6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2014/9147 E. , 2014/13339 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/01/2014
NUMARASI : 2012/1336-2014/54
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde temyiz eden davalı M.. E.. vekili Av. A.. K.. geldiler.
Davacı tarafdan gelen olmadı. Hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava; kiracının kiralananda yaptığı yenilik ve değişikliklerin bedelinin tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ve %40 oranında icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın kısmen iptaline ve kabul edilen kısım üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin hükmü dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davalı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının alacağını doğrudan mahkemede dava ederek haklı çıkması, alacağın likit ve muayyen olması gerekir. Eğer alacaklı itirazın iptali davasında haklı çıkar ve borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse istek halinde alacaklı yararına, eğer davalı borçlu haklı çıkar ve dava reddedilirse bu kez alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşulu ile yine istek halinde borçlu yararına tazminata hükmedilir. Yasa ile güdülen amaç borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icra borcunu inkar etmesini önlemek, gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir. Somut olayda; borçlunun itirazında haksız olduğu kabul edilmekle beraber zorunlu ve faydalı masraf bedeline ilişkin alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılama ile belirlendiğinden takip tarihi itibariyle likit bir alacaktan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmayıp icra inkar tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm, bu nedenlerle bozulmalıdır.