16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/779 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/12/2021
NUMARASI: 2018/1102 Esas - 2021/974 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili ile evleneceğini, ona ev alacağı vaadiyle müvekkilini kandırdığını, davalının, müvekkille evlilik hediyesi olarak arsa alacağını, ancak bunun karşılığında senede imza atmasını isteğini, müvekkilinin de kendisine verilen 2 adet boş senedi imzaladığını, daha sonra davalının müvekkkiline arsayı vermediğini, müvekkilinin de davalıdan, davalıya verdiği senetleri yırtmasını istediğini, davalının müvekkkilinin önünde 2 adet senet yırttığını, kısa bir sürü sonra müvekkiline icra takibi yapıldığını, imzaladığı senetlerin yırtılmış olduğunu düşünerek İstanbul Anadolu 14.İcra Hukuk Mahkemesi'nun 2018/348 Esas sayılı dosyası ile imza itirazı yaptığını, yargılamanın halen devam etttiğini, müvekkili 28/05/2018 tarihinde kendisini kandırmak suretiyle elinden senet aldığı için dolandırıcılık eylemi nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2018/107219 soruşturma numaralı şikayette bulunduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı müvekkilinin cehaletinden faydalanarak onu kandırdığını, ilgili senedi imzalattığını, öncelikle HMK 334 vd maddeleri uyarınca müvekkili lehine adli yardım kararı verilmesini, müvekkili davalıya borçlu olmamakla İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ve dosya konusu 115.000,00 TL bedelli, 20/01/2018 düzenleme tarihli, 01/02/2018 vade tarihli senet nedeniyle fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana iadesi yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2021 tarih ve 2018/1102 Esas - 2021/974 Karar sayılı kararıyla; "... davanın davaya ve takibe konu senet hakkında borçlu olmadığı talebine ilişkin olduğu, mahkememizce davacıya ait imza örnekleri toplanarak senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda ATK'dan rapor alındığı ve rapora göre senetteki davacıya atfen atılan imzanın davacıya ait olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle artık söz konusu senet nedeniyle borçlu olmadığını davacı tarafın ispatlaması gerektiği, her ne kadar davacı davalının kendisini kandırarak 2 adet senedi imzalattığını, dava konusu senedin de bu senetlerden biri olduğunu ileri sürmüşse de bu hususta tanık beyanlarından başka herhangi bir delil olmadığı, tanık beyanları da incelendiğinde; tanıkların birebir görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı, davalının davacıyla evlenmeleri sonucu davacının üzerine arsa yapması karşılığında senetlerin davacı tarafından imzalandığı hususunu davacının anlatımlarıyla öğrendikleri, tehdit ve şiddet iddialarının ise gelen soruşturma ve aile mahkemeleri dosyalarından görüldüğü üzere senetlerin imzalanmasından sonraki tarihlere ait olduğu, senetlerin imzalanmasında tehdit gibi hususların etkili olmadığı, soruşturma dosyasında davalı şüphelinin, davacıya davacının arsası üzerindeki tedbirin kaldırılması amacıyla verdiği borç karşılığında senedin düzenlendiğini beyan ettiği, davacının kandırıldığı hususunun ispatlanamadığı, davaya konu senetteki imzanın davacıya ait olduğu, davacının söz konusu senet nedeniyle sorumlu olduğu anlaşılarak davanın reddine." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; "Davalı, müvekkile evlilik hediyesi olarak arsa alacağını ancak çocuklarının bu evliliğe rıza göstermediklerini bu sebeple de bu arsanın karşılığında senede imza atmasını istediğini, çocukları sorduğunda bu senetleri göstereceğini böylece sorun çıkmayacağını söylediğini, daha sonrasında aralarında çıkan uyuşmazlıklar neticesinde davalı arsayı vermekten vazgeçtiğini, Bunun üzerine müvekkil davalıdan imzaladığı senetleri yırtmasını veya kendisine iadesini istediğini, davalı da dava konusu senetleri yırttığını beyan ettiğini, ancak gerçekte yırtmayıp işbu davaya konu icra takibini başlattığını,Müvekkilin dolandırıcılık eylemi nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2018/107219 Soruşturma numarası ile şikayette bulunduğunu, mahkemece hüküm kurulurken bu dosyanın akıbetinin sorulmadığını, Kararda tanık beyanlarından başka herhangi bir delil olmadığı, davacının kandırıldığı hususunun ispatlanamadığı, davaya konu senetteki imzanın davacıya ait olduğu ifade edilmişse de davalı ile yapılan telefon görüşmesinin kaydının elimize yeni geçtiğini, buna göre dilekçemizin ekinde sunacağımız USB içeriğindeki ses kaydı dinlenilirse görülecektir ki davacının arsa verilmesi vaadiyle kandırılarak senetler imzalatıldığını." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
DELİLLER
*İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda özetle: alacaklısı ..., borçlusu ... olan, 20/01/2018 düzenleme tarihli, 01/02/2018 tediye tarihli, 115.000 TL bedelli senetteki borçlu imzaları ile ...'nin mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'nin eli ürünü olduğu belirtilmiştir.
GEREKÇE
Dava,
İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
İlk derece mahkemesi tarafından, "Davaya konu senetteki imzanın davacıya ait olduğu, davacının kandırıldığı hususunun ispatlanamadığı anlaşılarak davanın reddine." karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, davaya konu 20/01/2018 tanzim - 01/02/2018 vade tarihli ve 115.000,00-TL bedelli bononun davalıya evlenmek niyetiyle görüşürken üzerine arsa alınacağı vaadiyle verildiğini, davalıya böyle bir borcun bulunmadığını beyanla menfi tespit isteminde bulunmuş; davalı davaya cevap vermemiştir. Davacının bonodaki imzayı da inkar etmesi nedeniyle mahkemece aldırılan İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporu ile, bonodaki imzanın davacı eli ürünü olduğu anlaşılmıştır. Dava irade bozukluğu iddiasına dayalıdır. Davacı bonoyu davalı tarafın aldatması sonucunda imzaladığını, davalıya borçlu bulunmadığını iddia etmektedir. Gerek dava dosyası, gerekse de ceza soruşturmasına (İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/107219 Soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına karar ile sonuçlanmıştır) yansıyan delil ve beyanlar ile davaya konu bononun davacıya aldatma sonucu imzalatıldığı iddiasının ispatlanamamış olması nedeniyle; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.