8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/18539 E. , 2023/9555 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.12.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.02.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesinin beraat kararının kaldırılmasına, sanık hakkında, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5 yıl hapis cezası ve 10.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine dair karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillerin hükme esas alınamayacağına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sair sebeplerden dolayı usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, terör örgütüne yardım ettiğine dair iddialar üzerine başlatılan soruşturmada sanık ...'nin, ikametinde ve depo ve malzemelik olarak kullanılan bölümlerde yapılan aramada vahim nitelikte tüfek, 149 adet fişek ele geçtiği, sanığın bu suretle 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince, "...dosya kapsamında yapılan arama işlemi hukuka aykırı olup bu arama sonucunda elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı, dosyadaki hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller değerlendirme dışı tutulduğunda ise sanığın cezalandırılması için yeterli başkaca yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereğince sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması..." gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; "...İlk derece Mahkemesince sanıkların ikamet ettiği evde yapılan aramanın usule aykırı olması nedeniyle sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş ise de sanıkları suç konusu eşyaların varlığından haberdar olduklarına dair beyanlarının olduğu, savunmalarının tevil yollu ikrar olarak kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla usule aykırı arama kararının yanı sıra sanıkların ikrarlarının da bulunduğu, nitekim sanık Şevkinin gizli haldeki tüfekten haberinin olamayacağı kabul edilse dahi zulada gizlenmiş halde bulunan tüfeğin karşısında bulunan 144 adet merminin Mauser marka tüfeğe ait olduğunun gözetildiğinde, mermilerden haberinin olmamasının imkansız olduğu kaldı ki suça konu tüfeğin dinlenen tanıklar tarafından da sanık Şevkinin babasında görüldüğü ve mermilerinde tüfeğe ait olduğundan, söz konusu mermiler ve tüfeğin sanık Şevkiye ait olduğu kanaatine varıldığı, sanık Şevkinin söz konusu tüfeği bulundurması eylemi ile ilgili olarak da 6136 sayılı Kanunun 13/2. maddesinde tanımlanan suçu işlediği,..." gerekçesiyle sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Dava dosyası içeriği, sanığın aşamalardaki savunmaları, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 03.05.2016 tarihli uzmanlık raporu, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık müdafiinin, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.Dosya kapsamına göre, sanığa ait evde usulüne uygun olarak alınan arama kararına istinaden gerçekleştirilen arama sonucunda, suça konu tüfek, şarjör ve değişik çaptaki mermilerin ele geçirildiği somut olayda, arama kararına ve bu kararın infazı sırasında yapılan işlemlere yönelik bir itiraz olmadığı gibi, arama işlemine ve arama yapılırken bir takım haklarının ihlal edildiğine yönelik olarak sanıktan gelen herhangi bir yakınma da bulunmadığı, bu nedenle, sırf arama sırasında ihtiyar heyetinden ya da komşulardan iki kişi yerine bir kişinin bulunmasından ötürü şekle ilişkin bir koşulun ihlal edilmesine dayanılarak aramanın hukuka aykırı sayılamayacağı ve ele geçen delillerin “hukuka aykırı biçimde elde edilmiş delil” olarak nitelenemeyeceği gözetilerek, sanık müdafiinin, hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillerin hükme esas alınamayacağına yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.02.2021 tarihli ve 2019/1237 Esas, 2021/570 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.