmediği, sadece soyut bir şekilde diğer davalı ...'e yönelik icrai işlemlere başlanmadığı iddia edilmiştir. Tek başına davalı ...'in davalı ...'e yönelik icrai işlemlerin yapılmamış olması davalı ...'in kötüniyetli olduğunu ispata yeterli değildir. Kaldıki, icra takiplerinde diğer davalı ...'in de borçlu olduğu açıkça görülmektedir.

Davacı tarafından davalı ...'in ciro yoluyla senedi ele geçirirken taraflar arasındaki protokolü bilmesine rağmen buna aykırı davrandığını, kötüniyetli hareket ettiği somut delillerle ispatlanamadığından davalı ... açısından davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.Alınması gereken ......... TL istinaf harcından peşin alınan ......... TL harcın mahsubu ile bakiye ........ TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,

5.İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6.HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 14/12/2023

Başkan V.

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Katip

(e-imzalıdır)

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.