Esas No
E. 2023/1501
Karar No
K. 2023/1254
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1501

KARAR NO: 2023/1254

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/09/2023 (Ara Karar)

NUMARASI: 2023/613 Esas (Derdest)

DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2023

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

TALEP

İhtiyati tedbir talep eden dilekçesinde özetle; atanmış tek kişilik yönetim kurulu üyesi ...'in yönetici olarak sorumluluğunu yerine getirmeyerek, murisin 03/07/2022 ölüm tarihi itibari ile ... Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye verdiği zarar ile muhtemel pay devriyle ilgili oluşacak zararları kapsamak üzere şirketin doğrudan ve pay sahiplerinin dolayasıyla uğradıkları zararları için şimdilik belirsiz dava olarak 200.000,00 TL'nin ... Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye yasal faizi ile birlikte ödenmek üzere tahsilini, tedbir olarak tek yetkili olarak atanmış ...'in görevine son verilerek ... Sanayi ve Tic. A.Ş'ye tedbiren husumetli olmayan temsilci ve kayyım tayininin atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Türk Medeni Kanunu'nun 403/2. maddesinde, kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağı, 426. maddesinde vesayet makamının, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atayacağı, kayyım atamasının yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel olmayacağı, 427. maddesinde ise bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağı hükümleri yer almaktadır. Ticaret kanunumuzda mahkemeye anonim ortaklık yönetim kurulu üyelerini (gerekçe ne olursa olsun) görevden alma ve yerlerine yenilerini atama yetkisi tanımamıştır; bu yetki genel kurula aittir. Bu nedenle mahkemenin yönetim kurulu üyelerini yönetim ve temsil yetkilerinin ellerinden alması sonucunu doğuran yönetim kayyımı atanması kararını ancak bu yetkilerin hukuken veya fiilen kullanılamadığı hallere özgü olarak verilebilmesi gerekir. Kısaca mahkeme yönetim kurulu üyelerinin sahip oldukları ve kullandıkları yönetim ve temsil yetkilerini, çoğunluğun gücünü kötüye kullandığı, azınlığı ezdiği, ortaklar veya yönetim kurulu üyeleri arasında derin anlaşmazlıklar olduğu, şirketin sürekli zarar ettiği vb. gibi gerekçelerle ellerinden alarak bir temsil kayyımına veremez. Yönetim kayyımlığı, yönetim boşluğu giderilinceye kadar devam eden geçici bir koruma önlemidir. Yönetim kayyımının görevi tüzel kişinin yasal organın oluşması ya da organın çalışmasındaki fiili veya hukuki tıkanıklığın giderilmesi (engelin kalkması) ile sona erer. Şu halde mahkeme, şirketin iyi yönetilmediği gerekçesiyle yönetim kayyımı atayamaz; MK'nın 427/4.maddesinin amacı şirketi daha iyi bir yönetime kavuşturmak değildir; bu olgu şirketin iç sorunudur. Şirket yönetiminin izlemek ve değerlendirmek yetkisi münhasıran genel kurula aittir. Yönetimi beğenmeyen ve yerinde bulmayan genel kurul, yönetim kurulu üyelerine görevden alabilir, tekrar seçmeyebilir; ibra etmeyebilir ve haklarında sorumluluk davası açılmasına karar verebilir. Yönetim kurulu üyelerinin şirketi özensiz yönettiği, hatta görev ve yetkilerini kötüye kullandıkları iddiaları da kayyım atanması yoluyla çözümlenemez. Ortaklar bu iddiaları genel kurula taşıyıp orada sorunlara çözüm arayabilirler. Bu konuda TK 37.maddedeki bilgi alma ve inceleme, 438. maddedeki özel denetim isteme, TK 553 vd.'da ki yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açma, TK 445 ve 447 uyarınca genel kurul ve yönetim kurulu kararları aleyhine iptal ve butlan davaları açma ve (azlık olarak) 531.maddeye göre şirketin haklı sebeple feshini dava etme haklarından yararlanabilirler. Kısaca ortaklar bütün bu konulardaki ihlal iddialarını ve azınlığın çoğunluk tarafından ezildiği yakınmalarına TK'nın tanıdığı bireysel ya da azlık hakları ile çözüm aramak zorundadırlar. Bu yolda gitmeyerek anılan gerekçelerle mahkemeden şirkete yönetim kayyımı atanmasını istemek mümkün değildir." (Prof. Dr. Ersin Çamoğlu, Anonim Ortaklığa Yönetim Kayyımı Atanması, İstanbul Barosu Dergisi, Cilt 91, Sayı 5, Yıl 2017, sahife 17,24 ve 25). İhtiyati tedbire konu edilen şirketin genel kurulunun yapıldığı, yönetim organının mevcut olduğu, şirketin herhangi bir organsız kalma durumunun bulunmadığı, davacının talep ettiği ihtiyati tedbirin yasal koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı yanın, davalı şirkete kayyım atanmasına ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir.

Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ... Sanayi ve Tic. A.Ş.'nde halefiyet yoluyla pay sahibi olduğunu, ...'in şirketin atanmış tek yöneticisi olduğunu, ...'in 2 seneyi aşkın süredir şirketin konusuna giren petrol istasyonu işletmeciliğini atıl halde tutarak şirketi ve dolayısıyla pay sahiplerini zarara uğrattığını, davanın adil şartlarda yürümesi ve delil toplanmasında zorluk çekilmemesi için esas mahkemeden tedbiren kayyım tayinine karar verilmesinin talep edildiğini, yerel mahkemenin ise şirketin organı olması sebebiyle taleplerini reddettiğini, belirtilen sebepler ve dosyaya sunulan doktrinsel açıklamalar neticesinde yerel mahkeme tarafından ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde tek bir sayfalık, 1 kişiye ait doktrin görüşü bildirerek yöneticinin sorumluluğu davasında kayyum atanabileceğini iddia ettiğini, davacı tarafın sunduğunun aksi yönde birçok doktrin görüşünün de mevcut olduğunu, ancak bunların dışında dosyaya birebir emsal teşkil edecek güncel tam 9 adet içtihatın sunulduğunu, yapılan incelemede yüzlerce emsal içtihada rastlandığını, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddinin TMK 427/4 ve emsal içtihatlarının gereği olduğunu, hukuka ve usule uygun olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde davacı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini, yerel mahkeme tarafından ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararın onanmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep; derdest şirket yönetim kurulunun sorumluluğuna dayalı tazminat davasında tek kişilik yönetim kurulunun görevine son verilerek şirkete kayyım atanması talebine ilişkindir. Davacı vekilince dava dilekçesi ile tedbiren şirket yöneticisinin dava süresince ...A.Ş'deki yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına ve kayyım atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talep edilmiş ilk derece mahkemesince 08/09/2023 tarihli ara karar ile tedbir isteminin reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İhtiyati tedbir HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunan geçici hukuki korumadır.

389.maddeye göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Ayn yasanını 390 Maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbir kararına itiraz HMK'nın 394. Maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 2. fıkrasına göre ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edilebilecektir. ihtiyati tedbire itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup bu sebepler dışında bır nedenle ihtiyati tedbire itiraz edilemeyecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nda, anonim şirketin münfesih olma durumlarının ortaya çıkması halleri dahil şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme yoktur. Zira şirketin genel kurul tarafından seçilen yönetim kurulu tarafından idare olunması esastır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK)'nun 427/4. Maddesinde, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiş olmakla birlikte, davalı şirkette organ boşluğu bulunduğuna dair herhangi bir iddia mevcut değildir. Yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan söz etmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK' nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yargıtay.

11.H.D'nin 08/03/2018 Tarih ve 2016/7714 E-2018/1804 K. sayılı kararı) Somut olayda; dosyaya sunulan deliller yargılamanın geldiği aşama itibarıyla davacı iddialarının varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaçtır. Bu durumda eldeki davanın ve ihtiyati tedbirin konusu da dikkate alındığında mevcut yöneticinin tedbiren görevden alınmasını gerektirir herhangi bir olgu yaklaşık olarak ispatlanmış değildir. TMK'nın 427/4. Maddesi uyarınca bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması durumunda yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir. Bu durumda dava dışı şirketin seçilmiş yönetim kurulunun tedbiren görevden alınarak şirkete kayyım atanması isteminin reddine yönelik verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1.İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.20/11/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.