6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2014/12289 E. , 2014/14023 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Safranbolu Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/05/2014
NUMARASI : 2014/19-2014/314
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve tahliyeye karar verilmiş, hükmü davacı vekili vekalet ücreti ve icra inkar tazminatına yönelik olarak temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davalı şirketin 01.07.2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme uyarınca 2013 Temmuz, Ağustos bakiye kira bedeli 108 TL, 2013 Eylül, Ekim ve Kasım ayları kira bedeli 1392 TL kira borcunu ödemediğini, kira borcunun ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin 5. maddesi doğrultusunda kira akdi sonuna kadar olan kira paralarının da muaccel hale geldiğini, toplam 4748 TL tutarındaki kira alacağının tahsili için davalılar hakkında icra takibi yaptıklarını, davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise, şirketin kiracı olmadığını bu nedenle takibe konu borçtan sorumlu olmadıklarını, ayrıca sözleşmedeki kira bedelinden fazla talepte bulunulduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne tahliyeye karar verilmiştir.
1.Davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İİK.nun 67/7. maddesine göre icra inkar tazminatına hükmedilmesi için, ödeme emrine borçlunun itirazı üzerine alacaklının doğrudan mahkemeye başvurarak haklı çıkması yasal koşullardandır. Ayrıca alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunun tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir. Alacağın belgeye bağlı olması veya borçlunun kötü niyetle itiraz etmesi şart değildir. Açıklanan kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde mahkemece kabul edilen kira borcu yönünden alacak belirlenebilir ve likit olduğuna göre, bu tutar üzerinden icra inkar tazminatının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru değildir.
2.Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince,
Davacı vekili, dava dilekçesinde, kiralananın tahliyesini ve itirazın iptalini istemiş, her iki talep yönünden toplam 176,20 TL harç yatırmıştır. Avukatlık Ücret Tarifesi’nin 9. maddesi, “Tahliye davalarında bir yıllık kira bedeli tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, vekalet ücreti olarak hükmolunur.” 12. Maddesi “1- Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” hükmünü düzenlemiştir. Davalı kiralananın tahliyesi yönünden dava açılmasına sebebiyet verdiğinden ve mahkemece de tahliyeye karar verildiğinden, yargılamada vekil ile kendisini temsil ettiren davacı yararına kiralananın bir yıllık kira bedeli üzerinden nispi vekalet ücreti taktir edilmesi ve alacak yönünden takdir edilen vekalet ücretinin tarifenin 2. Kısmında belirtilen maktu ücretin altında olmaması gerekirken, bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde tahliye nedeniyle vekalet ücreti verilmemesi ve alacak üzerinden eksik vekalet ücreti verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulması gerekmiştir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.