Esas No
E. 2014/9315
Karar No
K. 2014/11340
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2014/9315 E.  ,  2014/11340 K.

"İçtihat Metni" T.C.

MAHKEMESİ : İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 13/03/2014

NUMARASI : 2012/1380-2014/275

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalılar vekili Av. E.. S.. geldi. Hazır bulunanın sözlü beyanı dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava,ödenmeyen kira paralarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalıların İzmir 26. icra dairesinin 2012/11975 takip sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazların kısmen iptali ile, takibin alacak miktarı olan 30.965,77 TL üzerinden devamına, alacağın miktarı ve tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra-inkar tazminatının ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili tarafından İzmir 26.İcra Müdürlüğünün 2012/11975 Esas sayılı icra dosyasında 28.9.2012 tarihinde başlatılan takip ile, 05.12.2006 tarihli kira sözleşmesine dayanılarak 08.12.2011 tarihinde başlayan kira dönemine ait kira parasının ½ si(2.taksit) olan 31.124 TL'nin davalılardan tahsili istenmiştir. Borçlular vekili süresi içinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinde,borca ve ferilerine itiraz etmiştir. Mahkemece,itirazın kısmen iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.

Taraflar arasında,aynı kira sözleşmesine dayanılarak 8.12.2011 tarihinde başlayan kira dönemine ait kira parasının ½ sinin(1.taksit) tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle İzmir 8.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/117 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı,davada itirazın kısmen iptaline karar verildiği ve davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce 5.3.2013 tarih ve 2012/18361-2013/3811 sayılı ilamı ile “...Taraflar arasında 08.06.2006 başlangıç tarihli ve 5 yıl 6 ay süreli kira sözleşmesi düzenlendiği,sözleşme ile kısmen ekilebilir,kısmen mera niteliğinde,üzerinde çiftlik dam ve evleri ile hayvan bakım ünitelerinin bulunduğu 128-129-130 ve 131 nolu parsellerdeki kiralayan S.. E..'ye ait 12/64 hissenin münhasıran tarımsal ve hayvansal faaliyet yapılmak üzere davalılara kiralandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasında düzenlenen 08.06.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesi 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 357.maddesinde düzenlenen ürün kirası (eski Borçlar Kanunu'nun 270.maddesindeki hasılat kirası) hükümlerine tabidir.

Davacı tarafça başlatılan icra takibinde 08.12.2011 tarihinde başlayan dönem kirası talep edilmiş ise de kira sözleşmesinin süresi 07.12.2011 tarihinde sona ermiştir. Ancak kira sözleşmesinin 9.maddesinde “kira sözleşmesinin sona erdiği 08.12.2011 tarihinden sonra kiralananın kullanılması halinde kira parası ödeneceği ve bu paranın nasıl hesaplanacağı” ayrıntılı olarak kararlaştırılmıştır.

Davalı tarafça paylı mülkiyete tabi kiralanan taşınmazlarda kendilerininde paydaş olması nedeniyle kira sözleşmesinin bitiminden sonra kiralanan alanı kullanmadıklarını sadece kendi paylarına düşen kısmı kullandıklarını savunduklarına göre mahkemece kira sözleşmesinin 9.maddesi dikkate alınarak gerektiğinde yerinde keşif yapılmalı,davalıların kiralananı kullanıp kullanmadıkları ve varsa kullanılan alanın tespit edilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği,bozma ilamından sonra en son İzmir 8.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/462 Esasını aldığı ve halen derdest olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 166.maddesine göre; “aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar,aralarında bağlantı bulunması durumunda,davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ,ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır...”

Temyize konu işbu dosya ile daha önce açılan ve verilen hükmü Dairemizce bozulmasına karar verilen İzmir 8.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/462 yeni Esas(2012/117-1125 eski Esas) sayılı dosyasında görülen davanın tarafları,konusu,dayanağı aynı olup, o dosyada verilecek kararın bu dosyayı da etkileyecek nitelikte olması karşısında her iki dosyanın birleştirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog